Alet Çantası

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Alet Çantası


    Sürüş Teknikleri ile Dolu bir Alet Çantası

    “Yeni bir şeyi öğrendiğimizde, eskisinin iyi çalışmadığına dair kanıtımız olsa bile, değiştirmeye karşı bir gönülsüzlüğümüz olur.” Motorcycle Roadcraft. The Police Rider’s Handbook

    Son ARA eğitiminde bir katılımcımız, yası diğerlerine gore ilerlemiş, motorsikleti yeni keşfetmiş ve her bakımdan uyumlu birisi idi. Tüm çabalarımıza ve kendisinin uğraşlarına rağmen eğitimi bir zaman kaybı olarak düşünmüş olabilir. Yanlışlarını her düzeltmeye çalıştığımızda kısaca şu cevabı verdi:” Benim için emniyet yavaş sürmektir… ben yeni başlamadım, yavaş sürerim ve “sistem”’e ihtiyacım yoktur. Niye gözlem, pozisyon, vites, hız ve hızlanma gibi şeylerle uğraşayım?” “Sür-ve-Keyif-Al” tarzı bir yaklaşım bu haklı olabilir. Düşük ve yüksek süratlerde motorsiklet keyif verir, bir eğitmeni takip etmek veya takip edilmek bu keyfi bozabilir. Bu düşünceyi tenkit etmek de doğru değil, motorsiklet sürmek değişik yorumlara her zaman açıktır. Tecrübe, bazan dramatik de olsa, bir eğitim verir, zaten kazalar da hep başkasının başına gelir.

    Fakat bu sürücüyü gözlemledikçe, eğitimsiz sürüşün hiçbir keyif vermediğini anladım. Görüşümüzün kısıtlı olduğu, motorikletle her keskin viraja girerken mücadele ettiğimiz, bozuk satıh gibi yüzeylerde nasıl kullanacağımızı bilmeden, tüm diğer vasıtaların bir tehlike olduğu bir sürüş nasıl keyif verebilir? Ama gene de herkes kendi hayalini yaşamalıdır. Motorsiklet sürücüleri de hayal etmeyi sever. Kendi kabiliyetimizi ve limitlerimizi bilmeden, olamayacağımız bir sürücü olmayı hayal ederiz. Bu hayalden yola çıkarak sürüş şeklimiz ortaya çıkar. Böylece olmak istediğimiz sürücü, kafamızda oluşur ve sonuç genellikle gülünç bazen de trajik olur. “sadece etrafta tur atmaktan hoşlanırım”, “ne kadar hızlı gidebileceğimi göstermek istiyorum”, “adrenalinle sürmek istiyorum”, gibi ifadeler sorumsuz sürücüler tarafından sıkça kullanılır.

    “yanlışlar her zaman kaza olarak ceza görmediği için, kötü huylara dönüşür ve surücünün bir gün kaza yapma riskini arttırır.”

    Düz bir çizgide, trafiksiz bir yolda sürmek oldukça kolaydır. Bu şekilde, sorunsuz olarak, aylarca, yıllarca birçok kilometre yapılabilir. Böyle kullanan bir sürücü diğerlerini de çok iyi bir seviyeye gelindiğine ikna edebilir. Fakat… Sürüş Teknikleri Alet Çantanızın zenginliği sadece beklenmeyen bir olayla karşılaşıldığında anlaşılır. O anda kendinizi kurtarmak için sadece birkaç saniyeniz vardır. `İşte o zaman Alet Çantanızdakileri çıkarıp kullanırsınız. Çoğu zaman bu çantadan “Sert Fren” çıkar ve bu basit aletin kullanımı her zaman uygun değildir.

    Daha önceki bir yazımızda şunu belirtmiştik “Iyi eğitimli sürücü süratini ve pozisyonunu sürekli kontrol ederek görüş ve reaksiyon zamanı kazanır ve sürüş tekniklerini doğru uygular” Bu cümledeki “İyi Eğitim”i iki bölüme ayırabiliriz. `Zaman Yönetimi ve Yol Tutma Yönetimi. Bu bölümler altında ise zihinsel ve fiziksel açıdan “alet çantamızı” zenginleştirmek vardır.

    Zaman Yönetimi şunları kapsar:
    o Etkili pozisyon sistemi,
    o Aktif Görüş sistemi,
    o Süratin farkında olmak ve kontrolü.

    Yol Tutma Yönetimi şunları kapsar:
    o Vücut pozisyonu,
    o Vites kontrolu,
    o Yön verme sistemi,
    o Frenleme sistemi.

    Tüm bunları önümüzdeki yazılarda daha detaylı yazacağız. Bu arada arkadaşımızın sorduğu soruya dönelim “Niçin bir sürüş sistemine ihtiyaç var? Niçin Zaman Yönetimi ve Yol Tutma Yönetimi üzerinde vakit kaybediyoruz?”
    Sürüşümüzün keyifli olması kadar Emniyetli, Akıcı ve Sistematik olması önemlidir. Bu üc başlık güvenli bir sürüşün şartlarıdır.

    Emniyetli: Her durumda emniyet birinci önceliği taşimalıdır. Tecrübeli sürücü yoldaki tehlikelerin farkında olandır. “Bugün bana ne zarar verebilir?” sorusunu sürekli sormalıyız.
    Bunu üçe ayırabiliriz:
    • Yol şartları; viraj, kavşak, geçit, rampa, iniş gibi.
    • Yolun diğer kullanıcıları ve kulanış şekilleri.
    • Yolu durumu; yağmur, sis, buzlanma veya yol yüzeyi gibi.

    Türkiye’de bunlara ilave olarak eksik yol işaretleri, çeşitli hayvanlar, sürücülerin eğitimsizliği, ve kötü yol yapımı/bakımı gibi faktörleri de ilave etmek lazımdır. Tüm bu risklere ve problemlere bir de kendi cehaletimiz ve küstahlığımızı eklemenin hiçbir manası yoktur. Bunlar bizim kontrolumuz dahilinde olmalıdır.

    Akıcı: Eğer arkanızdaki yolcu sık sık kaskı ile sizinkine çarpıyorsa, eğitime ihtiyacınız var demektir. Eğer fren balatalarınız ve lastikleriniz cabuk aşınıyorsa, sürüş stilinizi değistirmeniz lazım demektir. Çok sık kaza riski ile karşılaşıyorsanız, akıcı değilsiniz demektir. Akıcı sürücü, her zaman sürekli plan yapan, önündeki her fırsatı iyi bir hızda yol almak için kullanan sürücüdür. Aynen sudaki bir balık gibi. Gerçek keyif için planlama şarttır

    Sistematik: Motorsiklet sürerken genellikle beklenilmeyen şeylerin olduğu bir ortamdayız, bilhassa Türkiye’de. Herşey, çesitli açılardan, köşelerden ve çok çabuk olabiliyor. Bu yüzden, uygulandığında motorsikletin yol tutmasını garantileyen bir sisteme ihtiyacımız vardır. Sistem öğrenilip uygulandığında ve otomatik hale geldiğinde bizim savunmamız olur. İşte o zaman zihnimizi, problemle karşılaştığımızda onu çözmeye ayırabiliriz.

    Öğrenmek istediğimiz işte budur; yavaş ve kararsız değil, akıcı ve emniyetli bir şekilde ve bir sistem dahilinde sürmek.

    O.M.M den alıntıdır.
     
  2. Erol Ceyhan

    Erol Ceyhan Site Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    865
    Beğeniler:
    349
    Şehir:
    istanbul/Bayrampaşa
    Motosiklet:
    SYM
    Hani itiraf etmekten kaçınır insanlar genelde ama ben itiraf etmek istiyorum yazıda şöyle belirtilmişti sanırım: Eğer artçınız ile kaskınız devamlı çarpıyorsa sürüş tekniğimizi değiştirmeliyiz.Evet benim artçıyla kaskım devamlı çarpışır sanırım normalin üstünde sürat seyrim var balatalarımda çabuk bitiyor buda hızlı gidip frene çok basmaktan kaynaklanıyor ne yapmam lazım fren mesafemi çoğaltmam ve hızımı 90km olarak normallersem sanırım bu problem ortadan kalkacak diye düşünüyorum aşşağı yukarı her gün Bayrampaşa-Hadımköy yaklaşık 40km E-5 üzerinden gidip geliyorum bu güzergahta 90km altına düştüğünüz anda motorsikletin arkasına birisi yapışıveriyor kaç defa trafiğe şikayet etsemde bir fayda sağlamadı yani yavaş gitmek bu güzergahta çok tehlikeli bir nevi mecburiyetten gaza yükleniyorsunuz durum bu olduğunda ne yapacağım hakkında ne önerirsiniz şenol bey...
     
    Goktug Uguz bunu beğendi.
  3. Bülent.Ö

    Bülent.Ö Site Müdavimi

    Kayıt:
    2 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.571
    Beğeniler:
    618
    Şehir:
    İdealtepe / İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Doksanla gitseniz bile önünüzdeki araçla takip mesafesini yüksek tutarsınız, frenleme de ani olmaz. Araya araç mı giriyor? Gene arttırırsınız mesafeyi...

    Bu benim deli İstanbul trafiğinde otomobil ile de uyguladığım yöntem.
     
  4. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    Yok abi bu trafige bir onlem alınamaz cunku duzenli degil bazen 40 km suratle giden bir insan orta seritte gidiyor arkası konvoy bazen 160 la giden biri en sag seritte gidiyor . yani buna bir cozum yok . Bu konuda benim cozumum ozellikle arabayla eger uyanıksam yani yorgun degilsem sol serit i kapatırım baktım kafam dagınık o zaman orta seritten 80-90 km suratle giderim onume de o sekilde yavas biri cıktıgında solundan gecerim. yani duzenli bir kullanım olmuyor malesef
     
  5. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    paylaşım için teşekkürler.