Atla Seyahat Eden Belgeselcileri

Konu, 'Bengüç Özerdem' kısmında Bengüç Özerdem tarafından paylaşıldı.

  1. Bengüç Özerdem

    Bengüç Özerdem Üye

    Kayıt:
    12 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    9
    Beğeniler:
    90
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    BMW
    Atla seyahat eden belgeselciler
    rögar hırsızı sanılıp şehre alınmadı

    DAHA önce “Türkiye, bu yıl belgeselcilerin gözbebeği oldu” diye yazmıştım. Evet, kamerasını kapan ülkemize gelerek, yeni serüvenlere ve hatta belgesellere imza atıyor.
    Osmanlı tarihini merak eden bir grup İngiliz de, Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatnamesi’nden etkilenerek, Yalova’dan Mekke’ye doğru bir yolculuğa çıkmış. Dünya çapında isim yapan “Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı” Kitabı’nın yazarı Dr. Caroline Finkel ve Edinburg, Exerter, Kent Üniversiteler’inden gelen akademisyenlerden oluşan ekibi, Evliya Çelebi’nin 1671’de hacca gitmek için Yalova- Hersek’ten başlayıp, Mekke’de sona eren yolculuğunda uğradığı tüm güzergahı atla geçmek için ülkemize gelmiş. Geceleri tek kişilik çadırlarda kalarak at üstünde dolaşmaya, şehir şehir konaklamaya başlamış.
    Geçtikleri bölgelerde ‘Seyahatname’de anlatılan tarihi eserleri fotoğraflayan grup, ayrıca günce tutarak, bilgi aldıkları kişilerin isimlerini kaydediyor ve bu yolla kendi seyahatnamelerini oluşturuyorlarmış.
    İki hafta önce başlayan yolculukları toplam altı hafta sürecekmiş. Ekip, Evliya Çelebi’nin doğumunun dört yüzüncü yılı olan 2011’de, Seyahatname’ye ışık tutacak kapsamlı bir kitap ve belgesel hazırlamayı planlıyor. Buraya kadar ne kadar güzel değil mi? Ülkemizin tanıtımı işte...
    Ama bakın görün ki başlarına neler neler gelmiş… Yazayım da öğrenin. Ülkemizi gezerken tecavüze uğrayıp öldürülen sanatçı Pippa Bacca’nın başına gelenler gibi değil ama, bunlar da çok can sıkıcı doğrusu…
    Geçen hafta İnegöl’den geçen grubun lideri Dr. Finkel, yolda rastladıkları kişilerin kendilerini ‘kovboy’ ya da ‘çingene’ sandığını belirterek, “Bazı belediye görevlileri bizi şehre sokmak istemedi. Rögar kapağı hırsızlıkları oluyormuş. Bizi atla gördükleri için, çingene sandılar. Bazı köylerde ise bizi, ya ‘defineci’ ya da ‘hayvan hırsızı’ sandılar. Jandarma da bizi izlemeye aldı. Defalarca ifade vermek zorunda kaldık” diyor.
    Evet, ülkemiz belgeselcilerin en popüler mekanlarından biri, ama maalesef, her serüvencinin başına gelenleri yazsam inanın kitap olur. Bu güzelim ülkeyi tanıtım için yola çıkanlara bıraktığımız izlenimlere bakın!.. Ellerinde kameralar çekim yapıyorlar. Etrafı güvenlik güçleri ile çevriliyor. “Siz rögar hırsızısınız” diye haydi yürüyün karakola…
    Adeta bir kara mizah örneği.
    Güleriz ağlanacak halimize…
    İnanamazsınız, hani yurt dışından tanıştığım için birçoğu beni arıyor. Görevliler olmadık sorunlar çıkarıyor. Bunun bir çaresi olmalı. Kültür Bakanlığı’mız belgesel çekmeye gelen bu kişilere özel izinler vermeli. Rahat çalışmaları sağlanmalı. Ne de olsa ülkemizin tanıtımına da katkıda bulunuyorlar.

    Özellikle Dr. Finkel’in projesini önemsiyorum. Evliya Çelebi yolunda, Batı Anadolu üzerinden ilerleyen bir kültür rotası oluşturacak, tarihi yeniden canlandırmayı ve kültür bağları kurmayı amaçlayan uluslararası bir proje. Bu projeyle Osmanlı- Türkiye’sinin en büyük yazar ve gündelik hayat tarihçilerinden Evliya Çelebi’nin yaşamından bir bölümünü, tıpkı onun katettiği gibi Batı Anadolu rotasını izleyerek, at sırtında keşfedecekler. Bu projenin diğer bir amacı ise kaybolan ‘at kültürüne’ yeniden dikkat çekmek. Uzak, ama göz alıcı mekanlarda at sırtında yolculuğun büyüsünü, Türkiye tarihi ile birleştirerek serüvencilere yepyeni bir rota sunmak.
    Tabi belgeselciler “rögar hırsızından” tutuklanmazlarsa…
     
  2. Emre PALAK

    Emre PALAK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    549
    Beğeniler:
    201
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    Ne diyebiliriz ki. Bir belgesel ve kitap için ülkemize gelene bir kitap malzemesi de bizden hediye. Ne yazıkki kampanya dahilinde tek bir kitap hediye ediyoruz. Onunda adı "Yolda Başımıza Gelenler"
     
  3. Omer

    Omer Site Müdavimi

    Kayıt:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.595
    Beğeniler:
    692
    Şehir:
    SAKARYA
    Motosiklet:
    Yamaha
    Valla abicim ben hiç birine şaşırmadım benim şaşırdığım nokta şu.

    Ulaş abi bundan 1 yıl kadar önce forumda paylaşmıştı.Ulaş abinin Kızıltoprak'daki Türkiye'nin merkezlerinden sayılabilecek bir yerde bulunan mağzasının önünden su kanalının mazgalları çalınmıştı..!Arayın konuyu bulun orada güvenlik kamersının kaydıda var.

    Gelin görünki Kadıköyün göbeğinde kadıköyün orta yerinde bu olurken anadoludaki bu olaya işgüzarlıkmı diyelim ,salaklıkmı ben çözemedim :)

    Hadi linkide koydum :) Evet neredeyse senesi olacak...

    http://www.motorsikletforum.com/showthread.php?t=2705&highlight=h%FDrs%FDzl%FDk
     
  4. Omer

    Omer Site Müdavimi

    Kayıt:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.595
    Beğeniler:
    692
    Şehir:
    SAKARYA
    Motosiklet:
    Yamaha
    Bengüç bey birde AT kültüründen bahsetmişsiniz.Ben şahsen at'ları sadece TV'de veli efendide görüyorum. :) Malesef ülkemizde bu işlerle uğraşmak oldukça pahalı ve belkide bitme noktasına geldi.Hadi biz alıp bakamıyoruz bari özel çiftlikler çoğalsa ve her gelir kesimi bu güzel uğraşa ulaşabilse.
    Fakat devletin çiftlikleride sadece veli efendi'ye amade.