Motorsiklet Teorileri ( Reşat Arbaş )

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında ulas tarafından paylaşıldı.

  1. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    MOTOSİKLET TEORİLERİ

    1, Kırmızı ışıkta duruş...
    Bugun kirmizi isik yada trafik tikanikliginda durustan bahsedeyim... Once sunu hatirlatalim...motosiklet esas olarak on fren ile durur. Guvenli frenleme daima iki frenin kullanilmasi ile olur.
    1-Aynayi kontrol edin...
    Seridin temiz bir yerini secin ayaginizi koymak icin...yagli, kumlu, cukurlu, su golcuklu pis yerlere ayginizi basmamaya gayret edeceksiniz.
    2-Frenlemeye baslayin...Vites kucultun ... 1 e kadar...hicbir zaman bosa almayin(*)...arkadaki duramazsa yapacak hicbirseyiniz kalmaz. Ayrica siz durdugunuzda arkanizda kimse olmayabilir, sonradan tamgaz biri cikagelir mesela...
    -tekrar aynayi kontrol edin...
    -iki ferni birden kullanin ve durun.
    -On Freni ve debriyaji her zaman dort parmaginizla kullanin.
    3-Durdunuz...
    DIKKAT Pozisyonunuz su olmali
    • Debriyaj sonuna kadar cekili
    • Vites 1 de
    • Sag ayak Frende (basili tabii)
    • Sol ayak yerde. (Temiz ve saglam bir yerde)
    • Sag el gaz vermeye hazir (hatta arada hafif hafif gaz veriyor)
    • Gozler ilerde, ama ayni anda yayalari, gecen trafigi, ve aynayi kontrol
    ediyor.
    • On tekerlek ileriye bakiyor
    Yolcunuz varsa kiprasmadan :) pasa pasa oturuyor, size birseyler soyluyorsa siz onu basinizi cevirmeden dinliyorsunuz, sakin ola ki ayagini yere koymaya filan kalkmiyor ve tutundugu yeri -katiyen- birakmiyor.
    En ondede olsaniz arada da olsaniz seridin asiri sag yada sol kenarina cekilmeyin.
    Hicbir zaman gidip arabalarin arasinda durmayin
    Unutmayin motorsiklette hafif kaza yoktur ! Iki otomobil arasinda tampon tampona ufak bir "tokusma" sizin icin kirik bir bacak anlamina gelebilir.
    - Debriyaj icin esas sagliksiz olan sey onu "kavrama noktasinda" uzun sure tutmaktir..
    Evet motor kullanmak huner ister ama kesinlikle "cambazlik", "ozel marifetler" istemez. Bunlara gerek duydugunuzu hissediyorsaniz birseyleri yanlis biliyor yada uyguluyor olmalisiniz. "Huner-ustalik" ise zamanla, sabirla, antremanla, tecrubeyle ve yapilan isi severek kazanilan bir seydir.
    Lafi gelmisken bir ufak hatirlatma daha: Motorla giderken sartlarin degismekte oldugunu hissettiginizde, FREN KOLUNU DORT PARMAGINIZLA "ORTUN". Normal gidiyorsaniz zaten gazi kesmeyin ama fren yapmaya, manevraya hazir olun...on fren son derece onemlidir unutmayin ve parmaklari gazdan cekip frene koymak cok kiymetli bir sureyi sizden calar, hatta "urkutucu" bir seyle karsilasabilirsiniz ve o panikle simsiki tutunup hic fren yapamayabilirsiniz bile. Bunlar hep tecrube-istatistik...biraz oz guven ve biraz calisma ile hepsi oluyor...
    2, SIPDE - TATOKU FORMULU

    Web versiyonu, tamami icin kitaba basvurunuz.
    SIPDE motorla yolda giderken surekli yapmaniz gereken seyin formulu...
    Ingilizce Scan, Identify, Predict, Decide ve Execute kelimelerinin basharflerinden olusuyor.
    Buna ben akilimizda kolay kalsin diye
    Tara
    Tanimla
    Ongor
    Karar ver ve
    Uygula
    TATOKU diyorum ..
    Simdi, tecrubeli iyi bir surucu bu formulu kafasina kazimistir ve surekli kafasinda dondurerek motor surmektedir, soyle ki:
    #1 TARA: Agersif olarak ileriyi, geriyi, sagi solu duyu organlariyla taramak anlamina gelir. Olacak seyleri onceden gormenin baska yolu yoktur, onde giden kamyonun ustundeki yuk iyi baglimi? su ilerde gorulen karalti bir cukurmu? benzinciden cikan arabadaki adam telefonlami konusuyor? arkadan gelen siren sesi ambulansmi yoksa bir arabanin alarmi mi? duydugunuz cig benzin kokusu sizdenmi yoksa onde giden tankerden mi geliyor..vs. vs.
    #2 TANIMLA: Potansiyel problemleri ve tehlikeli karsilasmalari tespit etmek anlamina gelir.
    Diger arac ve motosikletler yolunuza cikabilir (daha once tarama sonucu yakaladiginiz), kazaya yol acabilir. Hayvanlar ve yayalar ani ve beklenmedik hareketler yapar Hareketsiz objeler problematik olabilir...cukurlar, demiryolu raylari, su birikintileri, egilmis bir trafik tabelasi, kirik bir agacin sarkmis dali...vs.
    #3 ONGOR: Hiz, yon, mesafe tahminlerinde bulunarak olusabilecek tehlikeyi gozunuzun onunde canlandirmaktir. Eger o hizla yan yoldan gelen obur motorsiklet beni gormuyorsa nerede carpisabiliriz? :)
    #4 KARAR VER: Evet acik....yukardaki ongoruye gore karar ver...gaz mi vereceksin, hiz mi keseceksin, serit mi degistireceksin, yandaki kestirme yola mi donuvereceksin. Karariniz muhtemel tehlikeyi minimuma, mumkunse sifira indirme yonunde olmalidir. Strateji tespitidir.
    #5 UYGULA: Verdiginiz karari "kararlilikla" uygulamaktir.
    Tehlikeli olabilecek yerlerden gecerken debriyaj ve frenlerinizi "ortun", [yani dort parmaklarinizla, ve sag ayaginizla] reaksiyon sureniz hatiri sayilir derecede kisalacaktir.

    3, KOSEYI DONME SANATI

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.

    Bisiklet ve motosiklet denilen "seytan icadi" ni ayakta tutan sey biliyorsunuz gyroskopik guc, santrifuj kuvvet sonucu olusan JIROSKOP etkisidir. Yani tekerlek dondugunde bu donme ekseninde kalmak uzere inatci bir guc ortaya cikar. Bu guc hizla dogru orantilidir, yani bu aletler kendi baslarina ayakta duramazlar , onlari ayakta tutan sey "hiz"dir...bu bir... Ikincisi, iki gyroskopa bagli bir sistem kurup, (bisiklet yada motorsiklet) bunu bir dogru uzerinde harekete gecirdiginizde bu alet sonsuza kadar dumduz gitmek isteyecektir...oysa ki yollar virajli...:) bu alet ne kadar agirsa duz gitme arzusu da o kadar kuvvetlidir..bu da iki...

    Motoru yatirmanin, viraji almanin yolu da "counter-steering" yani kontra viraj teknigidir. Once beraber bir viraja girelim...

    SIPDE / TATOKU formulunu hatirliyorsunuz, Virajin formulu de var...SLR "slow, look, lean, roll" - "Yavasla, bak, yatir, gazla" dir...
    Bir SAG Viraja geliyoruz
    1- RELAX - gulumse
    Omuzlar dusuk, kollar-dirsekler kirik, dirsekler disari acik degil, dizler yanlardan tanka degiyor ve "gayet hafifce" tanki sIkIyor, gidonu "bir genc hanimin narin bileklerini tutuyor gibi" tutuyorsunuz. Anusdeki kasilma ile bu isin bir ilgisi yok ayrica..
     
    o.somuncu ve Şenol SEL bunu beğendi.
  2. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    2-YAVASLA....
    Virajin icini TARA...

    3-RELAX-sirit
    Bakiniz, 1# madde…

    4-BAK...virajin cikisina dogru. Bu alet nereye bakarsan oraya gider unutuma...sagdaki soldak ayrintilar icin genis gorus alanini kullan, gozlerini oradan oraya gezdirme

    "Alt cenenin ucuyla gitmek istedigin yeri goster..."

    5-RELAX
    Bakiniz, 1# madde…

    6-YATIR....
    Sag virajdayiz...
    Sag elinle gidonu hafifce ileri dogru it. !

    Iste kontra viraj teknigi...saga donmek icin sag elinizi, sola donmek icin sol elinizi ileri itiyorsunuz. (Ileri itiyorsun...agirligini o tarafa veriyorsun demedim..dikkat...)

    7-RELAX
    Bakiniz, 1# madde…


    8-GAZLA...
    Yavas yavas,"SMOOTHLY", yumusacik, gittikce artirarak, KORKMADAN gaz ver...gerekiyorsa elinle elcigi iterek yatis acisini artir..bu aciyla verdigin gaz arasindaki baglantiyi gozle...:)

    9-RELAX
    Bakiniz, 1# madde…
    Yapilmamasi gereken sey ... Sakin motor yatikken fren yapma...virajda fren yapilmaz...hizini onceden ayarla.

    Korktuysan basta gaz verme yada cok az ver, ama fren no-no...! Sakin ha... Ama ya bir sey olursa, bilmemne cikarsa...bunlari sonra yazisiriz...ozel durumlar sonra..

    Gaz viraj almayi kolaylastirir ve virajda sarsinti, gezinme, tirtesim, dengesizlik gibi butun problemleri cozer. Gaz vermek sorun yaratmaz, sorun cozer. Anahtar sozcukler:

    "SMOOTHLY"..."YUMUSACIK"..."KORKMADAN"..."YETERINCE"..."YAVASCA VE ARTIRARAK"


    Neden hep RELAKS, RELAKS deyip duruyorum…?

    Gidonu SIKI tutmanin baslica uc mahzuru vardir...
    1- Viraj alma yaricapiniz gittikce artar. Yani virajin icinde herhangi bir sebepten gidona simsiki yapisirsaniz gorursunuz ki is busbutun moka sariyor ve virajin disina dogru kayiyorsunuz, yatis aciniz azaliyor, hiz dusuyor, gaz verme hassasiyeti kayboluyor, yalpalama basliyor. Hele giriste, yani yatirmaya baslamadan evvel siki tutarsaniz bir turlu zamanlamayi yapamazsiniz....beyniniz ellerinizle birlikte kenetlenir....

    2-Yorgunluk..."karpal tunel" problemleri, parmak eklemleri, el, dirsek ve on kolda agrilar, "hala yeterince hakim degilmissiniz" hissi, gercektende daha az hakimiyet. Omuz, sirt agrilari....endise...korku...

    3-Beynin yanlis bilgilendirilmesi... Deneyin...gidonu siki tuttukca daha hizli gidiyor sanirsiniz kendinizi, motordan daha cok vibrasyon, yoldan daha cok darbe alirsiniz..."go to 2" :)

    Relaks olmak gevsemek degildir,. Motor virajayken, yatikken yani, Kafa daima yere paralel yada ekseni yere dik olmalidir.
     
    o.somuncu, Soner Usta ve Şenol SEL bunu beğendi.
  3. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Gozleri birlestiren hayali cizgi yere paralel olmalidir.
    Hani virajda gaz veriyorduk ya, yavas yavas ama korkmadan artirarak...iste bu proseduru virajin cikisini gormeden dogru durust yapmaniz imkansizdir. Viraj icinde kalirsaniz, hiz dustukce dengenizi kaybettiginiz icin gazlamak zorunda kalirsiniz, gazladikca disa acilir, seritler yetmez olur ve kendinizi karsi seritte yada bariyerlerde bulursunuz.

    Kendiniz kesfedeceksiniz..."gaz vermenin hizi" var. Eger viraj gittikce kapaniyorsa (yaricapi azaliyorsa) cok yavas yada hic gaz veriyorsunuz, aciliyorsa daha "hizli" gaz veriyorsunuz. Dikkat edin gittikce hizlaniyorsunuz demiyorum !..
    Niye?

    (*) Cunku motosiklet, ayni kayak, bisiklet, paten gibi virajda yavaslar.
    (Aerodinami, ve surtunmenin artisi, yatay(yanlamasina) kuvvet vektorunun ise karismasi) Sabit gazla saatte 40 km ile viraja girin 35 kmh ile cikarsiniz (mesela-viraja bagli tabii)..."biraz" gaz vererek hizinizi korumaniz gerekir. Viraj uzun, ve bu + gucler falza ise yavaslama tehlikeli (arkadaki araclarin sizi sikistirmasi) boyuta gidebilir.

    1-Yatis acisini artirip daha fazla gaz verebilirsiniz,
    2-Yatis acisi cok artiyorsa yavas yavas virajin icine dogru hat degistirip ayni yatis acisiyla daha fazla gaz verebilirsiniz.

    VIRAJDA mecbur kalmadikca SERIT DEGISTIRMEYIN, bu anlattiklarim hep kendi seridiniz icindedir.

    Unutmayin YARISCI DEGILSINIZ ve kimseyle baska motor , otomobil vs, sidik-motor yaristirmiyorsunuz...Amaciniz mesela 50 kmh ile girdiginiz virajda 50 kmh i korumak ve 50kmh ile o virajdan alninizin akiyla cikmaktir.

    D I K K A T --- SOL virajda, virajin icine ASIRI girerseniz motor sizin seridinizde olsa bile yatis acisi sebebiyle vucudunuzun ust kismi karsi trafik seridine gecer...

    Ve bu maalesef nadir bir kaza turu degildir.

    Kose donme sanati buraya kadar...soru cevap kismi ile devami var... soru, gorus, katki ve elestirilerle katilin lutfen sizde...emi? Gerisi sizin pratiginize kaliyor...




    Dusuk hizlarda “counter balancing” - Tersine Dengeleme / Kontra Dengeleme teknigi.
    Dusuk hiz neredeyse ayaginizi yere basacak kadar dusuk hizdir. Manevralarda, U donuslerinde, park sahalarinda kullanabilirsiniz. Daha yuksek hizlarda kontra teknigi gecerli olacaktir.

    Bu teknikte gidonu donmek istediginiz tarafa dondurup agirliginizi selenin ustunde hafifce aksi yone kaydirmaniz yeterli olacaktir. Kritik kelime
    “Gitmek Istedigin Yone Basini Cevir ve BAK” tir.
    Counterbalancing/ kontra dengeleme yada oz Turkcesi “Dusuk Hizda Donus”.
     
    Soner Usta ve Şenol SEL bunu beğendi.
  4. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Biraz antreman …
    Trafigin olmadigi bir yerde;

    Yola dik olarak durun. Yani mesela arka tekerlek kaldirima dik ve degiyor gibi, yada bir dort yol agzindasiniz gibi.
    Sol ayak yerde, vites 1 de, sag ayak frende ....esas durustayiz.
    Gidonu tamamen sola dondurun. (sonuna kadar / dondugu kadar)
    Kafanizi tamamen sola dondurun ( sonuna kadar / dondugu kadar)
    Motoru bu vaziyette kaldirin, 90 Derecelik bir donusu sifir dan baslayarak yapmis olacaksiniz.
    Bunu smooth/ puruzsuz yapana kadar dura kalka, aceleye getirmeden calisin.
    Sonra saga calisin.--------------------
    her ikisi da puruzsuz olduktan sonra, motorla yavasca bir kavsaga gelin (hayali bir kavsak da olabilir),
    Sanki duracak kadar yavaslayin, ayaginizi yere koymak uzereyken kafanizi ve gidonu sonuna kadar cevirip gaz verip 90 derece donus yapin. Motoru dusurmeyin tabii, ille gerekiyorsa koyun ayaginizi yere...calisa calisa koymadan donmeyi ogreneceksiniz. ACELE YOK !

    Alttaki cizim yukarda anlattigim olayin bir basit krokisi. Gozunuzde canlansin diye. 1 ve 2 numara da 90 derece sola donuyoruz.
    Saga donusun daha keskin ve zor oldugunu goruyorsunuz…demekki once sola donus ogrenilecek, sonra saga…


    --------------
    Butun mesele
    1 - Kafayi cevirmek, donulecek yere bakmak. (virajin icine degil sonuna /cikisina - goz degil kafani cevir, hemde dondugu kadar! )
    2- Gidonu cevir,
    3- Vucudunu saga sola yatirma, dik-rahat - relaks otur.
    4- Korkma, teknige guven !
    Bunlari guzel ogrenmeden slalom vs. calismayin. Teknigi bozarsiniz. Isin temeli 90 derece donmeyi ogrenmektir. Slalom un farki agirliginizi (kicinizi) hafifce viraj disina kaydirmaktir.
    Alttaki siritan Smiley i tiklarsaniz kisa bir video bulacaksiniz, sadece 1MB…surucunun sakin, relaks oturusuna ve “gittigi yone –kafasini cevirip- bakisina dikkat edin.
    4 Giyim Kusam Durumlari...

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    "Motorda giyim-kusam aslinda motorun ve bu sporun ayrilmaz bir parcasi...soyle bir girelim beraberce, bakin nelerle karsilasacaksiniz...:)
    Herseyden once gozunuzu koruyun. Butun diger koruyucu ekipman, giyim-kusam daha sonar gelir, ciplak gozle motosiklet kullanmayi aklinizdan bile gecirmeyin.…

    1 Once "Kask" olayina girelim

    KASK GIYMEMEK APTALLARA OZGUDUR...

    ve hemen istatistik, ABD den, motor kazalarinda kask giyenler %67 daha az beyin travmasina ugruyor.

    Bir istatistik daha..."Full Face" yani tamamen kapali kasklar 3/4 lere gore %46, 1/2 lere gore %78 daha guvenli. Yani kask alacak, Full Face tip sececek, ve sartlar ne olursa olsun onu kafanizdan cikarmayacaksiniz. Ki, daha uzun sure motora binebilesiniz...bir gunluk surus suresinden ve bir omurluk surus suresinden bahsediyorum ayni cumle ile, dikkatinizi cekerim.

    Nasil secilir? Full Face disindaki kasklardan burada bahsetmek istemedigim icin, ve kimseye tavsiye etmedigim icin geriye iki tip, yada ikibucuk tip kask kaliyor...Full Face (FF) tipik kask 1, MX (motocross) FF olmakla birlikte on "cami" acik kasklar ve ikisinin arasindaki FF Enduro kasklari. MX kaski ile birlikte goggle (lastikli motor gozlugu) kullanilir.

    Once iyi, duyulmus, yedek parcasi (ozellikle cami) bulunabilecek bir marka secin..mesela Arai, Shoei, Biffe, Schubert, Nolan, Arrow, BMW filan. Bu kasklarin ciddi olanlarinda son kullanma tarihi vardir. iyi bir kaskin uc dort yillik raf omru vardir. Satin alirken imal tarihine bakin, rafta kalmis mal almayin. Onumuzdeki yil kafaniza gecirdiginizde icindeki "pad"ler un ufak olmus, dokuluyor, yada disi catlamaya baslamis olmasin... Elinde cok degisik marka ve model bulunduran bir saticidan alin, ilk kaski, yada hic denemediginiz bir kaski sakin katalogdan siparis etmeyin...

    Kaski saglam tutan sey dis kabugu, cilasidir. Ustune stiker filan yapistirmayin, darbelerden koruyun, cizik, catlak, siyrilmis kasklarin koruma ozelligi cok azalir. Cam gibidir yani, elmasla cizin, bir yere vurun nasil kirilirsa o yerden, kask da benzeri sekilde davranir. Yani onu "dusundugunuzden" daha dikkatli kullanacaksiniz.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  5. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Kaski kafaniza gecirin...eldiven gibi uymali. Uymayani almayin, rengi dandik bile olsa gidip tam kafaniza uyani alin. "Idare ederim yea" dediginiz kask uc saat sonra basiniza bir agri saplar, kendinizi nasil kenara atip kaski firlattiginizi bilemezsiniz. Donald sozu dinleyin, kask konforu #1 oneme sahiptir.
    Evet kask kafaniza uydu diyelim...simdi karsiya dogru bakarken basinizi hizla sag yada sol omuzunuza dogru cevirin. Kask oldugu yerde kaldida basiniz donduyse hemen yarim numara kucugunu alin. :) Bol kask sizi korumaz...hele cene bagi acik kask hicbir ise yaramaz, cunku kaza aninda motordan firlayip ayrilan ilk sey sizin o cene bagini acik unuttugunuz, yada "bu sicakta simdi, ne luzumu var yaa" diye acik biraktiginiz kask tir.

    On camini her zaman temiz tutun ve ciplak parmaginizi degdirmeyin...yolda gozunuzun onunde guzel bir bocek, camur pislik koleksiyonu olusursa, gorusunuzun engellenmesi durumunu beklemeden inin ve temizleyin allahaskina...yani yaninizda bu is icin birseyler bulundurmaniz lazim...

    Kullanmadiginiz zaman motorun aynasina filan asmayin, duzgun saglam bir yerde, bir kilifin icinde, asiri sicak ve soguktan gunes isigindan, rutubetten, kapali havadan (kuflenmeye karsi) uzak biryerde. temiz olarak muhafaza edin. Kullanma suresine gore (ureticinin tavsiyesine uyun) uc-dort yil sonra yenisini alacaksiniz, unutmayin... Park ettiginiz piknik yaptiginiz yerlerde karincalardan, arilardan boceklerden uzak bir yere koymayi ihmal etmeyin...giymeden once icine dikkatlice bakmayi bir aliskanlik haline getirin...tecrube konusuyor burada...:)

    Duyulmus bir marka sectiyseniz, kullanma tarihi gecmemisse, kafaniza konforlu bir sekilde corap gibi oluyorsa iyi bir kask secmissinizdir. Daha pahali ama bu ozelliklerin birinden yoksun bir kask daha iyi degildir. Kaski aldiginiz yerden yada bir eczaneden sese karsi sunger kulak tamponu da alin bir duzine filan...ve suruse cikmadan once, ve kaski takmadan once :) kulakliklarinizi takin. Goreceksiniz, eger tecrubeli bir surucuyseniz dahi, ve kulakliksiz kullandiysaniz simdiye kadar bir daha onsuz yola cikmayacaksiniz... Kıyafetinizi ve kaskınızı seçerken daha canlı veya reflektif şeylere yönelin..."
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  6. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    2 Motorcunun ikinci olmazsa olmaz kusami eldivendir. "Tam" uymalidir, bol eldiven burusur ve elinizi acitir, kontrolu zorlastirir...dar ise kan dolasimi yavaslatir ve elinizde uyusmalar-karincalanmalar baslar.

    Yazlik ve kislik iki eldiveniniz olmali. Kislik eldiven "yakali" dir boyu uzundur yani ve ceketinizin kol agzini ustten orterek karsidan gelen ruzgarin kolunuzdan iceri girmesine mani olur, yazlik eldivende ise bu tersinedir, kisadir, ve ruzgarin iceri girmesine ozellikle musaade eder.Koruyucu yastiklari olmali ve mumkunse isaret parmaginin yani suet olmali ki o parmaginizla kaskinizin on camini (vizor) yagmurda silebilesiniz. Gel-PAd li eldivenler uzun surusler icin motor vibrasyonunu elinize iletmemek icin idealdir, motoru hissetmeniz duygusu da azalir o da var...Karpal Tunel sorunu olanlar, el-dirsek agrisindan yakinanlar icin bazen cozum olabiliyor bunlar. Ama bu problemlerin esas cozumu daha once anlattigim relax tutus bicimidir. Sanki hayatiniz onu simsiki tutmaya bagliymis gibi tutarsaniz en fazla bes dakikada elinize sancilar saplanir zaten, ilerki durumlarda sirt, boyun, kol agrilari, uyusmalar, karincalanmalar baslar vs.
    Iyi motor kullanmanin en onemli sartlarindan biri relax olmaktir.
    Eldivensiz motora binilmez. Nokta...

    3 Ucuncu olmazsa olmaz kusam ise cizmedir (yada bot)...bu konuda ahkam kesecek fazla bir sey yok...en azindan ayak bileklerinizi tamamen ortmeli, motor icin dizayn edilmis, koruyucu ilaveler yapilmis, ayaginiz allah korusun devrilen motorun altinda kalirsa yamyassi olmayacak saglamlikta ve su gecirmez olmali. Tabani cok derin tirtikli olmamali ki camur yaprak vb fazla toplanmasin (MX Istisna) Arkasinda reflektor olsa iyi olur tabii, ve uzun sure yuruyecek sekilde rahat degilse bu onemli degildir. Motor cizmesiyle uzun geziler yapmak gerekmez herhalde, bu bir spor...bunlari mesela kayak ayakkabisi gibi dusunun. Gunluk ulasim icin kullaniyorsaniz, ya yaninizda bir cift normal ayakkabi tasiyin yada butun gun takoz gibi botlarla calisabileceginiz bir meslege yazilin...:)

    4 Dorduncu muhakkak lazim kusam elemani ise gozu bozuklar icin numarali gozluk...benim gozumde hafif miyopi var, gunluk hayatimda ve otomobilde hicbir sekilde gozluk kullanmam gerekmiyor ama motorda bir tane kaskin icinde bekliyor...ozellikle az bildiginiz yerlerde dolasirken yol tabelasi, trafik isareti, bikini deseni gibi onemli ayrintilari kacirmamaniz gerekiyor, gozluk size her zaman berrak keskin goruntu saglayacak, ki bu dogru ve zamaninda karar vermeniz icin hayati onem tasir ...ihmal etmeyin, benim gibi surekli gozluk kullanmayanlardansaniz bir tane motor icin yaptirin ve motorda bulundurun. Bu gozluk colormatik denilen, isikta koyulasan tip olsun ! cunku...
    Gunes gozlugu de motorcunun dostu ve ayrilmaz parcasidir. Yine bir tane motorda bulundurulacak.
    Kusam mevzuunda ele alinacak bir iki aksesuar var onemli, biri kulaklik, ki sekiz on yilda duvar gibi sagir olmamaniz ve yorgunlugun azaltilmasi icin muhakkak tavsiye ederim bir digeri de "bobrek bagi-kusagi" (kidney belt) denilen iki gunde bobreklerinizi usutup kan isememeniz icin elzem bir parcadir. Ozellikle, tulum yada ceket-pantalon takimi yerine blucin ve t-sortle motora binenler icin. Unutmayin hava istedigi kadar sicak olsun motorda buharlasan ter dolayisiyla isi ve su kaybi inanilmaz boyuttadir. Bol su icin durdugunuz yerde ve usutmeyin.

    Giyim olayinda once eski bir deyisten sozetmeli..."Ruzgar demis ki: Kirk kat keçe ben senden geçe, tek kat deri dururum geri", eski birazda hatirimda kaldiginca uydurdugum sekilde ama asagi yukari budur, ve dogrudur. Ruzgar siz ne kadar kalin giyinirseniz giyinin gecer ve sizi usutur. Oysa deri ruzgara karsi en iyi koruyuculardan biridir.
    Simdi modern zamanlarda deri yerini yavas yavas super sentetik kumaslara birakiyor, nefes alan, yagmur-ruzgar gecirmeyen, icinde zirhlar diz-kalca--dirsek-omuz-sirt- koruyucu yastiklar olan ceketler- pantalonlar- tulumlar oldukca tutuluyor. Benim tercihim bu tur sentetik ve zirhli kiyafetler...rengi sekli zevkinize kalmakla beraber deri de olsa, sentetik de olsa sunlara dikkat edin alirken.

    Ustunuze tam otursun, buyuyunce de giyerim diye :) iki beden buyuk almayin, bolluk olmasin, tabii dar da olmasin. Ozellikle bu kiyafetle oturur durumda uzun sure kalacaginiz icin denerken bir tabureye filan oturup kat yerlerinin rahatsiz etmediginden iyice emin olun.

    Kolay ulasilir cepleri olsun, eldivenle acilip kapatilacak gibi fermuar tutanaklari, velcro baglayicilari olsun, elbisenin icine hava almak icin acilir kapanir agizlari olsun, kisin takabileceginiz bir isitici astarida (muflon) olsa iyi olur.

    Kisin icine kazak giyeceginizi unutmayin, Cok dar olmamali ceket. Paraca rahatsaniz da yazlik-kislik ayri takim aliyorsaniz diyecegim yok tabii...

    Dis gorunusu dikkat cekici parlak renkler ve reflektorlerle bezeli olsa iyi olur...gorunurluk onemli..
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  7. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Mevsim donuslerinde kullanacaklar icin, hergun is-ev arasi kullananlar, motorunda kitli bir cantasi olanlar icin yagmurluk da iyi bir fikirdir. Motor yagmurluklari tulum seklinde ve dogrudan kiyafetin ustune giyiliyor.

    Giyim cok ayrintili konu, burada baslica ipuclarini yazdim....

    5, Grup Gezileri…

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz
    "Motorla gezinti keyifli olay...ama hani biraz da tehlikeli taraflari var degilmi?..Iste grup la gezinti daha keyifli ve daha da tehlikelidir..:)
    **** Once birinci en onemli kural, grup suruslerinde grup suruculeri birbirini sollamaz, gecmez...ozel durumlar disinda tabii.

    Uc tip grup surus yontemi vardir,
    Birincisi, YANYANA pozisyonu dur. Bu durumda suruculer yanyana tek seridi paylasir, ki bu tehlikeli bir yontemdir...Sadece resmi gecitlerde yurume hizina yakin hizlarda, yada yine 35km/h i gecmeyen eskort, resmi gecitlerde VIP ye yol acmak, govde gosterisi icin filan kullanilir. Aslinda dikkat ederseniz burada polis suruculer cogu kez iki seride birden yayilir, ve ondekiler "V" seklinde surup tehlikeyi asgariye indirir. Ozel egitimli polis ekiplerinin, ozel amaclar icin egitildigi bir yontemdir.
    YANYANA POZISYONU BASKA HICBIR NEDENLE KULLANILMAZ.
    Ikincisi TEK HAT pozisyonu...suruculer arka arkaya tek hatta siralanir...aralarindaki mesafe 5 saniye yada daha fazladir. Sportif, canli suruslerde; acik, trafigi dusuk ozellikle virajli yollarda, tercih edilir.
    Bu tur bolgeler yerini normal trafige biraktiginda ise
    Ucuncu..ZIKZAK pozisyonu na gecilir. (Fermuar da deniyor) Esas grup surus teknigimiz budur. Bu pozisyonda en ondeki surucu, #1 Lider, sol dis seridi (otomobil lastik izini) onun arkasindaki sag ic seridi (otomobil lastik izini) ucuncu #1 lider ve #2 nin ardinda sol da bir arkadaki sagda vs. surer. Suruculer arasinda en az 2 saniye mesafe olmalidir.
    Bu soyle hesaplanir...diyelim onunuzdeki (yani sag yada sol onunuzdeki) bir agacin golgesinden yada yerdeki bir mazgal kapagindan gecti, icinizden normal bir tempoyla "bir saniye bir, iki saniye iki" deyin. Bu sure icinde o isarete geldiyseniz mesafe tamamdir. Degilse mesafeyi ayarlayin.
    Zikzak pozisyonunda giderken kirmizi isikta duruldugunda da hicbir zaman -tam yanyana- gelmeyin. aranizda en az bir tekerlek (yarim motor boyu) mesafe birakin. (tipik kazalardan biri bu tur suruslerde yanyan sohbet eden suruculerden birinin ayagi kayip yada baska bir nedenle motoru devirip obur surucuyu de devirmesidir)
    Sohbet isini daima molalara birakin...grup suruslerinin en keyifli yani cay kahve yemek ihtiyac guzel manzara vb. vb. yuz cesit bahaneyle durup cene calmak, haftanin stresini unutmak eglenmektir. Birsey soylemek istiyorsaniz, bu muhakkak onemli olmali...onemsiz ivir zivirdan bahseden suruculeri uyarin. Dinlemeyin, "sonra konusuruz" falan deyin.
    En iyi, tecrubeli ve cevreyi, yollari en iyi bilen, GPS i olan, haritasi olan, oryantasyonu kuvvetli olan lider olmalidir...tabii bu ozelliklerin hepsini barindirmasi gerekmez. Ikinci en iyi adam (ozellikle grubun tecrube-hiz-motor cinsi/turu karisiksa, yeniler, yabancilar varsa) en arkada surer. Arkayi toplar, grup bolunmez kaybolmalar, geri donup aramalar olmaksizin surus devam eder. Gerektiginde butun grubu sollayip one arkaya sahip olur. #2 de lider karakterinde biri olmali kavasaklarda bekleyerek grubun kopmadan devamli surusunu saglamalidir.
    Otomobil, kamyon gibi agir araclari grup halinda sollamanin da kurali var...once #1 lider ( guvenli olarak sollamak mumkunse, degiyorsa sol elini kaldirip isaret verir once, sonra sinyalini yakar, sollayip yine sol onde, arkasinda en az #3 u alacak kadar mesafe acip (solladigi otomobille) sol one yerlesir. Otomobilin arkasinda olan #2 bu arada sol one, #1 in eski yerine yerlesmistir. #1 ona isaret etmeden sollamaz (ozellikle virajli yollarda) ve solladiktan sonra ilerde orijinal yerini alir, #3 yine sola yerlesir sollar vb...devam eder. Kendinizi, sollamayi guvenli gormuyorsaniz sollamazsiniz...ondekiler gitti, grubun gerisi benim yuzumden burada takildi kaldi diye bir dusunce yanlistir. Ne kendinizi nede bu durumda olan onunuzdeki bir arkadasinizi suclamayain, zorlamayin. Onemli olan keyifli ve guvenli bir surusle grubun saglikli bir sekilde planlanan rotayi tamamlamasidir. Bu isi goturu is almis amele zihniyetiyle yapiyorsaniz hic yapmayin daha iyi.
    Grubun kopmamasi ise basit bir yonteme dayanir, tam arkanizdakini aynadan takip edersiniz..goremiyorsaniz yavaslarsiniz. Siz yavaslayinca bu kurala uyan sizin onunuzdeki de yavaslayacaktir...zincirleme devam eder ve grup kopmaz, dagilmaz. Kirmizi isiga yakalanma, trafigin sikismasi, virajli yollarda sollayamamam gibi nedenlerle grup kopacaktir...ondekiler her zaman bunu goze alarak surer, hizi dusurur, bekler ve grubun toplanmasini saglar. Grup surusu grup ruhuyla yapildigi zaman son derece keyiflidir. Bazi suruculer kendi baslarina dunyada suruse cikmaz, grup gezilerinden gezilere motor kullanir.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  8. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    "Lider, yani #1, #2, #3 nasil calisir, biraz daha detaya gireyim...
    Bir kavsaga/yol ayrimina gelindiginde eger buyuk bir grupla suruluyorsa #1 el isareti ile #2 yi o kavsakta birakir. Taa grubun sonundaki artci o kavsaga gelinceye kadar oradan ayrilmaz, butun gruba yol gosterir.
    Sonra grubun en arkasinda yer alir. Artci ise yavas yavas, sollaya sollaya grubun en onune #2 nin yerine gecer. Kavsakta bekleyen eski #2 yeni artci olmustur. Birden fazla kavsak donulecek ve grubun kopup kaybolma tehlikesi varsa, #3 u ve hatta #4 u de baska baska kavsaklarda biraka biraka ilerler. Boylece butunluk ve emniyet garantilenmis olur, lider her zaman artcinin kim oldugunu bilir. Ayni sistemi grup halinda bisiklet gezilerinde de kullanabilirsiniz.
    Ikinci son derece onemli grup surus kurali ise: "Kendi surusunu yap" tir...bu su demek oluyor;
    Gruba ayak uydurmak zorunlulugu diye birsey yoktur...evet asagi yukari hepsi ayni yetenek ve motor turune sahip bir grupla gezi yapmak bu iste nirvanaya ulasmak gibidir ama cogunlukla mumkun olmaz, olamaz...
    Kendi yeteneginize (yada ustaliginiza) 10 deyin...8 inin ustundekini kullandiginzi hissediyorsaniz isaret edin arkadaki gecsin, daha geride yer almaya baslayin..taa ki konforlu hissedinceye kadar kendinizi. Hic bir zaman 9/10 ve hatta 10/10 kullanmayin. Kritik bir anda olagan ustu reflex ve tecrube birikimi gerekecektir, bunu kullanacak haliniz kalmaz.
    Ondeki surucu(ler) daha tecrubeli, motorlari-lastikleri daha iyi durumda olabilir...daha antremanli olabilir, motorlari o gunku suruse daha uygun olabilir, kendilerini sizden daha iyi hissediyor olabilirler, daha cok risk alacak kadar aptal yada tecrubeli olabilirler vs...kisaca muhtelif nedenlerle sizden daha hizli, kivrak, becerikli olabilirler...
    SIZ ONLARA UYMAYIN...
    GRUP SURUSU YARIS DEGILDIR...SIDIK YARISI HIC DEGILDIR...
    TRAFIGE ACIK YOLLARDA YARISMAK, DIDISMEK OLUMDUR..sizin yada baskasinin, yakinlarinizin, sevenlerinizin, size emek verenlerin, sizin emek verdiklerinizin...
    Ondekinin tekerleginin denk gelmedigi metal izgara size denk gelir, sizin motor onunkinden mesela 73kg daha agirdir ve onun viraj alma cizgisi ile sizinki tamamen farklidir, vb...onun dusmedigi virajda siz dusersiniz.
    Varilacak yere 1-2 dakika gec varmak, oradaki geyik muhabbetinin basini kacirmaktan baska bir zarar getirmez...oysa dusmek, hele ciddi bir kaza tum grubun butun gununu-haftasini mahfedecegi gibi, sizin icin de moral ve fiziksel olarak degerlendiremeyecegim buyuklukte bir yikima yol acar.
    Grupta duseni kimse sevmez, soyleyeyim. Oysa sanilanin aksine, geride kalan, biraz daha yavas suren, tecrubesizligini bastan ilan eden surucu daima ilgi ve hosgoru toplar.
    ALTIN OGUT
    *****************************
    Unutmayin, motosikletler kendi basina ne kaza yapar, ne yaris kazanir, ne de gule oynaya turing gezileri yapar...kendi baslarina ayakta bile duramazlar...
    Onu kullanan sizsiniz, ne gruptaki bir baska arkadas, ne yolcunuz, ne yuk, ne frenlerin durumu, ne lastiklerin asinmis olmasi, hicbiri...sizsiniz...herseyinden, gazindan, freninden, viraja giris acisindan, hizindan, yatma acisindan, o sirada yagmur yagiyor olmasindan, koca bir su birikintisiyle karsilasmanizdan, virajda yolcunuzun yanlis tarafa yatmasindan her seyden siz sorumlusunuz.
    ******************************
    6 Swerving – Kivirmaca…

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi Kitabina basvurunuz.
    Bugun kisaca hayat kurtaran bir teknikten, Gringonun catal dilinde
    "Swerving" nam meshur, benim Turkcemle "Kivirmaca" tekniginden bahsedecegim.
    Bilyorsunuz elimden geldigince "Kontra Viraj teknigi"nden soz ettim,
    anlatmaya calistim...insallah icinizden motoru olanlar, ve bu teknigi
    bilmeyenler denemis, aslinda ne kadar kolay, ve motor kullanmayi ne kadar
    guvenli hale getiren bir teknik oldugunu gormuslerdir. Bu teknigi yazinin
    altina, bu seriyi ilk kez okuyanlar icin bir kere daha copy-paste edecegim
    eski yazilarimdan...
    Evet swerving / kivirmaca...
    Bu tenik sadece Kontra viraj teknigini bilenlerce guvenli bir sekilde
    kullanilabilr...o yuzden once onu ogrenmeli ve pisirmelisiniz.
    Motor surerken karsiniza pek cok tehlike, mesela ondeki kamyondan dusen
    buzdolabi, okuldan firlayan bir ogrenci, komsunun bahcesinden kacmis bir
    orangutan gibi, cikabilir ve onunuzde sadece dort secenek vardir...
    1- Hicbirsey yapmamak,
    2-Hizlanmak,
    3-Yavaslamak,
    ve
    4-Kivirmak
    peki haydi sunu da ekleyeyim, isteksizce...
    5-Polis yontemi, motoru yere yatirip olabildigince kontrollu dusmek...ki
    bizim icin bir secenek degil, karsidan ates eden yok, motor devlet mali
    degil :) filan..unutun.
    Cogunuz bunlari bilmiyordunuz degilmi?..:) #5 harici Diger, ilk uc madde
    nispeten daha bildik oldugu icin ileri bir tarihe attim onlari, su "kivirma"
    olayina bakalim.
    Buzdolabi daan diye onunuze dustu ve ahada diye orada, tam onunuzde
    kalakaldi...50 km/h gidiyorsunuz ve fren yaparak ancak vurus hizinizi belki
    biraz azaltabilirsiniz, bosver...bir tarafa kirsaniz gidonu bir
    agaca-duvara-karsi seritteki trafige--belirsizlige dalacaksiniz onu da
    bosver...peki ne yapacagiz?

    Kiviracagiz arkadaslar...:)
    Once bu is icin hazirladigim bir Prezentasyon dosyasi var. 1.5MB ama ugrasmaniza deger. Lutfen o “slide show” u bir izleyin.
    Orada yaptığım örnekte 2 sn izleme mesafesinde. 45 kmh hızla giderken, (12,5 m saniyede. !)
    önüme aniden bir valiz çıkıyor ve “kıvırmaca” ile durumu kurtarıyorum.
    Kıvırmaca “Swerving” tekniği şöyle…
    Diyelim dolabin sag tarafinda emniyetli gecis yapabilecek mesafe var...
    - R E L A K S !
    - Sag elcigi ileri kuvvetlice itin...
    - Sol elcigi ileri kuvvetlice itin...
    Buzdolabi solunuzdan zom diye gecti bile
    - Fren yapin....
    - Uzaklasin biraz oradan ve guvenle durup, terinizi silin.
    Bu sag sol itme haraketlerini sak-sak diye, aralarinda bosluk birakmaksizin
    yapacaksiniz.
    Hicbir sekilde ne gazi kesecek, ne fren yapacak, ne debriyaja dokunacaksiniz
    (amac o zaten, hicbirini de yapacak vaktiniz yok bu ornekte)
    Onumuzdeki ilk motor kullanma gununuzde gidin guzel bir bos otoparka, uygun
    bir yere bir Kola kutusu koyun...bu bir buzdolabi...
    100 m uzaklasin ve o noktaya dogru, saatte 25-30 km ile yaklasin, (daha
    yavas degil!) dikkatlice ve YUMUSAKCA dedigimi yapin...her seferinde
    bittiginde durun.
    (nizami...anlattigim gibi...vites 1 de, sol ayak yerde, sag ayak arka
    frende, debriyaj cekili, sag el gazda)
    HIZI ARTIRMADAN ama her seferinde daha seri yapmaya calisarak, onyuzbin kere
    yapin bunu...
    Sonra, ayni gun olmasa daha iyi olur, hizi yavas yavas, her bir sonraki gun
    40a, 45 hatta 50 ye kadar cikartin.
    Kendinizden iyice emin olmadan trafikte denemeye kalkmayin...aslinda
    denenecek bir sey degil tabii, tehlikeli birsey olmadikca...
    Sonucta goreceksiniz ki bu bir reflekse donusecek, allah korusun gunun
    birinde gercek bir buzdolabi ile karsilastiginizda, frene, gaza dokunmaya
    firsatiniz kalmadiginda tehlikenin yaninizdan zum diye gectigini gorecek,
    kendinizi tebrik edeceksiniz.
    Teknik, goreceksiniz aslinda, basittir, ve herkesce, herhangi bir cambazlik
    becerisi gerektirmeksizin ogrenilebilir. Benim ve zilyon motorcunun,
    geyigin, yola firlayan cocugun hayatini kurtarmisligi vardir, umarim size
    lazim olmaz ama lazim oldugunda sizi de kurtarir.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  9. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    7, Ruzgarla Mucadele…

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina bakiniz.
    Ruzgarin etkisi her motor turune gore degisik olacaktir, o yuzden kendi deneyimleriniz cok onemli...

    Aciklik bir yerde tek basina gidiyor da bir yonden sabit hizda ruzger esiyorsa (boyle bir olay nadir dir ya, diyelim "ise" ) yapacaginiz sey kontra viraj teknigini uygulamaktan ibarettir. Evet bu teknik nasil bize viraj dondururyor, kivirmaca ile hayatimizi kurtariyorsa, buradada ruzgardan kurtaracaktir. Ruzger ne yandan esiyorsa ona gore dengeleyecek sekilde elcigi ileri itin.
    Mekanizmayi biliyorsunuz artik...motor o yana devrilir, ruzgar kaldirir, denge kurulur ve siz dumduz, hicbir mucadeleye girismeden, egilip bukulup, gidonla, agirliginizi kaydirmakla filan ugrasmadan gayet "kool" bir sekilde yolunuza devam edersiniz.
    Normalde bu ruzgar illeti sizi umulmadik, aslinda umulduk ! zamanlarda bulur...
    Tunel cikislari ... en tipik ruzgarla bulusma yeridir. Kopru ayaklari gecisleri, buyuk agir araclari sollama sirasinda, tepe ustleri, acik yuksek kopru sirtlari hep ruzgarla bulusma, cebellesme noktalaridir.
    Yapacaginiz tek sey 1- Sakin olmak, 2-kontra viraj teknigini uygulamaktir. Ruzgar gum diye vurdugunda yapilacak sey o yondeki elcigi orantili bir hizla ileri itmektir.
    ********* Altin kural *********
    Ruzgar denilen namerdin en buyuk silahi SESidir. Evet...Kulakliginiz her zaman takiliysa ruzgar sizi eskisi kadar korkutamaz. Kuvvetli bir ruzgar sesi motorcuyu urkutur, kasar, gulumsemenizi yuzunuzden siler. Endise ile suren motora hakim olamaz, bu durumda kullanmayin!
    Kulakliginiz hep kulaginizda olsun, unutmayin kirilan kemik kaynar, yirtilan deri-kas yerine gelir ama kaybolan isitme duyusu tamir olmaz...
    **********************************
    Uzun yolculuklara daima sabah erken cikin...tecrubeli uzun yol motorculari hic bir zaman ogleden sonra uzun yol yapmak, acik duzluklere cikmak istemezler. Ogleden sonra isinip yukselen havanin yerini doldurmaya calisan serin hava (meltem, lodos, kesisleme mesela) siddetli yuzey ruzgarlarina sebep olur. Ciftciler, balikcilar bunu iyi bilir...
    Turbulans denilen nam kefere :) bozguna ugramis havadir ve tehlikeli olabilir. Genellikle otobuslerin, kamyonlarin, TIR larin arkasinda ve yan arkalarinda olusur. Bunlara yaklasmayin. Bu tur araclari sollarken sol seridin en acigina gidin. Bu araclarin bir tehlikesi de yandan (sag yada sol farketmez) gelen ruzgari (varsa) kesmeleri dir. Yani diyelim sagdan ruzger esiyor, siz sag elcigi motoru saga yatirmaya yarayacak sekilde ileri itmis, ruzgarin basinci ile dengeyi bulmus, dumduz gidiyorsunuz...solladiginiz otobus o ruzgari kesecegi icin sizi dengede tutan basinc ortadan kalkar ve doogru otobusun gobegine dogru dalisa gecersiniz. Dikkat.
    Bir diger turbulans/basinc tehlikesi de karsi seritten hizla gelen otobus vb. devasa mahlukatin sizin seridinize tokat gibi vurdugu hava dalgasidir. Bu tur iki yonlu yollarda sakin ha sol seridin en solundan gitmeyin. Bu basinc bazen hafif bir motora serit degistirtecek kadar kuvvetli olabilir.
    Yolcunuz varsa iki misli dikkatli olmaniz lazim, cunku yolcu gemiye cekilmis ikinci bir yelken gibidir. Motor ruzgara karsi cok daha hassaslasacaktir.
    Butun bunlara ragmen...korkmayin, her zaman kulaklik takin, ruzgarda hizi dusurun...


    8, Görünürlük…

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina bakiniz.

    Motosiklet olayinda belki de en onemli konulardan biridir gorunurluk...
    Elden geldigince gorunur olun, ama aslinda kimsenin sizi gormedigini de bilin yani...
    ABD de kasklarin iki yaninda ve arkada (eyaletlere gore degisiyor ama genelde, bazi eyaletlerde kask mecburiyeti bile yok..tuhaf memleket) en az 2 inckare boyunde relektor bulundurlmasi zorunludur...siz de bu reflektorlu bantlardan bulursaniz, ense/boyun kismindaki genis, siyah plastik kisma bolca yapistirin...
    Cilali parlak kisma birsey yapistirmayin...yapiskandaki kimyevi maddeler kaski zayiflatir. (bazi marka kasklarda, orijinal ambalajindan bu tur stikerlar cikar [msl. Schubeth, Bell, Nolan] Bunlar istisna tabii, uretici zararsiz bir madde uydurmustur bu stikerlere)
    Renk olarak ise ustunde kartal-dragon penceleri, yildirimlar zincirler gibi desenlilerinden ziyade ben size tek renk, ve parlak renklerde kask secmenizi oneririm. Sari, aci turuncu, portakal, beyaz, parlak kirmizi gibi...gri, siyah, yesil, mavi, kahverengi, ve/veya cok desenli kasklar ozellikle gece gorunmuyor. Kask ozellikle arkadan, en gorunur parcanizdir. 200m den topluigne basi gibi goruneceksiniz arkadan gelene...frene yarim saniye erken basmasi sizin/yolcunuzun hayati demek olabilir.
    Yine istatistik...
    ABD de motorla kazaya karisan diger suruculerin % 81 i "gormedim hakim bey" yada "son anda gordum ama artik yapacak bir sey yoktu" demektedir. Bu inanilmaz bir gercek gibi geliyor kulaga ama dogru. Resmi aciklama...ve tecrube...aci olanindan...
    Benim cok sevdigim bir arkadasim 1987 de motoruyla kirmizi isikta beklerken Antalyada arkadan gelen bir kamyon tarafindan olduruldu...sofor hakime aynen bunu demisti...hic gozunu kirpmadan...
    Benzeri bir kaza burada, Florida da (Floridalilar cok kotu surucu olmalariyla taninir) oldu...alisveristen donen kadin surucu isikta beklemekte olan kari koca bir ciftin motoruna carpti...sanirim uc ay once...gorgu taniklari kadinin elleriyle yuzunu kapamis, cesetleri ve motoru onunde suruklerken tam gaz gittigini gormusler. Kadin 1 mil sonra bir otobuse carparak durabilmis. O da ayni seyi soyledi..."carptiktan sonra gordum"...
    Fariniz acik (hatta gunduz uzunlari yakin), canli renklerde bir kiyafet, kask, motor, sinyaller, stop lambasina ilave LED lambalar, ilave sis farlari vb. daha guclu bir korna sizi oldugunuzdan daha gorunur yapacaktir ama...
    AMA
    Bilin ki hala gorunmuyorsunuz...sakin gorundugunuzu dusunerek/varsayarak motor kullanmayin trafikte...gorunmek icin elinizde geleni yapin ama surereken
    "GORUNMEZ OLDUGUNUZU VARSAYIN"
    Bu kafeslerinin icinde oturan ölümlü suruculer, gozunuzun icine bakar,
    YINE DE SIZI GORMEZLER.
    Motor surerken diger araclarin kor noktalarinda kalmayin, dikiz ve/veya yan aynalarda suratlarini gorun.
    Yayalar sizin zararsiz bir hayali goruntu oldugunuz kanaatindedir. Sakin ola ki bir yada birkac yayanin sizi gorup te yola cikmaktan vazgececegini sanmayin.
    Dikkat
    Civardaki araclara takilip cok uzun sure ayni hizda beraber gitmeyin,
    Ne yaparsaniz yapin..
    Gece yada gunduz...
    GORUNMUYORSUNUUUUUZ...
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  10. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    9, Kaç Paralık Dikkatiniz Kaldı?

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    Bu asagidaki kavram benim degil...bunu Keith Code un kitabindan ogrendim (Rainey ve Lawson u yetistirmis unlu motor hocasidir) ama okudugumda cok hosuma gitti ve benimsedim. Yilllardir kullaniyorum. Aslinda benim de kafamda buna benzer bir fikir vardi hep ama hicbir zaman ifade edebilecegim bir sey degildi, okudugumda "hah iste bu" dediydim...anlatayim...
    Motora bindiginizde kafanizda o gunku suruste harcayacaginiz belli bir miktar dikkat ile binersiniz. Evet bu gercektir, neyse bu miktara 1milyon TL lik dikkat diyelim... asagida kisaltma olarak BTL=Bin Turk Lirasi kullanacagim) Daha ilk binisiniz sirasinda, cok yeni iseniz, aman ayagimi atarken cizmeyeyim bir tarafini diye 2 BTL sini harcayarak, hangi sirayla calistiracaktim, far yaniyormu, 1. vites asagidaydiii...kaskin onu acik kaldi, yanima ehliyetimi aldimmi vs ile neredeyse 150 BTL si gider, yola ciktiginizda geriye kalir 850BTL lik dikkat... her viraja giriste, artik virajina gore 5-50 BTL harcarsiniz. Onunuze cikan bir cukur, sinyalini acik unutmus giden bir otomobil, ruzgar sesi, arkadan yol isteyen bir korna, ilerde trafik isiklarinin sariya donmesi, motordan gelen luzumsuz bir tikirti hep ver bin, ver besyuz, ver ikibin filan diye sizin 1MTL lik sermayenizi tuketirler. Ve sonunda artik sarfedecek dikkatiniz kalmaz!
    Boyle birsey hic duymadiniz degilmi? Ama dogrudur. Baslarsiniz hata yapmaya...mesela gaz vermek icin sag ayaginizi (otomobil aliskanligi ile) arka fren pedalina basarsiniz, sinyalleri acik unutursunuz, yada vermeyi unutursunuz, saga sola bakmadan kavsak donersiniz, daha da tehlikelisi serit degistirirsiniz, motoru durdurur, parkeder ve yan destegi acmadan birakirsiniz dussun diye, vitesler karisir, debriyaj-fren karisir ve bu saydiklarimin hepsi su katilmamis gerceklerdir.
    Tecrubeliler ise soyle der..."ben valla bu saydiklarina hic dikkat sarfetmiyorum, vitesleri otomatik olarak degistiririm, zaten serit degistirirken bakarim-yani ozellikle bunu dusunup dikkat sarfetmem (*) gerekmez"...yanlis...sarfediyor ama kucuk rakamlar. Bir caylagin 2BTL sarfettigine o 5TL sarfediyor, dolayisiyla farkinda bile degil.
    Bu kadar izahat yeter, sanirim derdimi anlatmis bulunuyorum. Bu bilgiden nasil yararlanacaginiz acik, eger yeni iseniz gunluk surus surenizi kisa tutun. Nelere kac paralik dikat sarfettiginizin bilancosunu tutun kafanizdan....Unutmayin, yenisiniz ve cok fazla dikkat harciyorsunuz,ki bu gereklidir, kisa zamanda bitecektir. Hatalar, kazalar gelecektir arkasindan. Alistirma ve antremanla bu temel teknikler icin gerekli masraf azalacak ve sonunda farkina bile varmayacaginiz miktarlara inecektir, sabirli olun.
    Tecrubeliler ise sadece bu kavramin bilincinde olmali...dikkat sarfettikleri sey sayisini bir bir azaltmalilar. Ornek, kaskin bir yeri hava sesi yapiyor...hemen oraya bir bant yapistir ve o sesi kes...sag eldivenin cit citi gevsek aciliyor, hemen tamir et... belin acilmis soguk geliyor, gunes gozunu kamastiriyor vs. vs. luzumsuz ayrintilarin "dikkat israfina yol acmasi" na musaade etmeyin. Bir ara karsiniza 995 BTL lik dikkat sarfetmek gereken bir durum ciktiginda hayatta kalmaniz buna bagli olacaktir. (Sirasi gelmisken, ciddi bir bir kaza tehlikesini dikkatiniz ve ustaliginizla atlatirsaniz motoru bir kenara cekip kendinizi tamamen iyi hissedene kadar yola devam etmeyin, genellikle hemen ardindan gelen cok basit bir problem bu defa kurtaramayacaginiz bir kazaya neden olur. Yine tekrar...dikkatiniz bitmistir, artik saga sola harcayacak 2-3 BTL lik dikkat kalmamistir)
    ********Bir Zen Ogudu **********
    (altindan daha kiymetli :)
    Motor surerken O AN ORADA olun.
    Ne o anin onunde, ne ardinda.
    ***********************************
    Simdi bu su demek,
    *
    motor surusunde en guvenli yer onundeki 2-3 sn lik yoldur,
    *
    iste bu onundeki yola, O ana konsantre ol demek. Dun yada yarim saat onca basindan gecen iyi yada kotu bir olay, birazdan varacagin yerdeki beklentiler, yarinki bir imtahan yada uc ay sonra gidecegin askerlik gibi O ana ait olmayan seyler kafandayken sen o anda olamazsin. Cunku motor icin sarfetmen gereken seyi hayali senaryolara harciyorsun. Motor ile yapilan trafik kazalarinin cogu bir yere varmak uzere 5 mil / 8 km icinde oluyor. Cunku dikkat cephanesi bitiyor...uzun yolculuklarda ("uzun" goreli bir kavramdir) varacaginiz yere yaklastiginizda hizi biraz dusurun, daha dikkatli, konsantre olmaya bakin.
    Motora her zaman nese, sevgi ile guvenle, iyi bir ruh hali ile binin. Alkol, uyusturucu, yorgunluk, uykusuzluk, bezginlik, can sikintisi, moral bozuklugu, "hicran yarasi" :) gibi durumlarda motora binilmez..."kafam bozuk abi, motora atlayim bi acilayim soole" diye kurulan cumleler, sansiniz varsa hastanede biter.

    10, ASILMAYALIM ARKADASLAR…

    Web versiyonu. Tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    Virajlari donerkenki durusumuz ve viraj teknigimiz uzerinde epey yazdik, yazistik buralarda da kimse demediki, "yahu iyi guzel agirligimiz saga sola vermeyecegiz, dizlerimizi tankta tutacagiz da...su yarislarda gordugumuz amcalar bu isi bilmiyorlarmi? Dizlerini yere surtup, yari bellerine kadar motordan sarkan bu profesyonellerle senin dedigin arasinda daglar kadar fark var..nasil oluyorda oluyor?" Buyrun buradan yakin...:)
    Bu "knee draggin'" Diz surtturmece" yada "hangin'" "sarkmaca" tekniklerinin baslica ozelligi virajlarda azami hiza ulasmak, ben bir kursta hoca nezaretinde denedim, gayet heyecan verici bir teknik...gerci normal (bizim kontra) teknikle daha hizli bile donebilirdim ayni viraji ya, sistemi anlamakti maksadim. Asagida anlattiklarim teoride bildiklerim..pratigim hemen hic yok - cok az bu konuda.
    Simdi, biliyorsunuz motor yattigi tarafa donuyor, viraj ne kadar keskinse, hiziniz ne kadar fazlaysa o kadar cok yatirmaniz gerekiyor ki merkezkac kuvvetine yenilip viraji disina savrulmayasiniz. Ancak motor ne kadar yana yatarsa tekerleklerin yere surtunme yuzeyi o kadar azalir (modern lastiklerde bu asgariye indirilmistir) ve yanal vektor e dusen guc artar, yani lastiklerin vazifesi olan karsi surtunme direncine dusen vektor. Uzun lafin kisasi, ne kadar yatiksaniz disa savrulma sansiniz o kadar fazlalasacaktir. Eh, bir yarista iseniz, "hiz" ana faktor ise, bu riski goze almak istemezsiniz...iste motoru daha fazla yatirip savrulma riskini goze almamak icin siz motordan sarkar, motoru mumkun oldugunca az yatirmaya bakarsiniz ki agirlik vektoru mumkun oldugunca yercekimine paralel, su duzeyine dik olsun.
    Anlatabildimmi bilmem ama ana mesele budur.
    Bir de viraja girmeden evvel ic taraftaki diz ucaklardaki hava freni gibi acilir ve dogan turbulans donusu kolaylastirir, surucuye kismen bir denge saglar.

    Sarkmada yine bizim bildigimiz, burada ustunde yazistigimiz kontra viraj alma teknigi kullanilir, gidon son derece relaks tutulur, ozellikle gidona vucut agirliginizdan hicbirsey aktarilmaz. Vucudun agirligini virajin disindaki diz, tanka asilarak tasir. Tabii tankin bu ozellikte bir girintisi ve uzerinizde kaymaz bir pantalon (suet dizlikli -aslinda diz yan ici- deri/sentetik) olmasi sarttir.
    Simdi gelelim Vehbinin kerrakesine...bu teknik sadece ve sadece pistlerde kullanilabilir.
    TRAFIGE ACIK YOLLARDA KULLANMAK ACI SONUCLAR DOGURUR.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  11. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Dikkat edin "dogurabilir", degil "dogurur". Cunku pistte her viraj surusten once temizlenir, kontrol edilir, yaristan-antremandan once isinma turlari atilir ve suruculer -hele pistin de yabancisi degilse- her viraji gorur, tanir adimlarini, hiz, yatis acisi, vites, kontrollu spin degerlerini onceden kafalarina yerlestirir. Lastikler yeni, ve isinmistir. Normal yollarda bunu yapma sansiniz YOK tur...biraz once gectiginiz yola bir sonraki gecisten evvel birisinden dizel yakit damlar, kum dokulur isiniz biter...ayrica bu yatisi dusuk hizda da yapamazsiniz, motor devrilebilir, yuksek hizda cikisini gormediginiz trafige acik yolda - virajda bu teknik = intihar demektir.
    Motorun kucuk bir kasisde esnedigini ve saatte 120 ile dizinizi yere vurup omrunuzun geri kalanini diz kapaksiz gecirdiginizi dusunmek, motor gibi dunyanin en guzel keyiflerinden birine orada veda etmeyi dusunmek yeter sanirim.
    Bir diger, belkide en onemli tehlikesi bu durumda yavaslama, fren sansinizin sifir olmasidir. Motoru duzeltmek cok zaman alir ve fren yada kivirmaca yapacak vaktiniz hic yoktur. Birkac GP yarisi izlemis herkez bunu bilir zaten...
    Bu nefis teknigi imkaniniz varsa bileninden, bir pistte ogrenin...motorunuzdaki lastiklerin -yepyeni- olmasi sarttir!...cok zevk alacaginizi biliyorum ama sakin ola ki disarda kullanmayi, benim yazdiklarimdan yola cikip denemeyi aklinizdan bile gecirmeyin.
    11, İş Güç vesire....

    Web versiyonu Motosiklet Teorisi kitabinda yer almamaktadir.
    Herkes motosikletlerin güç ürettiğini, hele “Sportbike” ların büyük “HP” (Horse Power- Beygir Gücü) lar ve “Tork” lar ürettiğini üç aşaği beş yukarı bilir…de nedir bu terimler, yani ne manaları var pek bilinmez.
    Motosikletin güçlü bir makine olduğunu gözlemek için mühendis olmaya gerek yok tabii…bir yarış izleyen, hele canlı, yakında işleyen motorun sesinden, 300 km/h i aşabilen hızından bunun ne olduğunu anlar… Sesin özellikle farklı olması yüksek devirden kaynaklanıyor ki unutmayın, yuksek devir yüksek güç demek.
    Bu gücü bilimsel olarak ölçmenin yolu bir mühendisin makineyi bir dinamometreye bağlaması ile olur. Buradan gerekli okumalar alınır ve HP / Tork değerleri okunur.
    HP, “Horse Power” yada Türkçesi ile “Beygir Gücü” tabiri burada sıkça geçecek...Bu ifadeyi kimi yerde BHP “Brake Horse Power” (Fren Beygir Gücü) diye de görmüş olabilirsiniz ki ikisi de aynı anlama geliyor. Açıklayayım; motorun ne marifeti olduğunun anlaşılması onun yüklenmesi gerekiyor. Dinamometreye bağlı motora bir yandan gaz verilirken öte yandan çıkış milinede fren yaptırılır ve aslında ölçülen güç bu fren için harcanan güçtür. O yüzden BHP tabiri çıkmıştır ortaya...Tork da benzeri şekilde frenleme yolu ile ölçülür.
    Değişik ulusların değişik standartları hakimdir bu birimde. Evrensel olarak kabul edilen metrik birim kW (Kilo Watt, yani1000W) tır. Diğer revaçta birimlerden DIN HP ve SAE HP bunların başlıcaları. Daha detaya girmek istemiyorum ancak şunu bilinki bir motosiklette HP değeri verildiğinde bu SAE HP olarak veriliyor, ki bu motorun şaft çıkışında (Crank HP yada Raw HP da denir) ölçülen güçtür. Tekerlekten ölçülen güç bundan %20-25 civarında düşük olabilir.

    Önce “Tork” a bakalım…tork bizim lise bildiğimizin karşılığı olarak “moment” tir, bir ansiklopediye bakarsanız bunun “belli bir mesafeden uygulanan kuvvet” olduğunu görürsünüz.
    (Moment tarif edilirken kuvvetin doğrultusunun önemi var. Moment her zaman bir noktaya göre tariflenir. Bir kuvvetin belli bir noktaya göre momenti, o noktadan kuvvet doğrultusuna inilen dikmenin boyu ile kuvvetin çarpımına eşittir. Yani bir noktanın x metre ötesinden o nokta doğrultusunda bir kuvvet uygulanırsa moment sıfır olur.)
    Motosiklet dünyasında tork motorun yarattığı (ateşleme sırasında oluşan) patlama basıncı sonucu üretilen “moment” tir . Bu “moment” bir dizi mekanik yolla arka tekerleğe iletilir ve motosikletin ileri hareketini sağlar; belli süre sonucunda “iş” e dönüşür. “Tork” yada moment ftlb “Foot Pound” veya metrik olarak Nm “Newton Metre” yada Kilogram Metre (Kgm) diye ölçülür.
    Gözünüzde canlanması için şöyle bir örnek vereyim; Motorun döndürdüğü mile 1m uzunluğunda bir başka çubuğu yandan bağlayalım ve ucuna 1kg lık bir ağırlık asalım. Bu düzenek motoru frenleyip durduruyorsa 1kgm lik bir tork / moment ürettiğini söyleyebiliriz. Yani 2004 model bir CBR1000RR ın 78.3 lbft tork ürettiğinin anlaşılabilmesi için bu güç frenlenmiş ve bu iş için yaklaşık 30cm (1foot) lik bir çubuğa 35.3 kg (78.3 lb)lık bir ağırlık kullanılmış.
    (Burada frenlemekten kast edilen mili durdurarak değil, dönmesine izin vererek bir yandan da mili sıkıştırmak oluyor. Çünkü içten yanmalı motorlar belli bir devir sayısının altında –rölanti devri- güç veremezler, stop ederler. Bu nedenle motor frenleri prensip olarak giriş milinin dönmesine izin verirken ya su türbini ile –sulu fren- ya da fuko akımı ile –fuko akımlı fren- mile frenleyici bir moment uygularlar)
    Eğer bir Dinamometre okumasına göz atarsanız bu tork un devire bağlı bir eğri çizdiğini görürsünüz. Buna tork eğrisi denir…Henüz doğmamış olan kusursuz dahi bir mühendisin dizaynı olan bir motor dümdüz bir tork eğrisi çizer…oysa ki bu eğriyi dümdüz yapmanın yolu zamanlama, yakıt karışımı, egzoz değerleri, basınç-sürtünme kusurları, valflerin çalışma verimliliği vb. gibi birkaç değişken ve kontrol altında tutulması güç problemler bu eğride bazi çukurlara-tepelere neden olmaktadır.
    (Aslında ideal tork eğrisi bir doğru değil bir hiperbol oluyor. Esasen ideal güç eğrisi sabit güç anl***** geliyor. Halbuki içten yanmalı motor karakteri istenen karaktere benzemediğinden debriyaj kavraması ile baştaki devir sayısı boşluğu alınıp, vites kutusu ile de değişik kademelerle motor karakteri ideal eğrinin altına yayılıp biraz benzetilmeye çalışılıyor.)




    Dikkat ettiniz mi hiç, bir otomobil yada motosikletten bahsedilirken, şu kadar maksimum tork, bu kadar maksimum tork lafları geçer…niyedir ki bu “maksimum”? Bu eğrinin dümdüz olmadığını yukarda gördüğümüz için işte bu “maksimum tork” kavrami ortaya çıkmaktadır.…Bir Honda Goldwing yada bir ağır-siklet Harley-Davidson da maximum tork düşük devirlerde alınır ve bu da bize iyi bir hızlanma oranı (*) ile düşük devirlerde kullanışlı bir güç verir…bu hantal yapılı motosiklet kullanılması kolay bir makineye dönüşür. Oysa bir süpersport da maksimum tork devir saatinin son üçte birinde ancak gelir.
    “Devir saati” mi…Torkla uğraşıp duruyoruz ama devir sayısını hiç hesaba katmamış durumdayız. Buradan yine güç e geçelim.
    Güç=Tork x Devir
    Şöyle diyelim; motoru orta sehpaya kaldıralım ve istediğimiz devirde döndürelim. Tork olmadığı için güç te yoktur. Böyle bir deneyi tavsiye etmem ama dönen tekerleği elinizle tutmaya kalkarsanız işte o zaman tork ve güç ortaya çıkar. Motokros yarışlarında neden çok zıplayan motorların geride kaldığını anlıyorsunuz değilmi? Aynı şekilde yarış otomobillerinde de süspansiyon aracın zıplamasına -yerden kesilmesine- şans vermeyecek şekilde tasarlanır ki sürekli güç üretilebilsin, yola aktarılıp “iş”e dönüşebilsin. Açık deniz sürat motoru yarışlarında da keza pervanesini en uzun süre suyun içinde tutabilen, dalgalarda en az sekerek giden takımın şansı her zaman daha yüksektir.
    Yani Rpm (devir dakika…Revolutions Per Minute) olmaksizin Tork hiçbirsey ifade etmiyor.
    İki motor düşünün, ikisi de 80 FP tork üretiyor ama biri 5,000, diğeri 10,000 rpm yapabiliyor olsun…ikinci motor daha çok iş yapmaktadır. Yukardaki formülü gücün ölçü birimi HP (yada BG) olarak alırsak, ve formülü de Güç HP = Devir X Tork / 5252 dir. Ve bu formülle bütün bu ilişkiyi anlamaya başlayabiliriz.
    Yukardaki örneğe bu formülü uygulayalım... 5,000 rpm yapan motorun 71.4 HP, 10,000 rpm yapanın ise 142.8 HP, yani diğerinin iki misli HP üretmekte olduğunu görürüz. Hangisi önemli şimdi? Tork mu devirmi? Gerçek dünyada her ikiside…J
    Spiral, matkap, dremel vb. motoru diye bilinen el aletlerini alalım, bazıları çok yüksek devirli olmakla beraber çok düşük torkludur…22000 rpm lik boyle bir makinenin matkap olarak kullanımıyla hassas bir delik açmak isterseniz bunu başaramazsınız…deviri düşürürseniz otomobil cilalayamazsınız…yani devir, güç, ve tork işe yarar olmalı…
    Dinamometre mühendislere Tork eğrisinin yanısıra Güç eğrisini de verir. Her motora gore değişik bir şekildedir ve maksimum devir her zaman maksimum torktan daha ilerde biryerlerdedir. Tork maksimumu bulduktan sonra hafif düşüş göstermesine rağmen devir ve güç de buna bağlı olarak artmaya devam eder. İşte bu farklılasmalar motosikletin karakterini belirlemektedir aslında.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  12. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yanda örnek olsun diye bir Ducati ST4 un Tork/Güç diyagramini görüyorsunuz.
    (Sarı eğrinin noktalarını ait oldukları devir sayıları ile (tabii devir sayısını çarparken rpm olarak değil radyan/s olarak kullanıyoruz: 1 rpm = 1/60 d/s = 2pi/60 radyan/s) çarparsak kırmızı eğriyi elde ediyoruz.)


    Yarışçılar / sürücüler mümkünse her zaman geniş bir güç bandı ister… usta bir yarişçi her zaman fazladan bir 500rpm i fazladan 7BG ne tercih edecektir.
    Bu eğrilere dikkatli bakacak olursak “güç bandı” nı Maksimum Tork ve Maksimum Güç noktaları arasındaki düşey şerit olarak görürüz. İşte sportif sürücü hızlandığında motor devrini her zaman bu iki nokta arasındaki “Mutlu Bölge”de tutmak istemektedir
    Tork eğrisi ne kadar yatay, güç eğrisi ne kadar düzgünse ve maksimum tork ve maksimum güç noktaları arası ne kadar uzunsa o kadar sporif ve keyifli bir motorunuz var demektir.


    Kötü bir örnek 2000 sezonunda Hondanın yarışa sürdüğü RC51 dir…güç bandı o kadar dardıki motosiklet kendi lastiklerini yedi durdu yarışlarda…her zaman fazla güç iyidir denmiyor yani…
    Superbike üreticilerinin kitabında şu yazar…önce iyi bir tork eğrisi ve güç developmanı yapılmalıdır, hızlanma oranı arkadan gelir.
    (*) Bu “Hızlanma Oranı” kavramı da yeni çıktı…evet halk arasında sıkça kullanılan bir deyim değil ve şu anlama geliyor: Motorun “Mutlu Bölge”ye ulaşabilme hızı…
    Yani anlayacağınız yüksek peformans için üç eleman söz konusu ve bunların hepsi de hemen hemen aynı değerde…Tork, Güç ve Hızlanma Oranı…
    12, Karakış ve biz ikitekerciler...

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina bakiniz.
    Evet, kis geldi, yagmur-camur mevsimi, kar buz mevsimi basladi...ne yapacagiz, nelere dikkat etmek lazim …






    Once hazirlik asamasina bir bakalim. Iyi giyineceksiniz, su gecirmez cizme, eldiven, full-face kask ve mumkunse tam bir su gecirmez tulum tavsiye ederim. Kiliginizin fiyakasi tamamen ikinci planda olmak uzere mumkun oldugunca tek ve canli bir renk, bol reflektorlu olmali. Konuya yine deginecegim ama unutmayin, gorunurluk, kotu havada nerdeyse tamamen yokolur.
    Kiyafetiniz mumkun oldugunca ince ve ayni zamanda sicak tutucu olmali. Yani, soguktan korunacagim diye Michelin-Man gibi dolma gibi giyinirseniz hareket edemez hale gelirsiniz. Modern malzemeleri tanimak lazim Gore-Tex,
    Thinsulate vb. gibi. En uste suyu, altina ruzgari gecirmeyen (her ikisini bir arada yapan kumaslar var, ve tercih edilmeli) bir dis kiyafet, onun altina yunlu, altina-vucuda temas eden tabakaya, pamuklu giymelisiniz.
    Bu tabakalar nefes alabilir olmali ki ter icinde kalmayasiniz.
    Sogukta motor kullanmanin en problemli tarafi, sehir icinde dur-kalk trafikte kan ter icinde kalip sonra uzun yola cikip buz kesilmektir. Ter icinde kalmak bizler icin en kacinilmasi gereken seydir.
    Elbisenizin kol agzi, boyun cevresi, (iki parca elbise giyiyorsaniz) bel, pacalar iyice kapali olmali ki vucut sicakliginizla isinan hava disari kolayca kacmasin.
    Imkaniniz varsa elektrikli yelek-corap-eldiven vb. ekipman bulun, kullanin.
    Bunlar sizin tabaka tabaka giyinmeniz gerekmekden sicak kalmanizi saglar. Unutmayin, gogus ve sirti (belden yukari-torso) sicak tutmak cok onemlidir.
    Vucudumuzdaki kanin buyuk kismi bu bolgede dolasmaktadir, yani sicak tutarsaniz kollar, bacaklar ve basiniz da bundan yararlanir.
    Ayrica ic organlarinizdaki sicakligin dusmesi kesinlikle hastalanmaniza yol acar. Yani elektrikli bir yelek tam bir cankurtarandir.
    Ayaklar icin su gecirmeyen cizme olmazsa olmaz onemdedir. Sonra iyi bir corap gelir. Yine yeni modern malzemelerden "fleece" (Polar) den yapilmis disi su gecirmez ama nefes alir kimyasal emdirilmis kayakci coraplari var. Bunlari kis sporlari malzemesi satan yerlerde bulabilirsiniz herhalde. Bu coraplar harika. Ben bunun icine cok ince bir yun corap da giyiyorum bazen sogukta. Eldiven de cok onemli tabii. Kontrolleri hissetmeyecek kadar kalin olmamali, su gecirmemeli, ve sicak tutmali. Daha once yazmistim, "yen" leri ceket kollarini icine alacak kadar uzun olmali ki ceket kolundan iceri su-soguk girmesin. Motorunda el isitici elcikler bulunanlar cok sansli bu konuda (benim gibi :)). Imkaniniz varsa bunlari tercih edin, el bazen 20derece de bile usuyor, eldiveniniz yazliksa...
    Bir "balaklava" edinin..hani su kayakci maskesi denilen sey, kafaya gecirilir.sadece burun-gozler acikta kalir...tercihan polar-fleece olsun, ince-kask konforunu bozmayan birsey yani. Kaskin bugulanmamasi icin gerekli onlemleri alin. KAsk hava kanallarini iyi taniyin, fonksiyonlarini tam cozun. Ornegi yagista tepe hava girisi hemen kapatilir, yoksa oradan iceri su girer, ve kaskin ici iki kilo su emene kadar farkina varmayabilirsiniz :)
    Motorda daima yedek bir Tisort, eldiven ve corap bulundurun. Islak-terli yakalanmayin soguga. Bandana, boynunuza sarin.
    Gazete, gogsunuzu soguktan korumak icin...elbisenizin yetmedigi durumda, bulundurun.
    $u kimyasal isiticilar vardir, sigara paketi buyuklugunde ama ince...ovusturunca aktive olur...onlardan birkac tane hep yaninizda olmali. Cizme buyuklugu uygunsa ayak parmak uclarina birer tane yerlestirirn, en az dort saat idare eder.
    Giyim kusam mevzuunda aklima baska birsey gelmiyor...biraz da kullanima deginmek istiyorum.
    ONEMLI:
    Biliyorsunuz uzun uzun size kontra viraj teknigi anlattiydim...iste en onemli olay baska birsey yapmamaniz ve sunu unutmamanizdir :
    MOTOR BAKTIGINIZ YERE GIDER.

    Bak şekil 1, yanda... J
    Kontra da ustalastiysaniz eger vucudunuz ve gozleriniz bu teknigi
    kendiliginden yumusacik uygulayacaktir.


    Yani kisin, yagista, buzlanmada, kaygan yuzeylerde MOTORU GOZLERINIZLE kullanacaksiniz.
    Vucudunuzla yaptiginiz ilk sert harekette asfalta yapismak isten degildir bu havalarda...Viraja girdiniz, gideceginiz yere bakin, sakin zorlamayin su viraji biraz daha artistik, hizli nasil alirim filan diye.
    Cikisini gormadiginiz viraja cok daha temkinli girin. Yanliz kışın degil…
    HER ZAMAN GORDUGUNUZ KADAR GIDIN.
    Size gorunmez adam oldugumuzu soylemistim degilmi?
    Tekrarliyorum...otomobilciler gozunuzun icine bakar ama yine de sizi gormezler...
    Hah iste… KIŞIN HiÇ GÖRMEZLER. !

    Onlara gore bu havada motosikletlinin ne isi vardir disarda...gorur gibi oldugu karalti tamamen bir hayaldir. Bugulu yan ve arka camlari, ustu su damlaciklari dolu yan aynalari, yarim yamalak temizlenen on cami ile otomobilci icin siz sag arka camina yapismis kuru yapraktan daha az onemlisiniz. GORUNMUYORSUNUZ bunu hic unutmayin, her hareketinizde bunu bir numarali bilgi olarak degerlendirin. Dedigim gibi siz yine gorunur olmaya calisin, ama gorunuyorum zannetmeyin.
    Daha once de yazdim kazalar cogu kez donus yolunda, eve yaklasinca oluyor diye. Kisin bu etki artar, cunku yol daha cetin ve yorucudur. (Kac paralik dikkatiniz kaldiydi??:)) Hic acele etmeyin, ornegin siste otomobilcilerin eskisinden daha hizli gittigi gozlenmistir, bu hataya dusmeyin. Unutmayin, motorcunun amaci A dan B ye gitmek degildir, A_B arasindaki yoldur bizim icin enteresan, heyecan verici olan.
    Mekanik-elektrik duzenege eskisinden daha fazla onem/bakim vermelisiniz cunkuuuu...
    Bu meret sogukta daha cok ariza yapar. Yagmur suyu hava basinci ile akliniza gelmeyecek her yere girer ve elektrik sistemi cuvallar. Bir diger gercek ise yagmurda lastigin daha kolay patladigidir. Islak civi, vida gibi cisimler lastige daha kolay saplanir.
    Kendinize iyi bakin...dikkatli olun, gunduz UZUN farlarinizi sondurmeyin.
    13, Tüh !, Devirdik Motoru...

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.

    Arada bir tatsiz olaylar basimiza gelir motor dunyasinda, bunlardan biride motoru devirmek-dusurmek tir. Once sunu bilinki motor, kendi basina ayakta durabilen birsey degildir, yani bu meret dusebilir, bu olasidir.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  13. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Acemilikte insani urkuten bu konu aslinda teknigi uygulandiginda ustunde dusunup uzulunecek bir sey degildir. Motor ne agirlikte olursa olsun, sizin cinsiyet ve fiziksel gucunuz ne olursa olsun dusen motoru kaldirmak cocuk oyuncagidir...once bunu kafaniza yerlestirin. Hicbir motor firmasi dustugunde kibar bir hanim surucu tarafindan kaldirilamayacak bir seri uretim motor uretmemistir, bilesiniz.
    Ancak boyunuza posunuza uygun bır motor kullanmakta oldugunuzu varsayıyorum tabiiki. 40kg lık genç bir hanım sürürcünün 450kg lık bir motoru kaldırmasını beklemiyorum haliyle, kullanmakta olduğunu da ummuyorum …J

    Motor genellikle yavas hizda manevralar sirasinda duser. Dolayisiyla, kendinize zarar vermemek icin dikkatli olacak vaktiniz vardir. Sunu demek istiyorum ki, baktiniz dusuyor, birakin dussun. Ayaginiz altinda kalmasin mesela...kendiniz kurtarin once.Ustelik eliniz gazda ve motor viteste ise asiri gaz verip tehlikeli bir savrulmaya da donusturebilirsiniz isi...

    Asagida dusen motoru kaldirmak icin kullanilan en yaygin ve bildik teknigi bulacaksiniz. ABD de butun motor okullarinda bu egitim veriliyor ve benim gordugum-denedigim kadariyla da son derece basarilidir.

    Once motoru stop edin, anahtarla ve "engine cut off switch", yani mars dugmesinin yanindaki acil motor stop dugmesi ile. Dugmeyi ve anahtari "off" durumunda birakin.
    Anahtar gidonu kitlyor ise, kilit durumuna getirmeyin.

    Benzin valfini (varsa) kapatin.

    Motor viteste olmalidir, degil ise elinizle/ayaginizla ulasip vitese alin. Mumkun degilse bandananizi boynunuzdan cikarip arka freni sikica baglayin.

    Ayaginizin alti, cizmenizin alti temiz, kum cakil, ot, camur vb. den arinmis olmalidir.
    O bolgeyi temizleyin.

    Motorun sol yana devrildigini farzediyoruz...

    Motora arkanizi donun, kalcaniz sele hizasinda olacak sekilde comelin. Simdi, sag elinizle sol elcigi yakalayip yukari, tanka degecek kadar kaldirin. (gidonu olabildiginca sola cevirin...motor viteste-yani debriyaja dokunmayin)

    Simdi selenin altinda saglam bir yer bulup sol elinizle yakalayin ve kalcanizla selenin oratisnda/kenarina yaslanin. (BU NOKTA ONEMLI..bulmasi kolaydir ama her motora gore degisir)

    Kollariniz gergin bir vaziyette, motoru geriye iterken (kalcanizla yaslandiniz ya), ayni zamanda bacaklarinizla dogrulun.

    Yeterince dogruldugunda durmasini bilin, yoksa motor bu kez obur tarafa devrilebilir..:) Motor duzeldimi...iyi..rahat bir nefes alin...aceleniz yok...hic arkanizi donmeden ayaginizin topugu ile yan destegi acin ve motoru emniyete alin.

    Yan destek bir sebepten dolayi acilmiyorsa, dikkatle motora yuzunuzu donup her iki elinizle elciklerden tutup bir daha deneyin, Yine olmuyorsa (varsa) orta destege alın.
    Orta destek yoksa, yan destek umitsiz bir sekilde kirilmis-egilmis kullanilmaz durumdaysa, artık caresız bır agaca-duvara kadar yuruyup ona dayayacaksiniz

    Iste buuu... :)

    Simdi, eger kaldiramadiysaniz, kalcanizin yeri yanlistir. Biraz saga-sola- yukari- asagi deneyip dogru noktayi bulacaginizdan emin olabilirsiniz.

    Dogru noktayi bulursaniz hangi agirlikta olursa olsun motor kus gibi kalkacaktir.

    Katiyen unutmayin. Motor dusunce once sakin olmayi ogrenin...bu her zaman olabilir ve herkesin basina gelebilir. Kimseye birsey olmadiysa sorun yoktur...
    Adrenalin destegi ile, telas ile panik icinde motoru kaldirmaya kaldirirsiniz belki ama beliniz sakatlayabilirsiniz, motoru obur tarafa devirebilirsiniz, geriye-ileriye kayabilir baskalarina da zarar verebilirsiniz...

    Bir de link ekliyorum bu konuyla ilgili....fotograflar oldukca yararli olabilir.

    http://www.ibmwr.org/otech/pickup.html

    Yukarda motorun kendi basina ayakta durabilen bir sey olmadigini idrak etmis ve ozellikle dusen motor yerden nasil kaldirilmali mevzuuna bakmistik. Bu kez belki daha once anlatmam gereken "motor nasil duser, nasil sag salim bu varta atlatilir" konusuna deginecegim.

    Motosikleti dusurmek utanc verici diye dusunulur, ve hatta alay konusu yapilir genellikle, ama bu son derece tehlikelidir. Cogu kimse motoru dusurmekten her ne bahasina olursa olsun kacinilmasi gerektigini dusunur...hatta tecrubeli suruculerin asla boyle birsey yapmadigi kanaati vardir. Birkac yil tecrubesi olupta motorunu dusurmemis hickimse tanimiyorum, veya eninde sonunda bu durumla karsilasmayacak hickimse dusunemiyorum.

    Su “Kac Paralik Dikkatiniz Kaldi” konusunu bosuna yazmadim, eger geriye hicbirseyiniz kalmazsa benim ve sahit oldugum iki uc kisinin basina gelen sizin de basiniza gelebilir. Motordan iner, onu oylece birakirsiniz “guuum” diye duser ! Inanilmaz geliyor degilmi? Ama yasanmis gercektir.
    Ayaginizi bastiginiz yere dikkat etmezseniz, cakil, kum vb. Kaygan bir zeminde daha “aman” bile diyemeden motoru yerde bulursunuz. Saga yatik zemine parkedenler gordum, sol taraftaki destegi acarsiniz ama motor saga yatik oldugu icin o tarafa devriliverir. (bunu ben de yaptim ama devrilmeden yakaladim motoru:))

    Motoru devirmek ayip, suc yada gunah degildir ama esas tehlikeli olan altinda kalmaktir.

    Bir motorcunun ogrenecegi derslerin basinda onu nasil dusurecegi, yada duserken nasil kendini kurtaracagi gelmelidir.

    Deney...:)

    Motosikleti saglam zeminli, cim bir alana cikartin. Ogrenecek arkadasiniz yada kendiniz motora oturun…yavasca, diyelim sol yana dogru yatirmaya baslayin motoru.

    Agirlik merkezi kontrolunuzun disina cikma anina geldiginde yapilmasi gereken uc sey var.

    1. Sol elcigi birakin (asagida kalan elcik.) Bu elcige sikica yapisirsaniz motorun agirligi sizi hizla yere ceker ve yuzukoyun yere yapisir, yada ellerinizin ustune dusersiniz.

    2. Eger sag ayaginiz basamakta degilse, DERHAL basamaga alin ve agirliginizi sag ayaga, sag basamaga verin.

    3. Sol ayaginizi olabildigince acin.

    14, Sıra Tatsız Derslerde...

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    Motosiklette yaptigimiz hatalarin buyuk bir kismini ufak tefek ariza, siyrik, cizik ve cogunlukla "Uf.bunu da atlattik, bundan boyle suna suna daha fazla dikkat etmeliyim" diye gecistiririz.Bazen de motor, yol, polis yada karsi taraftaki surucu bu hatanizi affeder. Ama affolmayan hatalar da vardir.iste bunlarin baslicalarindan biri "asirma dususu" diyebilecegimiz "highsiding" dir.
    Biliyorsunuz motorun yana devrilmesi olayina "yana devrilme" yada " yatarak devrilme" (lowside - lowsiding) diyoruz. Bu devrilmede surucu motorun devrildigi tarafa duser. Hiz sozkonusu ise, yani park halinde, yada cok dusuk hizda degiseniz motor sizin onunuzde, siz onun arkasinda bir miktar suruklenir ve durursunuz.
    Bu tur dusmelerde yapilmamasi gereken sey suruklenme bitmeden ayaga kalkmaya calismaktir. Kendinizi olabildiginizce sakin ve relaks bir sekilde asfalta teslim edip bir an once durmaniz icin dua edin, ve bezden yapilmis bir bebek kadar esnek olmaya bakin. Ayaga kalkmaya calisirsaniz derhal yuvarlanmaya baslarsiniz ve diz, dirsek, kalca vb. bolgeleriniz fena halde yaralanabilir, eldiven-cizme vb. Koruyuculariniz uzerinizden firlayabilir, sonuc iyice tatsizlasabilir.
    Affolmayan hata, yukarda bahsettigim, motoru "asirarak devirmek" (highsiding); gidonun uzerinden asarak motorun onune-yanina dusmek ve motorun da sizin ustunuze dusmesi, yada yerde siz onde motor arkada suruklenir vaziyette kalmanizdir. Bu tarz dusme genellikle cok serttir ve surucunun yere vurma aninda bilincini kaybetmesi son derece olasidir.
    Kaza cogunlukla agir yaralanmalara, sakatliklara, hatta olumlere yolacmakta. Hele ciddi yuksek hizlarda motor once surucusunu ustunden firlatir ve kendisi de havada bir takla atip dogru surucunun ustune duser. Feci degilmi? O halde nedir bu "asirma dususu", ne yapmak lazim basimiza gelmesin diye, yada basimiza gelirse ne yapmaliyiz diye biraz daha yakindan bakalim. Bu olayin asagida gorecegimiz birkac sebebi var ama hepsinin ortak yani araka tekerlege asiri fren basinci uygulamak ve onu kitlemektir.
    Bir virajda, yuksek deverli bir virajda, yada asiri kamber acisi olan bir yolda (bu virajin icinde de olabilir), yada dengesiz yuklu bir motorda, on frende bir miktar sIkilmis dahi olsa, arka fren kitlendiginde motorun arka kisminin artik duz bir cizgi halinde gidis yonunu takip etmesi imkansiz hale gelir. a) Viraj disina dogru, b) dever asagi dogru, c) kamber asagi yonunde, d) dengesiz agirligin fazla oldugu yonde arka taraf kaymaya baslar. Ve ayni zamanda da devrilmeye.
    Neden? Cunku donme olayi bittigi icin araka taraftaki jiroskop etki ortadan kalkmis, motoru ayakta tutan guc yokolmustur. Unutmayin, motorun arka kismi motorun kendisidir. "Neredeyse" siz de dahil olmak uzere butun mekanizma ve iskelet arka tekerlegin jiroskopik etkisi ile ayakta duruyor.
    Tekerlek kaymaya baslayince surtunmeyi kaybeder (ayaginiz altinda muz kabugu olunca nasil -zip- diye kayiyor) ve arka tekerlek motordan daha hizli gitmeye baslar. Surucu bir iki saniye kesirinde arka tekerlegi yaninda gormeye baslayacaktir !! Bu hic iyi bir haber degildir.!
    Bu esnada eger surucu, biraz tecrubeli ve relaks tutusunu bozmamissa on tekerlek hala gidis yonundedir, ve bu sayede motor hala dengede ve yana devrilmeye (lowsiding) hazirdir.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  14. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    DIKKAT !
    Eger bu durumda motor yavas yavas kontolu size birakmaya baslar ve arka tekerlek eski yerine gelmeye baslarsa (dusuk ihtimal) bu iyi bir gelismedir, ne yapiyorsaniz onu degistirmeyin. -sakIn arka freni birakmayin-
    DIKKAT DIKKAT !
    Arka tekerlek iyice yaniniza geldi ve on tekerlek saga yada sola artik daha fazla donemeyecek kadar SONA DAYANDI ISE ARTIK KURTULUS YOKTUR. -sakIn arka freni birakmayin- Hemen motoru birakin dussun, yana devrilsin (lowside - lowsiding yapsin) kendinizi sakince yere birakin. Motor yere iyice yatana-dusene kadar-son ana kadar arka freni birakmamaya calisin. Gerisi Allah kerim.!
    DIKKAT DIKKAT DIKKAT DIKKAT !!!!!
    Yapilacak en buyuk hata -bu olayi farkettiginiz andan itibaren- arka freni birakmak, arka tekerlegin donmesine izin vermektir.
    Bunu sakin yapmayin!
    Tekerlek o anda cekis kazanir ve ayni cifte atan bir at gibi motorun kicini ziplatir, gidonun uzerinden ucarsiniz ve motor yanlamasina taklalar atarak pesinizden gelir. Yere dustugunuzde suruklenme sansiniz zayiftir. Enerjinizin buyuk bolumunu asfalta, tabiri caizse cakilarak, kaybeder ve yavaslarsiniz.
    Eger on fren de bir miktar (miktari onemli degil) SIKILI ise onu da birakmayin. Cunku on freni biraktiginizda arka tekerlege yuk intikal eder ve arka tekerlek cekis kazanarak donmeye baslar. Ayni efekt tekrarlanir ve yine sizi ustunden firlatir.
    Nefes alin..:)
    TEKRARLIYORUM,
    Arka tekerlek bloke oldu ve kaymaya basdi, motorun kici disa
    savrulmaya basladi ise, savrulma yonunde tutun gidonu. Faydasi olmuyorsa,
    birakin motor dussun. Kendinizi sirtustu sakince yere birakin, en guvenli -
    yada en az hasar gorme ihtimaliniz olan sey budur. Sakin frenleri
    birakmayin, ozellikle arka frendeki basinci kesinlikle dusurmeyin.son ana
    kadar.
    Peki bu usttten asirma namerdinden kurtulmanin, bu probleme hic bulasmamanin bir yolu yokmudur.? Var.
    Birincisi, daima ve daima virajlarda kontra teknigini uygulayin. Diger tekniklerde on tekerlek ve arka tekerlek yonleri farkli surtunmelere yol acar ve arka tekerlek onden daha fazla "kayar", bloke olmaya daha yatkindir. Ikincisi, hizinizi viraja girmeden ONCE ayarlayin ve virajlarda fren yapmamak konusunda ustalasmaya bakin. Virajda daha once anlattigim gibi yavas yavas, gittikce artan tempoda, kaybolan hizi telafi edecek kadar gaz verilir.ama fren yapilmaz.arka frene hic dokunulmaz.
    Gordugunuz kadar gidin. En guvenli yol onunuzde gordugunuz yoldur. Motorunuzu dengeli yukleyin, lastik havalarini kontrol altinda tutun, fren pabuclariniz ayarli, bakimli ve yeni olsun.
    Kampana frenler disk frenlerden daha kolay bloke olur. On kere daha dikkatli olun bu tur motorlarda. Virajda fren yapmak gerekiyorsa once motoru "duzeltin", sonra duz bir hat ustunde fren yapin. Yoldaki-virajdaki bir cisim yada cukur vb. den kurtulmak icin "kivirmaca" (swerving) teknigi ani-sert frenden daha guvenlidir.
    Imkaniniz varsa ABS sistemli, hatta kombine fren sistemli bir motosiklet alin. Bu sistemler on tekerlege gerekli basinci uygular ve tekerleklerin bloke olmasina izin vermez. Ornegin BMW RT serisi motorlarda her iki fren pedali (el yada ayak) birbirine baglidir ve optimium fren basinc oranlarini on ve arkaya ayni anda uygular. Herhangi bir motoru BMW RT gibi frenlemek calisma ile pekala mumkundur, ille gidip onu almaniz gerekmez.

    15, Sola Dönüş...

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz...
    Baska aracin etken olmadigi, viraj alma hatasi sonucu meydana gelen motosiklet kazalarinin buyuk cogunlugu sola donerken oluyor. Cunku "Sola donmek, saga donmekten daha zordur!"..
    Aslinda konuya biraz geriden baslayalim ve kontra teknigini hatirlayalim.Nasildi? Solu it sola don, sagi it saga don.kisaca tabii.
    Simdi hemen bir deneyle yukarda yazdigim tezi curuteyim; oturdugunuz yerden sol elinizin iciyle onunuzdeki masayi itin.Ayni motordaki gibi on-kolunuz yere parallel, relaks bir tarzda. Kolayca gittigini goreceksiniz. Simdi, sag elinizi yumruk yapip, sanki gaz verir gibi bukerek, yumrugunuzla itin. Evet eliniz biraz aciyabilir ama hemen anlayacaksiniz ki sol kolun verdigi gucu veremiyorsunuz. Solu itmek daha kolay yani. Genis duz bir alana cikalim ve kontra teknigini hem saga hem sola deneyelim.saga donerken ayni zamanda gaz da verdigimiz icin bunun sola donusten biraz daha zor oldugunu gorursunuz.iste yukardaki tez ikinci kez curutulmus oldu...:)
    Bir baska konu da viraj yaricapi ile ilgili. Bir virajin yaricapi ne kadar buyukse o viraji almak o kadar kolaydir degilmi? Yani aslinda dumduz bir yol yaricapi sonsuz bir daire parcasidir.Neyse lise ogretmenligi bir yana, diyecegim su ki sola donuslerde virajin yaricapi her zaman saga donusten daha buyuktur.Hoppalaa..mi.unutmayin saga donerken saginizda kaldirim, sola donerken solunuzda karsi / gelis seridi vardir.iste bu seridin eni kadar daha buyuktur yaricap. Ve iste ucuncu kez yukardaki iddia curutuldu.(Tabii pistlerden, tek seritli-yonlu yollar gibi ozel durumlardan bahsetmiyorum.) Yani sola donusun aslinda daha kolay olmasi icin butun sartlar hazirdir. Tabii bunlar hep laboratuar sartlari altinda, ve ucaktan bakinca...:)
    Gecenlerde "kamber" yada Turkce "Kambur" diyebilcegimiz bir acidan bahsettiydim, biliyorsunuz yollarin ustu su tutmasin diye ortalari yuksek, kenarlari dusuk yapilir ki yagmur suyu yolda gollenmesin. Iste bu kamber acisi sag virajda motoru daha kolay ve guvenli yatirmanizi (motorun yatmasini) sagladigi gibi sol virajda ise tam aksi, viraj almayi dengesiz, ve guvensiz hale getiriverir. Ayni yaricaptaki sag ve sol viraji ayni maksimum hizda almaniz mumkun degildir. Sol virajda motor yere yapisiverir (lowsiding), dolayisi ile daha yavas girmeniz gerekir. Ama az once bahsettigim gibi sol virajlar her zaman sag virajlardan daha uzun yaricapli oldugu icin bu dezavantaj ortadan kalkar. Ama kamber acisi dezavantaji (buna "ters egim" de diyebilirsiniz) herzaman orada sizi beklemektedir.
    Bir diger dezavantaj ise kamber acisinin minimum odugu yer olan iki seridin birlestigi yer, yani yolun (seridin degil) tam ortasindaki cizgiden kullanmak icgudusudur. Bu durum hem orta cizginin (plastik yada boya) kaygan olmasi (ozellikle yagista) ve hem de tekerlek sizin seritte olmasina ragmen yatis sebebi ile vucudunuzun karsi seride gecmis olmasi dolayisi ile gayet tehlikelidir. Bu yuzden once yolu ortalarsiniz, sonra bakarsiniz karsidan biri geliyor, hop biraz saga kayarsiniz, bu sefer kamber acisi yuzunden motor yatis acisi/gaz/denge dagilmaya baslar, yine ortaya gecer, yada gaz kesmek gibi yanlis birsey yapabilirsiniz, arkadaki araba sikistirir.cok rahatsiz edicidir yani. En tehlikesiz durumda bile virajda beceriksizce zig-zag lar cizer kendi kendinize soylenirsiniz.
    Sola donusun bir dezavantaji daha vardir.o da viraj cikisini gorememektir. Nasil olur? Sag viraj daha kotu, agaclar, duvarlar vs. virajin cikisini kapatiyor diyebilirsiniz, dogrudur, ama sol virajda isin icine karsi serit girdigi icin virajin uzunlugunu kestirmek, ve daha da onemlisi gittikce daraliyormu-genisliyormu sorularina cevap bulmak yanibasinizda kaldirim veya yol dis cizgisi gibi saglam bir arkadas olmadigindan cok zordur.
    Gordugunuz gibi sola donmek biraz daha zor.ne kadar mi? Batili okullarda ogrettiklerine gore %20 daha zor.bu figur bana birsey ifade etmiyor ama bilgi bilgidir, belki isinize yarardiye ekleyeyim dedim. Saga donmenin de kendine ozgu numaralari var, bir sonraki yazida ona deginecegim .
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  15. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    16, Sağa Dönüş...

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    "Evet “Sola Donus” konusunda epey birseyler yazdik cizdik, en azindan cogunluk tarafindan simdiye kadar hep ayni sanilan sola ve saga donusun ayni olmadigini, neden sola donuslerde zorlandigimizi,, neden daha cok kaza oldugunu idrak ettik beraberce…Maalesef yollar kapali daireler seklinde olmadigindan, bazen (!) saga da donmemiz de gerekir…: ) Hele yolunuzu kaybedip bir otoyol yoncasinda takildiysaniz sabaha kadar saga donebilirsiniz

    Sola donuste anlattigim bir test fasli vardi, ve biliyorsunuz artik motoru laboratuar sartlarinda saga dondurmek, bir yandan gaz veren elle ayni anda onu saga itmek zorunda oldugunuz icin, gerektiginde on freni kullanabilmek icin hazir beklediginiz icin daha zordu. Ama kazin ayagi sokaga ciktiginiz zaman oyle degildi. Cunku bu kez yolun “kamber acisi” sizin lehinize calisiyor. Govdenizin karsidan gelen trafik seridine gecme tehlikesi de yok. Ayrica gitmekte olan yone bakmakta mesafe ve virajin gelecegi hakkinda tahminlerde bulunmak sag yanda bir suru referans cismi (kaldirim, agaclar, yayalar, telefon direkleri vb.) oldugu icin daha kolay.
    Simdi biraz da hem sag hem sol virajda kullanabileceginiz bir puf noktasi vereyim. Surucunun bakis acisindan virajlarda yollar ilerde sifir olup bitiyormus gibi gorunur. Yukardaki basit cizimi bunun icin yaptim. Iste bu yollarin, cizgilerin birlestigi noktaya “ok ucu” diyoruz. Bu ok ucu yaricapi sabit bir virajda, hiziniz korudugunuz surece sizle aranizdaki mesafeyi korur. Viraj biterkende yokolur gider.
    Eger bu ok ucu sizden hizla uzaklasiyorsa viraj yaricapi buyuyor, “viraj aciliyor” demektir. Eger size dogru yaklasiyorsa da tam tersi, viraj yaricapi daraliyor, viraj sertlesiyor-kapaniyor anlamina gelir. Herhangi bir viraji guvenle almanin baslica sartlarindan biri gozunuzu bu ok ucuna dikmeniz, onu hedeflemeniz, “genis gorus acinizla” da cevreyi taramanizdir.
    Hic unutmayin, motor nereye bakarsaniz oraya gider. Ve bu ozelligi kendi avantajiniza kullanmasini bilin. Virajda hedefiniz “ok ucu” dur…Virajin CIKISI dir.
    Yani simdi biraz da “Object Fixation Syndrom” – Hedefe Kitlenme Sendromu- ndan bahsetmem gerekiyor.
    Ikinci dunya savasinda hava catismalarina katilan havacilarin baslica dertlerinden biri pilotlarin ates etmekte olduklari ucaktan gozlerini ayiramamasi ve gidip o ucaga yada ucusan enkazina carpmasiydi. Sonradan bu sendromun adi konulmus, ve avci ucagi egitiminde hedef vuruldugu anda pilotun gozlerini baska bir yere, tercihan kacis rotasina cevirmesi egitimi verilmeye baslanmistir.
    Ayni dert biz motorcularin basinda da vardir. Yolun ortasinda bir cukur gorursunuz, gozunuzu ayirmazsaniz doogru bodoslama girersiniz icine. Yada daha tehlilkelisi, viraj alirken virajin icinde-karsisinda bir cisme-olaya gozunuz takilir…hatta soyle olur; hiziniz fazladir biraz, bu hizla viraji alamayacaginizi sanirsiniz/dusunursunuz bir an icin, panige kapilir ve carpmaniz muhtemel yere kitlenir gozleriniz. Ve motor hic sasmaksizin o kitlendiginiz yere gider.
    Bu durumda ne yapmalisinz? Hemen basinizi /gozunuzu -tum varliginizi- kacis noktasina cevirin. Virajda iseniz ok ucuna. Degilseniz daha tehlikesiz baska bir referans noktasina, mesela o korkunc cukur yerine yanindaki daha kucuk/masum cukura yada sol ilerdeki sigara paketine vs. Kendinize her zaman guvenle kitleneceginiz hedefler bulun ve bunu motor surerken bir eglence haline getirin.
    “Panik” bilgisizlik ve tecrubesizlik sonucu ortaya cikan bir yangindir. Pek cok nedeni vardir ve herseyi berbat eder. Iste hedefe kitlendiginizde yeni hedef secmek/ hedef degistirmek bu yangini sondurmek icin birebirdir. Bu bilgiyi tabii ki bisiklet, otomobil, jetski vb. Her aracta kullanabilirsiniz.
    Bol virajli yollar dilerim…
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  16. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    17, Çevrenin Tepkisi...


    Web versiyonu, Tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    Once ustunden gecmek istedigim bir iki sey var, once onlari dile getireyim...
    Bir; once ustad Cahit Sitki nin bu millete ettigini daha hic kimse etmemistir. Iste bu agzimdaki baklayi bir cikartayim dedim. Milletimizin yetistirdigi bu buyuk sair, Cumhuriyet doneminin acili buruk zor yillarinda yasamis, genc yasinda hastalanmis (verem), ve bu melankoli icinde 35 yas siirini yazmistir. Bu siir butun bu ruh hali dikkate alinmadan yillar ve yillar boyu okunmus dilden dile gezinmis veee akillarda kala kala "Yas 35 yolun yarisi eder" misrai kalmis, ve butun bir ulus (hani neredeyse) 35 yasin gercekten yolun yarisi olduguna inanmis ve inanmaktadir.
    Bu durum buyuk sair in kendi sahsi saglik ve o donemin ruh hali ile ilgili olup BIZIMLE HICBIR ILGISI YOKTUR. Bana bir ornek teskil etmiyor.
    Yani "30 yasima geldim, bu saatten sonra motosiklete binmeye baslarsam elalem ne der?" sorusunu kafanizdan silin.
    Size yazdim, pek dindar biri degilimdir ama tanriya inanirim diye, sizde inanin ve OlUmu tanriya birakin. Yani nasil ki siz nasil, ne zaman ve hangi sartlar altinda, hangi gezegenin hangi koordinatinda dogacaginiza karar vermediyseniz, olumunuze de ayni sekilde karar verecek degilsiniz. Verimli, onurlu, durust bir hayat surdurmeye bakin. Tadini cikartin, dunyayi, hayati, insanlari sevin. Iyi titresimler yayin, iyi titresimlerin pesinde kosun.
    "Ortayas krizi" olayina da deginelim...(toplayabilirsem sonunda helal olsun bana yani)
    Nasilki, bebeklik, cocukluk, (bizde adi konmamis olan ) teenager (onlu yaslar), delikanlilik, ihtiyarlik vb. donemler ve bu doneme ozgu davranis, algilama bicimleri varsa 30-70 yas arasindada bir olgunluk donemi vardir ve BU BIR "KRIZ" DEGILDIR. Bir takim seylerin zamani gelmistir artik...zaten bu "zamaninin gelmis olmasi" durumu bu yukarda saydigim her doneme ozgu bir olgu degilmi? Kimisi 20 yillik karisini bir Rus dilberinin beyaz tenine degisir, kimisi 40 yillik ulkesini degistirir, Kimisi tutar bir tekne alip acik denizlere yelken basar, kimi de tutar bi motosiklet alir...Anliyormusunuz..."Bir seylerin zamani gelince" o seyler yapilir. Egitime baslanir, hacca gidilir, bekarete bir nokta konulur, sunnet olunur, evlenilir, yerimiz genclere terkedilir....icimizdeki, genlerimize yazili saati durduramazsiniz. Esas kriz onunla mucadeleye basladiginiz zaman ortaya cikar.
    Biz bu dunyaya bir elimiz yagda bir elimiz balda yasamaya gelmedik...oyle olsaydi Ortaasyadaydik daha. Anamizin sicak evindeydik, yeni kitalar orda oyle kesfedilmeyi bekliyordu, aya gitmemistik, baska gezegenlere gidecek ilerki nesilleri hayal etmiyor, hayvan gudup, sebze yetistirip yuvarlanip gidiyorduk.
    Kesfedilmeyi bekleyen koca bir kita var burnumuzun dibinde ki o bizim kendimiz, kendi benligimiz, kendi yetenegimizin limitleri. Urkutucu, cesaret isteyen bir arastirma gezisidir bu.
    Boyle devam edersem hayatta bitiremeyecegim bu mevzuyu, o yuzden bizim dar motor alanina donelim diyorum...ama arkasina boyle bir fon cizmeden nasil anlatabilirdim ki...
    Simdi, siz motor alip binmek, ogrenmek ISTIYORSANIZ eger, bunu yaparsiniz. Sizi kimse durduramaz. Kimseyi ikna etmeye gerek duymazsiniz. AMA siz kendinizden emin degilseniz, "yahu bu benim yiyecegim bir halta benzemiyor" duygusu icindeyseniz, iste o zaman cevrenin destegine ihtiyaciniz var demektir. Burada ben sidiye kadar "pek" kimseye motor konusunda cesaret verici, "haydi aslanlar yapin su isi, korkmayin bisey olmaz" filan diye bir sey yazmamama ragmen benim yazdiklarimi cesaret verici bulmanizin (en azindan bazilari tarafindan) nedeni bu iste. Bilgiye acsiniz-aciz, merak ettiginiz bir sey var, ayri bir dunyanin kapisi var onunuzde ama kapinin ardinda sizi neler bekliyor bilmiyorsunuz...ben ve benim gibi bazi bilgi paylasimindan yuksunmeyen insanlar, yazarlar bir takim ipuclari verebiliyoruz sadece, gerisi size kaliyor. Burada benden baskalari da var yardimi esirgemeyecek, yol gosterecek, benden cok daha bilgili-tecrubeliler var yolun(m)uza isik tutacak, yeter ki siz "yol" da ilerlemek isteyin. Bende yolun sonunda degilim...onumuzdeki gunler, yillar neler gosterecek bilmiyorum..benimde bilgiye, tecrubeye en az sizin kadar ihtiyacim var...ama gercek arayis budur zaten. Bitti, tamam, ogrendim, iste bu, diye birsey yoktur. Bu duygu tuzaktir, sinegin yapistigi "bal" dir...Ve TEHLIKELIDIR.
    Siz hic acemi bir kayakcinin dusup kolunu bacagini kirdigini, ciddi bir kaza gecirdigini gordunuzmu? (istisnalar vardir muhakkak) Kayak kazalari her zaman bu isi dogru durust bir temele oturtmadan ogrenmis, "artik tamam biliyorum, kaptim bu isi" kanisi ile tepeden asagi kaptirip inenlerin, limitlerinden haberleri olmayanlarin basina gelir. Motorda da bu tamamen aynidir. (burada kaza geciren profesyonellerden bahsetmiyoruz, sebebi yarisma ortamidir. Simdilik konumuzun disi)
    Isi biraz pratige dokelim...yazdiklarimi okuyun, tabii ki yetinmeyin, sorun, sadece bana degil...bu konularda kitaplar, dergiler var, elestirici-akilci gozlerle tarayin bunlari. Diyelim hic tecrubesiz, ama motora ilgili birisiniz...bir kursa yazilin. Iyi kotu bir motorla kurs alin, sonra ehliyet alin... Bu uzun bir yol, aceleye getirmeyin, once hafif, kullanmasi kolay bir motorla trafikten olabildigince uzak tecrube kazanmaya bakin. Ilk denemelere bir CBR la baslamanin intihardan farksiz oldugunu yazdim burada defalarca, bu hataya dusmeyin. Bugunun dunya sampiyonlarinin izledigi yol budur, baskalarinin tecrubelererinden yararlanmak, onlarin yaptigi hatalari tekrarlamamak insan beyninin yetenegidir. Bunu kullanin.
    Iste bu saglam adimlar sizin ihtiyaciniz olan ozguveni saglayacak. Sonra gerisi kendiliginden gelecektir. Bunun yasla basla, coluk cocuga karismis olmanizla alakasi yok...kendinizle alakasi var. Sonra hedef te onemli...45 yasinda motora binip Marmara bolge sampiyonu olmak gibi bir hedef koymayin kendinize. Yetenek onemlidir, ama islenmemis yetenek hicbir ise yaramaz. Muthis bir muzik kulaginiz olabilir ama oturup bir enstruman ogrenmediyseniz vaktiyle, sadece kendinizi eyleyebilecek kadar faydalanabilirsiniz bundan. 5 yasindan baslayarak gunde 4 saat piyano dersi almadiysaniz 35 yasinda resitale cikamazsiniz.
    Motosiklet kendi limitlerinizi tanimak icin bir enstrumandir, limit ise esnek bir cizgi...koptugu yerde olumcul bir ucurumda bulursunuz kendinizi. Hamur acmak gibi...yavas yavas, yedire yedire, ama hep genisleterek...koparmadan, delmeden.
    Iste bu yola girdiginizde cevreniz zaten sizi goruyor olacak, onlar da sizi destekleyecek. Aya giden astronotu, muthis bir sov yapan sirk cambazini, bir maraton kosucusunu, bir otomobil yariscisini desteklemiyormuyuz? Niye adam her an olebilir yahu ! Niye alkisliyoruz? Gareziniz mi var kardesim??? Niye daha hizli, niye daha yuksek, niye butun ulus ayaga kalkiyoruz halterci iki kilo daha fazal kaldirsin diye? Dusmanmiyiz bu adamlara? Bir sey olsa hosumuza mi gidecek? HAYIR!
    Insanlik adina limitleri esnetiyorlar...kendileri adina...bizim adimiza...Sehirce, ulusca, insanlik olarak destek oluyoruz sirasinda, birakin akrabayi esi dostu...
    Evet motosiklet tehlikelidir...bisiklet, ucak, otomobil, askerlik, paten, futbol, yuzuculuk, balikadamlik, karate, bugee jumping...n'apalim simdi yani?


    18, Yolda Yolculu Yolculuk...


    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    "Evet sira yolculu motosiklet surusu teorisine geldi…Hani demistik ya..."motor tehlikeli ve keyiflidir ama grup surusu daha tehlikeli ve daha keyiflidir" gibi bir seydi...hah iste...bir yolcu ile seyahat en az grup surusu kadar tehlikeli ve onun kadar keyiflidir...hele hepsi yolculu bir grup gezisi tadindan yenmez dogrusu..:)

    Yani yolculu geziyi siddetle tavsiye ederim ..emme velakin onceden yapilacak bircok sey var ki bu keyif burnunuzdan gelmesin...cunku yolcu ile motor kazasi tek basina olamaktan cok daha tahrip edicidir...hem sizi, hem cevrenizi...bir hata yaptiginiz ve yolcunuz olan sevgilinizin sakat kalmasina sebep oldugunuzu dusunun...bir an...tamam artik dusunmeyin, o kadar yeter.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  17. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Gelelim isin kitabina...once tabii sizin de tahmin edebileceginiz gibi, acemi birinin arkasina yolcu almasi dusunulemez. Once "solo" olarak yeterli tecrubeye kavusmali, "O" motorun butun inceliklerine, davranislarina vakif olmalisiniz. Virajlarda nasil, frenleri nasil, hizlanmasi nasil vs.
    Kendinizi hazir hissetmiyorsaniz, hazir degilsiniz demektir.
    Hic zorlamayin "sanslarinizi".
    Diyelim hazirsiniz artik, bu buyuk keyfi paylasmak istiyorsunuz, pekala simdi kucuk bir gezi yapalim hep beraber.
    -Bir Pazar sabahi gibi trafigin sakin oldugu, guzel bir gun secin.
    -Esinize (bu "es" kelimesi surus esi anlaminda, arkadasiniz, kardesiniz de olabilir haliyle) kask, bir eldiven ve bir bot temin edin. Bir pantalon ve bir ruzgarlik (mont) giyiyor olmali. Kendi belinize biraz bolca bir kemer baglayin, ve siz de full aksesuar giyinin.
    -Simdi burayi iyi dinleyin lutfen...
    Amaciniz, ona motosikleti sevdirmek, sizin ne kadar "smooth" yumusacik ve sakin sakin, guven telkin eder bir sekilde motor kullandiginizi gostermektir. Motosikletin guzel guzel gezinti yapilabilecek, harika bir alet oldugunu gostermektir.
    Yani kendinizden iyice emin olmalisiniz bu bir.
    Yapilabilecek en buyuk hata esinizi korkutmak, hizli gitmek, sert fren yapmak, hizla kalkmak, tasitlarin arasina girip aralardan sivismak vs. dir. Bunlari yaparsaniz geri kalan omrunuzde (sayet yeni bir hayat arkadasi ise esiniz) yanliz bir surucu olarak kalacaksiniz demektir. Bir daha hic bir zaman sizinle gezmeye gelmeyecektir.

    Yolcunun onunde tutunacagi saglam bir destek olmadigi gibi nereye gidildigi, ne zaman durulacagi, onde neler olup bittigi gibi bir fikri yoktur. Kendini tamamen size emanet etmistir...olayda "neredeyse" hicbir aktif rolu yoktur. En ufak bir urkuntu ona seyahati zehir edecek, "bir an once varcagimiz yere varsak ta kurtulsam" duygusu icinde yolunuza devam edeceksiniz.
    Musteri memnuniyeti 1 numarali hedefimizdir arkadaslar.. :) Unutmayin, bu gunku yolcunuz yarinki motosikletli arkadasiniz da olabilecektir, ona bu olayi sevdirmek, yada gelecek omru boyunca nefret ettirmek tamamen sizin elinizdedir

    Evet, simdi ona gerekli talimatlari verin, nelerle karsilasilabilir, ne yapmak lazim...buyrun...
    -Ayaklarini basacagi yerleri ona tek tek gosterin.
    -Tutunacagi yerleri tek tek gosterin, hic bir sekilde iki elini birden birakmayacak...hatirlatin.
    -Motor calismadan, vites 1 e alinmadan ve surucu "haydi bin" isareti vermeden yolcu motora binmeyecek, basinizal nasil isaret edeceginizi ona gosterin.
    -Zincir. arka tekerlek, egzoz gibi tehlikeli yerlere ayagini sokmayacak...tek tek gosterin...egzozun ne oldugunu herkes biliyor zannetmeyin.
    - O belinize biraz bolca bagladiginiz kemere tutunacak. Ilerde "buddy belt" denilen tutamaklardan alirsaniz rahat edersiniz. Vucudu size ne kadar yakin olursa o kadar guvenli bir surus saglanir.
    -Yolda virajlari alirken motorun saga sola yatacagini, bunun tehlikeli bir sey olmadigini, sadece "relax" olmaya calismasini soyleyin.
    -Frende agirliginin one kayacagini, bununla savasmamasini, butun agirliginin tum vuduyla size yuklenmesini beklediginizi, buna hazir oldugunuzu soyleyin.
    -Yesil isikta, durustan kalkisa gecerken motorun hizlanacagini, duruslarda iki eliyle tutunuyor olmasinin onemli oldugunu soyleyin.
    -Duruslarda ayaklarini hic bir sekilde yere indirmemesi gerektigini soyleyin. Ne zaman inilecegini yine isaretle ona anlatacaksiniz.
    Inilecek yere gelinmis olsa dahi sizden isaret almadan yolcu inmemelidir. (Manevraniz bitmemis olabilir, arkadan araba geliyordur ve siz aynadan goruyorsunuzdur ama o gormuyor ve kasktan dolayi duymuyordur vs.)


    Bu inis - binis isini motor calismaz durumda iken bir kac kez deneyin. Yolcu yuzu donuk olarak motora yanasir, sol elini surucunun omuzuna koyar, sol ayagini ayak destegine yerlestirir ve kendini bu tek ayak ustunde havaya kaldirirken agirligini biraz one verir. Surucuye asilmamasi lazimdir, yoksa ikiniz birden motoru sol yana devirirsiniz. Kotu bir tecrubedir.
    Inerken de ayni hareket tersinden yapilacak haliyle. Yolcu sag ayagini basacagi yere onceden bakmalidir, muhakkak uyarin. Kaldirim, su izgarasi, bir tas parcasi, camur vs olabilir, duser, sizi de dusurur.
    Surucu bu olay sirasinda ileri bakacak, relax olacak ve motoru saga sola yatirmayacak.
    Nasil ki in-bin emrini surucu veriyorsa, dur kalk emirlerini de yolcu vermelidir. Bindikten sonra, "tamam hazirim gidelim" isaretini almadan harekete gecmeyin.
    Yolda, yavas, dur vb. bir isaret aldiginizda ne deniyorsa yapin, yolcunun kafasini bozmayin...:)
    Surus sirasinda konusmaya calismayin, bir iki belirlenmis isaret olsun aranizda, cok gerekiyorsa onlari kullanin. Konusmalar genellikle anlasilmaz, tartismalara, yanlis anlasilmalara, gerilim ve tatsizliga neden olur. Surucunun dikkati dagilir vs. (kac paralik dikkatiniz var? bosuna harcamayin)


    Ilk surus kisa, trafikten uzak, en iyi bildiginiz rotada, elinizden geldigince GUZEL bir gezi olsun. Gittiginiz yerde durup bir seyler icebileceginiz bir cay bahcesi vb. bir yer olsun. Dag basina gidip, "ihi ihi...ni guzel diimi", deyip haldir huldur geri donmeyin. YANLIZ degisiniz. Unutmayin, O nun az once goze aldigi geziyi belki siz goze almayabilirdiniz.
    Ilk bir iki gezinin bu sekilde ve basarili gectigini varsayarsak sira ciddi hazirliga, ve gezilere geldi demektir.
    Giyim kusam...evet, sizin ustunuzde ne varsa onun da olmali, hatta daha iyisi olmalidir. VE her zaman giymelidir. Ayni sizin gibi.
    ”ALL THE GEAR ALL THE TIME" – “HER ZAMAN TAM KUSAM”, yani, full aksesuarini-koruyucularini her zaman giyecek, kullanacaksiniz.
    Bir de artik ona virajlarda motor yattiginda relax olmanin yani sira "sizin baktiginiz tarafa" bakmasini ogretebilirsiniz. Bu kadari guvenli surus icin yeterlidir.

    Su ilave bilgilerle bu gunku ahkami bitiriyorum...
    - Eger motorunuzda yolcu selesi yoksa, yolcunuz da olmayacak demektir.
    - Yolcu daima arkaniza biner. Onunuze cocuk falan almayi aklinizdan dahi gecirmeyin, cok COK tehlikelidir.
    - Lastik basinci ve suspansiyon ayarini degistirmeniz gerekebilir.
    - Motor daha yavas hizlanir ve daha zor durur. Takip mesafeleriniz artirin, ve ozellile yokus asagi ve/ veya frende sirtiniza binecek yuke hazirlikli olun. Frenlerinizi iki defa kontrol etmelisiniz.
    - Virajlarda "daha onceden ustalasmis oldugunuzu varsaydigim" kontra teknigini kullanin, ozellikle motoru asiri yatirmamaya gayret edin (yani hiza cok dikkat edin).
    Haydi tatli geziler...:)

    19 . ELLER AYAKLAR VE OTESI

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    Forumlardan, ve bizzat karsilastigim acmazlardan anladigim kadariyla motosiklette durus kadar makineyle fiziksel alis verisin temel noktalari olan eller ve ayaklarin konumu, durusu ve kullanimi ile ilgili bir tema incelememiz gerekiyor.
    Gerci bir kac eski yazismada gecmisti ama burada olabildigince detayli olarak su gidon tutusu meselesine bir egilelim once.
    Elcigi ayni otomobil direksiyonu zihniyetiyle tutarsiniz, yani ille herkese gore dogru bir yontem yoktur. Kimi 3u ceyrek gece tutar, kimi 10 u 10 gece gibi tutar vs. ana kural relaks ve size gore en rahat sekliyle tutmaktir. Boylece en guvenli tutus saglanabilir. Relaks olmayan ve konforsuz bir tutusla hic bir araca hakim olamazsiniz.
    Daha once yazdigim bir tabiri tekrarlayacagim, gidonu daima "bir genc hanimin bilegi" gibi sIkmadan, kararli ve guvenli bir sekilde tutacaksiniz. Soyle yapin... Eliniz, omuzunuz relaks olsun, dirsekleriniz esnek ve kirilmamis olsun, elinizi yeterince ileri uzatip dort parmaginizla fren ve debriyaj levyelerini kavrayacak sekilde (kucuk parmagin ilk -tirnaga yakin olan- bogumu levyeye gelecek sekilde) elciklerin ustune koyun. Avucunuzun seklini bozmadan parmaklarinizla elcigi kavrayin. Iste tutus budur. Bu olay sirasinda siritirsaniz relaks tutus hakkinda dah iyi bir fikriniz olur. (ciddiyim)
    Fren nasil sIkilir...fren dort parmakla "progresif" olarak, yani kararli ve gittikce artan bir basincla surekliligi bozulmaksizin yeterli sonuc alinincaya kadar sIkilir. Iki parmakla fren yapmak yaris teknigidir, cunku yarislarda motosikleti durdurmak soz konusu degildir. Ileri duzeyde suruculer "durma"soz konusu olmayan frenlemelerde kullanabilir tabiiki, bu "ileri duzey" den kastim "ne zaman iki ne zaman dort parmak kullanilacagi hakkinda sasmaz bir tecrubeye sahip" duzeydir. Ve bu ileri duzeyde suruculer ozellikle dusuk hizlarda durmak gerektiginde daima dort parmakla fren yapar, cunku "precise" hassas frenleme ancak ve ancak kucuk parmak ve yuzuk parmagi ile saglanir ve neydi...ayni anda otomatik olarak motor gaz keser.
    Debryaj nasil sIkilir...Bir defada tamami dort parmakla.
    Motorsuz bir deney…Sag elinizin gerdirerek acin. Sag basparmak “elcik”, isaret parmagi da “debriyaj kolu” dur. Simdi sol elinizle sag basparmaginizi kavrayain. Farzedin ki elcigi tutuyorsunuz, simdi ayni debriyaji sIkar gibi gibi sag isaret parmaginizi dort parmaginizla cekin…sag basparmaginizi kirmayin. Debriyajin tamamini bir defada sIkIn. Zaten dogal olarak oyle calistigini goreceksiniz.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  18. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Ayaklara gelelim. Once Turkcede karsiligi olmayan bir bolgeden bahsedecegiz, bu bolgeye Ingilizcada “Football” – “Ball of the Foot” yani “Ayak Topu” deniliyor. Ayak tabaninda, parmaklarin, ozellikle basparmagin ayaga baglandigi yerde bir yari kuresel cikinti vardir. Bu bolgeye “ayak topu” diyecegim. Bunu en iyi bisikletciler anlar, ozellikle yaris bisikletlerinde “kalpiye” denilen bagciklar pedala baglandiginda ayak pedala bu bolge ile basar. Ozel bisiklet ayakkabilarinda da pedal kilidi ayagin bu bolgesine denk gelecek sekilde ayarlanmistir. Iste motor surerken “peg” lere (ayak basilan yerler) ayaginizin bu noktasi ile basacaksiniz (cruiser / chopper kullananlar istedikleri gibi basabilir, bu tur motorlarda ayagin fonksiyonu motorun surus mekanigini etkilemez).
    Yani motor surerken bisiklette tup gaz tasiyan bakkal ciraklari gibi ayaginizin ortasiyla basmaycaksiniz peglere, hele ayak burunlarini disariya acmayi aklinizdan bile gecirmeyin.
    Niye?
    Cunku viraj tekniklerinde bir ileri asamaya geciyoruz da ondan. Buradan sonrasini kontra teknigini bilmeyen, kullanmayan hic okumasin. Ve hemen deneye gecelim…
    Oturdugunuz yerde, simdi, ayaginizin tabanini yere basin ve dizinizi yukseltmeye calisin…tabiiki mumkun degildir. Iste bu ayak ayni tabanin ortasiyla peg e basiyor gibidir. Pekala, peg e bastiginizda dizinizi bir iki cm kaldirabileceginizi kabul ediyorum, ama bu hic bir ise yaramaz.
    Simdi, ayak topunuzu (dikkat “topuk” degil) yerden ayirmadan dizinizi yukseltin…Diz en az 7-8 cm yukselir ki iste bu bize lazim olacak.
    Soyle, diyelim sol virajdasiniz, sol elinizi ittiniz ve kontra ile viraja girdiniz, hizinizi bin kere soylememe ragmen ayarlayamadiniz J ve yeterli yatis acisini yakalayamiyorsunuz…sag dizinizi kaldirin ve tanki dizinizle sola itimeye baslayin. Kalcanizdan dizinize giden dogrultu virajin cikisini gosterecek sekilde…fazla degil.
    Iste size kontra tekniginizi destekleyecek, asiri hizla viraja girdiginizde biraz daha az ter fiskirmasini saglayacak bir teknik. Unutmayin bu yanliz basina kullanilmaz, sadece kontrayi olagan ustu durumlarda desteklemek icin.
    Bir destek daha var, ki o da agirliginizi ayni anda sol peg e vermek. Ve bunlari yapabilmek icin peglere ayak “top”unuzla (TOPUK DEGIL) basiyor olmaniz gerekiyor.
    Bu durusun bir diger avantaji, herhangi bir sebeple panige kapilirsaniz virajda araka frene basmak gibi son derece tehlikeli bir hareketten sizi alikoymasidir. Normal suruste ise sag yada sol ayagin fren yada vites levyelerine gidip gelmesi son derece kolaydir. Aliskanlik edinmeye bakin.
    Peglere ayak “top”u ile basmanin bir baska ve onemli nedeni daha var ki bunu da ozellikle enduro ve kros tarzi suruste kullaniyoruz. Yolunuzda bir kasisle. yukselti veya cukur, motorun suspansiyonuna vucudunuzla yardim etmeniz gerekir ve bunu da peglerde ayaga kalkarak yaparsiniz. Birinci dikkat edilmesi gereken sel diz ve dirseklerin hafif bukuk olmasidir ki enerjiyi yutabilsinler. Ve esas enerji yutacak olan organ ise ayak bilekleri ve bilek diz arasindaki genis kastir ki bunu da ancak peglere ayak topu ile basiyorsaniz yapabilirsiniz. Komputerin basindan ayaga kalkip bir kac kez ayak topunuzun ustunde, topugunuzu yere degdirip kaldirarak denerseniz bu kasin nasil bir islevi oldugunu kolayca gorursunuz. Ayagin ortasi ile basarsaniz bu kasi kullanamazsiniz.

    Cogu motosikletcinin basina dert olan karpal tunel sendromunun baslica nedeni sizin yanlis dizayn edilmis olmaniz degil, vucudunuzu dogasina aykiri seylere zorlamanizdir. Relaks, naturel olmaya bakin. Yine tekrar...Motosiklet boynuzlarindan tutup zaptetmeye calistiginiz bir boga degil...tamamen teknik isidir.


    20, Yağmurda Sürüş...

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina bakiniz.
    Yağmurda sürüş doğayla içiçe olan biz motorcuların başlıca sorunlarından biri. Yağmurda görüş mesafemiz daralır, otomobillerdeki avantajmız “sileceği”nden yoksun olmamız büyük bir eksikliğe dönüşür, yollar kayganlaşır, yayalar dikatsizleşir, günlük güneşlik havada dahi “görünmez” olan bizler hepten kayboluruz diğer araçların buğulu cam ve ıslak aynalarında…ayrıca diğer araç sürücüleri bu tip havalarda motosiklet sürücülerini etraflarında görmeyi de beklemezler.
    Yağmurda sürüş için önce biz hazırlıklı olmalıyız bu şartlara biraz. Motosikletler yağışta kuru havaya gore daha fazla arıza yapar. Su hava basıncıyla bütün elektrik devrelerinin derinliklerine kadar girebilir, “aman basınçlı suyla motosiklet yıkamayın” diye öğütte bulunan bütün arkadaşlarınızın tavsiyeleri boşa gider ister istemez. Yani motorun tüm su geçirmez noktalarının gerçekten öyle olması gerekiyor.
    Yağmurda sürüş için motosikletin ön camı olmalı, ve bu turing tipi olmalı, lastikler bakımlı, taze, diş derinlikleri yeterli olmalıdır. Sürüşten once tüm stop, sinyal ve farlarının gerektiği gibi çalışır durumda olduğunu kontrol etmelisiniz ayrıca.
    Motor hazırsa sıra size geliyor… Bir yağmurluğunuzun olması ve çizmelerinizin su geçirmez olması şart tabii...yağmur mevsiminde bunları motorda bulundurmakta ve yağışı gördüğünüzde ıslanmadan evvel giymenizde fayda var. Tam kapalı bir kaskınız olmalı ve eldivenlerinde başparmak dışı yada işaret parmağı iç kısmının süet olması lazim ki vizorünüzü silebilesiniz. Kaskın havalandırması da önemli, yağış sırasında sıcaklık düşer ve vizör kolayca buğulanır. İşin aksi tarafı kaskın tepe hava kanalını kapatmanız gerekir, çünkü oradan içeri su dolar ve kaskın içi sırılsıklam oluverir hemen ki bu buğulanmayı daha da artırır.
    Elleriniz için şayet su geçirmez eldiveniniz yoksa büyük boy bir çift bulaşık eldiveni bulundurup bunu normal eldiveninizin üstüne giyebilirsiniz, eldiven yenlerini ceketin/ varsa yağmurluğun üstüne çıkartin ki kollarınızdan içeri su yürümesin. Ancak bu plastık eldiven vizörü silmenizi zorlaştıracaktır.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  19. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Vizörde ve otomobil ön camlarında su tutmaması için kullanılan sprey mamuller vardir, bunlardan kullanabilirsiniz. Bunlar akrilik vizöre herhangi bir zarar vermeyecektir ama yinede kutuların üstünü okumak iyi bir alışkanlıktır.
    Sıra sürüşe geliyor…Önce “uzun” farınızı yakarak işe başlayın.
    Yağmur yağmaya başladıktan bir kaç saat sonra sorun değil ama, ilk yağış anında yoldaki bütün kil, çamur, yağ, pislik, antifriz, yakit artıklari vb. yüzeye çıkar ve yüzey özellikle trafigi ağir yollarda çok kaygan olur.
    Fren ve gazı daha pürüzsüz, yumuşak kullanmanız gerekiyor. Takip mesafelerini artirmak lazim...zaten öndeki araçlarin püskürttuğü su ve çamurdan da uzaklaşmak için bu şart. Araçlari sollamaya pek meraklı olmayın, hele kamyon,TIR gibi büyük tekerlekli araçlar bir iki dakika süresınce bütün görüşünüzü kaybettirecek kadar çok su püskürtür yanlardan ki o sirada yagmur yağmiyor dahi olabilir...yoldaki su yeter buna…
    Yağmurda metal yüzeyler (menhol kapakları, ızgaralar, tren/tramvay rayları, köprü genleşme ızgaraları vb) son derece kayganlaşır. Plastik kaplı/boyalı (yaya geçidi çizgileri/ yol cizgileri vs.) kayganlaşır.
    "Gözünüzle" kullanmaya calışacaksınız yağışta. Motorun baktığınız yere gitmekte olduğunu düşünün sürekli. Hızınızı virajlarda fazla yatmaya gerek kalmayacak şekilde ayarlamayı unutmayın.
    Su birikintisinden gecerseniz “aquaplaning” e karsi hazirlikli olun ama unutmayın ki yağis sirasinda yolda özellikle drenaj da yeterli degilse her zaman bir iki mm, yada daha fazla "su filmi" bulunur ve bu da aquaplaning denilen olaya yol açabilir. Yani illa "birikinti" olmasi gerekmez. “Aquaplaning” tekerleklerin altından kaçamayarak sıkışan suyun aracı yoldan kaldırması – kesmesi şeklinde özetlenebilir ve çok tehlikelidir. Böyle bir şey başınıza gelirse yapılabilecek şeyler çok kısıtlıdır, belki hafifçe gaz kesebilirsiniz o kadar, gözünüzü karşıdan ayırmayın. Fren, vites, gaz ve gidonla oynamayın, gidonu gayet relaks tutmaya ve elinizden geldigince relaks olmaya, yapabiliyorsaniz sırıtmaya çalışın...Bu durumda motorun bir yada iki tekerleği birden yerden kesilmiştir, düz bir doğrultuda gitmiyorsanız düşersiniz. Yani virajlarda su birikintisine girilmeyecek...yani gördüğünüz kadar gitmeye çok daha fazla dikkat edeceksiniz. Aquaplaning genellikle arka tekerlekte çekiş kaybıyla ortaya çıkar ve bunu “motorun devrinin artması ama hızınızın değişmemesi” şeklinde algılarsınız. Motor bu durumda yatmaya başlarsa yapabileceğiniz tek şey yumuşak ve soğukkanlı bir kontra tekniği ile düzeltmek olabilir.
    Gece ve yağmurda sürüşü kesinlikle tavsiye etmem. Zaten dediğim gibi görünmüyoruz, bu şartlarda hiçkimsenin sizi görmekte olduğunu varsayamazsınız. Bir de asfaltın rengi simsiyah olur, ve yol çizgilerinin görünüşü de oldukça zayıflar…Çukur, engebe, su birkintisi gibi tehlikeler tamamen görünmez hale gelir. Vizorünüzdeki su damlacıklarının ışığı dağıtması nedeniyle karşıdan gelen araçların farları görüşünüzü tamamen engeller. Cok risklidir ve gereği ne olursa olsun bu riski almaya değmez.
    Kritik - kilit kelimeler...
    "smooth" (düzgün-pürüzsüz-yumuşak-ani olmayan)
    "gözlerle kullanmak"
    "gördüğün kadar gitmek"
    "uygun takip mesafesi"
    "gece ve yağmur....sakın ha!"
    ve tabii

    "HER zaman TAM kuşam"

    21 RISK YONETIMI…

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    Tamamen risksiz motosiklet surmek mumkunmudur? HAYIR! Pekala, amacimiz mademki keyifli, saglikli, bilincli motosiklet kullanimi o halde hedefimiz guvenli, sorumlululuguna vakif bir surucu olarak kendimizi egitmek ve karsilasabilecegimiz riskleri kontrol altinda tutmak, hatta dusurmek.
    Riski elimizin altinda, mumkun oldugunca kendi kontrolumuz icinde tutabilme basarisi icin once “risk” in ne-neler oldugunu anlamak zorundayiz.
    Bizim icin “Risk”; yaralanma, hasar olusumu yada topyekun mal ve/veya can kaybi sansi veya olasiligidir.
    Motosiklet surdugumuz surece (yada dikis dikerken, ava ciktiginizda, ogle yemegi yerken, hatta uyurken kisaca ne yapiyor olursak olalim) bir miktar risk her zaman alirsiniz.
    Cevrede, ortaminizda herzaman arzu edilmeyen, zarar verebilecek birseyler gelismesi sansi vardir. Ve bu olay cevre sartlariyla birlikte surekli gelismekte, degismektedir. Eger bir tehlikeyi gozden kacirir, yada tehlike olarak tanimlayamazsaniz risk duzeyi yukselir ve kendinizi gercek tehlikenin tam gobeginde caresiz buluverirsiniz.
    Bazi aktivitelerde risk duzeyinin yuksek oldugu zaten bilinir, ornegin parasutle atlama, bugee jumping, dagcilik gibi…bu aktivitelere katilanlar risk duzeyini dusurmek, kontrol altinda tutmak icin koklu onlemler alir ve disiplinli bir sekilde uygular. Egitim gorur, kendini egitir, yetenek ve fiziksel sinirlarini sonuna kadar zorlamaz. Teskilati, takimi, giyimi, kusami her zaman tamdir. Kendisi ruhen ve fiziksel olarak bu aktiviteye hazirdir. Iste motosiklet surucusu olarak icine daldigimiz ortam, trafik, ve motosiklet surusu bu turden bir aktivitedir.
    Riski kontrol altinda tutabilmenin baslica yolu onu surekli analiz edebiliyor olmaktir. “Ongoreceksiniz”…bu sartlar altinda ne gibi bir risk olusabilir? Ve bu riski dusurmek icin benim seceneklerim nelerdir.
    Bu, motosiklete bineceginiz gunku hazirliklarla baslar, surus boyunca, gun boyunca riskleri tanimlamak ve elimine etmekle surer. Zihinsel olarak, en kotu senaryoya kendinizi alistirin ve bu senaryodaki sonucu olumlu yolda degistirecek etmenlerdeki rolunuzu buyutmeye bakin.
    Riskin paylasimi hakkinda da birseyler ekleyecegim…Evet risk paylasilir. Siz herhangi bir risk aldiginizda cevreyle bu riski bir oranda paylasirsiniz. Toplum buna izin verir, yada bazi hallerde vermez. Ornegin sigara icmek riskli bir aktivite…kanser, kalp hastaliklari, hatta en basitinden sacimiza sinen kokusu vs. baslica bildik riskleri bu kotu aliskanligin ve bu riski goze alarak iciyor tiryakiler sigarayi. Toplum bu riski paylasmaya izin vermez, yada soyle diyelim. Bu riski baskalariyla paylasmaya hakkimiz yoktur.
    Bir arac kullanmak ta beraberinde riskler getirir, ve toplum bunu sizinle paylasir. Kaldirimda yuruyen her yaya, yoldan gecmekte olan her aracla, tepesinden gecmekte olan her ucakla belli bir risk paylasmaktadir. Yine benzeri sekilde yuksek duzeyde bir riski goze alarak bunu baskalariyla paylasmaya hakkimiz yoktur. Yuksek hiz, alkollu arac kullanma bunun sivri orneklerinden…Ya bilincsiz, bilgisiz, yada kendi yetenek ve fiziksel sinirlarini zorlayan surucu? Aldigi riskin yuksekliginin farkindami? Baskalariyla paylasmaya hakki varmi?
    Risk duzeyini degistirmek, kendimiz ve o riski paylasanlar adina dusurmek bizim elimizdedir. Eger bunu yapamiyorsak motora atlayip kendimizi “kara talih”in kucagina atiyoruz demektir ki “bilinc”iniz bununla mucadele etmek ve kazanmak zorunda.
    Yukarda “risk”in ne oldugu, nasil paylasildigi mezuuna deginmistik…simdi de trafikte biz motorcularin karsilastigi riskleri nasil kontrol altinda tutabileceklerine yogunlasalim. Once iyi bir gorsel bilgi derleme uzerine calisalim diyorum.
    Amerikan Motosiklet Guvenlik Vakfi der ki “savunma hattinin en onundeki askerlerimiz gozlerimizdir”. Evet sadece gormek savunma icin yeterli degildir ama komputerimize giden primer data akimi gozler yoluyla elde edilir. Bir motosiklet seyahatinden aldigimiz baslica etkilenim gorseldir. Gorme merkezi bu bilgileri alir ve egitimli bir beyin bu bilgiyi isler. Ne kadar iyi egitilmisse o kadar iyi isler tabii ki. Cevrede ne olup bitiyor, yaklasan aracin hizi, kenarda top oynayan cocuklarin yonu, parketmis arac yola cikmaya hazirlaniyormu vs.
    ABD de Ohio Universitesi surus sirasinda goz hareketlerini takip eden bir arac gelistirmis ve bununla detayli incelemeler yapmis…bu cihaz surucunun yolda nereye baktigini, nelere odaklandigini kaydediyor. Deneyler sonucunda tecrubesiz suruculerin gozlerini cok az hareket ettirdikleri ve risk duzeyi dusuk, luzumsuz ayrintilara uzun sure odaklandiklarini saptamislar. Tecrubeli ve iyi suruculerin ise genelde gidilen yone odaklanmakla beraber risk olusturabilecek cisim ve olaylara yeterli zaman ayirdiklari gorulmus.
    Demekki iyi goz aliskanliklari edinmek gerekiyor once…bunun icin baslica uc ana tema vardir.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  20. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    1 Gitmek istedigin yone konsantre olun ve cevrenizdeki tarfigin hareketi ile beraber herzaman yeterli mesafeleri koruyun.
    2 Mumkun oldugunca uzagi gorebilecek sekilde basinizi dik tutun.
    3 Gozlerinizi hareket etmeye zorlayin ve siklikla aynalara, saga sola kisa araliklarla kaydirarak cevrede ne olup bittigini surekli takip edin.
    Bu hizli hareketler saniyenin onda biri / ucte biri hizinda ani odaklanmalar seklinde olmali ve genis gorus acisini hic kaybetmeden esas bakis noktaniz daima ileri, hedeflediginiz yon olmali.
    Fiziksel sinirlar her zaman bu gorsel veri akimini engeller. Baslicalari uykusuzluk ve/veya yorgunluk, ki gozler ve bakis, basin durusu “duser”. Daha yakina ve yolun sagina konsantre olmaya baslarsiniz…digeri de alkol yada baska uyusturucu etkisi olan kimyasallar (agri kesiciler, soguk alginligi ilaclari vb.). bu durumda bakis ileri odaklanir ve goz hareketleri neredeyse sifira iner. Kaza kayitlari motosiklet kazalarinin %50sinde alkol vb. Uyusturucularin etkisini gostermektedir. Gorus potansiyel tehlikeyi gorustur. Ne kadar iyi gorurseniz o kadar az risk alirsiniz. Ne kadar az gorurseniz onun karesi kadar yuksek risk alirsiniz. Risk duzeyini kontrol altinda tutmanin en kestirme yolu bu bilinci kazanmak…
    Gorus kabul edilebilir sinirlarin altina dustugunde motosikleti hic surmemek en dogru secimdir. Ornegin karanlik basti, yagis var…bir motele girmek icin bir saniye bile tereddut etmeyin. Bulabileceginiz en pahali otel bile hastahanede gecirebileceginiz haftalarca suerbilecek aci bir tecrubeden kiyaslanamayacak kadar ucuzdur. En ucuz, pis ve boceklerle dolu bir otel bile daha iyidir bir kaza gecirme riskini goze almaktan.
    Unutmayin morglar ve hastahane koguslari “bi sey olmas abi yea” diyen binlerce cahil cuhela ile dolu…onlara katilmayin. Ve su veciz Murphy kanununu hic bir zaman aklinizdan eksik etmeyin “Kotu bir sey olma ihtimali varsa olur”…ihtimalleri-riskleri kontrol etmek, sifira dusurmek elimizde degil biliyorum, ama duzeyini dusurmek elimizde.
    21 Tekerlegin degisen capi

    Web versiyonu, tamami icin Motosiklet Teorisi kitabina basvurunuz.
    Motorun tekerleğinin sabit bir çapı olduğunu biliyoruz, ama bu statik (durağan) şartlar altında boyle. Oysaki dinamik şartlar altında tekerleğinizin çapı "lastiğin enine kasit çapı" ile "tekerleğin yandan gorünüş, dış çapı" arasında değişir durur.






    Motor kullanan bizler çok iyi biliyoruz ki motosiklet virajları donerken aslında yana doğru "lateral" –yanal- bir hareket halindedir. Yani aslında Türkçesi, motosiklet virajları "donmez", "yanlamasına" giderek alır.
    Gozünüzün onüne şoyle bir resim getireyim...
    Ufka kadar giden dümdüz bir asfalt düşünün, iki şeritli, bir motorlu bu yolda gidiyor ve siz tam arkadan yada onden ve çok uzaktan teleobjektif yada dürbünle bakıyorsunuz. Motorcu şerit değiştirirken tam olarak motorun yana gittiğini gorürsünüz. Işte bu yanal "lateral" hareket sırasında motorun tekerlek çapı = lastiğin kesit çapı dır.
    Ve diyelim bu yolda boylamasına, iki şerit ek yerinde sizin lastik kesitinin yarısı kadar küçücük bir seviye farkı varsa, lastik bu tümseği tırmanamaz. Ve motor devrilir.
    Bunu düşük hızda kaldırıma çıkmaya çalışarak da gormek mümkün tabii. Kaldırıma tam dikine gelin, rahatça çıkar motor. Ama 10 derece gibi dar bir açıyla denerseniz motoru devireceğinize bahse girerim. Yani denemeyin, gorünen koy kılavuz iştemez değil mi? Üstteki 1. ve 2. şekillerden de olay anlaşılıyor sanırım. (biraz basit oldu kusura bakmayın)
    Pekala, diyelim iki şeritli bir yolda, sağ şeritte gidiyoruz, onümüzde bir ağır vasıta var. Karayolları, asfalt yenileme çalışması yapmış ve 20km lik yolun sol şeridini dokmüş gitmiş. Sol şerit bizim şeritten 4cm yukarda...Ne yapacağız? Nasıl sollayacağız bu ağır vasıtayı, yoksa 20km onun egzozunu mu yutacağız?
    1. Hemen arkamızdan birileri geliyorsa sollamaya kalkmayacağız, beleyeceğiz millet gitsin.
    2. Yavaşlayacağız, o araçla aramızı açacağız.
    3. Karşıdan kimse gelmediğinden emin olacak kadar, lastiği seviye farkına kaptırmayacak kadar sola yanasıp bakacağız ileriye.
    4. gidebildiğimiz kadar SAĞA gidip,
    5. Tekrar karşı şeritten gelen varmı diye Veya şerit değiştiriyorsak arkadan gelen varmı diye kontrol!!!
    6. Mümkün olduğu kadar -şartların müsaade ettiği kadar- yavaşlayıp, mümkün olduğu kadar dik bir açıyla, GAZ VEREREK, tümseğe "HÜCUM" edeceğiz.

    Bu tekniği uygulayabilmek için karşıdan – arkadan gelen giden olmadığndan emin olmak şarttır.
    Her zaman için düşme riski aldığınızı unutmayın. Eğer ortalğın tamamen boş olduğundan eminseniz yüksek şerite girebildiğiniz kadar derin girin ki seviye farkı tümseğini kesiş açınız olabildiğince dik olsun.
    (Şekil #3 teki yeşil kesikli çizgi)
    Bu tümseğin "gozümüzün keseceği" yükseklikte olması şarttır. Tecrübe esastır bu tur olaylarda
    Şekil 3 bu tür bir durumu anlatmaya çalışıyor... Şekildeki kırmızı rota o X işaretinden sonra sürücü şanslıysa hastaneye gidiyor aslında. Ben sürücünün hedefini çizdim.
    Kırmızı rota ÇOK tehlikelidir. !




    Peki yüksek şeritten düşük şeride inerken bir tehlike olurmu ? Manivela noktası (mesnet) diyelim. O banketin üst sivri koşesi varya hani...aşağıdaki şekilde işaretledim. İşte o nokta artık bir “manivela”-“Kaldıraç kolu” oluşturamayacağı için aynı tehlike oluşmaz, bununla birlikte motosikletle her türlü engebeden -ister çukur, ister tümsek olsun- en az 45derece yada daha dik bir açıyla geçmeyi alışkanlık edinmelisiniz.

    Bir ipucu daha...
    Bu tür yerlerden geçerken peglerde (ayaklıklarda) ayağa kalkın, (dizler ve dirsekler hafif kırık, peglere ayak TOPuyla başılıyordu ...) çok daha güvenli bir geciş yaparsınız. Tabii cruiser sürücüsü arkadaslar bu avantajdan yoksun...onlar kontra dengeleme (counter-balancing / leaning-out) tekniği kullanmalılar.

    Alttaki primitif çizimlerime bakacak olursanız,



    Oturan sürücüdeki motoru “deviren” moment kolunun izdüşümü “X” in mesneti geçmiş, gerekli uğursuz momenti oluşturmuş olduğunu, oysaki ayaktaki sürücü için halen işin işten geçmemiş ve kurtuluşun “Y moment kolu izdüşümünün içerde olması dolayısı ile” halen mümkün olduğunu görüyorsunuz. Bu denge sistemlerinin “dinamik” sistemler olduğunu unutmamak lazım.

    “H” ile gösterdiğim motorun hareket yönü ve hızı çok büyük etkendir paçayı kurtarmanızda.

    Bu tür durumlarda, ve yüzey pürüzlülüğünün güvensiz-gevşek olduğu durumlarda dikkat !

    1. Kaskin içinde kendi kendine "relaks-relaks-relaks..."diye konuş...
    2. "sırıt"....
    3. "gidonu bir hanımın bileği gibi" tut...
    4. Başını "yüksek" tut...
    5. "Ileri" bak, taaa gorebildiğin kadar ileri...
    6. Duruşunu gozden geçir...
    "ayak TOPundamısın?, dizler-dirsekler hafif kırıkmı? , omuzlar gevsekmi?
    7. "chiken wings" yapabiliyormusun? (*)
    8. Yağmurda-karda gider gibi "gozlerinle" kullan
    9. Durum ciddi ise peglerde ayağa kalk, dizler ve dirsekler yine hafif kırık ve ayak TOPundasınız.

    Bu güzel bilgilerinden dolayı Reşat Arbaş hocamıza teşekkür ederiz...
     
    o.somuncu ve Şenol SEL bunu beğendi.