Ara Snow

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında sedatguven tarafından paylaşıldı.

  1. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    Sevgili Arkadaşlar, bu 2006 yılında katıldığımız bir eğitim raporu, arşivin tozlu raflarından alıp buraya taşıdım, Yerinde duramayan, kendisini dışarı atmak için gaza ihtiyacı olan Mesut KORKMAZ'ı biraz olsun kıpırdatmak için planlı olarak buraya taşıyorum.

    Baştan söylemekte fayda var, Eğitim mi, gezi mi karar veremedim ve bu başlığa yazdım. Sonuçta bu bir eğitim. Eğitimin önemine varın ve mümkün olduğunda mutlaka eğitim alın. Yazıya başlayalım.
    Bu arada hatırlatma, eğitim kadrosunda isimleri yazılı olan şahısların bir çoğu şu anda IAM ve CAT Trainer.

    Selam Dostlar,
    Emok, İzmir Yarış Pisti (Uğur ve Zafer den) defalarca almış olduğumuz eğitimden sonra bir kez de OMM den Ara Yol eğitimi almak hem bildiklerimizin tekrarı, hemde eksikliklerimizi tamamlama adına tekrar Ara Yol eğitimi almaya karar veriyoruz. Ama bunun Ara Snow olacağından pek bir habersiziz.

    Bu eğitimi almaya en son İzmir eğitiminden döndükten sonra karar veriyoruz. İzmir güzel keyifli ancak bu eğitimi bir kezde bilmediğimiz bir etapta almanın farklı olabileceğini düşündük. Bozdağ'ı artık ezberledik birde farklı bir yol olsun ancak İzmirden dostları buraya kadar getirip yormayalım ve IAM hazırlık için bir kez de Jon Taylor'dan bu eğitimi almayı planladık.

    Bu işi üstlenmesi için Engin kardeşimize organize etmesi için vekaletlerimizi sunduk. İlk görüşmede Kasım ayının sadece bir haftası boş olduğunu öğrendik. Aslında bir önceki hafta canavar gibiydi ama Jon uygun olmadığı için bir sonraki hafta 4-5 Kasım'a bıraktık.

    David'in söylediğine göre, Jon'u aradığında Kasım için Eğitim talebi olduğunu duyan Jon neden Nisan'ı beklemiyorlar. Bu havada eğitim mi olur olmuş. Belli ki kendisi de havayı uygun görmemiş. Jon'a da İngiltere'de 5 gün güzel geçecek bir hafta sonunu bırakıp bizleri kırmadığı için teşekkür ederiz.

    Şimdi gelelim Eğitim, Gezi, Macera, Korku, Heycan 5'lisinin olduğu eğitime.

    Eğitime Katılanlar,

    Sedat Güven
    Fatih Özbank
    Namık Kutlu
    Erkan Öztürk
    Önder Dişli
    Can Yalım
    Gökhan Aybek

    Öncü Engin Balaban
    Artçı David Maden
     
  2. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    Bir gece önce son detayları konuşuyoruz. Engin'den SMS geliyor. Sedat, Fatih ve Gökhan bende kalacaklar, istersen sende gel bizde kal sabah hep beraber buradan Eskihisar'a geçeriz. Günlerden Cuma. Ancak ben Çarşamba ve Perşembe günü hiç eve gitmeden yoğun bir şekilde çalıştığım ve iki günü işyerinde geçirdiğim için eve gitmek, çocukları görmek ve eşyaları toplamak için eve gitmem gerek.

    Planım eve gidip eşyaları toplamak ve Engin'e gitmek. Ancak evdeki hesap çarşıya uymuyor. (Keşke Uysaydı) Evde eşim eşyaları toparlarken ben uzanıp biraz olsun dinlenmek istiyorum. Uzanış o uzanış ve sabaha kadar derin bir uyku. Kurulan alarm C.tesi sabah 05.45 de bağırmaya başlıyor.

    İlk tepkim cama koşmak oluyor. Bir önceki gün soğuk ve yağış umarım bu gün güzeldir diye içimden geçiriyorum. Hava yağışlı ama kötü görünmüyor. Giyin, eşyaları al, garaja in, motoru çalıştır ve bu arada top case ve side case'lere uygun olarak eşyaları yükleyip yola çıkıyorum.

    İçimden lanet olsun, ne kötü hava neden geçen haftaki gibi değil diye söylenirken çok yakında beni güzel bir sürprizin beklediğini tabi bilmiyorum.

    Bahçeşehir gişelerinden girip buluşma yerimiz olan Eskihisar'a hareket ediyorum. Ama önceki gece Fatih buluşma yerinin Tem gişelerini geçip ilk sağda buluşma yerini söylediğini de hatırlatırım. Anadolu yakası.
     
  3. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    Gişeleri geçip tam gaz Kumburgaz modunda devam ediyorum ve Mahmutbey gişelerine geldik. Aman allahım bu ne sis. Önümü göremiyorum. Yok yok bu sis değil, vizörüm buğulandı sanıyorum. Çünkü önümde bir bugulur, beyazlık. Camı açıp rüzgardan buğunun çözülmesini bekliyorum. Hiç de düşündüğüm gibi değil. Vizörü açtığım an acı gerçek yüzüme bir tokat atıyor. Kar yağıyor. Her taraf bembeyaz. Aman allahım. Ben yağmura razıydım bu nereden çıktı. Gişeleri geçiyorum. Tekstilkent'in oralara kadar geliyorum. Tamamen farklı bir yer. İstanbul'dan bir anda sanki Erzurum'a geldim. Öyle böyle kar değil. Gözlerime inanamıyorum.

    Tekstilkent'in oralarda bir araç beni taciz ediyor. Düşüncesiz şöförler. Kardan dolayı hızım düşük. Geçemedikçe deliriyor, sağıma, soluma hareketlerle tacizde bulunuyor. Açıkçası korkuyorum çünkü düşsem üzerimden geçmesi garanti. Sinyalimi verip sağa çekiyorum. Buyursun gitsin yol onun. Sağa çekmişken Engin ve diğer arkadaşları arayıp durum değerlendirmesi yapmak istiyorum.

    Telefonlar cevap vermiyor. Belliki onlarda yolda. Allah allah bu havayı görüp evden nasıl çıktılar. Haydi ben hata yaptım, kar beni yolda yakaladı ya onları. Ama durum düşündüğüm gibi değilmiş.

    Engin'e ulaşamıyorum tam hazırlanıp çıkıyorum, kaya kaya ilerliyorum. Telefonum çalıyor. Tekrar sağa çekiyorum. Arayan Erkan,
    Sedat ben Eskihisar'a geldim, doğru yere geldim değil mi? Buluşma yeri burasıydı.

    Bendeki tepki hade len. Kafa bulma, nasıl gittin. Geldim işte diyor ben kafa yaptığını düşünüyorum. Abi burası bembeyaz siz nasıl gittiniz diyorum yoooo burası çok temiz. Allahım kafayı yiyeceğim. Biri bana şaka yaptığını söylesin. İkna olup yola çıkmaya karar veriyorum. Belli ki bölgesel bir yağış. Hareket etmek için motora biniyorum.

    Vitese takıp hareket etmek için hamlemi yaptığım an arka tekerlek kayıyor ve ben yerdeyim. Siftah düşüşümüzü yapıyoruz. Ama çok şükür ki yolda değil durduğum yerde düşüyorum. Hareket anında olduğu için hasar yok. Aslında tutmak istesem tutabilirdim ama direnmedim ve bıraktım.

    Motoru kaldırmaya çalışıyorum ama nafile. Kaldırıyorum, benim ayaklar kayıyor. Ben ayağımı sabitliyorum, motor kayıyor. Ağlamak istiyorum. Bu arada geçenler korna çalarak, dallama bu havada yola çıkarsan böyle olur der gibi geliyor bana. Neyse ya allah bismillah deyip teori bilgileri doğrultusunda, belimi seleye koyuyor, gidonu tam manevra çevirip hop kaldırıyorum.

    Bu defa düşünüyorum gitsem mi gitmesem mi? Yerim eğitimi ulen canımdan kıymetli mi. Engin arıyor abi gelmiyormusun, ulen nasıl geleyim, yol kötü, kar yağıyor yok abim yok kimseyi inandıramıyorum. Nasıl olur burası temiz.

    Neyse bu arada bulunduğum ortamı görmenizin zamanı geldi. Resimler cep telefonu ile çekildiği için kusura bakmayınız efem.
    Aşağıdaki resim ilk durduğum, aracın sıkıştırdığı yer. Yol vermek için durmuşken Engin'i aradığım yer.
     
  4. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    [​IMG]
    Gitsem mi ile gitmesem mi? arasında kalıyorum. İçimden gitmek geçiyor ama yol buna imkan vermiyor. Araçlar olmasa gitmek çok daha kolay ama anlayışsız sürücüler buna müsaade etmiyor.

    Gitmemeye karar veriyorum. İlk sapaktan otogar, hal tabelasından çıkarak diğer yoldan eve dönmeye karar veriyorum. En büyük hatayı burada yapıyorum. Bağlantı yolu, virajlı bu karda motoru yatırıp viraj alacağım. Allahım şimdi düşünüyorum da ne büyük aptallık yapmışım, ama allahın sevdiği kuluymuşum. Virajda mümkün olduğunca dik açıyla girip düzlüğe çıkıyorum. Bu defa kamyonlar ve otobüslerin bol olduğu bir yola giriyorum. Bu en büyük hata. Vızır vızır geçiyorlar. Sağa çekip biraz daha yolun tenhalaşmasını ve aklımda gitme ile vazgeçme arasındaki çelişkiyi yenmeye, doğru karar almaya karar veriyorum.
    İşte burada,

    [​IMG]
     
  5. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    Bu arada telefon görüşmeleri sürüyor. Gel hava güzel diyorlar ama bulunduğum yer aynı şeyi söylemiyor. Bu arada gitmekten tamamen vazgeçiyor ve hiç bir zaman öğlen 12 den önce telefonu açık olmayan ama bu defa şansıma, kısmetime açık yakaladığım Pit Stop Motor Murat'ın telefonunu açık yakalıyorum. Çalıyor açmıyor. Yahu bu Murat ne kadar uykucu ulen ortalık inledi adam telefonu açmıyor.

    Bu defa kardeşini aramak geçiyor kafamdan, biliyorum sabah 6 da rahatsızlık vermek insana yapılacak en büyük işkence ama başka çarem yok. Sevgi'yi arayıp, abini uyandıramadım, evinin telefonu varsa irtibara geç te servis aracı ile gelip beni alsın, donacağım diyorum. Bu arada sesleri duyuyorum, Abi, Abi allah allah ne oluyor. Murat benim telefonuma cevap vermedi, kardeşi buldu diye düşünüyorum. Ama ikinci bir şansım ki Murat o gün kardeşinde kalmış. Demekki şanssız bedevi değilmişim ve kutup ayısı ile karşılaşmayacağım. Murat'ta o gün orada kaldığına pişman olmuştur herhalde.

    Sevgi uyan dedikçe, Murat ne oluyor diyor. Sedat abi yolda kalmış, kara saplanmış, Murat beni alsın dediğini duyuyorum. Murat'ta cevap olarak ne karı ya, Kars'a mı gitmiş, ne karı diye cevap veriyor, ben gülüyorum. Murat ile konuşup yerimi tarif ediyorum.

    30-45 dakika sonra Murat geldi. Ama onun ağzından dinlerken de gülmekten, tüm sıkıntıları unutuyorum. Abi İstoç'a kadar geldim hava tertemiz, içimden ulen Sedat abi bir başka şey planlıyor bu bahaneyle beni çağırdığını içimden geçiriyorum. İstoç'u geçer geçmek kar'ı görünce şaka olmadığını gözlerim açık şaşkın şaşkın görüyorum.

    Bu arada Engin ile konuşuyoruz ve uygunsa gel diyor ve o şekilde kapatıyoruz telefonları. Murat'ın gelmesi ile hadi yükleyelim diyorum. Boşver yüklemeyi abi sen perişansın, önce bir ısın diyor, araca geçip ısınıyoruz, kask, eldivenler sırılsıklam kurutuyoruz. Isındıktan sonra haydi rampayı indir motoru çıkaralım dediğimde, ne rampası abi, dükkanda o, ben evden geldim rampa yok. Eeee nasıl yükleyeceğiz. Kaldıracağız, Çüşşşşşşş nasıl kaldıracağız iki kişi. Benim zaten ellerim tutmuyor.

    Bu defa ilk benzinliğe kadar sürerek gidelim, Ben senin arkandan gelir seni korurum, benzincide insanlardan yardım isteyip yükleriz diye yola çıkıyoruz. Ben hızımı alıyor, otogar'a da yaklaşıyoruz, kar kısmen erimiş ama yolda yine var. Gidebileceğime bir anda inanıyorum ve Murat'a el sallıyorum, sen git, ben gidiyorum diye. Murat sanıyorum yedi sülaleme saymıştır.

    [​IMG]
    Tüm olumsuzluklar, kar yağışına rağmen halen yakışıklıyım.
    [​IMG]
    Yoldan gidip çok daha risk almak yerine Yenikapı'dan feribotla geçip, en kötü ihtimal arkadaşları İznik'te yakalamayı umuyorum. Rotam Yenikapı feribot. Buraya kadar kaya kaya, kıç ata ata gidiyorum. Ama şehir içi biraz daha düzgün. Kısmen erimiş ama yolda yinede kar var.
     
  6. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    [​IMG]
    iskeleye varıp biletimi alıyor ve son mesajımı çekiyorum. Feribot'a bindim geliyorum. Aslında gitmemdeki en büyük etken, bir kaç gündür abi havalar kötü iptal mi etsek? Vazmı geçsek gibi söylemlerimden sonra bu gelmemek için Kar'ı bahane ediyor diye düşünürler diye kendilerine yukarıdaki resimleri Multimedya gönderiyorum. Bunu düşünerek gitmeye de karar veriyorum aslında.
    Cevaben biz henüz İznik'e ulaşmadık. İster İznik'e istersen sen direk Yenişehir'e git orada buluşalım diyorlar.

    Feribota bindiğim an insanların bakışlarından acayip rahatsız oluyorum. Bu kesin deli der gibi bakışları cidden beni acayip gerdi. Haksız da sayılmazlar ama bu kadar da aleni belli edilmez ki. İlk iş olarak soyunup dökünüyor ve yağmurluğu top caseye koyuyor, yeni yağmurluğu çıkarıyorum. Yağmurluk sırılsıklam. Daha sonra tuvalete gidip, eldiven ve balaklavaları kurutuyorum makinede.

    Seyahat sırasında iki amcayla hararetli konuşuyoruz. Gençliğinde bindiğini maceralarını anlatıyor. Ama senin bu yaptığını ben asla yapmazdım diyor. Kendimce haklı olduğum yönleri anlatıyorum ama nuh diyor peygamber demiyor amcam kabul etmiyor. Emekli ve Yalova'ya gidiyor. Emekli Hakim.

    Bu arada sık sık gemi personeline, abi telsizle bir sorsanız, karşı da hava nasıl diye sık sık kafalarının etini yiyorum. Kaptan bu ikinci seferi olduğunu Yalova'nın daha iyi olduğunu, merak etmemem gerektiğini söylüyor. Yalova'ya iniyorum ve hava süper. Aslında bir önceki gün rahatsız eden soğuk ve yağmur var ama kar'dan sonra bu bana süper bir hava geliyor.

    Allah ne verdi açıyorum gazı. Bir an önce ulaşmak, benim gözlem sıram gelmeden yakalamak istiyorum. Bu sebeple beni 7.gözleme atmışlar sağolsunlar. Engin'den gelen mesaj biz halen İznik'e varamadık.

    Orada hemen planlıyor ve İznik'e geçip arkalarından onları takip edip yakalamak yerine, Bursa yoluna girip, Orhangazi'den direk yenişehire önlerine çıkmayı planını yapıyorum. Ama gazı fazla verdim galiba. Hızımı alamıyor Yenişehir'e varıyorum. Burada da İstanbul ile aynı manzara var. Sürekli bir kar yağışı, yollar kar tutmuş. Bu kadar sürede İznik'ten Yenişehir'e kesin varmışlardır diyerek durmuyor yetişmeye çalışıyorum. Soluğu İnegöl'de alıyorum. Ama yaptığım hesaplara göre onların buraya gelmeleri zor. Eeee peki ben bunları neden yakalayamadım diye düşünüyor ve Ankara yoluna saptığım an ilk BP de mola veriyorum. Mesaj çekiyorum,

    -Ben Yenişehir'i geçtim. Ankara yoluna sapıp ilk BP de sizi bekliyorum, siz neredesiniz.

    Gelen SMS,
    -İznik çıkışına kadar geldik, Yenişehir yolu karla kapalı vazgeçip İznik'e geri döndük. Sen İznik'e gel. Hay anasını sayın seyirciler. Ulen ben biraz önce geçtim, fena değildi, eee ben şimdi geri nasıl döneceğim madem kapalıysa. Deli cesareti ve geri dönüşe geçiyorum. Uyarılara rağmen şehir yolu yerine geldiğim istikametten geri dönüyorum. Kapalı olan yolda. İsteyerek gelmedim ama yolumu kaybedip aynı yoldan dönmek zorunda kaldım. Aklımın bir ucunda da ya kapalıysa bu 60 km lik bölümü tekrar geri dönmek, ağlamak istiyorum. Sonuç olarak 3-4 km bölümde cidden kar var ve ben kayarak, tırsarak, yusufla birlikte İznik'e ulaşıyorum. Kapalı olduğu söylenen yol kapalı değil ama çok kötü. Bir kamyon devrilmiş. Giderken bu kamyon orada yoktu belli ki yeni olmuş, dörtlü flaşörleri yanıyor. Durup resim çekmek istiyorum, birde bu havada dayak yemek istemeyip vazgeçiyorum. 1 km kadar daha gidiyorum. Yolda uzakta bir Jandarma el işareti yapıyor dur diye. Eyvah diyorum kendimce yol kapalı geri dön diyecek. Allahım olamaz.

    Duruyorum ve çok yavaş gitmemi söylüyor. Az ileride kötü bir kaza var virajıı döndüğün an karşına çıkacak, kaza yapma diyor. Teşekkür edip yavaş yavaş ilerliyorum.

    Virajı alamayıp kardan kayan bir otomobil karşı yönden gelen Tır'a depodan girmiş, oradan da dönüp tırın arkasında kayarak dönüp, karşı şeritte durabilen bir başka otomobile çarpmış. İnsanlar kimi ambulansı arıyor, kimi şaşkın şaşkın bir şeylere koşuşturup duruyor. Araçtaki adamın yüzü gözü kan içinde, muhtemel eşi ağlıyor. Yavaşça geçiyorum, geçmiş olsun diyip uzaklaşıyorum. İnsanlar kazayı da bir yana bırakmış bu delinin bu şartlarda, motosikletle bu dağbaşında ne işi var der gibi bakıyorlar. Bu arada bazen durup resim çekiyorum. Genellikle durduğum yerler, kalkışta zorlanmayacağım rahat yerlerden seçiyorum.Hatıra, kaç defa daha bu şartlarda yolda olabiliriz ki?
     
  7. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    [​IMG]

    Yolun asfalt gibi göründüğü yanıltmasın sizi. Buzlanma, ve eriyen, kısen yolda olan karlar var. 2 gün boyunca hava sıcaklığı 2 derecenin üzerine hiç çıkmadı. Hatta zaman zaman 1 derece oldu. Gözüm sürekli korkpitte acaba derecede bir farklılık var mı? Ama malesef....

    Sonunda İznik'te buluşuyoruz. Ama tesadüfen. Bana yemek yedikleri yerde bekleyeceklerini söylemişlerdi. Yemek yedikleri, Camii nin yanındaki Lokanta'yı ararken, ben onları Benzinci de yakaladım. Ayak üstü sohbetten sonra eğitim grubuna katıldım.

    Hangi yola girsek kar yolu kapattığı için dönmek zorunda kaldık. Çok yorucu bir gündü. Akşamı ettik ve Bursa'ya toplu sürüşle kalacağımız otele döndük.

    Otelimizin ismi çok güzel. Gönlüferah Ama bizim gönlümüz hiç ferah değil. Eşyaları bıraktık ve yemek için aşağıya iniyoruz. Asansörden iner inmez karşımda Basut'u görüyoruz. Ben arkadaşlar haber verdi onun için geldi diye düşünüyorum. Ama eşi de yanında. Ne işiniz var sizin burada dediği an anlıyormu ki haberi yok. Ne olsun be abi, iki üç tane hatun düşürdük, kaçamak için geldik buraya ama sana yakalandık diye takılıyorum. Eğitim için burada olduğumu söylüyor ve kimlerin olduğunu sayıyorum. Oğuz abi de K.B.Boğaz'cıların yemeği için otelde olduğunu söylüyor. Bir ara kaçıp yanınıza geleceğim diyor ve ayrılıyoruz.

    Yemek için dışarı çıktığımız an yağan Kar'ı gördüğümüzde, sanıyorum ki yarın da biz Gönlüferah oteldeyiz diye şakalaşıyoruz. Dehşet yağan bir kar. Hepimizde bir yorgunluk ve ertesi günkü havanın stresi var.

    Sabah uyanıyor ve havanın güzel olduğunu görünce seviniyoruz. Dün yapamadığımız rotaya karar veriyoruz. Yola çıkıyor ve bir önceki günden ben ve Gökhan'ın bir eksik gözlemi olduğu için bizden başlanıyor gözlem.

    Yola çıktığımız an şehir içinin çok güzel olduğunu ancak gözlem yapacağımız yere geldiğimizde bir önceki günden daha kötü olduğunu görüyoruz. Dağ olduğu için yollar tamamen karla kaplı. Giderken Gökhan daha sonra benim gözlemim olacak. Gökhan gözlemleniyor. Engin'in beklediği yerler bizim gözlem sonuçlarını konuştuğumuz ve bir sonraki gözlemcinin sırasının geldiği yer oluyor. Engin bizi bekliyordu. Gözlem noktası diye düşündük, oysa yol kapalı olduğu için durduğunu öğrendik. Bu arada grupta bir kopukluk olmuştu ve geri dönmeye karar verdik. Çünkü ilerisi yok. Burada Jon, Engin ve Gökhan'ı resimliyorum. Bu arada Jon da sık sık resim çekin diyor. Çünkü o da hayatında böyle bir hava da eğitim vermemiş

    [​IMG]
     
  8. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    [​IMG]
    [​IMG]

    Dönüşe karar veriyoruz. Yol cidden çok kötü ve dar. Kar yağışından dolayı bir şeritte kardan dolu kapalı olunca yol iyice daralmış. Geri dönerken diğer grubu yolun yarısında görüyoruz ve el işareti ile dönmelerini söylüyor Jon. 300-500 Metre gittikten sonra el işareti ile benim öne geçmemi söylüyor. Hadi ya. Ciddimisin. Hay allah.

    Öne geçiyorum, kötünün kötüsü. Yol zaten karlı, üstüne üstlük birde rapma aşağı iniş. Pan'larda zaten kompresyon yok birde bu yolda ben gözlemleneceğim. O an hayatım boyunca yapmadığım, sürekli temkinli hareket eden bir sürücü olarak ne olacaksa olsun diyor ve cidden normal hava şartlarında dahi gitmediğim bir tempo, hız ile aşağı iniyorum. Ama inanmayacaksınız bende büyük keyif alıyorum. Hele gözlem sonrası görüşlerini açıkladığımda sürüşüm ile ilgili yaptığı övgü dolu sözler beni daha da keyiflendiriyor. Hava durumunun tersine bu kelimeler içimi ısıtıyor. Böyle havada bu kelimeleri duymak cidden güzeldi.

    Bu yolda da eğitim yapılamayacağını gördükten sonra Yenişehir yoluna geçiyoruz. Hani dün kapalı olan yola. Hep birlikte hareketle buraya gidiyoruz.

    Hava çok güzel kısmen gizli buzlanma gördüğümüz yerler var ama kimi buzdu, kimi değildi diyor geçip gidiyoruz. Sırayla herkes gözlemleniyor. Bu yol diğerlerinin aksine Hairpin'lerle dolu bir yol.

    Tüm grubun hızları dünkü ve bu günkü karlı yollardan sonra çok çok hızlıyız. Tüm grup Jon dan olumlu sözler duyuyor. Sürüşümüzle ilgili notları anlatıyor, eksiklikleri bir sonraki gözlemde düzeltmemizi istiyor. Ancak yemek sırasında itirafta da bulunuyor.

    Bu güne kadar böyle havada eğitim vermedim. İlk oldu. İlk talep geldiğinde şaşırdım. Nisan'ı neden beklemiyorlar diye içimden geçirdim ve David'e söyledim. Ancak grubun geneline baktığımda çok doğru bir karar verip buraya geldiğim için mutluyum dedi. Grubun genelinin sürüşü birbirine yakın. Bu sebeple korktuklarım olmadı. Çok keyif aldım. Bu hava koşullarında bu kadar performans beklemiyordum ama hepiniz çok iyidiniz filan gibi sözler etti.

    Tüm arkadaşlar kendileri ile ilgili notları yazabilirler, bana ilk günkü hiç bir teorisini dinlemeden eğitime katılmamama rağmen. Gayet başarılı buldu. İlk gözlemimde şehir içi trafikte bir kamyon sollama sırasında ben trafiğin daha temiz olmasını beklediğim için sollamadım. Buna görüşün vardı isteseydin sollayabilirdin sollamadın dedi. Bunun devamı dağ yolundaki sürüşemle ilgili olarak ta (aynı sürüşün devamı) dağ yollarında, virajlarda çok iyiydin. Akışkan ve smoot kullandın. Hızın, akıcılığın güzeldi. Şehir içi trafikte o kamyonu sollasaydın görüşün çok iyiydi daha süper olurdu ama bu da önce güvenlik sebebi ile sollamadığın içinde senin kararındı dedi. Oysa bende sollayacaktım, ama sollamam üzerine belki kızabilir diye sollamamıştım. Demekki onu değil kendi sürüşünüzü uygulamanız gerektiği dersini çıkardım.

    Yukarıda anlattığım ilk günkü gözlemde söylediği şeylerdi. Karda yaptığım şu tempom, hızımın çok yüksek oldu, sürüşte ise, çok güzel kullandın, süperdi, akıcılık iyiydi, vitesleri çok yerinde kullandın, smott kullandın, motosikletine son derece hakimsin, üzerine yakışıyorsun. Çok iyi kontrol ediyorsun, yolu okuman çok güzel, detaylara özen gösteriyorsun, sağ virajlarda çok çok iyisin ve iyi pozisyon alıyorsun, sol virajlar için aynısını söylemeyeceğim, güzel dönüyorsun ama daha sağa yanaşmalısın, fakat yol kenarındaki kar yüzünden sağa yanaşmadığını düşünüyorum ki haklısın ama normal yolda sağa yanaşmanı ve pozisyonunu buna göre almanı istiyorum dedi.


    Pazar günkü gözlemde de yakın şeyler söyledi. Çok rahat kullanıyorsun. Motosikletine çok hakimsin, çok akıcı ve keyifli kullanıyorsun. Görüşün, yolu okuyuşun, pozisyon alman, doğru hız doğru viteste gidiyorsun. Viraj öncesi ve sonrası olan pozisyonların mükemmel. Bir sürüşte olması gereken hız ve akıcılıkta gidiyorsun. Bu sürüşte sola virajlarda dün söylediğimi yapacakmısın diye kontrol ettim, yapmadın ama sana kızmıyorum çünkü haklısın. Dün kar bu günde güneş etkiledi. Güneşten kastı gözlem sırası bendeyken dağa doğru yukarı sürüş yapıyordum. Güneş tam tepede ve direk gözüme geliyordu. Bu yol çok virajlı aynı zamanda çok fazla Hairpin vardı. Hairpinlerin neredeyse % 90 ı sola doğruydu. Tüm bu sırada tam karşıdan gelen güneş önümü görmemde bana zorluk çıkarıyordu. Sol elim sürekli kaskın vizörünün üzerinde siperlik gibi duruyordu, doğal olarak göremediğim yolda sağa yanaşmadım, çünkü hiç görüşüm yoktu. Kendisinin de etkilendiğini, bu sebeple senin için kötü bir yorum yapmak istemiyorum, güneş etkiledi bu sebeple sağlara fazla yanaşmadın. Bunun dışındaki tüm sürüşün mükemmeldi. Buna çalış, gerekirse gittiğin hızları kontrol altına al, özellikle sola virajlarda bu sistemi oturtabilmek için hızını daha azalt ve buna çalış dedi.

    Genel olarak grubu çok beğendiğini çok keyifli bir eğitim olduğunu, bunun ara 21- ara 28 değil bu sürüşün, eğitimin konu başlığımız olan Ara Snow olduğunu gülerek söyledi bize. Bir sonraki eğitimde çok daha iyi olacağımızı ve bu anlamda Jon'dan çok çok daha iyi sözler duyacağımızı ve hakettiğimiz dereceyi alacağımızı umuyorum.
     
    Erol ve Şenol SEL bunu beğendi.
  9. Mesut Korkmaz

    Mesut Korkmaz Site Müdavimi

    Kayıt:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.724
    Beğeniler:
    970
    Şehir:
    Çayyolu, Ankara
    Motosiklet:
    BMW
    :D:D:D Bunları okuduktan sonra delimiyim ben dışarı çıkayım :) Yok kardeşim vazgeçtim ben :) demeyi çok isterdim ama çıkıyorum :) Bir aksilik olmaz da geri gelebilirsem, gelince görüşürüz ;)

    Kötü gaza geldim...
     
    sedatguven bunu beğendi.
  10. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Ben bu çalışmayı başka bir yerde de okumuştum.Yine beğenerek okudum.Teşekkürler Sedatçım bunu bizle de paylaştığın için.
    Umarım bir gün ben ve diğer arkadaşlarımda böyle çalışmalar yaparız.
     
    sedatguven bunu beğendi.
  11. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    Mesut haydi çık ve fotografla bizimle paylaş. Aslında ben de düşünüyorum ama ev ahalisi müsade etmiyor. Sabahtan beri dışarı atabilmek için bir ton bahane üretiyorum, markete gideyim, motor ısınsın biraz ama nafile izin yok. :D
     
  12. Bülent.Ö

    Bülent.Ö Site Müdavimi

    Kayıt:
    2 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.571
    Beğeniler:
    618
    Şehir:
    İdealtepe / İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    İstanbul'da bu güzel karı evden seyrederken keyifle okudum :) Teşekkürler...
     
  13. sedatguven

    sedatguven Üye

    Kayıt:
    18 Ocak 2010
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Motosiklet:
    Honda
    Ben teşekkür ederim.
     
  14. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Bak polisim Özgürüm burda da evden karı seyrediyorlar.:D
    Buraya da müdahele etsene kardeşim.Ne oluyor evden karı seyretmek falan.:D
     
  15. Özgür

    Özgür Site Müdavimi

    Kayıt:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4.480
    Beğeniler:
    1.302
    Şehir:
    Trabzon
    Motosiklet:
    Yamaha
    Süper bir anlatım, vallahi fena özendim.
    Bülent abiye gelmeyelim, benim kafam iyice karışacak :D
     
  16. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Wallahi sen özenmekle kalacaksın şimdilik sanki.Az önce msn den görüştüklerimiz hatırla hava soğuk falan sen yemezsin şimdi bu soğukta servise falan gitmeyi.
    Bak sedat ne yazmış evden izin vermiylrar falan.Sende bu günleri kaçırma çok arasın sonra:D
     
  17. Mesut Korkmaz

    Mesut Korkmaz Site Müdavimi

    Kayıt:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.724
    Beğeniler:
    970
    Şehir:
    Çayyolu, Ankara
    Motosiklet:
    BMW
    Gezdim tozdum geldim. Kısa sürdü ama keyifliydi. Detaylar az sonra...
     
  18. Bülent.Ö

    Bülent.Ö Site Müdavimi

    Kayıt:
    2 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.571
    Beğeniler:
    618
    Şehir:
    İdealtepe / İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    İçiniz kötü arkadaşlarım, ben ne yapayım :D Şu kar İstanbul'un çirkinliklerini ne güzel örttü bir bilseniz :) Saflık kattı sanki. Siz ise... :D
     
  19. Hakan Karael

    Hakan Karael Site Müdavimi

    Kayıt:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    2.947
    Beğeniler:
    1.286
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Aprilia
    Bülent hocam formundasın bu gün :):):)
     
  20. Özgür

    Özgür Site Müdavimi

    Kayıt:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4.480
    Beğeniler:
    1.302
    Şehir:
    Trabzon
    Motosiklet:
    Yamaha
    Abi yemedi vallahi, aslında işimde vardı :)
    Yarın öğleden sonra fırsat bulursam Alacahöyük'e gitmeyi düşünüyorum. Bakalım becerirsem fotları göndereceğim:)

    Yok yok Bülent abi biz kötülük yok, sen benim kafamı allak bullak ettin bugün ya.:D