Japonya Amerika Pearl Harbour ve biz‏

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    TARİHİN İÇİNDEN DÜŞÜNDÜREN BİR ÖYKÜ !!!

    Pearl Harbour'u bilirsiniz herhalde.. Bilmeyenlere de geçen yıllarda filmi öğretti. Japon uçakları amerikan donanmasını bir sabah ansızın bastılar ve tam 96 zırhlıyı batırdılar...

    Oysa Hawaii'deki bu limanda, 97 donanma gemisi vardı..

    Birine dokunmadılar. .

    Niye?...

    Çünkü o geminin tepeden bakılınca bembeyaz görünen güvertesinde bir kızıl haç vardı... O hastane gemisi idi... Bombalar ve kamikazelerle dalan Japon uçakları hastane gemisine dokunmadılar. Çünkü o gemi orada, öldürmek değil, yaşatmak için demirliydi..

    Adi Solace...

    Türkçesi: Teselli... Üzüntü azaltan...

    Solace savaş boyu Amerikalı annelerin üzüntüsünü azalttı.
    Tam 25 bin genci ölümden kurtardı, Amerika'ya taşıdı... Ülke limanlarına her gelişinde, umutla umutsuzluk karmaşasındaki kafaları ile anneler iskeleye koştular...
    "Benim oğlum da geldi mi?.."
    Savaş sonrası hayatlarını Solace sayesinde kurtaran gençler bir dernek kurar ve bir madalya yaparlar... Üzerinde Solace'nin kabartması olan bir madalya... Ve bunu gururla takarlar...

    Devlet rahatsız olur...

    İkinci Dünya Savaşı'ndan böyle savaş karşıtı bir sonuç çıkar mı?..

    Solace gemisini yok etmeye karar verirler...

    Gemi sapasağlam... Pırıl pırıl... Jilet olur mu?..

    Savaş sonrası yere serilmiş ekonomi her dolara muhtaç... Uzak bir ülkeye satarlar.. Makyajını değiştirip bambaşka bir amaçla kullanması için...

    O uzak ülke Türkiye...

    Yok yahu!..

    O gemi, ünlü "Ankara"!..

    Hastane gemisinden transfer Gezi Gemisi Ankara...

    Vay canına!..

    Türkiye, bugün Amerikalılar için belki de hac yeri olacak, Gelibolu'nun Anzaklar'ı çektiği gibi bir turizm
    anıtına dönüşebicek Solace'nin kıymetini bilmez..

    Şefik Kaptan'la yaptığı Avrupa seferleri dillere destan olan Ankara gemisi sonunda ihtiyarlar ve jilet yapılmak üzere hurdacılara teslim edilir...

    1980'li yılların başında Ankara gemisi , İzmir'de sökülürken, yılların söktüğü bir eski anıt da İstanbul'da dikilmektedir.

    Haliç Tersanesi'ndeki Çorlulu Ali Paşa Camisi'nin şadırvanı...

    Restorasyon gelir çatıda takılır...

    Çatıkurşun...

    Kıtlık yılları..

    Kurşun yok...

    Etibank dahi geri çevirir...

    "Kurşun yok..."

    Şadırvan çatısız kalacak...

    Dört bir yana duyururlar..


    "Kimde kurşun varsa..."

    Aliağa'da Ankara'yı söken hurdacılardan haber gelir...

    "Gelin bizde var,alın..."

    Bre aman...
    Gemide kurşun olmaz... Ankara gemisinde niye olsun... Çaresizler ya... Gider bakarlar...

    Gerçekten Ankara'nın sayısız kamaralarından biri, tamamen kurşunla kaplı...

    Niye?... Çünkü burası Solace'nin röntgen odası... Radyasyonun dışarı sızmaması lazım...

    Şimdi yolunuz Haliç'e düşerse, Çorlulu Ali Pasa şadırvanından bir tas su içerseniz, ya da yüzünüze iki avuç su atarsanız serinlemek için, unutmayın...

    Çatısına da bakın... Orada, ikinci Dünya Harbi'nde, Pearl Harbour'da Japonlar'ın batırmadığı tek gemiden bugüne kalan son izleri göreceksiniz. ..
     
    Tayfun Seyrekbasan, o.somuncu ve Erol bunu beğendi.