Kask Ömrü

Konu, 'Motosiklet Kaskı' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Neden Kaskın Raf Ömrü 5 yıldır ?

    Çünkü kaskın taşıyıcı özelliğini sağlayan-dış kuvvetlere karşı koyan dış kabuktur. Bu kabuk plastik (göstermelik kasklar) dışındaki hemen hemen tüm kasklarda elyaf malzeme ve bu malzemenin bir arada durmasını sağlayan bağlayıcı maddeden oluşur.

    Elyaf malzeme genelde cam elyafı yada karbon elyaf gibi liflerden oluşur bu malzemeler çok yüksek gerilmelere dayanıklı malzemelerdir bu malzemelerin bir arada durmasını ve bir forma girmesine ise genelde reçine diye adlandırılan bağlayıcı malzemeler ile sağlanır.
    Örneğin çoğunuzun bildiği epoksi (iki malzemeli; reçine+hızlandırıcı) yapıştırıcılar bir reçinedir.

    Bir kalıp üzerinde katmanlı olarak elyaf malzeme reçine ile yapıştırılarak kaskın kabuğu oluşturulur.
    Elyaf kask kalıbı üzerinde çok sayıda katman halinde oluşturulurken aynı zamanda aralarında boşluklar oluşmaması için basınç uygulanır.

    Kaskın kabuğunun malzemesinin zarar görmemesi için boya ve vernik ile kaplanır, estetik olarak süslenir.

    Bağlayıcı malzemeler sıvı halden katı hale geçerken geçirdikleri kimyasal reaksiyonlarına devam ederler bir süre sonra (5 yıl) bağlayıcı malzeme artık ilk baştaki mukavemet özelliklerini gösteremez.

    İŞTE O YÜZDEN HİÇ BİR DIŞ ETKENE MARUZ KALMASA DA KASKLAR 5 YIL SONRA İLK ZAMANLARINDAKİ GERİLİMLERİ TAŞIYAMAZ HALE GELİR BAŞKA BİR İFADE İLE ARTIK KORUYUCU ÖZELLİKLERİNİ YİTİRİRLER.

    Not: 5 yıl sonra da kask dış darbelere karşı koruma görevindedir dikkat ! ancak istenen değerlerde değildir. İstenen değerler güvenlik standartları olarak tanımlanan değerlerdir.

    Kask rafta iken yada kullanılırken onun ömrünü azaltan en önemli unsur güneş ışınlarıdır. Güneş ışınları derinlemesine bağlayıcıların kimyasal yapısının değişimine neden olurlar, özellikle ısıl etki ve UV ışınları en önemlisidir.

    Kaskı boyamayın, çıkartma yapıştırmayın, petrol türevi malzeme ile silmeyin, ekzos, motor gibi sıcak cisimlerden uzak tutun uyarılarının nedeni kabuğu koruyan boya ve cilayı dolayısıyla onun altındakini korumaya yöneliktir.


    Alıntıdır.
     
  2. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Kask yere düştüğünde ne olur ?

    Kaskın genel formu küre olduğu için teması noktasaldır.
    Yani yere düştüğünde özellikle darbe belli bir noktada etkili olur. O yüzden kask testlerinde çivi gibi ucu sivri bir test malzemesini belli bir kuvvetle düşürülür.

    Noktasal gerilim bağlayıcıda kılcal çatlaklar oluşturur. Tıpkı camdaki çizik gibi bir darbe anında kask üzerinde oluşan gerilim bu çatlak üzerinde toplanır (çünkü gerilimin homojen dağılımı o noktada kesintiye uğramaktadır) ve zayıf olan o çatlak üzerinde kırılma oluşur.

    Kaskın kabuk ile başımız arasında kalan köpük ise taşıyıcı özellikte değildir. Elinizle köpüğü ezebilir, kırabilirsiniz. Köpüğün görevi dıştan gelen darbenin başa aktarımında sönümleme görevinde olması ve aynı zamanda ısı izolasyonu sağlamaktır.

    Sünger ve kumaşların görevi ise başımıza daha iyi oturum sağlamak ve konfordur.

    Neden tam kapalı kask ?

    Kaza sonuçlarına göre açık kasklar (çenesiz) özellikle çene bölgesinde koruma sağlamadığını göstermiştir.
    Çenesi açılan kasklar, çenesiz kasklara göre daha güvenli olsalar da tam kapalı kasklara göre güvensizdir.

    Neden çene açılır kasklar daha az güvenlidir ?
    Çünkü en mükemmel açılır kapanır bağlantı bile kapalı tam kapalı kasktaki mukavemet özelliğinde olamaz.
    Sürekli olmayan bir geometride gerilimlerin dağılımında .... bundan sonrası kabuk sistemlerin taşıyıcılığına giriyor ..

    Neden yumurta iki başından aynı anda sıkıldığında kırılmaz..J
     
    serdarbozalan bunu beğendi.
  3. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
  4. Bülent.Ö

    Bülent.Ö Site Müdavimi

    Kayıt:
    2 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.571
    Beğeniler:
    618
    Şehir:
    İdealtepe / İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Kask almadan önce okuduğum önemli yazılardan biriydi. Uzunca bir yazı, o yüzden parça parça tercüme edeceğim. Tercüme de tam birebir olmak yerine "doğru karşılığı" olacak. Malum, çevirmenlik bir meslek ve ben çevirmen değilim. Dolayısıyla karmaşık cümleleri okunurluğu/anlaşılabilirliği arttırmak için böleceğim vb. Bir de buraya ileti göndermezseniz sevinirim...

    http://www.motorcyclistonline.com/gearbox/motorcycle_helmet_review/index.html


    Motorsiklet Kask Performansı: Rezaleti Açığa Vuruyoruz

    Motorsiklet kask tasarımının, kask standartlarının ve gerçek kafa korumanın arkasındaki gerçekleri arama
    Fotograflar Jim Brown


    [​IMG]

    Kaskınız ne kadar iyi? Bir sonraki kazanızda beyninizi gerçekten koruyacak mı?

    Bunlar basit sorular gibi görünebilir. Belki de sadece kaskınızın uyduğu yüce standartları ve kaska ödediğiniz yüksek ücreti söyleyerek yanıtlayabileceğinizi düşündüğünüz sorulara. Fakat gerçek yanıtlara ulaşmak, birazdan göreceğiniz gibi, hiç de kolay değil.

    Motorsiklet kask endüstrisini kasıp kavuran temel bir tartışma var. Bu tartışma, fiberglass güçlendirmeli, genişletilmiş polystyrene kabuğun içinde, olabilecek en iyi korumayı sağlayacak kaskın ne kadar sağlam ve sert olması gerektiği üzerine.

    Neden bu tartışma? Çünkü kask çok sert ise çoğunlukla karşılaşacağınız kazalarda beyninizi korumakta daha az başarılı olur. Ve çok yumuşaksa, yüksek enerjili, şiddetli kazalarda sizi koruyamayabilir. Hangisi doğru peki? Eh, işte "tartışma" dediğimiz de bu... Eğer başınızın nereye ve ne şiddetle çarpacağını biliyor olsaydınız o kazaya uygun kask alabilirdiniz. Yani, tahmin etmeniz gerekiyor.

    Bir kaskın beyninizi nasıl koruduğunu (ya da korumadığını) anlamak için, bu organınızın gerçekten ne kadar narin olduğunu bilmek yardımcı olacaktır. İnsan beyninin içeriği sıcak bir jöle gibidir. Öyle yapış yapıştır ki, bir patalojist beyni kadavradan çıkartırken, onu bir arada tutmak için bir çeşit tülbent hamak kullanmak zorunda kalır.

    Beyniniz temelde kafatasınızın içinde, bir çeşit omurilik sıvısının ("cervical-spinal fluid") ve "dura" adı verilen bir koruyucu kozanın içinde yüzer. Fakat eğer kafatasınız birden durursa -mesela sertçe birşeye vurduğunuzda olduğu gibi- beyin hareket etmeye devam eder, aynı Sir Isaac Newton'un dediği gibi. Sonra, kaftası içinde kendi çarpışmasını gerçekleştirir. Eğer bu çarpışma çok sert ise, beyin bir dizi yaralanma ile karşılaşabilir. Bunlar beyin dokusunun yırtılması, beyin içinde kanama, beyin ve dura arasında kana, dura ve kafatası arasında kanama gibi şeyler olabilir. Beyninizin yaralanmasından sonra daha fazla zarar da ortaya çıkabilir. Beyin ağır darbe aldıktan ve içinden yaralandıktan sonra, kanama ve yangı (iltihap) şişmesine neden olur. Beyin kafatasınızın içinde şişince gidebileceği başka yer yoktur. Böylece kafatasının içine daha çok bastırır ve bulabildiği her türlü boşluktan sızmaya çalışır (göz boşlukları, kafatasının altındaki açıklık vb). Bu sızmalar, çok yaşamsal bazı alanlarda ek tahribata neden olur.

    Bunların hiçbiri iyi şeyler değil.

    [​IMG]Kask Tasarımcıları değişik standartlara uyum sağlamak için bir dizi farklı iç dolgu tasarımları yaratmışlardır. Vemar VSR diğer çoğundan daha sert EPS kullanır, fakat (ECE şartlarına göre) montajı yumuşatacak ve soğutmayı iyileştirecek kanalları vardır.


    Tüm bu korkunç şeylerin olmasını engellemek için kask takarız. Bunlar, eğer koruyacak kadar yeterli beynimiz varsa, modern ve tam kapalı (full-face) kasklardır.

    Bir motorsiklet kaskının iki ana parçası vardır. dış kabuk ve enerji yutan iç dolgusu. İç dolgu genişletilmiş polistrinden (expanded polystyrene) ya da EPS'den yapılmıştır. Bu madde bira soğutucuları, köpük kahve kapları ve paketleme materyalinde olanla aynı şeydir. Dış kabuk iki temel şeynide sunulur: bir reçine/fiber birleşimi (fiberglass, karbon fiber, kevlar) ya da kalıplanmış termoplastik (ABS ya da polykarbonat gibi - temel olarak vizörlerde ve F-16 siperliklerinde kullanılan madde).

    Kabuk birkaç nedenle vardır. İlk olarak, EPS'yi delmeye çalışan sivri nesnelere karşı korur, ki bu gerçek yaşamdaki kazalarda neredeyse hiç gerçekleşmez. İkinci olarak kabuk sürtmeye karşı korur, ki bu Daytona'daki oyunlara girerseniz iyi bir şeydir. Üçüncü olarak Troy Lee'ye üzerine ejderhalar çizmek için nefis, pürüzsüz bir yüzey sağlar. Sürücüler-ve kask pazarlamacıları- kabuğa ve malzemesine epey çok önem verirler. Fakat bir kazadaki enerjinin büyük bölümünü soğuran iç dolgudur.

    Kask yola ya da bir engele çarptığında dış kabuk hemen durur. İçeride, kafanız dolguya çarpana kadar hareket etmeye devam eder. Bu gerçekleşince, dolgunun görevi kafayı nazikçe durdurmaktır. Eğer beyninizin şu anda çalıştığı gibi çalışmaya devam etmesini istiyorsanız, olay budur.

    EPS'nin mükemmel yanı, ezilirken kestirilebilir bir oranda büyük enerji soğurmasıdır. Enerjiyi saklamaz ve bir yay gibi geriye yanstmaz. Bu kötü bir şey olurdu, çünkü o zaman kafanız geriye zıplar, beyniniz bir kere değil iki kere sarsılırdı. EPS gerçekte hareket eden kafanızın kinetik enerjisini soğurur ve köpük sıkışırken çok az miktarda ısı ortaya çıkar.

    [​IMG]Schuberth S1 ECE standartına uymak için birbirine yapıştırılan beş ayrı köpük parça kullanır.


    Polikarbonat kasklarda kabuk da eğilirken eneji soğurur. Fiberglass kompozit kasklarda ise eğilir, kırılır ve tabakaları soyulur.

    Yumuşak beyninize uygulanan G kuvvetlerini en aza indirgemek için, kafanızı olabildiğince fazla bir mesafede yavaşlatmak istersiniz. Yani, ideal bir kask kocaman olmalı, içinde değerli kafanızı yastık üzerindeki nane gibi koruyacak 6 inç (15.24 cm) ya da daha fazla yumuşak, kabarık EPS içermelidir.

    Problem şu ki, kimse 2 ayak (61 cm) genişliğinde kask istemiyor, ama belki "Jack in the Box" reklamını dinliyorsanız faydalı olabilir. Böylece kask tasarımcıları aradaki farkı kapatmak için köpüğün kalınlığından kısıp, daha yoğun, sert EPS kullanıyorlar. Bu da tabii bir kaza anında beyninize uygulanan G-yükünü arttırıyor. Kaskın kafaya ne kadar G aktardığı, ne kadar sürede yaptığı, hangi tür kazalarda yaptığı gibi değişkenler de kask standartları tartışmasını bu kadar eğlenceli yapan şeyler.

    Standartlaştırılmış Standartlar

    [​IMG]Çeşitli yüzey ve şekiller üzerine çarpışma vuruşlarının benzetimi için kasklar 5 kiloluk bir magnezyum kafa kalıbının üzerine monte edilirler ve kontrol edilir yükseklikten çeşitli test örslerinin üzerine düşürülürler. Gerçek yaşamda, kaskınız %85'den daha fazla durumda düz kaplamaya çarpar.


    ABD'de kask alımını olabildiğince kafa karıştırıcı yapmak için, bir yol motorsikleti kaskının uyabileceği en az dört standart vardır. Parasal giriş seviyesi FMVSS 218 denen DOT standartıdır ki burada satılan her yol kaskı yasal olarak bunu geçmelidir. ECE 22-05 denen Avrupa standartı 50'den fazla ülkede kabul görmektedir. Britanya'dan BSI 6658 Type A standartı vardır. Ve son olarak da Snell M2000/M2005 standartı, temelde ABD'de kullanılan gönüllü, özel bir standarttır. Yani burada yol amaçlı kullanılacak tüm kasklar DOT standartını karşılamak zorundadır ve diğerlerine uyarlar ya da uymayabilirler. Sadece her standartın yayımlanmış şartlarına bakarak şunu tahmin edebilirsiniz: Sadece DOT'a uyan bir kask "en yumuşak" koşulları yerine getirmektedir, ECE kaskoldukça yakındır, sonra BSI kask ve sonra da Snell kask gelmektedir.

    Yüksek güçlü kask testi için çok az gönüllü bulunduğu için -ve 200 G gücünde çarpmaları içeren zor bir günün arkasından biraz şaşkın olacakları için - işlem için test donanımları kullanılır.

    Kasklar zemine bağlı test örsüne belli bir hızla çarpacak şekilde yerçekimi ivmesi kullanılarak düşürülürler. Düşme yüksekliğini ve kaskın içindeki magnezyum kafa kalıbının ağırlığını değiştirerek testin enerji seviyesi kolaylıkla değiştirilebilir ve kusursuz olarak yinelenebilir. Kask düşerken ya çelik bir ray ya da bir çift çelik kablo ile yönlendirilir. Bu yönlendirme sistemi düşüşü hafifçe yavaşlatacak bir sürünme ekler, yani test teknisyeninin başlangıç yüksekliğini buna uygun olarak arttırarak düzeltmesi gerekir.

    Kafa kalıbının içinde kafa kalıbının maruz kaldığı gücü kaydeden, dururken ne kadar G'nin ne kadar süreyle etkilediğini gösteren bir ivmeölçer vardır.

    Eğer bir dizi kaskı aynı koşullarla test ederseniz, hangisinin belli bir darbeyi ne kadar iyi soğuruğu hakkında iyi bir fikir elde edebilirsiniz. Ve tabii ki şunu anlamak önemlidir: Aynı tur zamanları, golf skorları ve evliliklerde olduğu gibi, kafanıza gelecek yüksek G kuvvetlerinden bahsediyorsak, daha düşük değer daha iyidir.
    çetin tarafında gönüllü

    Snell'e Giden Otobanda

    [​IMG] İncelediğimiz tüm Snell/DOT kasklar çift yoğunluklu köpük dolgu içermekteler. Bu Scorpion dolgudaki köpüğün üst kapağı, dış kabul alanının ekstra sertliğini dengelemek için daha yumuşak yapılmıştır. Bazı üreticiler, Arai ve HJC dahil olmak üzere, iki değişik yoğunluktaki malzemenin kalıplanmasından oluşan tek dolgu kullanırlar.


    Bu tartışmanın katı, çetin tarafında Snell M2000/M2005 standartı vardır ki, her kaskın bir dizi sert, çok yüksek enerjili darbelere dayanıklı olmasını emreder.

    Snell Memorial Foundation (Snell Hatıra Vakfı) "kask güvenlik standartlarının araştrma, eğitim, test ve geliştirmesi"ne adanmış özel, kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.

    Eğer gezegenin yüzeyinde hızlı bir şekilde hareket etmenin eğlenceli olduğunu düşünüyor ve beyninizi kullanmaktan zevk alıyorsanız, Snell Memorial Foundation'a innettar olmalısınız. SMF her alanda standartlar yaratmaya yardımcı olarak insanların kafalarını vurdukları neredeyse her alanda kafa korumadaki çıtayı yükseltti: bisiklet, binicilik, at yarışları, karting, mopet, skateboard, rollerblade, eğlence amaçlı kayak, kayak yarışları, ATV, snowboard, araba yarışları ve tabii ki motorsiklet.

    Fakat kask teknolojisi iyileştikçe ve kaza araştırmaları çoğaldıkça, bir çok kafa yaralanma uzmanı Snell M2000 and M2005 standartlarının, Hurt Raporu'nun ünlü ismi Dr. Harry Hurt'ün deyişiyle "birazcık fazla a little bit aşırı" olduğunu hissediyorlar.

    "Katil" - bir motorsiklet kaskının geçmesi gereken en sert Snell testi - bir portakal büyüklüğündeki paslanmaz çelikten yarıküre üzerine çift vuruşlu bir testtir. Birinci vuruş 150 jul kadar enerji seviyesindedir ki bu da 5 kilo ağırlığın yakaşık 10 ayak (3.05 m) yukarıdan düşmesi anlamına gelir - yani gayet yüksek enerji seviyeli bir çarpışma. İkinci vuruş, aynı noktaya 110 jul, ya da 8 ayak (2.44 m) yüksekliğe ayarlanmıştır. Testi geçebilmek için kaskın her iki vuruşta da içindeki kafa kalıbına ilettiği ivmenin 300 G'yi geçmemesi gerekir.

    Bunun gibi sert testler yıllar boyunca kaskların gelişimi için dürtü olmuştur. Fakat gerçek kazaların yüzde birinde sadece tek bir Snell vuruşu kadar yüksek olabildiği durumda, bunların cadde üzerinde herhangi bir uygulaması var mıdır? Ve iki vuruşlu yarıküre testi kadar kötü bir çarpışma hiç olmuş mudur?

    Dr. Jim Newman, gerçekte roket bilimci ve çok saygın bir kafa çarpma uzmanıdır -bir ara Snell Vakfı direktörlüğünü yapmıştır- olayı şu şekilde dile getiriyor: "Gerçekçi bir kask standartı yaratmak istiyorsanız, gidip kaskları çelik yarıkürelere vurmazsınız. Ve kuşkusuz bunu iki kere de yapmazsınız".

    Newman şu şekilde devam ediyor: "Son 30 yılda farkına vardık ki motorsikletlerden düşen insanlar asla kafalarını aynı noktadan iki kere vurmuyorlar. Şimdi bizim aynı nontadan iki kere gelecek darbeye dayanıklı olarak tasarlanmış kasklarımız var. Fakat bu şekilde, çok çok ciddi şekilde tek bir noktadan gelecek vuruşların enerjisini soğurma yeteneğinden taviz verdik."

    "Sonuçta, bir kaza durumunda tek bir noktadan vuruş olduğunda, iki şey olur: Bir, varolan enerji soğurucu materyaden tam olarak yararlanamazsınız. Ve iki, kafaya olması gerekenden daha yüksek bir G yükü bindirirsiniz. Snell'de yıllar boyunca olan şu ki, daha iyi kask olarak algılanan kaskı yaratmak için çarpışma enerjisini arttırdılar. Aslında ypmaları gereken, benim görüşümce, kabul edilebilir G gücünü azaltmaktı."

    "Görüşüme göre, Snell testlerinde 10 ayak düşüşünü sürdürmeli. Fakat üreticilere şunu demeli: 'Tamam, 300 G artık yeterli gelmiyor. Gelecek yıla 250'ye düşüreceksiniz. Ve sonraki yıl, 200. Ve sonraki yıl, 185."

    Marka Markayı Çekiyor

    Newman şu şekilde devam ediyor: "Snell etiketi bir pazarlama yutturmacası haline geldi. Bir üretici 60 cent harcayarak [Snell Vakfı'na ödeniyor] etiketi kaskına koyuyor ve fiyatını $30 ya da $40 arttırabiliyor. Hatta $60 ya da $100."

    "Snell etiketi ile ilişkilendirilmiş ve 'hey, bu daha iyi bir kask, bu yüzden çok daha fazla paraya değer' dedirten bu çekicilik, bu karizma, bu imaj var. Ve Snell'deki herkesin çok iyi niyetlerine rağmen, [gerçek kazalara ait] alan verisi ellerinde yoktu. Şu anda [standartı oluştururken] var. Ve veri oldukça uzun süredir ortalarda olmasına rağmen, bu noktada, onu dikkate almamayı tercih ettiler."


    Hurt'ün Dünyası




    Avrupa Stili



    How Hurt is Hurt?


    Department Of Testing


    DOT, ECE BSI, SMF—Let's Call The Whole Thing Off


    Hurts So Good


    To Snell? Or Not To Snell?


    Can Less Be More?


    The Rules Rule


    How Hard Is Hard?


    Score One For Faceless Government Bureaucrats


    The Hardest Hits


    The Human Race


    Yes, Size Does Matter


    All Helmets Are Great. We Investigate.


    _______________________________________________________

    Snell Responds:

    _______________________________________________________

    Head: Motorcyclist's Response


    On The Edge


    Major Impact


    Military Standards


    Round Table Discussion


    Calculating the COST


    Malcontents


    Dialogue. Not Diatribe.





    -------- DEVAM EDECEK ---------
     
  5. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    paylaşım için teşekkürler.
     
  6. DEMİRAT

    DEMİRAT Üyeliği İptal Edildi

    Kayıt:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    369
    ben kaskın 5 sene ömürle sınırlandırıldıgını ahanda burda ögrendim dersem bana gülmezsiniz deyilmi,darbe kaza olmazsa kask devamlı ömür boyu kaza yapana kadar kullanılan sanıyordum alah alah neler ögrenecegiz,senelerce motor kullandık ögrenecegimiz cok sey varmış baksana
     
  7. Erol

    Erol Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Ekim 2007
    Mesajlar:
    5.997
    Beğeniler:
    3.113
    Şehir:
    İstanbul-Çamlıca
    Motosiklet:
    BMW
    Motosiklet de eğitimin ve öğrenmenin sınırı yok arkadaşlar. Sürekli eğitim şart.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  8. serdarbozalan

    serdarbozalan Yeni Üye

    Kayıt:
    3 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğeniler:
    1
    Motosiklet:
    Kawasaki
    Bu kadar değerli bilgiler için hocam çok tşk ederim.
    Bu site sayesinde korumalı kıyafetlerimi ve iyisinden birde kask aldım.
    Çok tşk ederim.
    Önceden sizin tabirinizle apacheler gibi motora binerdim.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  9. Hazar ÇINARLI

    Hazar ÇINARLI Yeni Üye

    Kayıt:
    29 Ekim 2011
    Mesajlar:
    20
    Beğeniler:
    13
    Şehir:
    Şişli/İSTANBUL
    Motosiklet:
    Kanuni
    paylaşım için teşekkürler