Bilekleri binen yük?

Konu, 'Racing Motosiklet Kullanıcıları' kısmında Asım.Şenyuva tarafından paylaşıldı.

  1. Asım.Şenyuva

    Asım.Şenyuva Yeni Üye

    Kayıt:
    4 Ekim 2009
    Mesajlar:
    11
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    Merhabalar, yeni bir motorsiklet kullanıcısıyım. 2 haftadır Yamaha YZF R125 ile kendi çapımda trafiğe kapalı bir alanda olayı kavramaya çalışıyorum. tabi kısa bir süre içinde profesyonel bir yerden eğitim almayı da amaçlamaktayım.

    2 hafta içerisinde farkettiğim bazı şeyler oldu.

    1 - motor kullanırken neden olduğunu anlamadığım bir şekilde bileklerimin ağrıdığını hissettim. acaba kendimi mi kasıyorum onuda anlayamadım..

    acaba bu durum normalmidir. fikir verirseniz sevinirim.

    ayrıca internet üzerinde , işin püf noktalarını okuyabileceğim bir temel kaynak varsa sizlerin tavsiye ettiği, takip etmek isterim.
     
  2. DEMİRAT

    DEMİRAT Üyeliği İptal Edildi

    Kayıt:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    369
    motosikletinin genel yapısından face türü oturuşlarda bilek arısı olur,bide gidonu cok sıkmayın bedeninizi kullanın üzerinde dururken
     
  3. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Motosiklet kullanırken dizlerinizin içi ile depoyu kavrayınız.
    Bunun kolay yollarından biri ayaklarını peglere parmak uçlerina yakın yerden koyun.İster istemez dizlerinizin içi ile depoyu kavrarsınız.
    Teorik bilgilerle pratik yapmanız çok sakıncalı.
    Bilinç altınıza yerleşen yanlış bilgiler ileride başınıza ciddi dertler açar..
    Bu yüzden acilen www.lamatech.com den Rahmi hocamla irtibata geçiniz.
    Selamlarımı söyleyin size gereken kolaylıkları sunacaktır.
    Kapalı alanlarda kendi kendinize çalıştığınızı yazmışsınız.
    Forumlardan aldığınız teorik bilgilerle bunu da yapmayınız.
    Yaptığınız muhtemel yanlışları kendiniz göremezsiniz.
    Bu yüzden yol yakınken hemen verdiğin linkten eğitimlerini alın derim.Bu eğitimlerden sonra Rahmi hocam size gerekneleri gösterecek ve eğitimden sonra öğrendiklerinizi çalışarak devam edersiniz.
     
  4. Furkan.Celebi

    Furkan.Celebi Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    42
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Belirli aralıklarla tavukların kanat çırpışı gibi bir hareket yapıp kendine kollarını gevşetmen gerektiğini hatırlat. Yoksa farketmeden dediğin gibi kasılıyorsun.

    Fakat bunun haricinde racing motorun oturuşundan kaynaklı olarak da bileklere enduro ya da naked motorlardan daha çok yük biner.

    Bütün dengeni kollarla sağlamak yerinde bacaklara da bu görevi verirsen üst taraf biraz rahatlayabilir.
     
  5. Asım.Şenyuva

    Asım.Şenyuva Yeni Üye

    Kayıt:
    4 Ekim 2009
    Mesajlar:
    11
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim.
     
  6. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
  7. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yaşlı, ama iyi motorcular der ki:
    “Sürüşün sonunda kolların bacaklarından daha çok ağrıyorsa, öğrenecek çok şeyin var
     
    Noyan Yıldız bunu beğendi.
  8. Noyan Yıldız

    Noyan Yıldız Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    367
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Zaten kötü motorcu yaşlanmaz değil mi şenol abi :D o yüzden yaşlı motorcuysa iyi motorcudur :D

    İlginç ama arkadaşın yazdıklarına karşın bir soru sormak geldi aklıma?Kendimi çok sıktığım için ağrıyor olabilir mi demiş kendisi ? Eğer bu yüzden ise oturuş yada konumla ilgisi yok demektir psikolojik olarak rahatlamadan bu ağrı geçmeyecektir.Hayatımda ilk kez 600RR kullandım ama ne kollarımda ne bileğimde bir ağrı olmadı sadece sol elimin ayası debriyajdan kaynaklı ağrıyormuş arkadaşın biri forumda bunu düzeltmek için debriyajı ayarlayabileceğimi söyledi bu işi bilen birine nasıl yapacağımı sordum sağ olsun kendisi ayarladı bir yandan da bana gösterdi şu an o sorunumu da çözdüm,iri yarı değilim kollarım öyle kas yumağı falan da değil.Ama herhangi dediğiniz tarz bir kol ağrısı yaşamadım.Muhtemelen kendinizi fazla kasıyorsunuz.Tavukların kanat çırpması örneği güzel ve yerinde...Pozisyon yanlışlığı yapıyorsanız bunu da yardım alarak giderebilirsiniz.
     
    Murat Kılınç bunu beğendi.
  9. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    ek bir bilgi olarakta; sürüş sırasında kollarını kırmadan öne
    doğru fazla yük veriyorsan buda bilek ağrısı yapar.vücutta hangi
    hareket olursa olsun yükü ekleme değil kaslara bindirmek gerekir
    senin de burada yapman gereken triceps dediğimiz kas gurubuna
    yük verebilmek için dirseklerini hafif kırmak olacaktır.
     
  10. Asım.Şenyuva

    Asım.Şenyuva Yeni Üye

    Kayıt:
    4 Ekim 2009
    Mesajlar:
    11
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    evet dediğiniz gibi . kollarımı kırmadığımdan kaynaklı olabilir. kendim öğrenmeye çalıştığımdan kaynaklı bunların hepsi sanıyorum. aslıda ben öğrenmek yerine daha tanımaya başlayanlardanım. ne nerede nasıl sorularına cevap arıyorum daha.
     
  11. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    ankara da eğitim veren yerler var. kendi, kendine öğrenmektense
    daha kısa sürede, daha porfesyonel ellerden öğrenmeni tavsiye ederim.
     
  12. Erol

    Erol Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Ekim 2007
    Mesajlar:
    5.997
    Beğeniler:
    3.113
    Şehir:
    İstanbul-Çamlıca
    Motosiklet:
    BMW

    Asım, aynı sorun bende de vardı. Yıllardır motora binerim bileklerimin ağrımasından şikayet edip dururdum. Ama Rahmi hocadan aldığım eğitimde oturuş ve gidon tutuş pozisyonumun yanlış olduğunu öğrendim. Valla hoca iki gün uğraştı benle ama sonunda doğruyu yapmayı öğrendim, şuan hiçbir sıkıntım yok.
     
  13. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Rahmi Barutçu
    0 533 553 29 56 tel açıp Ankara da eğitim verebilecek kurum/kuruluş veya kişilerin telini isteyebilirseniz çok daha isabetli olur.
     
  14. alper.alp

    alper.alp Üye

    Kayıt:
    11 Eylül 2009
    Mesajlar:
    35
    Beğeniler:
    7
    Şehir:
    İstanbul-Kağıthane
    Motosiklet:
    Yamaha
    Benceilk günlerde bu kadar büyütmeyin.İlk araba kullanışımızdada ayaklarımız ağrımamışmıydı.
     
  15. Emre PALAK

    Emre PALAK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    549
    Beğeniler:
    201
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    Haklı olabilirsiniz ama sorun ilk günler olmayabilir ki sorun muhtemelen yanlış pozisyondur. Arabada yaşadığımız şey alışkanlık süreciydi. Ama motorda yanlışlarımızı düzeltmeden alışkanlık süreci gibi geçirirsek o alışkanlık beton gibi üzerimize yapışacağı için düzeltmemiz çok daha zor olur.
     
    Hakkı Hızır ve Şenol SEL bunu beğendi.
  16. Noyan Yıldız

    Noyan Yıldız Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    367
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Motorsiklette yapılabilecek en küçük hatanın bizi ölüme götürebileceği riski elbette çok önemli bir risk faktörü ve daima göz önünde tutulmalı buna dair eksiklerimizi giderebileceğimiz ortamlar aranmalı fakat.Sürekli ölüm riski psikozu ve beton korkusu ile de bir iş yapılmaz bence.Bu kadar demirden korkan trene binmeyecek arkadaş...Nasıl ki parası olmayan ekipman alamayan vs...Binmeyecek canı çok tatlı olup Yolda yürürken bile kafasına saksı düşüp ölme riskini göz ardı ederekten ya motorun üzerinde birşey olursa diyerek korkup 50 sene sonrasını hesabedenlere göre bir makina zaten değil bu.Arkadaşın problemi basit bir bilek ağrısı kendisi de belirtmiş ki psikolojim yüzünden olabilir kendimi çokmu kasıyorum acaba diye?Yada bir oturuş bozukluğu pozisyon hatası hepsi bu.Kronikleşecek büyütülecek bir şey yok bence ortada.Saygılar....
     
    ışın yıldırım bunu beğendi.
  17. Murat Kılınç

    Murat Kılınç Üye

    Kayıt:
    23 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    53
    Beğeniler:
    34
    Şehir:
    İST Bakırköy
    Motosiklet:
    Honda
    frene basınca ilk başlarda bileklere çok yük biner frene bascağın zaman fazla yüklenmemeye bak ayakalarını kullanabilirsin
     
  18. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    frene ilk basıştamı yoksa motora ilk başlayanlardamı?? neye fazla yüklenmeyelim??ayrıca ayakalarımızı nasıl kullanacağımızıda açabilirmisiniz???
     
  19. Noyan Yıldız

    Noyan Yıldız Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    367
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Barış abi şu senin avatarda ki oturuş pozisyonun harika bence arkadaş öyle kullanırsa hiç bir ağrısı kalmayacaktır :D
    Genede bir kaynaktan bulduğum yazıyı yayınlayalım teorik olarak daha fazla yardım edilemez herhalde :D Gerisini profesyonel yardımla çözebileceğine inanıyorum...
    İkinci madde olan gözler, göz seviyesinde yere paralel olan düzlem üzerinde, gidilen yöne bakar durumda olmalıdır. Duruş, kalkış, ya da sürüşün herhangi bir evresinde göstergelere, yere, gidon ya da ön lastiğe bakar durumda olmaktan kaçınılmalıdır.

    Üçüncü madde olan omuzların tek görevi rahat ve aşağı doğru düşük olmaktır. Unutulmamalıdır ki sürücü kendisini araca dizleri ile yakıt deposunu sıkarak sabitler. Vücudun belden yukarıdaki kısmı oldukça rahat olmalıdır. Dolayısıyla eller, kollar ve omuzlar, araca gidona asılarak sabitlenilmediği için rahat olmalıdır. Kasılmış omuzlar manevra kabiliyetini kısıtlarken sürüş sonrası tutulma ve ağrılara da neden olacaktır.

    Dördüncü madde dirseklerin konumudur. Dirseklerin kırık olmadığı, yani kolların dümdüz olduğu durumlarda hem manevralar omuzdan yapılmak durumunda kalındığından manevra kabiliyeti kısıtlı olacaktır, hem de kırık olan kolların ikincil amortisör görevi, yani yoldan gelen darbeleri emebilme özelliği kullanılamayacağından tüm darbeler vücudun üst yarısına yumuşatılamadan iletilecektir. Bu açıdan dirseklerin hafif kırık olması gerekmektedir.

    Beşinci madde ellerin konumudur. Bileklerin açısı düze yakın olmalıdır. Doğru açı, kollar vücudun yanında rahatça sallandırılıp eller hafifçe yumruk yapıldığında bulunur. Bileklerin konumunu bu noktadan sonra bozmadan eller elciklerin üzerinde konabilir. Eğer bilekler dışbükey konulursa gaz kolu istem dışı fazla açılabilir. Eğer içbükey konulursa hem eller vücudun üst kısmının ağırlığını gidona aktarıyor ve ona taşıtıyor demektir - ki bu yine manevra kabiliyetini olumsuz yönde etkileyecektir - , hem de gaz kolunun gerektiğinde yeterince açılamamasına sebep olur. Elcikler, mümkün olduğunca ortasına yakın bir yerden tutulmalıdır. Eğer çok dışarıdan tutulursa sinyal, korna gibi kontrol düğmelerine kolayca ulaşılamaz, eğer çok içeriden tutulur ise yine manevra kabiliyeti olumsuz yönde etkilenecektir. Ön fren ve debriyaj levyeleri ise temel teknik olarak dörder parmakla sıkılmalıdır. Debriyaj tam ayırma gerçekleştirdiğinde levye elciğe değdiğinden arada herhangi bir parmak bırakma lüksü yoktur ve dört parmakla sıkılması kaçınılmazdır, ancak kişinin ön fren levyesini farklı parmak kombinasyonları ile kontrol etme alışkanlığı önceden var ise dört parmak kullanımı konusunda ısrarcı olunması, bu yeni tekniğe adaptasyon süresince kişiye zaman kaybettireceği için ön frende kazanılmış alışkanlığın (iki parmak, tek parmak ya da işaret parmağı hariç üç parmak gibi) korunması tavsiye edilebilir. Temel teknik olarak levyelerin kullanılmadığı zamanlarda parmaklar elciklerde bekler, levyeyi tutmaz. Bu, hem manevra kabiliyetini, hem de gaz kolu kontrolünü yukarılarda tutar. Ancak trafik koşuları parmakların elciklerden levyelere ulaştırılırken geçen zamanı kaybetmenin göze alınamayacağı durumları doğurduğunda parmaklar bu levyeler üzerinde bekler durumda kullanılabilir.

    Altıncı madde dizlerin konumudur. Dizler, her zaman (virajlar da dahil) yakıt deposuna yapışık ve onu hafifçe sıkar durumda olmalıdır. Bu, bel hareketlerimiz ile araca yön verebilmemize ve manevralarımızı çabuklaştırmamıza olanak sunar. İvmelenme ve yavaşlama anlarında ise depo, dizler arasında daha da sertçe sıkılmalıdır. Bunun sebebi ivmelenme ve yavaşlama anlarında kendimizi araca dizlerimizle sabitlememiz gereğidir. İvmelenme sırasında vücut geride kalma, frenleme anında ise önde doğru yığılma eğilimine girer. Bu etkilere karşı koymak için sürücü kendisini elleri aracılığıyla gidona sabitler ise bu yine manevra kabiliyetini olumsuz yönde etkileyecektir. Tutunma işlemi dizlerle depo sıkılarak gerçekleşir ve bu eğilimlere karşı koymak da bel yardımıyla sağlanır.

    Yedinci ve son madde, ayakların konumu ve açısıdır. Dizlerin kapalı olmasından da kolayca tahmin edilebileceği gibi ayaklar birbirine paralel ve tam karşıyı gösterir biçimde kapalı olmalıdır. Eğer ayak uçları dışarı bakar durumdaysa dizler de bir süre sonra ister istemez açılacaktır. Ayak oyukları ayaklıklara gelecek şekilde, parmak uçları da arka fren pedalı ve vites kolunun hemen üzerinde olacak şekilde konumlandırılmalıdır. Parmak uçları bu kontrol uzuvlarının üzerinde bulunmalı, ancak onlara temas etmemelidir. Eğer temas ederlerse arka fren lambası sürekli yanar, balatası aşınır ve çukur veya tümseklerde istem dışı vites küçültülebilir. Sol ayak vites pedalının yanında durur ise bu, dizlerin açılmasının yanı sıra herhangi bir düşme anında parmakların vites kolu ve asfalt arasında ezilmesi sebep olur. Eğer vitesin altında olur ve sol virajda araç yeterince yatar ise yere değmesine ve zarar görmesine sebep olabilir. Bu açıdan ayaklar hiçbir zaman zaman kontrol uzuvlarının yanı veya altında değil, her zaman üzerinde tutulmalıdır. Eğer üzerinde tutmak bileği çok zorluyor ise ayaklar biraz geriye çekilebilir ve ayaklıklara oyuk yerine parmakların hemen ardındaki çıkıntı yapan etli kısım ile basılabilir. Bu durumda parmak uçları geride kaldığından fren ya da vitese ulaşana kadar bir miktar zaman kaybedilecektir, ancak bu, parmakların zarar görmesine ya da dizlerin açılmasına oranla çok daha tercih edilir bir durumdur.

    Gene bir çok kaynaktan araştırdığım ve profesyonel Racing sürücülerinden de öğrendiğim kadarı ile tek bir kalıp ve kural diye bir şey yok sürüş yol şekli yada sürücünün fiziğine göre değişik pozisyonlarda gerçekleşebiliyor bu yüzden sabit kurallar ve kalıplar malesef yok en iyisi bir uzmana bire bir danışıp bize göre en uygun pozisyonun ne olduğunu öğrenmek ve kaygan zeminde,uzun yolda,sıkışık trafikte vs.Gibi değişik yol koşullarında yorulmadan motorda nasıl konumlanabileceğimizi öğrenmek diye düşünüyor aşağıda ki alıntı yazıyı da aynen aktarıyorum...
    "Motosiklet üzerindeki oturuş şekliniz motorunuzun yönetimini direk olarak etkiler. Maalesef birçok insan doğru oturma şeklini hiçbir zaman öğrenmezler.

    Performans motora mümkün olduğunca öne, kemer kavuşma çizginizi tanka bastırır şekilde oturunuz. Öne eğiliniz ve tankın üzerinde başınız camın arkasında kalacak şekilde durunuz ama tankın üzerine abanmayınız, karın kaslarınızla kendinizi tutunuz. Öyle ki ellerinizi elciklerden çekseniz de pozisyonunuz bozulmasın. Bunu motor dururken çalışarak karın kaslarınızın bu alışkanlığı kazanmasını sağlayınız. Ancak 183cm den daha uzunsanız bu durum sizi uzun mesafede yoracaktır. Dirsekleriniz kırık dizlerinize değecek şekilde olarak sürüş yapılır.Yavaş sürüş kontrolü ve kaygan zeminde sürüşte de öne doğru oturulması kontrolün sağlanması açısından avantajlıdır. Ama bu durumlarda öne eğilme yoktur. Dik oturulur tıpkı frenleme esnasında ve dönemeçlerde yapıldığı gibi. Esas olarak herkes için tek bir kural vardır denemez. Mesela touring bir motorla uzun yol yapacaksanız size nasıl rahat geliyorsa ve yormuyorsa ona göre oturunuz.

    Kötü zeminlerde sürüş yaptığımızı farz edelim ve düz bir hatta nasıl yumuşak bir tarzda sürebiliriz konusuna odaklanalım. Burada performans motor sürüşündeki kapanmayı bir kenara bırakarak aşağıdaki önemli noktalara yoğunlaşalım:

    . Kumandaları en iyi kullanabileceğiniz ve nereye gittiğinizi en iyi görebileceğiniz pozisyonu bulun.
    . Motor üzerinde rahat olun ve bacaklarınızın ikinci bir süspansiyon görevi yapmasına izin verin.
    . Dirseklerinizi kilitlemeyin; bu size yönlendirme üzerinde iyi bir kontrol sağlamınız için gereklidir ayrıca elciklere stres geri beslemesi de yapmamış olursunuz.

    "
     
    Barış ve ışın yıldırım bunu beğendi.
  20. Emre PALAK

    Emre PALAK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    549
    Beğeniler:
    201
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    Aslında Hocamızın bize eğitimde frenleme ile ilgili çok güzel notları olmuştu.
    Normal oturuş pozisyonunda biliyorsunuz ki bacaklarımızla motoru sıkıca kavrıyoruz ve dirseklerimiz hafif kırık bir şekilde sürüş yapıyoruz.

    Fren esnasında bu pozisyonu biraz değiştirmemiz gerekiyor. Fren sırasında motor yavaşlarken siz fizik kuralları gereği yolunuza devam edeceğiniz için dirsekler düzleştirilip vücut geri doğru itiliyor ve dikleştiriliyor. Bu sayede yük sadece bileklerde toplanmıyor. Dilim döndüğü kadar anlatmaya çalıştım ama Şenol Hocam eksik olduğu yerde müdahale edecektir.
     
    ışın yıldırım bunu beğendi.