iskenderun - samandağı (çevlik) gezisi...

Konu, 'Güney Doğu Anadolu Bölgesi Gezi ve Turları' kısmında Ali Emre Sakarya tarafından paylaşıldı.

  1. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    aslında akdeniz bölgesi gezisi sayılabilir bu yaptığım ama çıkış noktam güneydoğu olduğu için buraya yazmaya uygun gördüm...

    geçtiğimiz haftasonu, önümüzdeki bir buçuk ayda iş, eğitim vb. nedenlerle haftasonları dahil boş zamanım olmayacağı için, daha bir hafta önce maraş-adıyaman gezimi yapmış olmama rağmen yerimde duramadım ve km olarak uzun ama gezip gördüklerim konusunda çok da uzun olmayan bir gezi gerçekleştirdim. bu geziyi yapmanın nedenlerinden biri de güneydoğuda yaşayan trabzonlu bir adamın belirli bir süreden daha uzun, denizden ve getirdiği keyiften uzak kalamaması oldu. :D

    cumartesi sabahı rotamı viranşehir'e en yakın deniz kenarına çevirdim, yani iskenderun'a. sabah elimde olmayan nedenlerle biraz geç bir saatte, öğleden önce 11 gibi yola koyuldum. viranşehirden urfaya doğru 60 km yol aldıktan sonra urfa-adana otabanına girdim ve iskenderun'a kadar otobandan ayrılmadan ufak tefek benzin ve dinlenme molaları vererek ilerledim. ilk defa bu kadar uzun bir süre ve mesafeyi otobanda geçirdim ve bundan öğrendiğim tek bir şey var: otobanlar sıkıcıdır! tamam, doğru konforlu ve rahat ilerliyorsunuz, yüksek ve sabit bir hızda ilerleyebiliyorsunuz ancak bir yerden bir yere ulaşmak dışında başka hiç bir şey yapamıyorsunuz ve bana göre "gittiğim yol" vardığım yer kadar önemli! :D ne yazık ki zamanım kısıtlı olduğu için bu gezide en kısa zamanda iskenderun'a ulaşmak adına otobandan ayrılamadım (yola geç çıkmamın da bunda etkisi var).

    iskenderun'a kadar otobanda ilerlediğim için akşam saat 5.30 sularında iskenderun'a ulaştım ve şehir içi ufak birkaç tur atıp etrafa bakındım. iskenderun çok sevimli bir şehir, güneydoğuya deniz kenarında biraz ara vermek iyi geldi. ufak şehir turumdan sonra öğretmenevine yerleştim ve yeni tanıştığım oda arkadaşımla kaynaşarak (melih'e eğer okuyorsa çok selamlarımı iletiyorum buradan) :)D) sahilde öğretmenevinin hemen karşısındaki mekanda deniz manzarası eşliğinde akşam yemeği işini hallettim. sahil turu ve çok keyifli bir muhabbetten sonra akşam 12 gibi yatış zamanı gelmişti. melih'in gezilecek, görülecek yerler konusundaki eşsiz tavsiyeleri üzerine sabah bu sefer gerçekten erken kalkıp arsuz ve samandağı tarafına gitme niyetim var...

    fotoğraf çekmeyi unuttuğum ya da üşendiğim bir zaman dilimi oldu bu. onun için, çok da güzel olmayan, gece ve gündüz öğretmen evi manzarası fotoğrafları dışında pek bir şey koyamıyorum...

    [​IMG]



    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    öğretmen evinin önünde motosiklet park alanı vardı. benim TA için çok ideal bir alan değil belki ama düşünce çok hoşuma gitti. :D
     
    Onur Filiz bunu beğendi.
  2. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    sabah 7 buçuk gibi kahvaltıyı halledip, saat 8 buçuk gibi yola çıkıyorum. ilk durağım olan arsuz'a sakin ve keyifli bir şekilde manzara seyrede seyrede ulaşıyorum. arsuz sevimli bir tatil kasabası...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    bir trabzonlu için derede kayık olmaz, kayık olursa dere olmaz! :D

    arsuzda biraz dinlendikten sonra samandağına doğru yola çıkıyorum. bu noktada birçok haritada olmayan ama çevre halkının söylediği ve navigasyonumun da kabul ettiği bir yolu kullanarak kimi zaman sahil kenarından kimi zaman da dağlara arasından geçerek samandağına ulaşmaya niyetim var.

    *

    ilk başta kıyıdan içeri doğru ilerliyorum:

    [​IMG]

    [​IMG]

    *

    daha sonra sahil şeridinde kendimden geçiyorum :D

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    *

    daha sonra da dağların arasında kayboluyorum:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    dağların, muhteşem çam kokusunun ve eşsiz manzaraların arasında kaybolduktan sonra kale köyüne ulaşıyorum. buradan sonra biraz daha dağların arasında kaybolup sahil şeridine ulaşıcam ve toprak yol üzerinden samandağı tarafına ilerleyeceğim.

    yoluma devam ediyorum ve deniz kenarında toprak yolda ilerliyorum. bu güzelliklerde mest olduktan bir kaç km sonra dağ ile deniz arasında kalarak keyfime keyif katacağım bir bölüme geleceğim.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]

    karşıda görünen binaların alt kısmında, hayatımın ilk sudan geçiş deneyimini yaşıyorum. heyecanlıyım. geçmeden önce biraz şaşkın şaşkın bakındım etrafıma, ben buradan nasıl geçerim acaba diye! hatta orada oturan amcalar, geç geç bir şey olmaz diye seslendiler! :D gerçi sonradan öğrendim ki bu daha hiç bir şey değilmiş!
     
    Onur Filiz bunu beğendi.
  3. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    devam edelim...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    hayatımda çok az yoldan bu kadar keyif aldım ve gezilerimde ilk defa bulunduğum bir yerden ayrılmak, geri dönmek, başka bir yere gitmek istemedim. aşağıda gördüğünüz resimlerdeki parkurda imkanım olsa hayatımın geri kalanını geçiririm! o kadar yani. sadece kayalar ve deniz...

    bozuk olan fotoğraf makinemi sonunda kendi kendine çekebilecek kadar tamir edebilmeyi başardım ve bu kareyi yakaladım...

    [​IMG]

    bu çalışmama "memleketini özleyen ve gidemediği için bir başkasının memleketinde kendi memleketini arayan, bulabildiği en benzer yere de kendi memleketiymiş gibi davranıp iç geçiren adam portresi" ismini veriyorum. :D

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    dağlar ile deniz arasındayım, arada kenarlardan taşlar düşüyor. sessiz, sakin ve sadece deniz kokusu!... :D

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    nöbet kulelerine istinaden muhtemelen terkedilmiş bir karakol olduğunu düşündüğüm bina. yolda tek tük binalara denk geldim... fotoğrafın kenarında, yolun üzerinde gördüğünüz kayalar, dere yatağı üzerinde yolun iki tarafı çökmüş olduğu için yolu kapatmak için koyulmuş. dalgınlığıma geldiği için hiç istifimi bozmadan yolun ortasından geçtim. sonra da yolun iki tarafının çökmüş olduğunu ve ben geçerken tamamen çökme ihtimali olduğunu da düşününce "aferin" dedim kendime!

    [​IMG]

    bu muhteşem parkurda yoluma devam ediyorum. samandağına yaklaştıkça, gezmeye ve balık tutmaya gelen insanların sayısı artıyor. karşıma 4. ve son su geçişim çıkıyor. garip bir şekilde her defasında sudan geçmem gereken mesafe artıyor.

    [​IMG]

    suyun ortasında dikilen arkadaşlar ben bu fotoğrafları çekmek için durduğumda şu anda durdukları yerde değillerdi. ben fotoğraf çekerlerken, suya girip oynamaya(!) başladılar. ben fotoğrafları çekip karşıya geçmeye başlayınca da herhangi bir kaçınma tepkisi göstermediler. ben de dolayısıyla belirli bir hızda yanlarından geçmek zorunda kaldım. ne yazık ki biraz ıslandılar ve biraz bağırdılar! tabii yaklaşık otuz santimlik bir sudan geçtiğini gördükleri biraz büyükçe bir motosikletin onlar orada dikilirken ne yapmasını beklediklerini de çok merak ediyorum doğrusu! yahu adam çekilsene kenara, görüyorsun geliyorum, ne yapmamı bekliyorsun, suyun içinde durmamı mı!

    [​IMG]

    dere yatağının genişliğini görünce kışın buradan nasıl bir suyun aktığını merak ediyor insan...
     
  4. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    sonunda samandağına ulaşıyorum, daha doğrusu yanlış hatırlamıyorsam eğer ismi çevlik olan ve samandağının sahil kesimi olarak kabul edilebilecek yere ulaşıyorum. aylardır taze deniz balığı da aşederdiğim için (buradan fırsat bulmuşken halen daha hamsili pilav borcunu ödemeyen bir tanecik anneciğime de borcunu hatırlatayım! :D) kendimi gözüme en çekici gelen mekana atıyorum.

    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    vikipedia'da yaptığım araştırmadan sonra bu heykelin niye burada olduğu daha anlaşılır oluyor:
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Samandağ
    "samandağı kumsalları, nesli tehlikede olan Chelonia mydas (yeşil kaplumbağa) ve koruma altına alınmış Caretta caretta (iribaş kaplumbağa) türü deniz kaplumbağalarının önemli yumurtlama-üreme alanlarından biridir."

    [​IMG]

    bu fotoğraf aslında yemekten sonra çekilmiş olduğu için hafif göbek var tabii! :D

    [​IMG]

    gelelim yemek faslına, bir adet çupra, salata ve meze tabağı söylüyorum. bir yerlerden hatay'ın mezelerinin çok güzel olduğunu duymuştum. mutlaka test etmem gerekiyor bu teoriyi! :D

    [​IMG]

    ilk başta salata ve mezeler geliyor. teori onaylandı. açıkçası mezeleri yerken parmakların birkaçını da kaybettim! o kadar yani! :D hele humus denilen şey nasıl güzel bir şeymiş öyle, öğrenmiş oldum. bundan sonra her bulduğum yerde kilo ile humus yemek farz oldu! :D

    [​IMG]

    [​IMG]

    ve çupra! denizden yeni çıkmış (sabah), tazecik, gencecik ve kocaman bir çupra! dişlerini görünce kızarmış olmasına rağmen ilk başlarda "ya ısırırsa" diye bir tırstım, sonra ya Allah deyip yumuldum! :D ayıp olmasın diye sofranın boş halinin fotoğraflarını koymuyorum, sizin hayal gücünüze bırakıyorum... :D:D

    mekandaki ilgi, alaka, sıcakkanlılık on numara. yolunuz düşerse, tavsiye ederim. salaş görünen bir mekandan bile ne lezzetler çıkabileceğine dair güzel bir örnek...

    karnımı güzelce doyurup, biraz keyif yaptıktan sonra bir kaç yüz metre uzağımda olan seleukeia pieria (günümüzde çevlik olarak adlandırılan yerin tarihi ismi) antik şehrinin günümüze kalan nadir yerlerinden ikisi olan vespasianus-titus tünelini (kısaca titus tüneli olarak yazıcam) ve beşikli mağarayı görmek için yola çıkıyorum.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    tünele ve mağaraya çıkan yoldan manzaralar...

    burası anlatması bir hayli zor bir yer. herkesin gidip görme şansı olsa keşke. efes dahil türkiyedeki birçok antik kenti görme şansı buldum, ancak çok azı beni (bu kadar az şey kalmış olmasına rağmen) burası kadar etkileyebildi. deniz havası çarptı herhalde! :D

    [​IMG]

    girişte ana yol sayılabilecek yolu takip etmek yerine sol taraftaki bir geçide kıvrılıyorum ve karşılaştığım manzara bu!

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    insanlar arasındaki farka bir örnek: kimi binlerce sene sonra halen daha ayakta duracak eserler bırakır, kimi o eserleri kirletmekten başka bir şey bırakamaz geriye!

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    yahu, senin benim gibi kanlı canlı insanlar yaşıyordu burada! yüzlerce sene önce hem de!

    [​IMG]

    [​IMG]

    bu su yolu titus mağarasının yukarılarından başlayıp girişe kadar uzanıyor...
     
  5. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    [​IMG]

    tarihle tarım içiçe... :D

    [​IMG]

    yöre halkı, gelen turistler sayesinde kendilerine ek bir gelir sağlamışlar, çok da cana yakın ve içtenler...

    [​IMG]

    bu arkadaşda methini duymuş tarihi şehrin ve ziyarete gelmiş, biraz dinlenmek ve atıştırmak için mola verdiği sırada tanıştık... :D (evet, doğru okuyorsunuz, sıcak başıma vurmuş ve eşekle konuşuyorum! :D:D)

    [​IMG]

    [​IMG]

    daha yolun başlarında karşılaştığım, güzide insanlar. elimdeki montu, kaskı ve çantayı görünce o kadar yolu gitme onlarla canın çıkar bırak buraya bir şey olmaz dediler. ben de teşekkür edip bıraktım. hakikaten yol boyunca taşımam imkansız olurmuş malzemeleri. görümce(solda) ve gelin(sağda)(özellikle kimin kim olduğunu belirtmemi istediler! :D) son zamanlarda karşılaştığım en renkli insanlar. dönüşte uğrayıp bir yorgunluk ayranı ve çayı içerken :)D) muhabbetleriyle kırıp geçirdiler beni gülmekten...

    [​IMG]

    titus tüneline ulaşıyorum. elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım ama görmeden olmaz diye de not düşmeyi unutmayayım...

    [​IMG]

    [​IMG]

    tünelin girişindeki taş köprü. hemen arka tarafından tünele iniliyor. bu güzergah turistler için yapılmış güzergah. isteyenler en aşağıdan dere yatağı üzerinden de (biraz çetrefilli de olsa) tünele ulaşabiliyor.

    [​IMG]

    burası tünelin bugünki girişi sayılabilecek yer, taş köprünün hemen önü...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    zifiri karanlıkta çekilmiş bir fotoğraf. flaş sayesinde çekebildim ancak makineyi odaklayamadım bir türlü. tünelin insan yapımı olduğunun çok güzel bir kanıtı...

    [​IMG]

    yılanları hiç sevmem, benden önce sevmeyen birisi daha geçmiş anlaşılan...

    [​IMG]

    su yolu buralardan bir yerden başlıyor...

    [​IMG]

    burası gözün olduğu bölüme giden yol, geçiş karanlık ve biraz kaygan. dikkatli bir şekilde geçmek gerekiyor, geçiş için yapılmış özel bir yol yok çünkü. kimi zaman yandaki su kanalının üzerinden, kimi zamanda kayaların üzerinden yürüyerek geçmeye çalışıyorum. ilk seferinde cesaret edemiyorum. her motosiklet sürücüsünün yanında mutlaka olması gereken anahtarlık olarak kullandığım küçük ama 80 lümen ışık verebilen el fenerimin pili azalmış, yeterince aydınlatamıyor. sonra ne kadar ihtiyatlı bir adam olduğum geliyor aklıma! :)D) çantamda en az iki adet yedek pilim var! pili değiştirerek cesaretimi topluyorum ve ışığa doğru yürüyorum! :D

    [​IMG]

    burası gözün olduğu bölüm, geldiğim tünel görünüyor...

    göz şekli ile ilgili şu açıklamayı bulabildim en fazla:
    http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=titus tüneli
    insanoğlunun şahaserlerinden bir tanesi. kral vespasianus, tünelin giriş ve çıkışına birer tane göz resmi yaptırmış. tünel inşa halinde iken işçileri izlemek ve onlara ''gözüm üstünüzde'' mesajı vermek için. tünelin içinden akan buz gibi bir su var. dört mevsim saf ve temiz akıyor. cennet ırmaklarından gelir gibi. civarda gezerken tüyleriniz diken diken oluyor. azmin ve gücün verdiği hazzı hissediyorsunuz. tek kelime ile büyüleyici.

    [​IMG]
    tarihe izlerini bırakan insanlar, halen daha varolabilen bir şey bırakmak geriye!...

    tünelde kurbağa ve yengeçler vardı ama fotoğraflarını çekmeme fırsat vermediler! :D
     
  6. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    titus tünelinden çıkıp beşikli mağaraya doğru yol alıyorum.

    beşikli mağara mezar anıtı...
    (fotoğraflar pek düzgün değil ama genel bir fikir vermesi için koydum)

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    taştan oyulmuş merdivenler, bir insanın eliyle, sabır ve dirayet içinde; tamamı olmasa da büyük bir kısmı kalmış geriye...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    bir zamanlar burada insan bedenlerinin olduğunu düşünmek tüyler ürpertici!...

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    *

    bulunduğum tepeden birkaç manzara fotoğrafı ile gezimin görsel kısmı sona eriyor...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    beşikli mağara mezar anıtından çıkıp, kaskımla montumun bulunduğu yerde dinlenirken saat 3'e yaklaşıyordu. yaklaşık iki saat boyunca gezmişim, fotoğraf çekmişim ve kendimden geçmişim! :D

    daha gidilebilecek yerler var ancak viranşehir'e dönmem gerekiyor çünkü ertesi gün iş var. önümde 500 km civarı bir yol olduğu için daha fazla vakit kaybetmeden yola çıkıyorum. antakyadan geçerek, kırıkhan'ın oldukça keyifli dağ geçitlerinden iskenderun'a ulaşıyorum ve otobana giriyorum...

    antep'e kadar iyi sayılabilecek sabit bir hızda benzin molaları dışında durmadan ilerliyorum. antep'i geçtikten sonra şartlar biraz zorlaşıyor. bir tepeden aşağı ovaya doğru baktığımda karşı taraf tamamen karanlık ve şimşekler çakıyor. urfaya bütün gün yağmur yağmış. hemen uygun bir yerde mola vererek yağmurluğumu giyiyorum. önümde 250 km civarı bir yol var. arada yağmur yiyerek, ıslak bir asfaltta urfa-viranşehir arasındaki duble yola kadar ilerliyorum. hızımı biraz düşürmek zorunda kaldığım için tahmini varış saatim 1 saat kadar uzuyor. yağmurun sırılsıklam ettiği asfaltta, otobanda, motosiklet sürmek yeni aldığım tcx-goretex botlarımın su geçirmezliğini test etmek için de iyi bir fırsat oluyor. sonuç, evet, su geçirmiyor. kısa boğazlı olmasına rağmen, ayaklarım ne üşüdü ne de ıslandı...

    duble yol trafik nedeniyle kurumuş durumda ve yağış yok ancak bu sefer de rüzgarla karşı karşıyayım. hayatımda bu kadar kuvvetli bir rüzgarda motosiklet sürdüğümü hatırlamıyorum. istanbulu bilenler için şu şekilde örnekleyeyim, anadolu yakasından karşıya geçerken, belirli zamanlarda özellikle çevre yolundan 1. köprüye dönülen yol bir nevi boğaz olduğu için döndüğünüzde bir anda şiddetli bir rüzgarla karşılaşırsınız. işte o, istanbulda birçoğumuzu rahatsız eden rüzgar burada yediğim rüzgarın yanında esinti gibi kalıyor! :D

    duble yolda çalışma olduğu için yaklaşık 20 kmlik bir bölümü gidiş geliş şeklinde. tam solumdan neredeyse 90 dereceden rüzgar yiyerek ilerliyorum. düz yolda viraja girer gibi gidiyorum çünkü başka bir şansım yok. motosiklet tahmini 30-40 (kimi yerde daha fazla) derece bir eğimle sola yatmış durumda. hatta varolan bir iki virajı sadece motosikleti asfalta düzleyerek alabildim, viraja doğru yatmama gerek kalmadı. birkaç kez motosikletin ayaklarımın altında sağa savrulduğunu hissettim ve sağ banketin genişliği sayesinde herhangi bir sıkıntı yaşamadan toparlayabildim. yol gidiş geliş olduğu için karşı şeritten geçen tırların rüzgarı bir kaç saniyeliğine kesmesi ve bir anda bütün o kuvvetin tekrar üzerime bocalanması da yüzlerce defa bale yaparmışcasına yalpalamama neden oldu. durup rüzgarın dinmesini bekleme şansım da yoktu çünkü biliyorum ki sabaha kadar durmayacaktı (durmadı da)...

    duble yolun yapılmış kısmına gelince, tırların yarattığı türbülanstan kurtularak sadece rüzgara karşı ilerlemeye devam ettim. TA'nın verdiği güven ve biraz ihtiyatlı olmam sayesinde bir aksilik olmadan öngördüğümden geç de olsa saat akşam 10'u geçerken viranşehirdeki evime ulaşmıştım. toplam 1056 km yol yapmışım. yorgunum, rüzgardan dolayı sarsılmışım ama mutluyum ve huzurluyum...

    sürç-i lisan ettiysek affola...

    not: hastalığım nedeniyle kafamı toparlamakta zorlanıyorum. umarım kopukluklar olmamıştır ve saçmalamamışımdır...
     
  7. Yilmaz.Turac

    Yilmaz.Turac Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    100
    Beğeniler:
    41
    Şehir:
    viyana
    Motosiklet:
    Honda
    Temmuzda oralardayim özledimm, sagul paylasim icin...
     
    Ali Emre Sakarya bunu beğendi.
  8. Ethem Doğru

    Ethem Doğru Site Bağımlısı

    Kayıt:
    8 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.112
    Beğeniler:
    399
    Şehir:
    Kartal İstanbul
    Motosiklet:
    BMW
    güzel paylaşım için teşekürler.
     
    Ali Emre Sakarya bunu beğendi.
  9. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    rica ederim. temmuzda tekrar gitme niyetim var, dilerseniz, uygun olursa görüşebiliriz...

    rica ederim... :)

    not: 400'üncü mesajım olmuş, hayırlı uğurlu olsun! :D
     
  10. Hakan.Ulukavak

    Hakan.Ulukavak Moderator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    4 Ocak 2011
    Mesajlar:
    1.219
    Beğeniler:
    504
    Şehir:
    ankara/polatlı
    Motosiklet:
    Honda
    Güzel bi gezi. Arsuzu, samandağı ben de gördüm, ama tarihi eserleri gezmemiştim. O civarda daha gezecek çok yer var. Samandağa yakın bi köy var mesela, tepelere doğru. Orda çok çok yaşlı ve devasa bi ağaç var, millet dilek falan diliyor. Köyün adını hatırlamıyorum. Ayrıca o yıkık karakolun oralardan içeri doğru yol var, ve tepelere doğru tam enduroluk bisürü gezecek yer var.

    O civarların hem doğası güzel, hemde tarihi eserler oldukça çok.
     
  11. Onur Filiz

    Onur Filiz Moderator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    8 Ekim 2009
    Mesajlar:
    2.731
    Beğeniler:
    809
    Şehir:
    KIRKLARELİ/VİZE
    Motosiklet:
    Hyosung, Mondial
    bu güzel geziyi ölümsüzleştirip bizle paylaştığın için tşkler
     
  12. Yilmaz.Turac

    Yilmaz.Turac Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    100
    Beğeniler:
    41
    Şehir:
    viyana
    Motosiklet:
    Honda
    400 üncü msj hayirli olsun :)

    Ben motorsuz orada olacagim tatil kisa oldugu icin ucakla geliyorum bu sene ev ziyaretleri falan filanla gececek sanirim ama ayni tarihler arasinda oradaysam ve akrabalar izin verirse :) (malum senede bir) tabiki görüsmek isterim..

    bu arada iskenderun/arsuzluyum...
     
  13. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    daha gidecek çok yer var ama ne yazık ki zamanım yetmiyor. mesela harbiye var var antakyaya yakın, çok niyetlendim ama gidemedim. iki günlük haftasonu tatiline bir gün daha ekleyebilsem eksikleri tamamlayabilirim ama öyle bir şansım yok. nemrut gezisinde de eksik kalan yerler oldu. maraşda şehir dışında hiç bir yer göremedim vb... gidip gelip, eksikleri tamamlamaya çalışıcam... :D

    rica ederim... :D

    eh görüşemezsek bile bir arsuzlu olarak kılavuzluğundan yararlanırız artık... :D
     
  14. Özgür

    Özgür Site Müdavimi

    Kayıt:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4.480
    Beğeniler:
    1.302
    Şehir:
    Trabzon
    Motosiklet:
    Yamaha
    Keşke benim de endurom olsa da dağ taş gezsem. :D
    Paylaşım için teşekkürler.
     
  15. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    rica ederim, özgür. bir şeyi kırk defa dersen olurmuş derler! sen de böyle diye diye bir enduro alıcan sonunda... :D:D
     
  16. Yilmaz.Turac

    Yilmaz.Turac Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    100
    Beğeniler:
    41
    Şehir:
    viyana
    Motosiklet:
    Honda
    Herzaman...
     
  17. Güven

    Güven Üye

    Kayıt:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    53
    Şehir:
    hatay
    Motosiklet:
    Yamaha
    ağacın olduğu köy hıdırbey köyü 1000 yıllık musa ağacı var orda yaşlıların olduğu köy ise türkiyedeki tek ermeni köyü olan Vakıflı köyü
     
  18. Güven

    Güven Üye

    Kayıt:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    53
    Şehir:
    hatay
    Motosiklet:
    Yamaha
    ben samandağlıyım br kaç kere iskenderun samandağ turu yaptım motorla daha keyif alabileceğin yerler fotolarım mevcut ama paylaşamadım sen paylaşmasın. paylaşımın için teşekkürler