Dünya malı dünyada kalır derler....doğrudur.

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Hiçbiri Bizim Değil!

    Daha çok para kazanması gerektiğini yana yakıla anlattı arkadaşım. Plazma televizyon alacakmış, bir de salonu dört dönen ses sistemi beğenmiş. Mutlaka almalıymış!


    Hiçbiri Bizim Değil!
    Kazandığı paranın kendine yetip yetmediğini sordum. Hamdolsun, idare ediyorlarmış. Ek iş yapacakmış. O televizyonu mutlaka alacakmış. Bir saate yakın konuştuk telefonda hatırlıyorum. Bu konuşmanın üstünden sadece 2 ay geçmişti ki, dün gece hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Yazık! İyileşecek mutlaka ama hasarlar kalacak. Kalbi de, ruhu da yorgun. Ne için? Televizyon!

    Düşündüm de ne kadar hızlı koşuyoruz, nereye koşuyoruz zaten? Biraz hayatın frenine basmak lazım! Ömür dediğin geçiyor. Kim kazık çakmış dünyaya? Derler ya Sultan Süleyman’a kalmadı diye, doğru, kalmadı işte!

    Biraz daha az tüketmeye başlasak, biraz daha ruhlarımızı beslesek, olmaz mı? Bu hırsımız ne zaman durulacak? Hep daha fazlasını isteyen egomuz, hep daha yüksekte gözü olan inadımız ne zaman bitecek?

    Bu dünyada hiçbir şey bizim değil. Koltuk takımları, son model arabalar, buzdolabı, bir üst model cep telefonları, hatta satın aldığımız evler bile bizim değil. Bizim olsa giderken yanımızda götürmez miydik? Yetinmeyi bilmiyoruz!

    Ruhumuzda öyle büyük açlıklar var ki, bunları maddi değerlerle kapatacağımızı zannediyoruz. Pek çok insan evini zor geçindirirken, sahip olduklarımızın farkına varamıyoruz. Kalplerimiz boş bir arsa, ruhlarımız çöl gibi ama evimizde son model televizyonumuz var. İyi de, yalnız başına ve sevgisiz seyrettikten sonra, istersen salonun bir duvarını plazmayla kapla ne fark eder?

    Daha fazla para kazanmak için harcanan zaman, sizi sevenlerin vakitlerinden çalınmış değil midir? Çocuğunuzdan, eşinizden, sevgilinizden, dostunuzdan çalınmış saatlerle, son teknoloji çamaşır makinesi alsan, ne yazar?

    Paylaşmaktan, sevmekten, sahip olduğunun değerini bilmekten daha büyük varlık var mı? Hasta olduğunda, çorbayı yeni aldığın koltuk takımı mı pişiriyor? Aşkın boşluğunu dolduracak bulaşık makinesi icat edilebilir mi? Sevdiğine sarılarak uyumanın tadını hangi surround sistem verebilir?

    Yaşamak için yeterli para kazanıyorsan, kalan zamanı sevgiye ayırmalısın. Bir dostla kahveyi, annenle güzel bir filmi, çocuğunla oyun oynamanın zevkini yaşamalısın. Hepsini boş versen bile, kendin için hırslarından, egondan uzaklaşmalısın.

    Sahip olduğumuz hiçbir şey bizim değil. Uğrunda bir ömür harcadığımız bütün eşyalar, sonunda bizi terk eder. Doğurduğunuz çocuk gün gelir büyür, evinden uçar gider. Ve başka bir gün gelir, seni yıllarca taşıyan bedeni de sen bırakıp gidersin. O yüzden bilmelidir ki insan, sevgiden, dostluktan, aşktan daha büyük zenginlik koyamaz cebine. Herkes sevebildiği kadar yaşamıştır ve sevildiği kadar anılacaktır. Gerisi hikaye….
     
  2. Erdal Özgüner

    Erdal Özgüner Site Bağımlısı

    Kayıt:
    23 Şubat 2009
    Mesajlar:
    786
    Beğeniler:
    314
    Şehir:
    istanbul/küçükçekmece
    Motosiklet:
    Yamaha
    Sayfanın sonunda nerden alıntı yaptığını göreceğim diye baktım ama... yazını iki defa okumak zorunda kaldım,birincide öylesine hızlı hızlı okudum ikinciyi ise sindirerek, anlayarak okudum. Daha önceki yazılarındada hep insani değerleri ön plana çıkaran, hayata nasıl ve ne yönden bakmak lazım gibi biraz felsefe içeren güzel makalelerini zevkle okudum. Üstad edebiyatınız ve anlatımınız oldukça iyi, tavsiyeleriniz dikkate alınıp uygulanılması gereken şeyler (benim kanımca) emeğinize, fikrinize sağlık.Saygılar
     
  3. DEMİRAT

    DEMİRAT Üyeliği İptal Edildi

    Kayıt:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    369
    parasız insan lüzumsuz insan,paranın büyüklügü kadar itibar,dostlugun arkadaşlıgın gücü paranın gücüne baglı,yazmakla bitmez,ben bunları yazdıgımda ısın hanım sems efendinin yazılarıyla eleştirecek ama,yasadıgımız bugunkü hayatta gecerli olan bu, kabul etmesekde doğru olmasada bu,düzen ve sistem insanlara kültürü,sosyal ilişkileri,akrabalık aile ilişkilerini altına üstüne getirdi,yozlaştık ve yozlaşmayada devam ediyoruz elimizde deyilcesine,nekadar avrupalı okadar insanlıgını kaybetmiş topluluklar,kendimize gelmemiz gerekirde geç kalındı sanırım,bu yazım genelleme,,,,bizim burada sanayide böyle kendini çok kaptıran insanlara uluorta bagırarak ortaya,ölümdeeee vaaarrrr ,,,diye bagırılır inan bunu espiriyle karısık bizim sanayide yapan çokdur
     
  4. Gökmen Tuncbilek

    Gökmen Tuncbilek Yeni Üye

    Kayıt:
    24 Ocak 2010
    Mesajlar:
    28
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    Almanya
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    Ne kadar dogru sözler,önerileriniz icin candan tesekkürler.