Fıkra ..

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında mehmet MORCU tarafından paylaşıldı.

  1. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Serçenin biri bir bahar günü dalgın dalgın uçuyormuş...
    Bir anda farketmiş ki, bir yolun bir metre üstünde uçuyor ve karşıdan da motorsikletli
    bir adam geliyor.

    Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar... ama nafile...
    Serçe 'çotaaank' diye kaska çarpıp düşmüş.

    Şimdi, motorcu sıkı bi hayvansever ya, doğal olarak hemen atlamış motordan;
    Koşmuş serçenin yanına.
    Serçe baygın yatıyor.. Kıyamamış, bırakamamış yolda; almış getirmiş eve.
    Eskiden kalma bir de kafesi var evde...

    Baygın serçeyi kafesin içine güzelce yerleştirmiş..
    Yanına da az biraz su, az biraz ekmek koymuş, vurmuş kafayı yatmış...
    Bizim serçe bir müddet sonra ayılmaya başlamıs..
    Daha tam seçemiyor ortalığı.. hafif bulanıklık var yani...
    Bir bakmıs ki parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde...
    Birden dank etmiş vaziyet:

    TÜHHHH .....laann motorcuyu öldürmüşüz ....!
     
  2. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    bir tane daha ...

    Papaz bakar şaraplar eksiliyor, takip eder ve Zangoç'un yaptığını
    öğrenir. Seslenir..
    - Zangoç efendi, uzun zamandır günah çıkartmıyorsun.
    - Doğrudur sayın peder işler işte der.
    Papaz
    - Olmaz öyle, gel bakalım kafese.
    Papaz sorar:
    - Papazın şaraplarını kim içoor?
    - Duyulmoor.
    - Yahu nasıl duyulmaz?
    - Duyulmoor işte.
    Papaz daha yüksek sesle:
    - Zangooooç, papazın şarapları kim içooor.
    - Duyulmooor.
    - Nasıl duyulmaz aramızda bir karış yok.
    - Buradan duyulmoor işte
    -Peki yer değiştirelim sen seslen bir de bakalım.
    Zangoç ve papaz yer değiştirirler. Zangoç ses denemesi için sorar:
    - Papaz efendi Zangoç'un karısını kim götüroor?
    Papaz cevap verir
    - Hakket duyulmoor .. !!
     
  3. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    BUDA ÇOK GÜZELL..


    Mail yanlış yere giderse....
    >
    >
    >
    >California da yasanmıs ve kayıtlara gecmiş bir olay dosyası : Adamın
    >biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada
    >bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat
    >yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... tam bu
    >sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni
    >dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini
    >düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi
    >yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür. Kime : Sevgili karıma
    >Konu : Yeni ulaştım. Tar ih:16 Mayıs 2008 Benden haber aldığına
    >şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail
    >gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın
    >senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.
    >Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir
    >yolculuk geçirirsin. Not : Burası çok sıcak.
     
  4. Tayfun Seyrekbasan

    Tayfun Seyrekbasan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    26 Aralık 2009
    Mesajlar:
    505
    Beğeniler:
    100
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    gercekten üçüde cok güzel miş paylasım için tesekkürler mehmet üstadım
     
    mehmet MORCU bunu beğendi.
  5. Hakan Karael

    Hakan Karael Site Müdavimi

    Kayıt:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    2.947
    Beğeniler:
    1.286
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Aprilia
    papaza ve serçeye bayıldım :):):)
     
    Taner.Karacocuk ve mehmet MORCU bunu beğendi.
  6. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    isterseniz devam edeyim hakan kardeşim yeterince yorum göremeyince beyenilmediğini düşündüm o yüzden devam etmedim..
     
  7. Tayfun Seyrekbasan

    Tayfun Seyrekbasan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    26 Aralık 2009
    Mesajlar:
    505
    Beğeniler:
    100
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok

    valla mehmet hocam gercekten güzel fıkralar devamını bekliyoruz
     
  8. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Bir kadinin uc tane kiz cocugu vardir. Tesadufen ucunede ayni zamanda talip cikar. Tek bir dugunle ucu de evlenir ve yuvadanucuuup giderler. Kizlarin hepsi de farkli sehirlere gitmislerdir..Anneleri, el bebek gul bebek buyuttugu kizlarinin evlilik yasamlariniÿ;Ancak ozellikle ask hayatlarinimerak etmektedir.Ancak kizlari yatak olaylarini acik acik anlatmaktan cekindikleriicin bir yontem gelistirirler: Kizlar annelerine, o gunku Hurriyet gazetesinde cikan gazete ilanlarina atifta bulunarak,ask hayatlari hakkinda, e-mail yoluyla bilgi vereceklerdir.Evliligin birinci haftasinda buyuk kizdan mesaj gelir. Mesajda ´RUFFLES´yazmaktadir.Kadin merakla Hurriyet gazetesini alir ve ilana bakar:´RUFFLES. HEM EGLENCELI, HEM DE DOYURUCU´ Kadin cok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye baslar. Bir sure sonra ortanca kizindan bir e-mail mesaji gelir:Mesajda ´MAXWELL COFFEE´ yazmaktadir.Hemengazeteyi eline alir ve ilani bulur:´MAXWELL... HER DAMLADA BUYUK ZEVK´Kadin yine cok mutlu olur ve bu kez kucuk kizindan mesaj beklemeye baslar.Uzun sure mesaj gelmezÿ; kadin tedirgin olur, ama beklemeye devam eder.Bekleyen dervis misali, en sonunda kucuk kizindan da bekledigimesaj gelir:´BRITISH AIRWAYS´.Kadin merak ve heyecanla Hurriyet gazetesini eline alir ve ilani okuduktan sonra dusup bayilir:
    ilanda şöyle yazıyordur ´BRITISH AIRWAYS.SUPERSONIC UCAKLARLA.HAFTADA 7 GUN.GUNDE 3 SEFER.USTELIK HER TARAFA.´
     
  9. Tayfun Seyrekbasan

    Tayfun Seyrekbasan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    26 Aralık 2009
    Mesajlar:
    505
    Beğeniler:
    100
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok


    gercekten çok iyi ya :):)):
     
    mehmet MORCU bunu beğendi.
  10. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Arabanın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.
    Adam arabayı kenara zor yanaştırır.
    Sonraki işlem malum...
    Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.
    Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
    Mazgal açılır gibi değil,
    Bijonlar görünmüyor bile.
    Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,
    çaresiz kaldırıma çöker.
    Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı
    penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
    - Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
    - Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
    - Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar.
    Hepsi 3 bijonlu olsun.
    Seni, 1 astikçiye kadar idare eder.

    Adam hemen denileni yapar.
    Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
    - Senin ne işin var tımarhanede?
    Cevap müthiştir....
    - Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil...!

    HAYAT ÇATLAK BARDAKTAKİ SUYA BENZER;SEN İÇSENDE BİTECEK İÇMESENDE.
    SEN HAYATI GÜZEL YAŞASANDA BİTECEK YAŞAMASANDA.
     
  11. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Malatya'lı çağdaş imam

    > > Celal Tilgen, Malatya'daki şeker Camii'nin imamı şeker Hoca. Ama bu lakabı sadece camiye borçlu değil.
    > > Vaazlarını laptopla veriyor. vaaz arası reklam alıyor.
    > > Vaazını 'Malatyaspor Galatasaray'ı yensin, amin' diye bitiren
    > > ama kimseden tepki almayan bir din adamı
    > >
    > > Şeker Hoca bir alem hoca : 'Peygamberimiz yaşasaydı cipe binerdi, zaten devenin de iyisine binmiş!' diyor.

    Teravih namazında eli boş gelen kadınlara :
    Televizyon programlarına börek çörek yapıp gidersiniz, buraya eliniz boş geliyorsunuz! ' diye takılıyor.
    >
    Şeker hoca Basın Yayın Halkla İlişkiler mezunu.
    Yaşını sorduğumuzda '52 modelim!' diyor.

    İşte sorular ve cevaplar:
    > > Cemaatiniz camiden taşıyormuş. Nedir bunun esbab-ı mucibesi?
    > > 'Zebanilerden, cehennemde kaynayan kazanlardan, cehennem ateşinde yananlardan bahsetmem. Cami korkutma yeri değil, sevdirme yeridir. Adam camiye zaten dert, ızdırap içinde geliyor. Bir de cehennemden mi bahsedeceğiz? '
    > >
    > > Camide promosyon uygulamanız varmış?
    > > 'Gelenleri caminin monoton havasından kurtarmak lazım. Camiye gelen çocuklara camiyi sevdirmek gerekir. Onlara sorular soruyorum, bilseler de bilmeseler de şehirler arası bilet, çeyrek, cumhuriyet altını veriyorum.'
    > >
    > > Camilerde niye devamlı ayakkabılar çalınır?
    > > ' Bizde ayakkabılar kaskoludur. Ayakkabısı çalınana ayakkabı alıyorum.'
    > >
    > > Hep böyle grand tuvalet mi giyersiniz?
    > > 'İslam dini cübbe, sarık, takke ve tesbihten ibaret değildir.
    > > Peygamberimiz sıcak iklimde yaşadığı için entari giymişti. Kutuplarda yaşasa öyle mi giyecekti?'
    > >
    > > Hurafeler ve batıl inançlara niçin bu kadar itibar ediliyor?
    > > 'Şiddetle karşıyım. Gidiyorlar türbelere, çaputlar bağlıyorlar, ' Al sana göbek, ver bana bebek!' bunlarla uğraşıyorlar. Malatya'da Keşaf Baba Türbesi var. Bir baktım kadınlar türbenin etrafında neredeyse içki kokteyli yapıyorlar. Yakını içki içen eline viski, şarap, rakı ne varsa mezara getirmiş. Şimdi bu adam kalksa bunları kovalasa haklı değil mi? Bunlar dini, takvim yapraklarında, cami diplerinde öğrendikleri için oluyor.'
    > >
    > > Cuma Namazının farzını kıldırıp cemaati gönderdiğiniz oluyormuş, niye?
    > > 'Bu memleketin 330 milyar dolar borcu var. Namazın farzını
    > > kıldırdıktan sonra; 'Haydi şimdi gidin çalışın, memleket düzlüğe çıksın!' diyorum.'
    > >
    > > Şeker Hoca devam ediyor:
    > > 'Şeker Camii'ne yalınayak gelinmesini yasakladım. Ayağında mantar, egzama, başka bir hastalık olabilir. İnsanlar o ayakla basılan yere secde ediyorlar. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı'na cemaate galoş giydirelim dedim. Henüz alamadım ama 1000 tane alıp koyacağım camiye.'
    > >
    > > ***
    > > 'Bir gün sabah namazı için camiye gelmiştim. Üstünde hırka olan birini gördüm ama çok karanlıktı, tanıyamadım.'Kimisiniz?' dedim, 'Turgut Özal'ım' dedi. O sırada Başbakandı. Korumalarını atlatıp gelmiş. Annesi Hafize Hanım'la tanıştırıp aile imamları olmamı, dini konularda onları yönlendirmemi ve yılda 5 kere hatim indirmemi istedi.
    > > 'Babam için 5 kere hatim indirmiyorum, ancak bir kere yapabilirim! ' dedim. '
    >>Peki öldükten sonra mezarıma 5 yıl boyunca gelip dua okurmusun?' dedi.
    > > 'Ya Amerika'da, Arabistan'da ölürseniz, nasıl geleyim?' dedim, onu da kabul etmedim.
    > > Ama 4 yıl boyunca Özal ailesinin aile imamlığını yaptım.'
    > >
    > > ***
    > > 'Bir zaman cami yeni yapıldığı zamanlarda 4 avize gerekiyordu. Halde çalışan birine; 'Sen camiye avizeleri getir, ben senin reklamını yapayım!'dedim.
    Cami doluyken cemaate; 'Namazın farzı kaç diye sorsam aranızda bilen olur, bilmeyen olur.
    Haydi ondan da vazgeçtim, abdestin farzını sorsam onu da bilen olur, bilmeyen olur..
    Ama
    > > kaliteli, ucuz sebze ve meyvenin hal binası No:47 Şahin Topaloğlu'nda satıldığını bilip oraya gidersiniz!' dedim.
    15 gün sonra avizeleri getirdi.
    'Hocam, gelen giden benim dükkanı soruyor, caminin başka
    ihtiyacı var mı?' diye sordu.'

    > > 'Bir ara dünya kupası maçı vardı. Birkaç rütbeli kişi teravih
    > > namazını da, maçı da kaçırmak istemiyordu. 'Hocam ne yapacağız?' diye sordular. 'Teravihe gelin, hızlı kıldırıp sizi maça yetiştiririm! ' dedim. Birkaç rekatı hızlı hızlı kıldırdım. Sonra biraz rolantiye almışım. Maça geciktiler.
    'Hocam ne yaptın? İyi gidiyordun,sonra birden yavaşladın?' dediler.
    'Yahu radara yakalandık! Görmediniz mi, cemaatin arasında Malatya Müftüsü vardı?' dedim.
     
    Hasan M.Mustafa, Alp eR ve Eren Göksel bunu beğendi.
  12. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    seve seve tayfun kardeşim bundan böyle bu forumu hergün güldüreceğim hiç merak etme sağlıklıkal..
     
  13. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."
     
  14. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan
    > > >>rahip yolda
    > > >>yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye
    > > >>kadar
    > > >>onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya biner ve
    > > >>bacak bacak
    > > >>üstüne attığında bacaklarının güzelliği ortaya çıkar.
    > > >>Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın
    > > >>kontrolünü
    > > >>kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ
    > > >>elini rahibenin bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der
    > > >>:
    > > >>"Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?"
    > > >>Utançtan
    > >kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye
    > > >>özürlerini
    > > >>sıralar.
    > > >>Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar
    > > >>dokunur
    > > >>vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile
    > > >>karşılık verir :
    > > >>"Rahip
    > > >>129. ayeti hatırlıyor musunuz ?"
    > > >>Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve "afedersin kardeşim,
    > > >>insanoğlu
    > > >>zayıf düşebiliyor" der.
    > > >>Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime
    > > >>söylemeksizin,
    > > >>ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur.
    > > >>Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak 129. ayeti açar
    > > >>okumak
    > > >>için 129. ayet şöyle demektedir : İleriye gidiniz, daha yukarlarda
    > > >>arayınız.
    > > >>Orada güzellikler
    > >bulacaksınız.
    > > >>
    > > > hikayeden çıkartılacak ders :
    > > >>Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde
    > > >>fırsatları
    > > >>kaçırabilirsiniz.
     
    Hasan M.Mustafa bunu beğendi.
  15. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    KOCANIN HASI SARHOŞKEN BELLİ OLUR :))‏

    Akşamdan kalma adam, büyük bir baş ağrısı ile sabah uyanmış.

    Zorlukla gözlerini açıp, yerinden doğrularak, şöyle bir etrafına bakınmış.
    Komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor..
    Yatağın ayak ucundaki sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmiş..
    Aspirinleri içerken, komodindeki not dikkatini çekmiş;
    'Sevgilim, günaydın. Kahvaltın mutfakta, ben alışverişe çıkıyorum, erken dönerim. Seni seviyorum'.

    Kalkıp, giyinmiş ve kahvaltı için mutfağa gitmiş. Bakmış oğlu oturmuş, kahvaltı ediyor.
    Masada da kendi servisi ve gazeteleri duruyor. Oturmuş, kahvaltısına başlamış ve oğluna sormuş;
    - Evlat, dün gece ne oldu, biliyor musun?
    - Evet, dün gece saat 3'ü geçiyordu, sarhoş olarak eve geldiğinde. Önce koridordaki sandalyeyi devirdin,

    ardından kustun, daha sonra da odanın kapısına kafanı çarptın, bir gözün morardı.
    Adam, şaşırmış vaziyette:
    - Anlayamadım. O zaman niye her şey temiz, kahvaltı hazır ve gazetem alınmış?
    - Onu mu soruyorsun. Annem seni sürükleyerek yatak odasına götürüp, pantolonunu çıkarmaya çalıştığında,
    'Bayan, beni yalnız bırakın, ben evli bir adamım'dedin
     
  16. Tayfun Seyrekbasan

    Tayfun Seyrekbasan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    26 Aralık 2009
    Mesajlar:
    505
    Beğeniler:
    100
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    paylasım için tesekkürler :):)
     
  17. SERVET

    SERVET Site Müdavimi

    Kayıt:
    20 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.786
    Beğeniler:
    607
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    BMW
    Paylasım için tşk ler arkadaslar
     
  18. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Çiftçi harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş. Öğleden sonra gökyüzünü kara kara bulutlar kaplamış
    - Allah'ım, ne olirsen ekinim gurumadan yagmurunu yagdirma..!
    - Allah'ım, birkac gün daha yagmurunu yagdirma, ne olirsen...
    diye dualar edip durmus. Ekini tam kurudu kuruyacak, akşam üzeri,
    son yarım saatte bardaktan boşanırcasına yağmur başlamış. Tüm ekini çürümüş. O hırsla eve gelmiş. Bir de bakmiş ki; eşeği de yıldırım çarpmış.
    Bu olay çiftçinin içine oturmuş ama bir şey de yapamamış. Zaman geçmiş. Ramazangelmiş. İlk gün niyetlenmiş. İftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıpyakmış. İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.
    - Nasil..? İllet oliysen şimdi değil mi..? demiş ve eklemiş :
    - Ölen eşşegi de gurbana saymazsam ********im..!
     
  19. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Ahirette sorgu sırasını bekleyen iki adam birbirleriyle konuşmaya başlar.
    ´Sen nasıl öldün?´ diye sorar birinci adam ötekine. ´Donarak öldüm..´ ´Kötü
    bir ölüm olsa gerek...´ der birinci adam ´ donarak ölmek nasıl bir şey?´
    ´Şey, başlangıçta çok rahatsız edici..´ diye anlatmaya başlar ikinci adam.
    ´titremeye başlıyorsun, bütün el ve ayak parmakların ağrımaya başlıyor. Ama
    sonrası, ölmek için çok sakin bir yol. Vücudun uyuşuyor, adeta boşluğa
    sürükleniyorsun, tipki uykuya dalmak gibi.. Peki ya sen? sen nasıl öldün
    bakalım?´ ´Kalp krizi geçirdim´ der birinci adam. ´Karımın beni
    aldattığından emindim. Bir gün beklenmedik bir saatte eve döndüm, yatak
    odasına koştum.. Karımı orada yapayalnız örgü örerken buldum. Sonra bodruma
    koştum ama kimseyi bulamadım. Ikinci katta da kimse yoktu. Sonra hızla çatı
    katına vardığımda kalp krizi beni buldu..Oracığa yığıldım ve öldüm.. Aynen
    böyle..´ Ikinci adam başını sallar ´Berbat birşey bu...´ der ´..sadece bir
    an mutfakta durup buzdolabına bakmayı akıl edebilseydin şimdi ikimiz de
    hayatta olacaktık.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  20. mehmet MORCU

    mehmet MORCU Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    zong/ereğli
    Motosiklet:
    BMW
    Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş. tamda Turkiye'ye tatile gideceği gün. aksilik bu ya...

    Ucağı kaçıracak, kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı ?!.. Hemen almış yerden, bir bakmış ki Leanardo di Caprio'nun pasaportu..

    "Ne olursa olsun" demiş ve şansını denemeye karar vermiş.
    Çıkarmıs Leonardo'nun fotografını, kendi fotografını yapıştırmış..
    Uçmus Türkiye'ye.
    Atatürk Hava Limaninda görevli gümrük memuru Temel in karşısına geçmiş.. Almış pasaportu eline Temel adamın ismine bakmış :
    ''Leonardo di Caprio", fotografa bakmış, bir zenci.
    Adama bakmış ayni zenci...
    Bir kaç saşkın bakıştan sonra Temel obur masaya seslenmiş,
    "Ula Cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı?"
     
    Şenol SEL bunu beğendi.