Birkaç fıkra,okumak isteyen buyursun :)

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında H. Nuri tarafından paylaşıldı.

  1. H. Nuri

    H. Nuri Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2010
    Mesajlar:
    161
    Beğeniler:
    80
    Şehir:
    Antalya-Side
    Motosiklet:
    Yamaha
    İngiliz, Alman, Fransız ve laz bi adaya düşüyorlar. Bunları bir kabile yakalıyor ve bağlıyolar direklere. Kabile şefi gelip bunlara;
    -benden getiremiyeceğim bir şey isteyen kurtulur. Eğer getirirsem derinizden kano yaparım diyor ve sudaki kanoları gösteriyor.
    İngiliz:
    -Bana Manchester United takımının kalecisinin imzaladığı bir futbol topu getirin.Şef çadırdan çıkarıyor topu; İngiliz'in istediği top. İngiliz
    -Ama... Nasıl olur? derken derisini yüzüyorlar, doğru suya...
    Fransız:
    -Bana 1820 Napolyon şarabı getirin! diyor kıs kıs gülerek. Şef giriyor çadıra bir şişe şarapla çıkıyor; Fransız'ın istediği şarap. Fransız da aynen yüzülüp suya. Alman:
    -Bana el yapımı bir Limuzin getirin! diyor. Beş on dakika sonra ormandan bir Limuzin gelip park ediyor. Alman da aynı akibete uğruyor. Laza geliyor sıra.. Laz diyor
    -Bir çatalınız var mı?
    Şef:
    -Salak mı lan bu herif? İstiyecek bir şey bulamamış mı? diye düşünürken bir yandan da bir çatal alıp veriyor laza. Laz çatalı vücuduna batırmaya başlıyor... Bir yandan da;
    -Alın lan size kano... Alın size kano hadi pagayum !!!

    -------------------------------------------

    Papaz ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek;
    -Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle...der.
    Ancak adamdan ses çıkmaz.
    Papaz isteğini bir kez daha tekrarlar, ama hastanın sessizliği sürer.
    Sonunda Papaz kızgın bir ifadeyle;
    -Neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyosun, bre gafil? diye sorunca adam halsizce karşılık verir;
    -Nereye gideceğim belli olmadan kimse hakkında kötü konuşmak istemiyorum.

    ----------------------------------------

    Temel hastaneye gider. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar:
    "Hayrola hemşerim? Neden ağlıyorsun?"
    Adam:
    "Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler." der demez bu sefer de Temel hüngür hüngür ağlamaya başlar. Ne olduğunu anlayamayan adam Temel'e sorar:
    "Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın şimdi?" Temel cevap verir:
    "Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim."

    ----------------------------------------

    Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar:
    -Şehmus oğlum ne oldu sana?
    Şehmus der :
    Babam dövmiştir.
    Hoca sorar:
    -Niye oğlum? -
    Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy.
    Bunun üzerine hoca;
    -Bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına:
    -Şehmus ne oldi kim yapti? der.
    Şehmus der ki:
    -Bubam yapmıştır.
    -Niye Şehmus ne oldi?
    Şehmus anlatır: -
    Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim...
    Hoca derki:
    -Oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. Peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık.
    -Bu sefer ne oldu? der hoca.
    -Hocam, dediğin gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca; ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına, " Ben de bisiklet isterem !!!!

    ---------------------------------------

    Bir gemici geç vakit otele gelmiş. Yer olup olmadığını sormuş: - "
    İki kişilik bir odada tek yatağım var, demiş resepsiyon görevlisi, ancak pek tavsiye etmem. Çünkü öteki yatakta fena halde horlayan bir delikanlı yatıyor." - "
    Ziyanı yok", demiş gemici, verin bana o yatağı..."
    Ertesi sabah gemici hesabı ödemeye indiğinde otelci sormuş: - "
    Nasıl uyuyabildiniz mi?" - "
    Çok güzel uyudum", demiş gemici. - "
    Yanınızdaki müşteri hiç horlamadı mı?" -
    Hiç horlamadı..." - "
    Ama nasıl olur?" - "
    Odaya girince yanağından "Merhaba güzel çocuk" diye bir makas aldım. Sabaha kadar gözlerini kırpmadan yatakta oturdu."

    ----------------------------------

    'Heey dostum! İyi haberlerini aldım, evlenmişsin!!
    'Evet bu 4. oldu
    'Önceki üçüne ne oldu peki?
    'Üçü de öldü..
    'Yapma ya... Çok üzüldüm... Nasıl oldu peki?'
    'ilk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü
    'Bu korkunc birşey.. peki ya ikincisi?'
    'O da mantar zehirlenmesinden öldü.'
    'Tanrım ne kaderin varmış senin... Ya üçüncüsü? Yoksa o da mı...
    'Hayır hayır.. o boynu kırılarak öldü'
    'Anlıyorum.. Kazaydı yani..'
    'Hayır... Mantarları yemedi....'

    -------------------------------------

    Kadının biri bir petshop a gider ve :
    - "Bir papağan almak istiyorum".
    der.Mehmet ismindeki petshop sahibi :
    - "Hanımefendi elimde bir tane papağan kaldı fakat bu papağan çok küfürbaz almak istemezsiniz sanırım".
    Bir papağan sahibi olmak isteyen kadın :
    - "Hayır almak istiyorum".
    der ve papağını alır. Evine geldiğinde bir bakar ki gerçekten papağan kadını her eve geldiğinde :
    - "Hoşgeldin o***pu".
    diyerek karşılar. Buna dayanamayan kadın papağanı alır ve petshopa geri götürür.
    - "Mehmet bey bu papağan gerçekten çok terbiyesiz. Her eve geldiğimde beni hoşgeldin o***pu diyerek selamlıyor ve ben buna dayanamıyorum. Papağını geri getirdim ve paramı geri istiyorum".
    Fakat o anda paraya ihtiyacı olan Mehmet bey :
    - "Hanımefendi merak etmeyin birkaç gün bana bırakın ben terbiye edeyim daha sonra gelin alın..."
    Kadın inanmayarak da olsa "tamam" der ve gider. Mehmet papağanı alır ve bir çaydanlık su kaynatır.
    - "Ne diyeceksin lan kadın eve geldiğinde?"
    diye sorar papağana.Papağan da :
    - "Hoşgeldin o***pu diycem."
    der. Bunun üstüne papağanın kafasını kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar.Papağan yine aynı yanıtı verir. Bir olur , iki olur ve papağan işkenceye dayanamaz
    - "Hoşgeldiniz hanımefendi diycem"
    der. Ertesi gün kadın gelir ve Mehmet bey kadına papağanı terbiye ettiğini söyler. Kadın bunu kontrol etmek istediğini söyler ve papağana sorular sormaya başlar.
    - "Ben eve geldiğimde bana ne diyeceksin?"
    - "Hoşgeldiniz hanımefendi"
    diyeceğim der papağan. Kadın çok şaşırır ama emin olmak için devam eder.
    - "Peki yanımda bir kız arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?"
    - "Hoşgeldiniz hanımefendiler"
    diyeceğim.
    - "Peki yanımda bir erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?"
    - "Hoşgeldiniz beyfendi"
    diycem. Peki yanımda iki üç erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?" Papağan biraz duraksar ve cevap verir :
    - "Oğlum Mehmet suyu kaynat bu karı harbi o***pu!!!"

    :D :D :D :D :D :D :D :D

    Elinizi korkak alıştırmayın.Teşekkürleri görelim :D
     
    Emre Özçelik ve Hakan.Ulukavak bunu beğendi.