DUCATI Multistrada 1200S Touring

Konu, 'Motosiklet Karşılaştırmaları ve Sürüşleri' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Ankara'lı A.R.A. Sürücüsü Barbaros Tetik, bizlerle Haziran 2010'dan bu yana 12.000 km kullandığı yeni motosikleti Ducati Multistrada 1200S Touring ile ilgili ilk sürüş deneyimlerini paylaşıyor.

    Daha önce 3.500km BMW R1200GS ve 13.000km Honda Varadero kullanmış bir enduro motor sürücüsüyüm.

    16 Haziran akşamüzeri Ankara ENDO Motors' da motosikletimin plakasını taktıktan sonra aküsünü bağlayıp marşa bastığımda çıkan sesi duyup Önder usta'nın koluna yapışarak yağ koydunuz mu buna diye verdiğim tepkiyi hayatım boyunca gülerek anımsayacağım. Motorun yatak sardığından o kadar emindim ki, bacaklarımın bağı çözülmüştü. Ducati'lerin tamamında kendine has, hani o hastalıklı asfalt kırma kompresörü gürültüsünün yüksek devirlerde ne kadar güzel bir makine sesine dönüştüğünü ancak ilerleyen günlerde anlayabildim.

    İlk 1.000 km boyunca 6.000 dd geçmeden yağ ve yağ filtresi bakımını yaptırıp sonrasında 2500 km'ye kadar 7500dd geçmeden merak ve hevesle yaptığım yolların ardından limitsiz sürüşlerim başladı.

    Rodaj, uzun ve sıkıcı gelse de motosikletin limitleri hakkında fikir edinmek açısından faydalı bir süreç oldu. Çünkü Multistrada, her ne kadar enduro sınıfında bulunsa da, tankının altında son derece öfkeli bir 1198 Superbike makinesi olduğunu sürücünün aklından hiç çıkarmaması gerekiyor.

    [​IMG]

    Sele minderi, genişliği ve yumuşaklığı açısından çok konforlu. Oturuşunuz bir cruiser pozisyonunu andırıyor. Altında avadanlık bulunan, küçük bir el çantası, vizör temizleme spreyi ve bezlerimi koyduğum artçı selesinin çıkıntısına da biraz yaslanmak özellikle uzun mesafeli sürüşlerde kullanıcıya ciddi bir rahatlık sağlıyor.

    Gidonun genişliği kros motorlarınki kadar. Ayrıca yüksekliği nedeniyle kolların yere paralel olması ve bileklerin düz kalması için çok uygun. Bu gidon genişliği ve yüksekliği motor kontrolünü inanılmaz artırıyor. Çoğu zaman sert manevralarda gidona yukarıdan bastırmanın inanılmaz sonuçlar elde etmemi sağladığına şahit oldum.

    Cam, ilk bakışta dar görünmesine rağmen rüzgarı çok iyi kesiyor. Ayrıca burada telaffuz edemeyeceğim hızlarda dahi vücudumu hiç öne eğmeme gerek kalmadan kask vizörümün titremediğini hissedebiliyorum.

    Multistrada'nın iki parçadan oluşan gayet geniş ve büyük ön gösterge panelinin büyük ve köşeli olan kısımda devir/hız göstergesi, Trip 12 bilgisi, DTC (Ducati Traction Control) durumu, Motor suyu sıcaklığı, Saat ve Benzin durumu dijital olarak görünüyor.

    Küçük ve yuvarlak göstergede bir yol bilgisayarı bulunuyor. Yol bilgisayarı değişken ve sabit benzin tüketimi, ortalama sürat, yol süresi, kalan benzinle kaç km yol yapılabileceği, hangi sürüş modunda olduğu bilgilerini sürücüye aktarıyor. Seçim solda bulunan sinyal düğmesinin yukarı aşağı hareketleri ile yapılıyor. Sarı motor ikaz lambası, kırmızı yağ ikaz lambası, yeşil boş vites lambası, mavi uzun huzmeli far lambaları, sağ ve sol sinyal ışıkları, göstergenin sağ kısmında bulunuyor. Selektör yapmak için sol işaret parmağının altında bulunan küçük kolun kullanılması gerekiyor, uzun farlar için bu kolu aşağı ittirmeniz yeterli. Geçtiğimiz ay gece geçmek zorunda kaldığım Cide sahil yolunda hem kısa hem de uzun farların son derece yeterli olduğunu gözlemledim. Ancak motosikletin dörtlü ikaz lambaları yok. Farların altında bulunan şık led şeritler sürekli yanıyor. Park halindeyken motoru önden seyretmek çok keyifli.

    Yolculuk esnasında marş düğmesi kullanılarak çalıştırılabilen ve gösterge panelinde görülen 3 kademeli elcik ısıtması çok yeterli.

    Multistrada'nın iri sayılabilecek sustalı bir anahtarı var ancak bu anahtar sadece artçı minderinin kilidini açmak veya çantaları açıp, kapatmak ve söküp, takmak için kullanılıyor.

    [​IMG]

    Motorun kontak anahtarını üzerinizde ya da motorun ön sağında bulunan kutucukta taşıyarak motorun marşına basıyorsunuz. Ben daima cebimde taşıyorum çünkü kutucukta unutmak motorumu son kez görmeme sebep olabilir. "Keyless Run" olayı ilk başlarda abartılı gelse de, bir moladan sonra sağ bacağınızı motosikletin üzerine atarken marşın üzerindeki kapağı kaldırıp oturma pozisyonunu alınca sadece düğmeye basmak cidden büyük rahatlık. Anahtarın pili 23 ayda bir bitiyor ama pil değiştirmek yapmak çok kolay. Yanınızda yedek piliniz yoksada anahtarı cebinizden çıkartarak motosikletin önüne tutmanız çalıştırmanız için yeterli oluyor. Ayrıca bir şifre ayarlayarak motosikleti parola korumalı hale de getirebilirsiniz. Motosikletin gidon kilidi de anahtar üzerinizde iken marş düğmesindeki kapağın aşağı basılması sonucu gidonun arkasına saplanan bir mil aracılığı ile oluyor. Gidonu hem sağa hem de sola dönük iken kilitlemek mümkün.

    Üzerinde Ducati logoları bulunan iki yan çantası GIVI tarafından üretilmiş ve söküp takmak çok kolay ve çantaların tasarımı motosikletin dış görünüşüne çok iyi entegre olmuş. Çantalar motora takılı iken 180km üzerine çıkılmaması uyarısı var. Çantalar boş/dolu iken motosikletin arkasında herhangi bir gezinme yok ve çantaların takılı olduğunu virajlarda kesinlikle hissetmiyorsunuz. Eğer topcase istiyorsanız bunu ekstra almanız gerekiyor. Ducati topcase için ayrıca yedek bir kilit göbeğini motosiklet ile birlikte veriyor. Yani tek bir anahtar yeterli.

    Multistrada S Touring'de orta sehpa var. Zincir yağlama ve park yeri kolaylıkları sağlayan orta sehpanın ne yazık ki bir dezavantajı var. Ayak peginin biraz uzun olmasından dolayı, sol ayağınız pegde iken topuğunuzun orta sehpayı yere yaklaştırmasına sebep oluyor. Arazi şartlarında bu kolu ayağınızın iç kısmına almanız gerekiyor çünkü bu kol topuğunuzun altında kalırsa bir engebeye girip çıktığınızda sehpa yere çarparak ayağınıza alttan vuruyor. Orta sehpayı sökmeyi göze alamadığımdan arazide pegi ayağımın içine almayı alışkanlık haline getirdim. Çok kısa sürede alışılıyor. Ayrıca Ducati, motoru sehpaya alırken kullanılmak üzere birde el tutma kolu koymuş. Hakikaten işi çok kolaylaştırıyor ancak eski alışkanlıklardan ve motorun hafifliğinden olsa gerek ben yine artçı tutma yerlerinden tutarak rahatça motorumu sehpaya alabiliyorum.

    Biraz da motosikletin yoldaki hallerinden bahsedeyim. Multistrada'nın 150hp güç ve 118Nm tork üreten makinesini 4 ayrı sürüş modunda kullanabiliyorsunuz ve bu modların hepsini kullanmak zamanla alışkanlık haline geliyor. Her modun ayrı yük durumlarına (sürücü, sürücü/çanta, sürücü/artçı, sürücü/artçı/çanta) göre ayrı ayrı ayarları var. Motorun gücü ve tork eğrisi değişimlerinin dışında step motorlu OHLINS süspansiyonların sertlikleri, yükseklikleri ve 8 kademeli DTC bu modlara ve ayarlara göre değişiklik gösteriyor. Ön ve arka frenler Brembo marka ve bağımsız ABS'li. Nde bulunan iri fren diskleri maneti sıktığınızda kendini hemen gösteriyor ve makine inanılmaz bir şekilde olduğu yere çakılıyor. Arka fren gayet yumuşak ve özellikle dar manevralarda çok başarılı. ABS her ihtiyaç olduğunda devreye giriyor. İstenirse ABS devre dışı bırakılabiliyor ancak gidona hiçbir rahatsızlık vermiyor.

    [​IMG]

    Her biri sürücü tarafından kişiselleştirilen sürüş modları fabrika çıkışında aşağıdaki gibi:

    1- Sport: 150hp yüksek tork eğrisinde, süspansiyonlar sport (sert) sertliğinde, DTC level:3. Eğer yol düzgünse en keyifli mod. İnanılmaz bir ivmelenme ve ses. Gaza yumuşak davranmak mümkün değil, sağ bilek ve dirsek kalça seviyesinde sürüş modu. Motosikletin inanılmaz viraj kabiliyetini bu modda çok net hissediyorsunuz.

    2- Touring: 150hp düşük tork eğrisinde, süspansiyonlar touring (orta) sertliğinde, DTC level:5. Uzun sürüşler için yumuşak sürüş modu, yorulmadan km'lerce gittim. Virajlarda süspansiyon sertliği yeterli ancak çok yüksek limitlerde sport moduna geçmenizi tavsiye ederim.

    3- Urban: 100hp yüksek tork eğrisinde, süspansiyonlar çok yumuşak comfort seviyesinde, DTC level:7. Şehiriçi kullanımı için ayarlanmış bu moda geçtiğinizde motosikletin son derece uysal, yumuşak kullanımı söz konusu oluyor. İlk başlarda çok kullanmadığım Urban modu şu anda şehiriçinde alışkanlık haline geldi.

    4- Enduro: 100hp düşük tork eğrisinde, süspansiyonlar çok yumuşak ve motosiklet en yüksek seviyesinde, DTC level:1. Herkesin en çok merak ettiği konu bu olsa gerek. Çok fazla arazi deneyimine sahip olmayan bir sürücü olarak sadece merakımdan dolayı sert araziye girdim ve karşılaştığım sonuç çok tatmin ediciydi. Ayağa kalk, dizlerinle motoru kavra, ileri bak gazı aç hatta biraz daha aç.. hatta daha fazla aç...

    İki silindirli bir makine olarak son derece titreşimsiz çalışan bir motoru var. Düşük devirlerde 20004000 dd arası sabit gazla giderken arada bir minik ve keyifli ileri atlamalar oluyor. Her viteste ve her devirde ivmelenme çok başarılı. Pirelli Scorpiontrail lastikler ısındıktan sonra her yol şartında çok iyi verim sağlıyorlar.

    Bakım her 12.000de yağ, yağ filtresi değişimi ve rutin kontrolleri içeriyor. Ayrıca her 24.000 km'de çok fazla parça değişimi içermeyen bir ağır bakımı var. 12.000km bakımı için ödediğim ücret Varadero için her 6.000'de ödediğim ücret ile aşağı yukarı aynı. Motosikletimi alırken satış sonrası servis konusundaki tereddütlerimi Endo Motors Levent Gürcan ile olan dostluğuma güvenerek aşmıştım, ancak ilk servisinden itibaren Endo Motors'un son derece titiz ve yeterli donanıma sahip olan teknik ekibi bu tereddütlere gerek kalmadığını bana ispatladı.

    [​IMG]

    Motosikletin yakıt tüketimi eğer bileğinizin ayarını tutturabilirseniz bir depo (20lt) ile 360km civarını buluyor. Ama sakin durmak pek mümkün olmadığından 280-300km civarında benzini bitirme noktasına ulaşıveriyorsunuz.

    Sonuç olarak Ducati Multistrada çok değişken karaktere sahip, mütevazı görünümünün altında, güvenilir, konforlu, sorunsuz ve ruhu olan bir motosiklet.

    Barbaros TETİK (Ankara)
    Ekim 2010