Bir Ehliyet Hikayesi

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Goktug Uguz tarafından paylaşıldı.

  1. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    9 sene filan öncesiydi sanırım. "Ulan oğlum," dedim kendi kendime, "motora zaten biniyorsun, eşşeklik etme de bir ehliyet al! Bir de hesapta kanunlara saygılı geçinirsin!" Aslında çok daha önce B ehliyeti alırken yaşadıklarımdan dolayı başıma gelecekleri tahmin edebiliyordum ya, hadi neyse...

    Gittim bir büyük ehliyet kursuna, (sonradan kapandı o kurs), dedim ki "Hacım ne lazım?" Adam şöyle bir baktı, "Abi biliyorsan kullanmayı verelim, yoksa bizde ne motor var, ne de motordan anlayan!"

    Bende EL 250 var o zaman, dedim "Nema problema komşi, şam tatlı kaç para?" E o herife de Türkçe konuşulmaz ya! Topladım kağıtları, bayıldım parayı, dedikler ki "Sende zaten ehliyet var, kursa gelmene gerek yok, sınavlara gir yeter!" Bre canına yandığımın adamı, benim o ehliyeti hakkıyla aldığım ne malum ki? Ama kanun öyle münasip görmüş, adam ne yapsın.

    Bu arada sağlık raporu alırken rastladığım albay emeklisi yarı kaçık ruh doktorundan filan uzun uzadıya bahsedecek yer yok. Hazırola geçirip gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet etmişliğim var mıdır, onu sordu amca bey psikolojik testin parçası olaraktan, darbe emeklisiydi zahir!

    Neyse, vakit geldi, girdik yazılı sınava. Ben sınav kağıdındaki 3 yanlış sorulmuş soruyu tespit edip gözetmene bildirdim, ardından da 100 puanla sınavdan çıktım. Çıktım ama kapının önünde makaraları da koyverdim, çünkü ömrümde böyle saçma sorular görmemiş olmama rağmen (üstelik 3 tanesi de hatalı sorulmuştu!), kapının dışında millet geleneksel "Ay abi, hiç çalışmadığım yerden geldi yaaa!" geyiğini harlı ateşin üzerinde döndertmekle meşgul idi. Ben bayağı bir zaman güldüm, yollarda insanlar deli midir diye bakıp durdular. Eeeee, ben "MADD" adını daha dün almamıştım ki, tabii ki çoktan civatalarımı, somunlarımı asfalta saçmıştım bir gariban Çin motoru misali!

    Ama asıl facia ardından gelen direksiyon sınavı olacaktı! Pis yağmurlu bir pazar günü, daha afyonum patlamamışken kalkıp yola düştüm. Motoru çamura sokmaya kıyamadığımdan, "Nasılsa orada bulunur bir tane!" diye, hiç adetim olmadığı üzere başkasının motoruna niyetlenerek kursun servisiyle anasının gözündeki sınav alanına duhûl oldum.

    Sınav alanı yarısı beton, yarısı bataklık bir mevkii idi. Ben bataklığa bakıp tam kendi kendime "Hovercraft ehliyetini de burada veriyorlar zahir!" diye düşünürken, sınav hocası olduğunu söyleyen şen şakrak, yarı çatlak bir zat-ı muhterem "Good morning cemaat-i müslimin!" diye (********im abartmıyorum) karşıdan bir yerlerden sökün etti. Ve dahi bataklığı göstererek "Şurada bir tur atana helalinden ehliyet var bugün!" diye müjdeledi!

    Ehliyet almaya gelenler arasında kimler yoktu ki? Zabıta donanımlı MZ ile gelen belediye zabıtaları, kuryeler, EN 500 ile gelen genç bir eleman ve bir de Ford arabayla gelen bir muhterem ki onun hikayesine de sıra gelecek.

    Biz toplanmış konuşurken birşeyi farkettim ki herkes bizimle aynı yerde sınava girmeye çabalıyordu. Farkedilmeyecek gibi değildi, çünkü eski bir Bedford kamyonu yerinden kaldırmaya çalışan bir öğrenci az daha üstümüze çıkıyordu ve bizler çil yavrusu gibi dağılarak gökyüzündeki büyük motorcunun yanına gitmekten son anda kurtulabilmiştik! Ortalık araba kullanmayı bilmeyen bir sürü öğrencinin haldır haldır ehliyet aldığı, kamyonların öksürüp otobüslerin tıksırdığı bir cehenneme dönmüştü! Kendi kendime "Mahşer yeri de böyle olsa gerektir?" diye düşündüğümü hatırlıyorum.

    Uzatmayalım, bir kurye arkadaşım CG 125'ine talip oldum, o da delikanlılık edip "Ayıpsın baba, al bunla gir sınava!" dedi. Ancak üstüne çıkınca sirk motoruna oturmuş ayıcık gibi oluvermiştim, üstüne üstlük motoru düz sürmeye kalkınca sağa gidiyordu! O esnada hoca efendi arkamdan "Yallah tazyik!" diye bağırdı ve kendimi bir anda diz boyu çamura doğru giderken buluverdim. Kaçacak yer de yoktu, önüm çamur, sağım Bedford, solum AS 900! Düşmemek için türlü maymunluk ederek diz boyu çamur deryasını geçmeye başlamıştım ki, hoca efendi yine arkamdan "All right, all right, come back, Allah kabul etsin, verdim ehliyeti!" (vallahi de billahi de abartmıyorum) diye seslendi. Tabii içimden "Ulan çamura girmeden vereydin ya eşşoolusu!" diye söverek dönüp, motoru kazasız belasız sahibine teslim ettim.

    Haaa, daha önce bahsettiğim Ford arabayla sınava giren arkadaşın hikayesi nedir? Sıra ona gelince hoca sordu, "Neyle gireceksin sınava ya müslüman?" diye. Herif şöyle bir durdu, "Ben ömrümde motora binmedim ki!" deyiverdi! Ben içimden "Fessuphanallah!" çekerken hoca dönüp demesin mi, "Arkadaşa bir el atın, o kadar gelmiş, ehliyetsiz döndürmeyelim!" diye sana?

    Altı kişi (rakamla 6) toplaştık biz bu herifin etrafına. İkimiz zabıta MZ'sini tuttuk, dört kişi herifi kaldırıp motorun üzerine koydu. Mecburen, çünkü herif ayağını kaldırıp motora binmeyi bile başaramadı! Sonra herif motorun üstünde put gibi otururken, biz etrafındaki altı kişi motorla beraber koşarak motoru çalıştırmak için gerekli işlemleri yaptık. Biri debriyajı sıktı, biri eliyle vitesi geçirdi, biri diğer taraftan gazı idare etti, iki kişi motoru dengede tutarken, altıncı eleman da herifi belinden kavrayarak motorun üzerinde tuttu!

    Bu sirk gösterisi yaklaşık 10 metre kadar devam etmişken hoca efendi yine arkamızdan "Very good, very good, Allah kabul etsin, indirin arkadaşı da imzasını atıp ehliyetini alsın!" diye bağırdı.

    Tabii finalde herifçioğlunun motordan inmeye çalışırken MZ'yi üzerimize devirdiğini ve dört kişinin motorun altında kalıp çamura bulandığını söylememe gerek var mı, bilemiyorum. Ben son anda kendimi yana atıp yerinden çıkan depo kapağı yüzünden üzerime fışkıran benzinle kurtulmayı başarabildim. Olsun, benzin motorcunun parfümüdür.

    Herşey olup bittikten sonra, potansiyel trafik canavarları servis otobüsüne doluşurken, Fordlu genci bulup, "Bana bak, sen niye motor ehliyeti aldın bakayım?" dedim. O da gülüp, "Abi yarın motorlu kuryelik yapmaya başlıyorum, ehliyeti şart koşmuşlardı da ondan aldım!" demesin mi? "Bak," dedim müstakbel maktule, "Bu akşam eve giderken helvalık irmik, şeker, yağ al, öyle git madem!" Güldü, "Birşey olmaz be abi!" dedi.

    Eve döndüm, bir fincan kahve yaptım. Oturup sigaramın dumanına bakarak gerçek dünyanın nasıl da en değme kurgu romandan daha absürd bir yer olduğunu düşünerek günü tamamladım...

    ALıntı : Donald DUck
     
    Omer bunu beğendi.
  2. Erol

    Erol Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Ekim 2007
    Mesajlar:
    5.997
    Beğeniler:
    3.113
    Şehir:
    İstanbul-Çamlıca
    Motosiklet:
    BMW
    Gerçekten hikaye.:)
     
  3. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yıllar geçti hala aynı traji komik hikaye devam ediyor.ne kadar acı.Bir arpa boyu yol alamadık.Yazıklar olsun başımızdakilere.
     
  4. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    sistem aynı sistem:)
     
  5. Omer

    Omer Site Müdavimi

    Kayıt:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.595
    Beğeniler:
    692
    Şehir:
    SAKARYA
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yav dostum Allah canını almasın... :D Nereden buldun bunu?Kim bu Donald Duck Amca? :D

    Vallahi ağlanacak halimize gülmekden yoruldum...Bukadar mı güzel anlatılır ülkemizdeki bu rezalet...

    Bence bunu yeni motora başlayan ve ehliyet alıcam diyenlerin hepsine okutalım... :) Hey Allahım ne yazıydı yaa..... :)Sana helalinden teşekkür :)
     
  6. gueldali

    gueldali Site Bağımlısı

    Kayıt:
    5 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    340
    Beğeniler:
    272
    Şehir:
    Ankara
    Motosiklet:
    BMW
    Donald Duck eski tüfek motorculardan.Sitemizde de bir cok yazisi var(maalesef kimden alinti oldugu unutularak yazilan)
     
  7. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    Arkadaslar valla bu adamın yazıları cok komik okurken kopuyorum fakat birden acayip dusuncelere surukluyor .
     
  8. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    Bu arada biliyorsunuz 18 nisan da ehliyet yazılı sınavım icin gittim. Orada tabi guzel bir kalabalık vardı . Oh dedim bu sene trafikte cok fazla motosiklet olacak artık insanlar bu guzelligin farkına varıyor diye bir gulumsedim. İs yerinde birlikte calıstıgım Bahadır abimle sınavı beklerken bir amca Reptor marka chopper ile geldi. muhabbet ederken amcanın moto ehliyet icin geldigini ogrendim. Tabi ben sasırdım abi daha ehliyetin yok motorla geliyorsun bu nasl mantık diye soramadan edemedim acıkcası. cevap su" ee evlat ben 14 yasımdan beri motor suruyorum ." evet tabi ben dumur. 46 yasında olan bu amcamsı yaratık marifetmis gibi bana 32 sendir ehliyetsiz kıyafetsiz ve egitimsiz bu motora bindigini heleki istanbul da soyledi. Birden sorasım geldi ve abi evli misin dedim. Cevap guzel evliyim 2 cocugum var. ya insanlar kendilerini oyunlardaki gibi god mode da mı sanıyor acaba veya bunlar 1 can hakları falan daha mı var zannediyor anlamıs degilim. sonra dedi ki cevrene bi baksana evlat. bir baktımki en az 40 motor var ve hepsi ehliyet icin gelmisler . valla dondum abi kusuruma bakma haksız olan benmisim diyip gittim.

    nasıl bir mantık var milletimizde anlamıs degilim.