Motosiklet Fren Teknikleri

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında ulas tarafından paylaşıldı.

  1. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    MOTOSİKLET FREN TEKNİKLERİ


    Fren yaptığınızda motorunuzun hareketinin oluşturduğu kinetik enerji ısı enerjisine dönüşmeye başlar. Kinetik enerji tamamen ısıya dönüştüğünde ise durma dediğimiz hadise vuku bulur. Peki ısı ne olur? İlgili mekanizmalarda zamanla havaya salınmak üzere toplanır. İşte fren yapma olayının fiziksel boyutu budur. Şimdi olayın sürüş ile ilgili boyutuna geçelim.

    ÖN FREN [​IMG] [​IMG]


    Her motosiklet için genel olan geçerli iki nokta vardır:

    1. Ön tekeri kitlerseniz oyun sona erer.
    2. Sert frenleme korkusu!

    Değişik şartlarda aşağıdaki egzersizleri yapıp ustalaşmak şarttır.

    . Yumuşak hareket
    . Acil durum frenlemesi
    . Islak ve kuru zeminler
    . Motorunuz yüklü
    . Yolculu sürüş

    Şunu anlayınız:

    Frenleri yeterince hızlı kavrayıp sıkınız ama en son noktalarına kadar kazıklamayınız, yumuşak-sert-yumuşak.

    Frenler açıp kapatma düğmeleri değildir. İnce bir şekilde yumuşakça kullanılmalıdır. Bileğiniz yere paralel durumda elcik tutulurken fren kolunu kapmayın, parmaklarınızla nazik bir bayanın elini sıkar gibi sıkın.(Daha doğrusu sıkmayın parmaklarınızla okşar gibi ezin).Frenleri debriyajla birlikte kullanmayı adet haline getirin. Debriyajsız fren durma mesafesini uzatır. Bilhassa ön fren yapınca gazı tam kapamamışsanız, iki yada tek parmak kullanımında yeterince usta değilseniz bu olabilir, arkayı patinaja sokarak kazaya sebep olabilirsiniz.

    Şehir içi yoğun trafikte kullanırken iki parmağınızı sürekli fren kolu üzerinde tutun. Bu reaksiyon süresini kısaltır. Ancak iki parmakla ani fren yapınca gazın kapandığından emin olunuz.

    Yarışlarda sert ve geciktirilmiş frenleme iyi bir tur zamanı için gereklidir. Ancak caddede ki normal sürüşlerde iyi bir fikir değildir. Eğer yarış pistinde yarışmıyorsanız zamanında fren yapıp istenilen sürate düşün. Takiben hafif bir gaz verme de motorun süspansiyonlar üzerinde yerleşmesine ve ağırlığın hafifçe arkaya kaymasına sebep olur. Asla trafikte arka tekeri kaydırarak daralan açılı virajlarda motorun burnunu çıkışa çabuk döndürmeye kalkmayın. Sadece kendinizin değil başkalarının hayatını da tehlikeye atmış olursunuz. Yarış pistinin zemini, kullanılan lastikler yarış için geliştirilmiştir. Normal caddelerin gözenekleri lastik, yağ ve mazot atıkları ile tıkanmış olduğundan tutma gücü azalır. Ayrıca yarış motorlarını soğuk asfaltta kullanmak kazaya davetiyedir.

    Ön fren kullanma şartları:

    Onları kapmayın, kapar gibi kavramayın, bu motoru dengesizleştirir ve süspansiyonlar dibe vurursa ön fren kilitlenebilir.

    Motor dik durumda freni kullanın. Virajda yatmışken kullanmak motoru dik pozisyona getirir ya da ön tekeri kilitler.

    Freni çok geç bırakmayınız.

    Yumuşak ve kademeli artışla sıkmak yoldaki hedefiniz olmalıdır.

    Freni yumuşak ve kademeli artışla istenilen noktaya bir kerede sıkın. Pompalama gibi hareketler yapmayın. Süspansiyonlar otursun, yerleşsin ve süspansiyonun yavaşça rebound (geri sekmesi) için sonunda freni gevşetiniz.

    Şunu deneyin, 55km den yürüme hızına düşecek şekilde freni sertçe sıkın ve sonra tekrar debriyajı usulüyle bırakarak sürüşe devam edin. Eğer yukarıda anlatılan metotlara uyduysanız motor bu işlem sırasında sarsılmadan hareket ediyor olacaktır.

    Dönemeçlerde frenleme:

    Viraj dönmede anahtar hareket yaklaşmadan motorun süspansiyonlarının üzerine yerleşmiş olması gerektiğidir. Yani frenleme işini bitirmiş ve doğru hıza inmiş olarak viraja giriyor olmanız demektir. Ağırlığınızın hafif bir gazla geri verilmiş olması demektir. Frenleri ani sıkma yada ani bırakma, gazın veya debriyajın sert kullanımı, beceriksizce vites değiştirmeler lastiklere binen yükü değiştirerek motorun dengesini bozar. Ne olursa olsun ön ve arka süspansiyonların dengeli tutulmasına dikkat etmelisiniz.

    Bir viraja yaklaşırken frenlerin tek bir işlevi vardır; motorun doğru hıza getirilmesidir. Gidona viraj için kontra basmadan önce frenlemeyi tamamlamış ve hafif gazlamaya başlamış olmanız için iki neden vardır:

    Süspansiyonun doğal durumuna gelmiş olması ve hafifçe arkaya doğru basılmış olması, hafif gazlama bunun içindir. Bu durum çatalların normal statik bükülmeleri veya hafifçe boşalmış olması halidir ki cadde kullanımı için ideal durum budur. Ön fren basılı ve ağırlık önde durumda çatallar basılmış olur, rake açısı azalır ve gidon ağırlaşır ve doğru tepki vermesi azalır. Bu durumda motor dikleşmeye ve dümdüz gitmeye çalışır.

    Ön tekerin iki görevi vardır. Motora yön vermek ve motoru durdurmak. Normal süratlerde hafif frenlemelerle ve hafif yatış açılarıyla bu iş yapılır. Ancak sürat arttıkça ve siz daha fazla yatırma açılarını kullanmaya başladığınızda motoru yönlendirme görevi olan ön tekerdeki yükü arttırmaktasınız. Bu anda bir de frene basarsanız durum iki bileşenin lastiğin yolu tutma gücünü aşıp ya ön teker kilitlenmesi yada ön tekerin kaymasına sebep olacağı bir noktaya gelir. Bu durum kaza demektir.

    Günümüz modern spor motosikletlerinin düzgün yüzeylerde ön tarafının viraj alırken kontrolden çıkması neredeyse imkansız gibidir ancak:

    . Hala frenlerdeyseniz. (Frenleme devam ediyorsa).
    . Aşırı yatırma açıları kullanarak dönüyorsanız. (Bu şartlarda iki lastikte tutmayı bırakabilir)

    Viraj devam ederken motoru gazı kesmeden gerekli güçte tutmak önün yükünü azaltır ve motorun yönlendirilmesini kolaylaştırır ve arka tekerinde hafif sürüklenmesine vesile olarak virajları daha dar açıyla dönmenize imkan verir. Arkanın kayması zordur ancak siz:

    . Yoğun bir şekilde arka freni sıkılı tutuyorsanız.
    . Gaza fazla basıp tekere spin attırıyorsanız (kaygan zeminde güçlü motorları bekleyen, gazı çok sert kullanırsanız veya debriyajla dikkatli değilseniz oluşan durumdur.)
    . Yatış açınız çok fazla ise veya zemin kaygan ise.

    Genelde çok yüksek yatış açılarında ve zayıf yol yüzeylerinde bile arka teker lastiğiniz problemsiz yol tutmasını bozacak güçlerle baş edecek vasıftadır. Debriyajı yavaş bırakınız, şanzıman hızlanmak içindir, durmak için frenler kullanılır. Aşırı bir şekilde motor frenlemesi (kompresyon fren) yapmaktan kaçınınız.

    Hızlı kullanımlar da frenleme gücünüzü ve durma mesafenizi dikkatlice hesaplayın. Yanlış hesaplarsanız sonunda kendinizi frenleme kuvvetinizi kademeli olarak artırıyor bir durumda bulabilirsiniz. Genelde bu durum çok sert ve maalesef çok geç frenlemedir. Zamanında fazla bir kuvvetle sıkmak, geç olarak fazla bir kuvvetle fren sıkmaktan iyidir. Hızlanmanız her zaman mümkündür fakat virajların içinde yavaşlamak çok zordur.

    Her şeyi yanlış yaptığınız durumlarda:

    Genel olarak motoru boşta gider duruma düşürecek oranda gaz kesmeden motoru daha fazla yatırın. Bu esnada ağırlığınızı hafifçe arkaya kaydırmak ön tekerin yön verme işlevine yardımcıdır. Ayrıca hafifçe gazlamak motoru kaldıracağı için yatma mesafesini artırabilir. Ancak bunu uygulamak çelik gibi sinirler ister.

    Motoru kaldırın, düz bir hatta frenleyin ve tekrar yatırın. Bu hareket toplam 1-2 saniyede tamamlanmalıdır. Bu usul tavsiye edilendir ama yeterince boşluk varsa belki zaten dönebilirdiniz.

    Her iki freni de yavaşça sıkın. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olun çünkü yatmış bir motorun lastikleri tutma güçlerinin çoğunu motoru döndürebilmek için kullanmaktadırlar.

    Yarışlarda ön fren sertçe sıkılı ve arka teker adeta havada viraja girilir(trail braking) ve arka fren apekse kadar kullanılır. Bu teknik sadece pist içindir. Lastikler ve pist yüzeyi özel bileşimlerden yapılmıştır. Karşı trafik diye bir olgu söz konusu değildir. Motorlar da özeldir ve sürücüler mükemmel zamanlama yapan profesyonellerdir.

    Özetlersek:

    Frenlere yumuşakça ve basıncı kademeli olarak artırarak basınız.

    Frenlerin kilitlenmesi maksimum sıkmanın bir sonraki evresidir. Bu noktayı biliyor olmanız şarttır. Şayet ön freni kitlerseniz derhal bırakın ve hemen tekrar kilitlemeden sıkın. Arka freni kilitlerseniz iyice duruş süratine düşene kadar bırakmayın. Bırakırsanız high-side kazaya sebep olur.

    Arka frende gereklidir ancak ona öncelik vermeyin. (Arka teker tambur fren olan veya rake açısı ve aks aralığı fazla motorlarda bu geçerli değildir.)

    Frenleri bırakırken de dikkatli ve sıkma hızınızdan daha yavaş bırakınız. Süspansiyonların aniden boşalmasına ki bu ön tekerin geri sekmenin üzerinde boşalmasına sebep olur. Bu hareket motorun yönlendirilmesinde problem yaratır.

    Ön fren sıkılı motoru döndürmek için bayağı güç harcamanız gerekir, ön freni bıraktığınızda da motor aniden döner ve viraja girer. Buna hazırlıklı olunuz ve freni yavaşça bırakarak dönüşün yumuşak olmasına dikkat ediniz.

    Tam gazla yada ön fren sıkılı virajlara girmekten sakınınız.

    Fren kullanmadan gazı kapatarak süratinizi düşürdüğünüz durumlar sizin belli bir sürate inmenize yol levhalarının, işaret noktalarının çok öncesinde başlamanızı gerektirir. Bu durumda arkanızdaki araçların yavaşlayacağınızı tahmin etmesi çok zordur. Dikkat ediniz ve yavaşlamayı çok erkenden başlatarak durumu abartmayınız.

    Lastik patlaması durumunda frene hemen dokunmayınız. Hemen gazı keserek motoru düz bir hatta tutmaya çalışınız. Servis yoluna girdikten sonra sağlam lastiğin frenini kullanarak durmaya çalışınız. Patlayan lastiğin freni kullanılmamalıdır.

    ARKA FREN: [​IMG]

    Arka frenin önemi:

    Ön frenin motor durma gücünün esasını teşkil ettiği doğrudur ancak arka freninde devreye girmesi daha düzgün ve daha kısa mesafede durmak demektir. Bazı durumlarda(dönüşlerde) gazı kesmek yada ön frene müracaat yerine arka freni kullanmak şase üzerinde daha az etki yaparak sizi dönüş hattında tutacaktır. Arka freni doğru kullanabilmek için pedalının doğru ayarlanmış olması gerekmektedir. Pedal rahat oturuş pozisyonunda iken ayağınızın birkaç milimetre altında olacak şekilde ayarlanırsa bu sizi garip oturma şekillerinden ve/veya kullanım zorluklarından koruyacaktır.

    Dönüşe girerken ön freni bırakıp motoru yatırmadan arka freni bırakmayın. Bu hareket ön fren bırakıldıktan sonra önün kalkmasını ve dönüş kuvvetlerinin çatalları sıkıştırmaya başlamasından önce ön tarafın kalkmasını engelleyecektir. Gazı açar açmaz eğer hızınız fazla ise arka frenle hızınızı ayarlayın. Gazı kapatmak önü aşırı yükler ve dönüş açınızı genişletir ama arka freni kullanmak hattınızı daraltır sizi virajın içine çeker. Fazla fren ve gaz kullanmaktan kaçının sadece ön tekere ağırlık bindirmemek için yeterli olacak gazı verin.

    U dönüşü yaptığınız düşük hız manevralarında ve hat aralarından süzülme sürüşlerinizde motorun dönen kısımlarının açısal ivme etkileri sizin dengede kalmanızı sağlar. Bunu arka freni kullanarak ve debriyajı hafif kaydırarak devir tutturmak suretiyle kendinizin lehine bir avantaja çevirebilirsiniz. U dönüşlerde arka freni bırakarak mı yoksa debriyajı kaydırarak mı(kavrama noktasında tutup hafif ileri geri hareketler yapmak) size ve motorunuza uygun denemelisiniz. Genel olarak yeterli devir ve debriyaj kaydırması şasenin düzgün ve hareket halinde kalmasına yeterlidir. Burada hız arka frence düzenlenmektedir. Bu teknik debriyaj balatalarını ve arka fren balatalarını aşındıracağı için bu parçalar sıkça kontrol edilmelidir.

    Yokuş aşağı dönüşlerde gaz açıkken arka fren bilhassa uzun dönüşlerde çok fazla hızlanmayı önler. Düz dönüşlerde gazı ön tekerin yükünü azaltmak için mümkün olduğunca çabuk açarken hızınızı arka freni kullanarak kontrol edin. Yokuş inişlerdeki dönüşler ön tekeri yüklerler ve sizin virajı açık almanıza sebep olurlar. Ama gazı açık tutarak arka freni kullanmak motordaki ağırlık dağılımını daha birbirine yakın(ön ve arkanın) tutarak size daha iyi bir hatta kalma imanı sağlayacaktır. Pratik ve denemelerle arka freni kullanan ayağınızın iyice ustalaştırılması, hassaslaştırılması size güven verecektir. Böylece motorunuzu sarsmadan, güvenle kullanabileceksiniz. Bu teknik sizi birçok endişe verici durumdan kurtaracaktır.

    Arka frenin diğer kullanım alanları:

    1)Traksiyonu kontrol etmek.
    2)Viraj öncesi süspansiyonların oturmasını sağlamak.
    3)Kapanan virajlarda viraj çizgisini daraltmak.
    4) Motor yatış alanını genişletmek.

    Not: 4. maddenin açıklaması: Motosikletler gaz verilince süspansiyonlarının üzerinde yükselirler. Bu da sürücüye ilave bir yatırma alanı sağlar ancak virajda yatmış vaziyette iken hızlanmadan gaz vererek yükselmenin yapılması arka fren kullanımı ile olur.

    Dikkat: [​IMG]


    ACİL DURUM FRENLEME TEKNİĞİ

    [​IMG]
     
  2. ulas

    ulas Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Eylül 2007
    Mesajlar:
    3.159
    Beğeniler:
    4.285
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Motosiklet:
    Yamaha
    Acil durum frenlemesi maksimum frenlemedir. Amaç en kısa mesafede durmak yada çarpışma hızını en düşüğe indirmektir. Frenleme maksimum uygulanır ancak kilitlemeden, lastikleri kaydırmadan yapılmalıdır. Lastikler kaymaya başlarsa durma mesafesi uzar. Bu durumda motor yatırılmalı ve sürücünün motordan bir an evvel ayrılması gerekmektedir. Özetle frenlere uygulanan maksimum basınç tekerlerin kilitlenmesinden bir evvelki safhanın basıncıdır. Burada bir an evvel tekerleri kilitlemeden en yüksek basınç uygulaması yaparken debriyajı sıkmak ikinci planda kalır. Gaz tamamen bırakılmış olmalıdır. Genellikle paniklemiş bir durumda yapılan frenlemelerde gaz tamamen bırakılmadan ön frene asılır ki bu kaza demektir. Önce ve hemen gaz bırakılarak frenler uygulanmalıdır. Saliseler hayat kurtarır. Sağ elin tamamen açılıp tekrar kapanması alıştırması size ön fren yapılırken gazın bırakılmış olmasını sağlayacaktır. İki frenin aynı anda uygulanması gereklidir. Debriyajın çekimi normal mesafelerde durma mesafesini kısaltır ancak burada zaman zaten çok kısadır ve mesafede çok kısadır. Çoğunlukla buna zaman yoktur. İlaveten sadece debriyajın çekimi çok kısa mesafeler ve süreler göz önüne alındığında motorun gaz kesilmesiyle yapacağı kompresyonu boşaltacağından durmaya olumsuz etkide yapabilir. Bu durumda vites de küçültmek gerekir ve şayet tüm bunlara vaktiniz olduysa o zaman da durum acil değildir. Yani acil durum frenlemesinde debriyajı düşünmeyiniz. Maksimum frenleyiniz. Saliseler içinde olan bir hadisede zaman çok değerlidir.

    Motor sürüşünde gazın kullanımı ne ise ön frenin kullanımı da hatta motor üzerindeki ağırlık aktaran diğer hareketlerinizde odur. Aynı hassaslıkla yapılması gereken hareketlerdir. Bunun içinde önceden her şartta denemeler ve çalışmalar yapılarak kumandalar üzerindeki hakimiyet %100 noktasına ulaştırılmalıdır. Kasılı bir tarzda motor sürüşü yapılamaz. Ne kadar rahat ve gevşek bir durumda olabilirseniz yüksek süratlerde bile motorun üzerindeki hakimiyetiniz o kadar kolay ve fazla olacaktır. Aslında frenlerin doğru ve hassas bir şekilde kullanımı gaz kullanımından daha önemlidir diyebiliriz. Bilhassa ön frenin, ağırlığı öne transfer işlevi ön tekerin yol tutumu üzerinde fevkalade önemli bir rol oynar. Şayet bu transferi çok hızlı ve aşırı yaparsanız arka lastiğin yol tutumunu zayıflatırsınız. Neredeyse üzerinde hiç ağırlık kalmayan arka teker yönlendirme aksı üzerinde yanal dönüş yapmak isteyecektir. Ayrıca motor ağırlığını öne çok hızlı vermek ön tekerin yol tutumunu kaybetmesine de sebep olabilecektir. Yine ön süspansiyonları sonuna kadar bastırmakla da kasisler için bir sıkışma rezervi bırakmamış olursunuz ve motor ağırlığı ön taraf üzerinde tam yerleşmeden ön teker ve ön süspansiyonlardan maksimum güç isteme durumunda kalırsınız. Yine ön fren sıkıldığında rake açısı değişeceğinden aks mesafesi kısalacaktır. Aniden ve sert sıkılması durumunda birden kısalan aks mesafesi motorda çok sert bir dönüşe kaçma isteği ve yine aniden bırakıldığında da aks mesafesi birden uzayacağı için dönüşe karşı direnç gösterme eğilimine girecektir.

    Aslında frenleri de gaz kolu gibi motorun hızını kontrol eden aletler olarak düşünmekde fayda vardır. Dönemeç çıkışlarında gazın kontrolü neyse hız ayarlaması açısından dönemeç girişlerinde de frenleri düzgün, yumuşak tarzda kullanmak da odur. Burada öğrenilmesi gereken frenleme sürecinin sonuna yaklaşıldığının bilinmesi, tekerleri kilitlemeden maksimum frenleme alışkanlığının kazanılmasıdır. Bu da pratik yaparak olur.

    Ön freni ya tam sık yada tam bırak şeklinde kullanılması gereken bir alet olarak düşünmeyiniz. Fren kolu elinizin içinde gereğince sıkılmalı ama darbe vurur şeklinde değil, hassas bir kavrama ve sonra yeterince hızlı, kademeli ve kesintisiz baskılar uygulamak şeklinde olmalıdır. Aynı durum ayakla kullanılan arka fren içinde geçerlidir ancak ön fren durdurma gücünün %70ine sahip olduğundan sonuç olarak çok daha fazla önem kazanmaktadır.

    Acil bir durumda önünüze aniden fırlayan bir araba karşısında fren mi yapmalı yoksa kontra basıp müsait olan tarafından geçiş mi yapmalı diye karar verebilmek için önce arkanızdaki trafiğin durumundan da haberdar olmalısınız. Şayet arkanızda yakın takip eden bir araç varsa ve sizde bunu aynalardan kontrol etmediyseniz tam önünüze araba fırladığında bunu zaten düşünecek vaktinizde olmaz. Esasen aklınıza da gelmez. Tabi devamlı ileri bakıp durum değerlendirmesi yaparak sürüş yapıyor olsaydınız aniden önünüze fırlayacak bir tehlikeyi de muhtemelen daha önceden fark ederdiniz. Çevrenizi sürekli taramak, arkanızı aynalardan kontrol etmek ve bu şekilde muhtemel tehlikelerden kaçış planlarınızı yapmak sürüşün olmazsa olmazıdır. Açıkça söylemek gerekirse motor sürerken yada araba kullanırken hayal kurmayınız. Sürekli sürüşe yoğunlaşınız.

    En kısa zamanda ve mesafede durmak iki fren birden kullanılarak olur. Ön frene kademeli olarak güç uygulanmalı, ani darbe vurur şeklindeki sıkmalardan kaçınılmalıdır. Bu frenleri kilitlememek içindir. Arka frene daha sıkı güç uygulayarak, kilitlemeden, böylece iki frende kilitlenme noktası sınırında tutularak en çabuk durma sağlanır. Bunun çalışmasını boş bir alanda, kuru ve ıslak zeminlerde ve kasisli yüzeylerde yaparak kontrolünüzü mükemmelleştiriniz.

    Bazı anlar olur ki frenlemek yerine kontra basıp tehlikeyi savuşturmak daha güvenlidir. Arkanızdaki trafik ani duruşunuzda size sorun olacaksa ve kıvırmakla sıyrılabilecekseniz, kıvıracağınız alan buna müsaitse kontra basıp geçin ama frenlerdeyken kontra basılmaz. Kontra ile tehlikeyi bertaraf ederken frenleri bırakmış olmanız şarttır. Esasen sola kıvırmalarda(hızlı akan trafiğe) frenleme yapmadan kontra basıp kıvırmak sağa(yavaş akan trafiğe) kıvırmalarda önce fren yapıp sonra freni bırakıp kontra basarak kıvırmak tavsiye edilir. Şayet kıvırıp engelin etrafından dolanmak yerine fren yapacaksanız arkanızı aynalardan sürekli kontrol ederken frenlemek adına ne bulursanız kapar gibi dengesiz bir refleksler gösterme durumuna da girmeyiniz. Çalışmalarınızda yaptığınız gibi frenleri çok düzgün bir tarzda kullanınız. Pratik yapmak, çok pratik yapmak bu işin anahtarıdır.

    Acil durum frenlemesi yatmış durumda yapılmaz. Motor dik konumda olmalıdır. Bilhassa ön teker kitlenerek kayar. Önce motor dik duruma getirilmeli ve hemen arkasından maksimum frenleme yapılmalıdır. Bu frenleme esnasında ön freni sıkaraken gaz kolunu tam bırakmaz ve bunun farkına varmazsanız, ön teker kontrolü kaybolur ve kendinizi aniden yerde bulursunuz. Bu durum bacaklarınızla motoru sıkı tutmayıp, karın kaslarınız vasıtasıyla bedeninizi desteklemeden vucüt ağırlığınızın yükünü kollarınıza bindirerek yapılan sürüşlerde sık karşılaşılan bir şeydir.


    FREN SİSTEMLERİ

    Fren sistemleri değiştikçe onları kullanma teknikleri de değişmektedir. Bir motordan inip farklı sistemi olan başka bir motora bindiğinizde fren alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmeniz gerekir. Neticede tüm sistemler motorunuzu kontrol altında tutmak için düşünülmüş teknolojilerdir.

    Bağımsız Ön/Arka fren sistemleri:

    Temel fren sistemidir ve tamamen sürücü tarafından harekete geçirilir. Bugün birçok motorda hidrolik sistemle harekete geçirilen ön ve arka disk sistemler ve az bir sayıda tamburlu arka fren sistemleri mevcuttur.

    Bağımsız frenler sadeliğin avantajına sahiptir, düşük masraflıdır ve en kısa sürede duruşu sağlarlar. Sürücüye değişik durumlar için değişik alternatifler sunarlar. Mesela yağmurlu havalarda yada yolculu sürüşlerde sürücü daha fazla aska fren kullanma imkanına sahiptir. Dar U dönüşlerde yada gevşek satıhlı zeminlerde arka fren ön frenden bağımsız olarak kullanılabilir.

    Burada ölçü sürücünün ustalığıdır. Ustalık gerektirir. Sadece iki freni de aynı anda uygulamanın yanında her frenin kilitlenmemesi için kendine has baskısını uygulamak da gereklidir.

    1997 Kawasaki Concours un durma mesafesi 60mph dan 0 mph a 108.06 ft./36.2mt.

    Birbirine bağlı frenler(Linked):

    Bağlı frenler ön/arka birbirine bağlı ama değişik tarzda bağlıdırlar. Gold Wing buna tipik bir örnektir. Ön ve arka kaliperler arka frence harekete geçirilir. Arka frene basmakla tek arka fren kaliperi artı iki ön kaliperden birisi harekete geçer. Orantılama vanası fren basıncının takribi %70 ni ön frene %30 nu arka frene yönlendirir. Ön freni sıkmak ise entegre sistemden bağımsız olarak ön frenin diğer kaliperini devreye sokar. Bağımsız ön/arka fren sistemlerinde olduğu gibi, arka ve ön frenin basılması ve tam frenleme sürücüye bağlıdır.

    Bu sistemin avantajı panik frenlemede arkaya basılınca her iki freninde devreye girmesi ama buna karşın arka frenin önden bağımsız kullanılamamasıdır. Dar U dönüşlerde bu tip motorlarda arka fren kullanılmaz ve tamamen debriyajı kavrama noktasında tutarak ve debriyaj gaz kombinasyonu ustalığı ile dönüş yapılmaya çalışılır. Mıcırlı, gevşek stabilize yollarda frenler ön frenin kilitlenip tekeri kaydırmaması için çok yumuşak kullanılmalıdır.

    2004 GL 1800A Gold Wing 60mph den 0mph a 121.4ft./40.5mt.

    ABS:

    Bağımsız, bağlı ve entegre fren sistemleri “anti-lock” yani kilitlenmeyen fren sistemleri olarak ta adlandırılır. ABS tekerin dönüş hızını ölçerek çalışır. Tekerin kilitlenmesine yakın basıncı azaltır, her tekerin sensoru vardır ve bu sensorlar tekerin ekseni etrafındaki(rotasyonel) dönüş süratini ölçerler. Ani yavaşlayan teker kaymaya başlayacak demektir. Kilitlenmesini önlemek için ABS kontrol birimleri tekerin dönüşünü sürdürmek ve yer tutuşunun tekrar kazanılması için anlık(saniyenin bir bölümü) olarak fren baskısını kaldırırlar. Sonra tekrar tam baskı uygularlar, burada sürücü çok agresif baskı uyguluyorsa ABS hızlı atımlarla fren baskısını kaldırıp tekrar uygular. Bu sistemlerde hedef daha kısa sürede durmak değil fakat frenlerin kilitlenip motorun kaymasına sebep olma riskini ortadan kaldırmaktır. Hatta sürücü motorunun yer tutunma kabiliyetinin üzerinde, çok sert fren yaparsa ABS sistemi durma mesafesini biraz uzatabilir.

    1998 Honda VFR800FI(ABS siz) 60mph den 0mph 107.9ft./36mt.
    2002 Honda VFR800FI(ABS li) 60mph den 0 mph a 119.5ft./40mt.

    Kombine ABS Frenler:

    Hem ön fren ve hem de arka fren tek bir ABS li hidrolik kontrol birimine bağlıdır. BMW R1150 RT de olduğu gibi. Tüm BMW ler de bu güç destekli sistem vardır. Sürücü fren elciğine baskı uyguladığında elektrikli servo pompalar harekete geçerler ve kaliperlerdeki basıncı artırırlar. Tam entegre sistemlerde ya el freni elciğinden yada ayak freninin pedalından(peginden) iki teker üzerindeki tam frenleme işlemi kumandası verilir. BMW sisteminde ayrıca uyarlayıcı bilgisayar vardır. Ön ve arka tekerdeki kaçmadan motorun nasıl yüklendiğini anlar. Örneğin yolculu durumda bilgisayar ilk frenlemede arka tekerin yer tutumundaki artışını sezer ve frenlemede arkaya daha fazla ağırlık vermeye başlar.

    Güç destekli entegre ABS sistemleri neredeyse kusursuzdur ancak yine de sürücünün dikkat etmesi gereken tarafları vardır:

    1. Motor çalıştırılırken frenlere dokunulmamalıdır. Bu sistem hatasına sebep olabilir.
    2. Dar dönüşlerde arka frenle yapılan dönüşü daraltma işlemleri yapılmamalıdır çünkü arka frene basınca ön frene de basmış oluyorsunuz. Bu da yavaş hızlarda motorun aniden durmasına sebep olabilir.
    3. Bu sistemler akü voltajlarına karşı çok duyarlıdır.

    Kısmi Entegre ABS Sistemler:

    BMW bazı modellerinde kısmi entegreli ABS sistemin ide üretmiştir. Bu sistemde ön fren elciği hem ön hem de arka kaliperleri harekete geçirir. Tam entegre sistemlerin aynısıdır diyebiliriz. Ancak fark arka fren pedalındadır ve bu pedal sadece arka fren kaliperini harekete geçirir. Ön fren güç yardımcısı işlemi sırasınca ABS tam devrededir. Bu sistemin avantajı dar alan U dönüşlerde arka freni kullanma imkanı vermesidir.

    Son gelinen noktada entegre ABS güç destekli fren sistemlerinden bağımsız ABS fren sistemlerine dönüş yapılmaktadır.

    Sürücü: Hala en önemli kısım:

    Fren sistemi ne olursa olsun motosikletin süratini kontrol etmede sürücünün mahareti birinci faktördür. Ne zaman fren yapılacağını ve nasıl yapılacağını bilmek çok önemlidir. Aynı zamanda düzgün fren yapma alışkanlıklarına sahip olmak çok önemlidir, en ileri sistem bile teknik olmamasının yada yanlış sürüş davranışlarının sebep olabileceği kaymaları, savrulmaları önleyemez. (Mesela tam dönüşün ortasında gazı aniden tam kapatmak gibi). Aniden tehlikelerle karşılaştığımızda iyi alışkanlıklarımız bizi bu durumlardan çok fazla düşünmemize bile gerek bırakmadan düzgün bir duruş yapmamızı sağlayarak güvenle çıkaracaktır.

    SÜRATE GÖRE BİR SANİYEDE ALINAN MESAFELER

    [​IMG]
     
  3. Recep Varlı

    Recep Varlı Site Müdavimi

    Kayıt:
    8 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.779
    Beğeniler:
    1.457
    Şehir:
    İstanbul-Bayrampaşa
    Motosiklet:
    Salcano
    faydalı ve dikkat edilmesi gereken bilgiler teşekkürler
     
  4. ANIL

    ANIL Site Bağımlısı

    Kayıt:
    19 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.390
    Beğeniler:
    389
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    Eline sağlık abi faydalı bilgiler...saol
     
  5. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.447
    Beğeniler:
    9.014
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Motosiklet ve Frenleme

    1.Hangi frenaj türü en etkilidir?

    Motosiklette ön frenlerin frenaja etkisi arka frene nazaran daha fazla önem arzeder. Bu elbette zemin yapısına lastik durumuna ve hava koşullarına göre %60 ile %80 arasında değişkenlik gösterir.Ön frenin etkisinin asıl sebebi frenlemenin başlangıcıyla birlikte motosikletin ve sürücünün ağırlığının denge noktasından (genellikle ortadadır) öne doğru taşınmasındandır.

    Etkili bir fren tekniği kullanılgdığında motor ağırlığı ön tekeri zemine doğru bastırarak tekerin giderek frenaj boyunca yere yapışmasını sağlamaktadır.

    2.Ön frene ani (sert) yüklenme ön tekerin kaymasına sebep olur mu?

    Hem evet hem hayır.! Motosiklette freni aniden kitlemediğiniz müddetçe -yine sıradışı yağlı kaygan zeminler hariç- sert frenleme, ön tekerin kontrolünü kaybetmenize sebep olmaz. Ancak bunun koşulları vardır. Öncelikle frenaj sırasında motorun dik konumda olması ve prograsif frenleme tekniği uygulanması gerekmektedir. Bu şartlar altında ön tekerde kontrol edilebilir bir kayma olabilse de tutuş ve kontrol kaybı ihtimali minimumdur.

    3. Arka frene ani (sert) yüklenme kaymaya sebep olur mu?

    Ağırlığın frenleme ile öne kaymasından dolayı arka frenin tutuş gücü minimuma inmekte ve hafifleyen teker ile kayma ihtimali son derece olası hale gelmektedir.

    4. Arka tekerin kaymasına nasıl engel olunur?

    Arka lastiğin kaymasına engel olmak kolaydır. Frenleme esnasında gözünüzü ufka (ileriye) doğru konumlandırın ve gitmek istediğiniz yöne hedeflenin, bu durumda arka lastiğin balık kuyruğu ivmelenmesi (sağa-sola yalpa) minimumda tutulabilir. Basit ve gelişmiş frenleme teknikleri öncelikle kontrol altındaki durumlarda denenmeli ve sıklıkla prova edilmelidir. Tüm bu teorileri üzerinize gelmekte olan bir kamyona karşı denemeniz pek akılcı olmaz. Etkili frenajın öğretildiği trafiğe kapalı alanlarda eğitimcilerle çalışmak, kaza anında riskleri en aza indirmek demektir.

    5. Frenaj doğal bir yetenek midir?

    Frenaj, ne babadan oğula geçen ne de senelerce motosiklet kullanılarak elde edilen bir yetenek değil, aksine son derece bilinçli bir şekilde öğrenilerek sürekli olarak provası yapılması lazım gelen bir bilinçtir. Zaman içinde kendiliğinden bir refleks haline gelmesi için ilk önce sıkı bir biçimde üzerine giderek antreman yapılması gerekmektedir. Fren bilgisi motosiklette öğrenilmesi gereken en önemli manevra unsurudur. Unutmayalım ki gelişmiş tekniklerin trafikte kullanılmadan önce mutlaka trafiğe kapalı alanlarda tecrübe edilmesi yol ve sürüş güvenliğinizi arttıracaktır. Araştırmalar şunu göstermektedir ki pratik yapılmadan bu konuları teorik olarak bilenlerin karşılaştıkları kaza durumlarında değil gelişmiş teknikleri, basit frenleme bile yapamadan kazalardan zarar gördüklerini göstermektedir.

    6. Motosiklet sürücüleri için frenaj için emniyetli özel bir teknik var mıdır?

    Evet. bu uygulama, KADEMELİ FRENLEME diye adlandırılabilir. bu frenleme metodu, sürücüye kontrol edilebilir ve tahmin edilebilir güvenli frenaj sağlar.

    7. Acil durumda, kademeli frenleme yaparken her iki frene de konsantre olmak gerekir mi?

    Bu değişkenlik gösteren bir konudur. Bazı tecrübeli sürücülerin belirttiğine göre , kimi acil durumlar karşısında panik yaşayan sürücülerin sürüş yeteneklerinde azalma görüldüğü ve sürücülerin ön fren kaybı yaşamadan arka freni de mükemmelce uyguladıkları araştırmalarda ortaya çıkmaktadır. Aynı araştırma sonuçları, ortalama bir sürücünün, acil durumda sadece bir fren üzerine düzgün bir şekilde konsante olabildiğini, ve eğer kendisini yeterince tecrübeli bulmuyorsa, mütevazi bir biçimde tek frene konsantre olmasını tavsiye etmektedir.

    Motosiklet kullanırken, acil durum frenajında her iki frenden konsantre olmanız gereken fren, ön frendir çünkü ön freni kitlediğiniz ve bu durumu düzeltemediğiniz anda düşüş kaçınılmaz olur.

    Amerikan Motorsiklet Güvenlik Federasyonu’na göre, acil fren durumunda her iki frenden de azami frenaj beklentisinde bulunursanız, her iki frenden de etkili bir tutuş alamazsınız. Federasyonun tavsiyesi her iki frenden, her defasında birine konsantre olmak şeklindedir.

    Yani, azami frenaj için ya ön yada arka frene konsantre olun, %80 tutuş sağlayan ön fren olduğu ve ancak yanlış ön fren uygulaması düşmenize sebep olacağı halde bile ön frenin kullanımının iyice kavranıp, öncelikli uygulanması daha mantıklı gözükmektedir.

    8. Peki, arka freni nasıl uygulamalıyım?

    Arka frene basın ve unutun! eğer kayacaksa zaten kontrolu zordur. Ön frene konsantre olarak motosikleti en kısa sürede güvenli sürate indirin ve durun.

    9. Kademeli fren öğrenmesi zor bir uygulama mıdır?

    Teknik, öğrenilmesi zor bir uygulama değildir ancak antreman gerektirir. İlk önce 4 kademe şeklinde frenaj denenmeli ve ilerleyen aşamalarda bu kademeler arttırılmalıdır.

    10. Dört Kademeli frenleme tekniği uygulama anlamında nedir?

    Dört kademe frenleme tekniğini anlamak için bir sürücünün ışıklara yaklaştığını düşünün.

    İlk kademe; ışığın sarı olduğu anda sürücünün hafifçe frenleremeye başlaması olarak düşünün. Fren hafif hafif uygulanır ve nazi bir biçimde durulur.

    İkinci kademe; sürücünün sarı ışık yanmadan önce ışıklara nispeten daha yakın bir noktada frenlere mormal derecede yüklenmesi ve ışıklarda yumuşak şekilde durması olarak tarif edilebilir.

    Üçüncü kademe de bu sefer sürücümüz sarı ışık yandığında ışıklara yakın bir durumda ve durup durmamakta kararsız. ancak durmaya karar verip frene sırasıyla kademe1 kademe2 ve son olarak ta daha kuvvetlice freni çekerek kademe3 şeklinde uyguluyor. bu kademeler sırasında manet boşlanmıyor ve frenajbirbirini takip eden aşamalar olarak uygulanıyor.

    Dördüncü kademe; sürücümüz sarı ışıkta geçmeye karar veriyor ama o sırada kırmızı yanıyor ve artık durmak zorunda olduğu için kademeli ve hızlı bir biçimde frenlemeye başlamak durumunda. bu gibi hallerde sürücünün elindeki tüm fren gücünü kullanması gerekebilir yani fren manetini sonuna kadar çekmesi gerekebilir. Ancak kademe sistemini unutmadan! Yani hemen kademe1 durumuna gelip (fren disklerinin balatalarla temas anı) ardından sırasıyla diğer kademeleri uygulaması ve 4. kademe olarak ta freni sonuna kadar çekmesi gerekir.

    11. Eğer 4.kademe de elimizdeki fren imkanının tamamını kullanırsak, ön teker kitlenmez mi?

    Kitlenme muhtemeldir. Ancak kademeli fren uygulaması sonucunda 4. dereceye kadar geçen aşamalarda motosikletin ağırlık noktası öne kaymış ve ön lastik, azami yol tutuş seviyesinde zemine yapışmıştır. bu noktadan sonra süratin önceki kademelerde düştüğünü de varsayarsak, 4.kademede meydana gelen kayma kontrol edilebilir seviyede olacaktır. Ön lastik kaymaya başladığı takdirde fren maneti, tekerin döneceği kadar boşlanarak tekrar tutuş sağlanır.

    12. Peki, ön teker kitlenir ve biz de freni boşlamazsak ne olur?

    Basit. Ön tekerde düşük süratte dahi tutuş kaybı düşmeyle sonuçlanır.

    13. Acil durum frenajında ne kadar iyi olunabilinir?

    Usta sürücüler, acil durum frenlemelerinde, ön lastiği kayma noktasına o kadar yakın durumda kontrol edebilir ki, frenlemede hiçbir kayıp olmadan duruş gerçekleştirilebilir. Tabi ki bu şekilde mükemmel azami frenleme için sürekli ve bilinçli frenaj antremanları yapılmalı, tecrübelerle kazanılan yeteneklerin yanında frenleme üzerine çeşitli zeminlerde motosikletin nasıl tepkiler vereceği denenmelidir.

    14. Kabak (düz yüzeyli) lastikler frenlemede engil teşkil eder mi?

    Dişsiz lastikler, yarış pistleri gibi mükemmel yüzeylerde ve olumlu hava şartlarında görece daha etkili tutunma sağlasalar da normal yol koşullarında unutmamak gerekir ki zemin yapısı, malzemesi, yaşı, yıpranması, zemindeki yabancı maddeler(özellikle mazot ve yağ) gibi unsurların etkisi ile tutunma yüzeylerini kaybederek kontrolsüz kaymalara sebep olabilirler.

    15. Kaygan ve gevşek zeminde nasıl fren yapılır?

    dikkatlice ama korkakça değil! zayıf zeminlerde frenlemenin sırrı gözlem yapmaya dayanır. Eğer lastiğinizin altında nasıl bir zeminle mücadele ettiğinizi bilirseniz, laztiği o zemine tutturursunuz. Yani, gözünüzü zeminden ayırmayın. Çakıl zeminler ise frenajda tüm bu detaylara en çok hakim olmanız gereken yüzeylerdir. Bu tip yüzeylerde fren zamanı biraz daha uzun tutulur ve motor ve sürücünün dik konumda olması mecburidir.
     
    Bülent.Ö ve Erol bunu beğendi.
  6. SERVET

    SERVET Site Müdavimi

    Kayıt:
    20 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.786
    Beğeniler:
    607
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    BMW
    Kıymetlı bılgılerı bızımle paylastıgınız ıcın tşk ler
     
  7. İlhan.Aydınlıoğlu

    İlhan.Aydınlıoğlu Site Bağımlısı

    Kayıt:
    29 Kasım 2007
    Mesajlar:
    531
    Beğeniler:
    320
    Şehir:
    Zonguldak
    Motosiklet:
    Henüz Yok
    Ulaş kardeşim verdiğin bilgiler için teşekkürler.
    Ancak bir şey kafama takıldı.
    Daha önce motosiklet kullanım teknikleri ile ilgili birçok sitedeki bilgileri okudum. Hatırladığıma göre ön freni 2 parmakla değil 4 parmakla sıkmak gerektiği olarak biliyorum. Bilhassa şehir içi sürüşlerinde şöyle bir tabir kullanılıyordu : "debriyajı ve ön freni 4 parmağınızla örtün". Yani şehir içi sürüşlerinde her iki elinizin de 4 parmağı debriyaj ve ön fren üzerinde olsun deniliyordu.
    Yani verdiğin bilgileri okurken bu husus aklıma geldi. Acaba hangisi doğrudur.
     

    Ekli Dosyalar:

  8. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.447
    Beğeniler:
    9.014
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Devriyajda ve ön fren manetinde lazım olduğun 4 parmağınız orda olsun.Her zaman kalmasın.Dikkat eksikliğinde yada yanlış bir refleks sonu parmaklarını örtülü kalırsa olumsuz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.
    Arka fren pegi veya devriyaj veya ön fren manetinde sabit kalmasınlar
    Ayrıca illede 4 parmak kullnamaya gayret edin.Parmaklarınız 4 lü olursa hissiyat daha kuvvetli olur.Sisitem budur.
     
  9. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.447
    Beğeniler:
    9.014
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    fren mesafeleri

    azgın rıderler gazlarken kaç metrede durabileceğiniz bu tabloda yazılı arasıra aklınıza getirinde ona göre gaza basın

    [​IMG]

    (alıntıdır)
     
  10. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.447
    Beğeniler:
    9.014
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Motorun tam durmasına kadar geçen sürede neler yapıyoruz, neler oluyor?

    1. Tehlikeyi gördükten sonra fren yapmaya karar veriyoruz. (Sürücü tepki süresi)
    2. Ayak frene basmaya ya da el frenini sıkmaya başlıyoruz. (Frene basma süresi)
    3. Frene basınç uyguladığımız için fren sistemindeki hidroliğin basıncı artmaya ve balatalar sıkmaya başlıyor. (Fren tepki süresi)
    4. Balataların diske ya da kampanaya yaptığı basıncın etkisiyle tekerleklerin dönme hızı yavaşlıyor. (Bloklama süresi)
    5. Fren sistemindeki basıncın artması nedeniyle bloklama başlıyor ve tekerleklerin artık dönmüyor ve araç bir süre sonra tam duruyor. (Fren süresi)

    Bu beş aşamadan sonra durma sağlandığı için bunların toplam süresi DURMA SÜRESİ olarak adlandırılıyor.

    Fren ve durma süresinin hesaplanmasında kullanılan önemli değişkenlerden birisi de aracın ve yok koşullarına göre değişen tutunma katsayısı. Bunu şöyle anlayabiliriz: Aracı düz bir zeminde belirli bir hıza eriştikten sonra rölantide gitmeye bıraksak rüzgar, aracın ağırlığı, yükü, lastiklerinin durumu vb. nedenlerle bir süre sonra tamamen duracaktır. Bu katsayı buzlu yeminde 1 m/s² kabul edilirken ABS'li bir otomobilde 7,5 olduğu varsayılıyor.

    Motosikletlerde ise şöyle:

    Sadece arka fren kullanıldığında: 4,0
    Sadece el freni kullanıldığında: 6,5
    Her iki frenle optimal frenlemede:10,0

    Hesaplamada kullanılan diğer değerleri ise şöyle:

    1. Sürücü tepki süresi 0,35 s
    2. Frene basma süresi 0,20 s
    3. Fren tepki süresi 0,05 s
    4. Bloklama süresi 0,22 s

    Bloklama süresi motosikletin teknik özelliklerine göre 0,2 ile 0,4 s arasında değişebiliyor.

    Ani durumlarda Sadece arka freni kullandığınızı varsayarsak.

    Hız: 10 km/s
    Fren mesafesi 0,68 m
    Durma mesafesi 2,86 m

    Hız: 50 km/s
    Fren mesafesi 22,61 m
    Durma mesafesi 33,90 m

    Hız: 100 km/h
    Fren mesafesi 93,42 m
    Durma mesafesi 116,10 m

    El ve arka freni birlikte kullanarak ideal bir frenleme gerçekleştirdiğinizi düşündüğümüzde bu rakamlar şöyle oluyor.

    Hız: 10 km/s
    Fren mesafesi 0,14 m
    Durma mesafesi 2,18 m

    Hız: 50 km/s
    Fren mesafesi 8,18 m
    Durma mesafesi 19,32 m

    Hız: 100 km/h
    Fren mesafesi 35,59 m
    Durma mesafesi 58,12 m

    Bu değerler otomobillerle karşılaştırıldığında şöyle söylenebilir.
    -- Sadece arka frenleri kullandığınızda otomobile göre durma mesafeniz iki katına çıkar
    -- Sadece ön frenlerle yaklaşık olarak otomobille aynı mesafede durursunuz. (Tabi ki bu kuramsal bir yaklaşım, kimse herhalde yüksek hızlarda sadece ön frenle durmayı düşünmüyordur)
    -- El ve arka frenleri ideal olarak kullanmayı öğrendiğinizde ise otomobillerden yaklaşık %25 daha kısa mesafede durabilirsiniz.

    Bu değerler ideal zemin ve yol koşulları için verilmiştir. Islak zeminlerde, buzlu ve karlı yollarda, yük ya da artçı ile durma mesafesinin arttığı da unutulmamalı...

    DURMA MESAFELERİ

    Durma mesafesi (D) üç kısımdan oluşur:
    1. Reaksiyon (İntikal) mesafesi: (R) (Ayağın gazdan çekilip, fren pedalına basıncaya kadar katedilen yol)
    2.Fren Mesafesi: (F) (Frene basıldığı andan, aracın durmasına kadar katedilen yol)
    3. Durma Mesafesi: Her ikisinin toplam mesafesi.

    Reaksiyon mesafesinin uzunluğu hızla orantılı olarak artar. Bu, kullanıcının reaksiyonsüresi ile aracın hızına bağlıdır. Bir saniyelik süre içinde, motosiklet veya araba, saatte 36 km hızda 10 metre, 72 km hızda 20 metre yol alır. Yeni araç kullanmaya başlayanların reaksiyon mesafeleri, alışkın olmadıkları ve tereddütlü davrandıkları için, çoğu kez daha uzun olur. Tecrübeli bir sürücü aracını, tecrübesiz olana göre daha kısa mesafe içinde durdurur.

    Reaksiyon mesafesi nasıl hesaplanır?

    Kaç kilometre hızla gidiyorsanız, o hızın ilk rakamını üçle çarptığınızda reaksiyon mesafesini bulmuş olursunuz. (Dikkat: durma değil, reaksiyon)

    Örnek: Hız Reaksiyon (İntikal) Mesafesi

    30 km/s 3x3 9 Metre
    50 km/s 3x5 15 Metre
    70 km/s 3x7 21 Metre
    90 km/s 3x9 27 Metre
    110 km/s 3x11 33 Metre

    Elbette ki en önemli olan mesafe durma mesafesidir. Reaksiyon mesafesini fren mesafesi takip eder. Fren mesafesinin uzunluğunu ise aracın hızına, yolun yüzeyine, yolun eğimine, fren ve lâstiklerin durumuna ve sürücünün deneyimine göre değişir.
    Saatteki hızınızı 35 km’den 70km’ye çıkarırsanız, 70 km’deki fren mesafesi, 35 km’dekine göre dört misli artar.
    Hızınızı saatte 35 km’den 105 km.’ye, yani üç katına çıkarırsanız, fren mesafesi bu defa dokuz kat artar. Bu tamamen, biraz daha önce bahsedilen “Hareket Enerjisi” prensipleri ile doğru orantılıdır.

    Yani fren mesafesi, hız artışının karesi kadar artmaktadır...!

    Örnek: Hız 2 katına çıkınca= Fren mesafesi 4 kat (2x2)
    Hız 3 katına çıkınca= Fren mesafesi 9 kat (3x3)
    Hız 4 katına çıkınca= Fren mesafesi 16 kat (4x4)
    Hız 5 katına çıkınca= Fren mesafesi 25 kat (5x5)


    alıntıdır..
     
  11. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.447
    Beğeniler:
    9.014
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    MAKSİMUM FRENLEME


    Acil durum frenlemesi maksimum frenleme yapmak demektir. Amaç en kısa sürede motosikleti durdurmuş olabilmektir.

    ACİL FRENLEME
    Gazı düzgün bir şekilde kesin , çok ani bırakmayın.
    Ön freni düzgün şekilde sıkın, ölümcül tarzda sıkmayın.

    Eğer çok ani gazı keser ve ön freni ölüm sıkışı gibi kaparsanız öne o kadar ani ve çok ağırlık gider ki ön amortisörler dibe vurur. Bu lastik yol tutuşunu olumsuz etkiler ve şase kontrolü kaybolur. Arka teker yerden kesilebilir buda denge problemini getirir. Tabi bu arada amortisörler dibe vurduğundan karşılaşılacak bir engel için ilave emiş payı kalmaz ve yol tutuşunun kaybolması olayı olabilir. Düz hatta bu durumda lastikler kaymaya başlarsa durma mesafeniz artar.

    Kendinize güven ve tam kontrol için talim şarttır. Bunu yapmak içinde kendinize güvenli, trafiğe kapalı boş bir alan bulunuz.

    Tavsiyeler:

    Erken frenleme noktaları ile başlayın. Bu dönemeçlere hızlı yaklaşımlardaki stresi de alır.

    Ön freni maksimum ama düzgün bir şekilde ardışık çoğaltma ile sıkınız. Ön tekerinizin kilitlenme noktasını hisseder duruma gelmeniz gerekir. Arka tekerinizin de yerden kesilme noktasına gelmesini hisseder duruma gelmeniz gerekir.

    Frenleri dönemeçlere yatmadan evvel süspansiyonların hareket mesafelerinin %50-70 oranına gelmesini sağlayacak kadar evvel bırakmış olmanız gerekir. İlk sıkışta frenler süspansiyonları neredeyse sonuna kadar bastıracaktır.

    Ön freni bırakışınız sıkışınıza göre daha yavaş olmalıdır. Bunun için talim yapınız. Bu ağırlık dağılımının ön arka üzerinde daha eşit gerçekleşmesini sağlayacaktır. Yine ön süspansiyonların şasiyi sarsacak hızda geri sekmemesini(açılmamasını) sağlayacaktır. Aynı zamanda da ön lastik yer temas alanının çok yüklenmeden dolayı dönüşe yatma ile kaymaya başlamasını önleyecektir. Ön teker bir kere yeri bırakınca maalesef genellikle sonuç çok ani bir şekilde önce omuzların yere sürtünmesi ve sonra kaksın sürtünmesi ile oluşan ölümcül vakıalardır.

    İz frenlemesinde frenlerin çok sert kullanımı yol tutuş kaybı ve kaza demektir. Benim yaşadığım bir tecrübe ise çok ani bir şekilde savrulma ve göz kararması, dizimdeki acı ve biraz sonra çevredeki- çok kötü düştü, ambulans çağırın, bu aletler çok tehlikeli zaten sesleri idi- yani kısacası dönüşe geçerken ve dönüş boyunca ön teker yer tutuşunu kaybetmesi çok kötü sonuçlar verir. Hele dönüşe gaz kapalı ve ön frenle giriyorsanız burada ön tekerin yer tutunması çok kritik bir noktadadır. Dikkatli olunuz.

    Usta bir sürücü 50 km hızda bir motoru 9 metrede durdurabilir ama bu 100km hızda 35 metreye çıkar. 200 km de 150 metreye çıkar. Yani hız artışı ile paralel bir duruş mesafesi oranı yoktur. Hız arttıkça duruş mesafesi hızın karesi ile orantılı olarak artar. Önemli olan hangi hızlarda ne mesafede durabileceğinizi biliyor olmak ve bu hızlarda frenleme talimleri ile ustalaşmış olmanızdır.


    FRENLEME ÜZERİNE

    Bir zamanlar pistlerde fırtına gibi esen yarışçılar şöyle derlerdi: Tanrıyı görene dek bekleyin ondan sonra fren yapın. Onlar o zamanlarda bilinçten çok cesarete inanan sürücülerdi.

    Frenlemek, fren yapmak nedir?

    Kısaca aracınızı belirli bir noktada belirli bir sürate getirmektir.

    Bu kırmızı ışıkta durmak da olabilir dönemece giriş hızınızı 60 km/saat hıza düşürmekte olabilir.

    Normal frenleme bazen sadece gaz kolunun kapatılması ile de yapılır. İnişlerde vites küçültülerek motor basıncından faydalanarak da yapılır.

    Acil durum frenlemesi dediğimiz aslında maksimum frenleme olan durumda ise amaç bir an evvel durmaktır. Tamamen farklı bir olaydır.

    Yüksek hız sürüşlerinde kullanılan spor motorlar saatte 225 km hıza çeyrek milde ulaşırlar ve bu mesafenin yarısı mesafede de durabilirler. Frenleme ne kadar geç olursa o kadar iyidir diye bir yanılgı vardır. Geç frenlemeye başlamak her zaman size sorun getirecektir. Geç kaldığı için panikleyerek adeta frenleri boğarcasına sıkan bir sürücü dönüş noktasını geçmeden doğru vitese geçme işini de aceleyle motorunu patlatırcasına yapacaktır.

    Doğru zamanlamak çok önemlidir. Sonrada eliniz piyano çalarcasına rahat ve yeterince çabuk olmalıdır. Önce ön freni yoklayınız hafifçe, ön çatal oturduktan sonra daha sert sıkınız ve bunu ayak freni ile aynı hassaslıkla takip ederek en kısa zamanda istenilen hıza düşünüz. Her iki frenin birden kullanımı en kısa mesafede duruşu sağlar bu nedenle de acil durum frenlemesi her iki frenle ve ancak motor dik konumda iken yapılabilir.

    Normal frenlemede anlaşılması gereken çok önemli bir konuda beden ağırlığınızın motorunuzun üzerindeki yer değişimidir. Gaz verildiğinde ağırlığınız arka tekere yönelir, arka süspansiyonlar çöker ve bu çöküş kadar daha arkaya doğru ağırlık transferine zemin hazırlar. Fren yaptığınızda ise ağırlığınız öne doğru kayar ve sıkışan ön süspansiyonlar lastiği yola daha iyi basar ve tabi tutunma güçlenir. Halbuki gaz verildiğinde arka bastığı için arka tekerin yol tutunması güçlenmekteydi. Siz gazı kapatıp fren yaptığınızda ön fren yeri daha iyi tutacak ve arkasından hemen gelen arka frenle de motorunuzun yanallaması engellenecektir. Tabi durdurmaya da katkısı olacaktır.

    Frenleme esnasında kendinize güveniniz ve bedeniniz üzerindeki kontrolünüz tam olmalıdır. Soğukkanlı olun, panik kaza demektir. Öyle kontrollü olun ki zihniniz son ana kadar kumandaları düzgün ve etkin kullansın. Özellikle acil durum frenlemesinde talimler yaparak ustalaşınız. 150 km/saat hızdan geriye bile bu frenlemenin talimi yapılmış olmalıdır. Tabi önce düşük hızlardan başlayınız.

    Talimlerinizde ilerledikçe yol çizgileri üzerinde, kasisler ve kaygan zeminlerde de talimler yaparak iyice ustalaşınız. Frenlemede eliniz öyle ustalaşsın ki kaygan bir zeminde bile tekerleri kilitlemeden kullanabilecek durumda olsun.

    Şayet ön freni aşırı sıkıp ön tekeri kilitlerseniz freni bırakıp hemen tekrar sıkın ama fren kolunu katletmeyin sanki bir kuşu avucunuzda tutar gibi kontrollü sıkın, kuşun kaçmasına izin vermeyecek kadar sıkı ama hayvanı ezip zarar vermeyecek kadar gevşek.

    Arka frene aşırı basıp arka tekeri kilitlerseniz freni sakın hemen bırakmayın ve ters yönde kontra basarak motorun yönünü istenilen tarafa(ön tekerle arkanın aynı yöne yönlenmesi) çevirip hızınızı yürüyüş hızlarına düşürene kadar da öylece tutunuz. Aksi takdirde motor sizi bir mancınık gibi üzerinden atar ve sonra üzerinize düşer.

    Chopper tipi motorlarda arka fren önce kullanılmalıdır. Ön fren daha sonra ve daha ikincil planda olmalıdır. Bu motorlarda kafa açısı fazla olduğundan sert ön fren boyun bükme denilen gidonun kendi ekseni etrafında katlanmasına neden olabilir.

    Son olarak lastik patlaması durumunda patlamış, inmiş lastiğin freni kullanılmaz.


    (alıntıdır)
     
  12. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.447
    Beğeniler:
    9.014
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Motosiklette Etkili Ve Güvenli Frenleme Teknikleri

    [​IMG]


    Motosiklet sürücüleri için gaz açmaktan kolayı Yoktur. Harika bir hava, nefis bir asfalt muhteşem manzaranın eşliğinde sürüş zevki. Peki tüm bu motosiklet sürücüleri acil durumlarda motorlarını ne kadar tanıyorlar ve ne kadar kontrol edebiliyorlar?İşte bu makale belki de tüm motosiklet sürücüleri için hayati önem taşıyan bir konu üzerine. Acil durumlarda frenleme teknikleri…


    1.Hangi frenaj türü en etkilidir?

    Motosiklette ön frenlerin frenaja etkisi arka frene nazaran daha fazla önem arzeder. Bu elbette zemin yapısına lastik durumuna ve hava koşullarına göre %60 ile %80 arasında değişkenlik gösterir.Ön frenin etkisinin asıl sebebi frenlemenin başlangıcıyla birlikte motosikletin ve sürücünün ağırlığının denge noktasından (genellikle ortadadır),öne doğru taşınmasındandır. Etkili bir fren tekniği kullanıldığında motor ağırlığı ön tekeri zemine doğru bastırarak tekerin giderek frenaj boyunca yere yapışmasını sağlamaktadır.

    2.Ön frene ani (sert) yüklenme ön tekerin kaymasına sebep olur mu?

    Hem evet hem hayır.! Motosiklette freni aniden kitlemediğiniz müddetçe -yine sıradışı yağlı kaygan zeminler hariç- sert frenleme, ön tekerin kontrolünü kaybetmenize sebep olmaz. Ancak bunun koşulları vardır. Öncelikle frenaj sırasında motorun dik konumda olması ve prograsif frenleme tekniği uygulanması gerekmektedir. Bu şartlar altında ön tekerde kontrol edilebilir bir kayma olabilse de tutuş ve kontrol kaybı ihtimali minimumdur.

    3. Arka frene ani (sert) yüklenme kaymaya sebep olur mu?

    Ağırlığın frenleme ile öne kaymasından dolayı arka frenin tutuş gücü minimuma inmekte ve hafifleyen teker ile kayma ihtimali son derece olası hale gelmektedir.



    4. Arka tekerin kaymasına nasıl engel olunur?

    Arka lastiğin kaymasına engel olmak kolaydır. Frenleme esnasında gözünüzü ufka (ileriye) doğru konumlandırın ve gitmek istediğiniz yöne hedeflenin, bu durumda arka lastiğin balık kuyruğu ivmelenmesi (sağa-sola yalpa) minimumda tutulabilir. Basit ve gelişmiş frenleme teknikleri öncelikle kontrol altındaki durumlarda denenmeli ve sıklıkla prova edilmelidir. Tüm bu teorileri üzerinize gelmekte olan bir kamyona karşı denemeniz pek akılcı olmaz. Etkili frenajın öğretildiği trafiğe kapalı alanlarda eğitimcilerle çalışmak, kaza anında riskleri en aza indirmek demektir.

    5. Frenaj doğal bir yetenek midir?

    Frenaj, ne babadan oğula geçen ne de senelerce motosiklet kullanılarak elde edilen bir yetenek değil, aksine son derece bilinçli bir şekilde öğrenilerek sürekli olarak provası yapılması lazım gelen bir bilinçtir. Zaman içinde kendiliğinden bir refleks haline gelmesi için ilk önce sıkı bir biçimde üzerine giderek antreman yapılması gerekmektedir. Fren bilgisi motosiklette öğrenilmesi gereken en önemli manevra unsurudur. Unutmayalım ki gelişmiş tekniklerin trafikte kullanılmadan önce mutlaka trafiğe kapalı alanlarda tecrübe edilmesi yol ve sürüş güvenliğinizi arttıracaktır. Araştırmalar şunu göstermektedir ki pratik yapılmadan bu konuları teorik olarak bilenlerin karşılaştıkları kaza durumlarında değil gelişmiş teknikleri, basit frenleme bile yapamadan kazalardan zarar gördüklerini göstermektedir.

    6. Motosiklet sürücüleri için frenaj için emniyetli özel bir teknik var mıdır?

    Evet. bu uygulama, KADEMELİ FRENLEME diye adlandırılabilir. bu frenleme metodu, sürücüye kontrol edilebilir ve tahmin edilebilir güvenli frenaj sağlar.

    7. Acil durumda, kademeli frenleme yaparken her iki frene de konsantre olmak gerekir mi?

    Bu değişkenlik gösteren bir konudur. Bazı tecrübeli sürücülerin belirttiğine göre , kimi acil durumlar karşısında panik yaşayan sürücülerin sürüş yeteneklerinde azalma görüldüğü ve sürücülerin ön fren kaybı yaşamadan arka freni de mükemmelce uyguladıkları araştırmalarda ortaya çıkmaktadır. Aynı araştırma sonuçları, ortalama bir sürücünün, acil durumda sadece bir fren üzerine düzgün bir şekilde konsante olabildiğini, ve eğer kendisini yeterince tecrübeli bulmuyorsa, mütevazi bir biçimde tek frene konsantre olmasını tavsiye etmektedir. Motosiklet kullanırken, acil durum frenajında her iki frenden konsantre olmanız gereken fren, ön frendir çünkü ön freni kitlediğiniz ve bu durumu düzeltemediğiniz anda düşüş kaçınılmaz olur. Amerikan Motorsiklet Güvenlik Federasyonu’na göre, ecil fren durumunda her kik frenden de azami frenaj beklentisinde bulunursanız, her iki frenden de etkili bir tutuş alamazsınız. Federasyonun tavsiyesi her iki frenden, her defasında birine konsantre olmak şeklindedir. Yani, azami frenaj için ya ön yada arka frene konsantre olun, %80 tutuş sağlayan ön fren olduğu ve ancak yanlış ön fren uygulaması düşmenize sebep olacağı halde bile ön frenin kullanımının iyice kavranıp, öncelikli uygulanması daha mantıklı gözükmektedir.

    8. Peki, arka freni nasıl uygulamalıyım?

    Arka frene basın ve unutun! eğer kayacaksa zaten kontrolu zordur. Ön frene konsantre olarak motosikleti en kısa sürede güvenli sürate indirin ve durun.

    9. Kademeli fren öğrenmesi zor bir uygulama mıdır?

    Teknik, öğrenilmesi zor bir uygulama değildir ancak antreman gerektirir. İlk önce 4 kademe şeklinde frenaj denenmeli ve ilerleyen aşamalarda bu kademeler arttırılmalıdır.

    10. Dört Kademeli frenleme tekniği uygulama anlamında nedir?

    Dört kademe frenleme tekniğini anlamak için bir sürücünün ışıklara yaklaştığını düşünün.

    İlk kademe; ışığın sarı olduğu anda sürücünün hafifçe frenleremeye başlaması olarak düşünün. Fren hafif hafif uygulanır ve nazi bir biçimde durulur.

    İkinci kademe; sürücünün sarı ışık yanmadan önce ışıklara nispeten daha yakın bir noktada frenlere mormal derecede yüklenmesi ve ışıklarda yumuşak şekilde durması olarak tarif edilebilir.

    Üçüncü kademe de bu sefer sürücümüz sarı ışık yandığında ışıklara yakın bir durumda ve durup durmamakta kararsız. ancak durmaya karar verip frene sırasıyla kademe1 kademe2 ve son olarak ta daha kuvvetlice freni çekerek kademe3 şeklinde uyguluyor. bu kademeler sırasında manet boşlanmıyor ve frenajbirbirini takip eden aşamalar olarak uygulanıyor.

    Dördüncü kademe; sürücümüz sarı ışıkta geçmeye karar veriyor ama o sırada kırmızı yanıyor ve artık durmak zorunda olduğu için kademeli ve hızlı bir biçimde frenlemeye başlamak durumunda. bu gibi hallerde sürücünün elindeki tüm fren gücünü kullanması gerekebilir yani fren manetini sonuna kadar çekmesi gerekebilir. Ancak kademe sistemini unutmadan! Yani hemen kademe1 durumuna gelip (fren disklerinin balatalarla temas anı) ardından sırasıyla diğer kademeleri uygulaması ve 4. kademe olarak ta freni sonuna kadar çekmesi gerekir.

    11. Eğer 4.kademe de elimizdeki fren imkanının tamamını kullanırsak, ön teker kitlenmez mi?

    Kitlenme muhtemeldir. Ancak kademeli fren uygulaması sonucunda 4. dereceye kadar geçen aşamalarda motosikletin ağırlık noktası öne kaymış ve ön lastik, azami yol tutuş seviyesinde zemine yapışmıştır. bu noktadan sonra süratin önceki kademelerde düştüğünü de varsayarsak, 4.kademede meydana gelen kayma kontrol edilebilir seviyede olacaktır. Ön lastik kaymaya başladığı takdirde fren maneti, tekerin döneceği kadar boşlanarak tekrar tutuş sağlanır.

    12. Peki, ön teker kitlenir ve biz de freni boşlamazsak ne olur?

    Basit. Ön tekerde düşük süratte dahi tutuş kaybı düşmeyle sonuçlanır.

    13. Acil durum frenajında ne kadar iyi olunabilinir?

    Usta sürücüler, acil durum frenlemelerinde, ön lastiği kayma noktasına o kadar yakın durumda kontrol edebilir ki, frenlemede hiçbir kayıp olmadan duruş gerçekleştirilebilir. Tabi ki bu şekilde mükemmel azami frenleme için sürekli ve bilinçli frenaj antremanları yapılmalı, tecrübelerle kazanılan yeteneklerin yanında frenleme üzerine çeşitli zeminlerde motosikletin nasıl tepkiler vereceği denenmelidir.

    14. Kabak (düz yüzeyli) lastikler frenlemede engil teşkil eder mi?

    Dişsiz lastikler, yarış pistleri gibi mükemmel yüzeylerde ve olumlu hava şartlarında görece daha etkili tutunma sağlasalar da normal yol koşullarında unutmamak gerekir ki zemin yapısı, malzemesi, yaşı, yıpranması, zemindeki yabancı maddeler(özellikle mazot ve yağ) gibi unsurların etkisi ile tutunma yüzeylerini kaybederek kontrolsüz kaymalara sebep olabilirler.

    15. Kaygan ve gevşek zeminde nasıl fren yapılır?

    dikkatlice ama korkakça değil! zayıf zeminlerde frenlemenin sırrı gözlem yapmaya dayanır. Eğer lastiğinizin altında nasıl bir zeminle mücadele ettiğinizi bilirseniz, laztiği o zemine tutturursunuz. Yani, gözünüzü zeminden ayırmayın. Çakıl zeminler ise frenajda tüm bu detaylara en çok hakim olmanız gereken yüzeylerdir. Bu tip yüzeylerde fren zamanı biraz daha uzun tutulur ve motor ve sürücünün dik konumda olması mecburidir.


    Alıntıdır