Gideceğin yeri bilmeden...

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yolculukların en keyiflisi; gideceğin yeri bilmediğin ve döneceğin yoldan gitmediğin yolculuktur.
    Her yol neticede bir yere çıkar. Bazen, ilk keşfedenin sen olduğunu düşündüğün, yeri göğü inleterek sarp kayalıklardan sularını bırakan bir şelaledir yolun sonu, şelalenin yolu değil sesi çağırmıştır seni… Bazen terkedilmiş görüntüsü verdiği halde birkaç haneyle terkedilmişliğe meydan okuyan yıkık dökük bir köydür, bazen de bir dağın yamacıdır, yolların bittiği patikaların bile olmadığı sarp bir kayalıktan ibaret. Yollar bir yerlere çıkar sonunda. Ve senin ulaştığın o yer aslında seni çağıran yeredir, senin yolundur ve sadece senin için önemlidir. Karşına çıkan her terslik, terslik değildir artık. Oyundur sadece; gücün sende olduğu, tersliklere meydan okuyup “hah hah haa… bak yine alt edemedin beni” diyebileceğin, kurallarını senin koyduğun, tek oyuncusu sen olduğun bir oyun. Üzerinde durup düşünürsen çok derin anlamlar çıkarırsın oyun haline gelen yolculuğundan. Sadece doğayı değil kendini keşfetmen için de bir kaynaktır “gideceğin yeri bilmeden” çıktığın yolculuklar. Hatta bir kere yetmez bir daha alıp başını gitmek istersin kendi meçhulüne, kendi keşfini yapmak, ulaşılmamışa ulaşmak üzere. Her ne yapıyorsan kendin içindir aslında. Bir kere kırdın mı zincirini sen bile durduramazsın kendini, engelleri yol yapar vurursun kendini yollara. Çıkılacak yolda en keyifli olan şey gideceğin yeri bilmemektir bence.
    Kendine bir iyilik yapıp sınırlarını zorlamışsan eğer; altında bir motosikletin ve sırt çantanda her daim bir pusulan vardır. Gideceğin yer için değil dönüşün için gereklidir o da. Eğer motosikletin yoksa öyle tesadüfî değil, tamamen bilerek ve isteyerek yolcusu olmuşsundur iki tekerli keşif aracının. Motosikletin selesindeki en fiyakalı yere de sen kurulursun. Dayanacağın kolçaklar bile vardır bazen. Olmasa da mühim değil. En rahatsızında bile hiç olmazsa partnerinin üzerine kapanırsın var gücünle. Kimisinde sırtını dayayabileceğin bir motosiklet çantası vardır, ama hiçbir zaman fazla güvenmezsin arkanda duranlara. Arkanda bırakacak düşüncelerin de yoktur, sonraki günlerin planını yapmadığın gibi geçen zamanı da sorgulamazsın çünkü. Anı yaşarsın. Anı yakalarsın olur biter. Gideceğin yeri değil, gitmekte olduğun yoldan aldığın hazzı yazarsın akıl defterine. Dönüşü olacaksa eğer dostlara anlatılmak üzere… Motosiklet demek paylaşım demektir bir bakıma.
    Keşfetmek için çıkılan yollarda seleyi paylaşan ikinci kişi olmanın hazzı da tartışılmaz. Yolun engebesiyle değil de doğanın sana sunduğu nice güzelliklerle ilgilenirsin. Her şeyin ötesinde gökyüzüne doyasıya bakmanın özgürlüğü senindir. Dünya ile iletişimin ise en zayıf noktada…
    Selenin devamı senin bölgendir, oradan başlar senin yolculuğun. Ne rahatlık önemlidir ne genişlik, üzerindeki ruhlar bir olsun yeter ki. Düşüncelerin, hayallerin, yalnızlığın vardır oturduğun yerde, yüksek sesle söylenmiş bir şarkıda bir çığlıkta saklıdır kimi zaman hislerin. Kafandan atmaya çalıştığın sorunlar, planını yaptığın harcamalar yoktur artık, yollar vardır sadece. İlerisinde neyi göreceğini bilmediğin, keşfetmenin heyecanını yaşadığın uzun kısa dar geniş yollar. Yollarda çukur mu vardır, üzerinden geçene kadar fark etmezsin hiç. Etrafa derin bakışlar, tek nokta vuruşları atarsın gözlerinle. Dağdaki mağarayı ilk keşfeden sensindir, seyahatin seyrinin değişmesiyse an meselesi. Bir bakmışsın oradasın… Altında seni tanımlayan bir motosikletin varsa keşfetmek için tek ihtiyacın olan bir çift gözdür aslında.
    Uçsuz bucaksız coğrafya atlasında kahverengi-yeşil-sarı gösterilen alanlarının en ideal keşif aracıdır motosiklet. Bir kere, seni yeryüzüne bağlayan iki tekerlekten ibarettir, temas noktası avuç içinde saklı… Öyle dört dörtlük değildir hiçbir şey, güveni de senin elindedir devamlılığı da. Bir kubbenin altını çok kişiyle değil sadece kendinle ve düşüncelerinle paylaşırsın. Kıpırtısız çöl sıcağında bile rüzgar sadece senindir. Bir de yolcu alabilirsin en çok aynı zevki paylaştığın… Beyninin bir yerlerinde unuttuğun keşfetme dürtünü açığa çıkartandır motosiklet. Ve en ideal keşif aracıdır…

    Bir ruh seçimidir motosiklet kullanmak, kullanmak kadar yolcusu olmak da bir ruh seçimi. Özgür ruhlardır motosikleti tercih edenler, sabit bir yere, bir düzene bağlı kalmak istemez, kendi kuralını uygular ve ısrarla meydan okur hayatın mecburiyetlerine. Hep bir kaçış vardır aklında. Gideceği yeri bilmesi gerekmez, döneceği yoldan gitmek istemez. Keşfetmeyi, gezmeyi, paylaşımı sever motosikletli. Dil-din-ırk ayrımı da yoktur, ortak bir tutkudur çünkü yaşadığı. Dünyanın neresinde olursa olsun herkes dosttur ona, o herkese dost. Motosikletli hayat başkadır işte. Kim ne derse desin. Motosikletle hayat bir başka…



    Sema BALABAN GİST'ten alıntıdr.
     
  2. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    paylaşım için teşekkürler.
     
  3. Özgür

    Özgür Site Müdavimi

    Kayıt:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4.480
    Beğeniler:
    1.302
    Şehir:
    Trabzon
    Motosiklet:
    Yamaha
    teşekkürler Şenol abi.
     
  4. SERVET

    SERVET Site Müdavimi

    Kayıt:
    20 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.786
    Beğeniler:
    607
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    BMW
    Paylasım ıcın tşk ler senol abı
     
  5. Emre PALAK

    Emre PALAK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    549
    Beğeniler:
    201
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    Teşekkürler Şenol Abi. "Hep bir kaçış vardır aklında" cümlesi benim için tüm yazının özeti oldu.
     
  6. yunus tek

    yunus tek Üye

    Kayıt:
    4 Eylül 2009
    Mesajlar:
    47
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    Adana
    duyguları harekete geçiren paylaşımınız için teşekkürler