Motosiklet yol sanatı

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    O.M.M den gelen bir bülteni sizlerle paylaşmak istiyorum.

    [​IMG]

    MOTOSİKLET YOL SANATI

    [​IMG]


    Bir evvelki bültenimizde sizlere Motosiklet Yol Sanatı kitabı hakkında detaylı bilgiler vermiştik. 'Sistem'in kaynağı olan bu kitabı daha da yakından tanımanız için, bundan sonraki bültenlerimizde OMM sürücüsü Emre Ercins sizlere Motosiklet Yol Sanatı kitabının çeşitli bölümlerini yorumlayacak.

    Uzun zamandır aklımı kurcalayan bir kelime vardı. Hadi, motosikleti anladık. Ee, yolu da biliyoruz. Peki ama bu "San'at" da neyin sesi kimin fesi..

    Motosikletle ne ilgisi olabilir ki? Yüzyılımızın en önemli buluşlarından biri olan "Google" a yazıp arama butonuna bastığımda karşıma gelen linklerden birkaçına bilinçsizce tıkladım. Yapılan bilinçsiz tıklama şans eseri soruma cevap oldu.

    Sizler yorulmayın diye ben sizin için derledim topladım. Ama yine de her zaman OMM web sitelerinden bir tane edinebilirsiniz..

    Kısaca "San'at" kelimesi Arapça'da amel, iş yapma anlamlarını veren "san'a" kökünden gelmektedir ve yapılan iş, alet yardımıyla, belirli bir el becerisiyle sürdürülen meslek dallarını kapsamaktadır.

    Görüldüğü gibi bu kelime Arapça'da, insanın akıl ve zekâsını kullanarak yaptığı işleri anlatıyor.

    Şöyle de tarif ediliyormuş : "İnsan aklının eşya üzerindeki pırıltısı" .

    Peki OMM nin sloganı haline gelen söz neydi? " Riding is a way of thinking", Türkçe meali ile "motosiklet sürmek bir düşünce biçimidir" .

    Düşünme organımız beynimiz ile artık tüm bunları birbiri ile rahatlıkla ilişkilendirebiliriz.

    Beynimizin verdiği komutlar sayesinde ellerimiz ve ayaklarımızla yönlendirdiğimiz bir araç olan motosikleti belli bir beceri ve ustalıkla idare etmeye "San'at" dersek kimse gücenmez sanırım.

    Önümüzdeki bu birkaç ay boyunca (galiba bu 1 yılı bulacak) OMM'li sürücülerin tercüme ederek Türk motosiklet eğitim literatürüne kattığı "Motosiklet Yol Sanatı" kitabının konu başlıklarına hızlıca göz atacağız.

    Kitabımızda;

    • Daha iyi bir sürücü olmak,
    • Motosiklet kontrol sistemi
    • Gözlem
    • İvme kazanma, vites ve fren kullanımı
    • Dönüş, denge ve kaymaları önleme
    • Sinyaller
    • Konumlanma
    • Sollama
    • Otoyol sürüşü
    • Hız ve Güvenlik

    konularının detaylı incelendiği 10 değişik başlık ve altında detaylı bir şekilde anlatımlar ile "Yola uygunluk kontrolü" ve "Yola çıkmadan önce yapılması gereken kontroller" adında iki ek bölümde bulunmaktadır.

    OMM'nin eğitimlerinden ARA-TEORİ, ARA-KONTROL, ARA-ROADCRAFT ve ARA-YOL eğitimleri bu kaynağa dayanılarak yapılmaktadır.

    Bu ay ki bültenimizde kısaca inceleyeceğimiz ilk konu olan "Daha İyi Bir Sürücü Olmak" başlığı bu kitap ve eğitimlerin ana felsefesidir.

    Kitap kendi kendini de sorgulamakta ve "Motosiklet Yol Sanatı" sürücüye nasıl yardım eder?" sorusuna daha ilk sayfalarında yer vermektedir.

    Öğrenmenin sonu olmayan bir süreç olduğunu ve kendi başına dengede duramayan bir aracı düz tutmaya çalışmak gibi bir çılgınlığa kalkışan bizler için okumanın, anlamanın ve uygulamanın öneminden de ayrıca bahsetmeye gerek olmadığını düşünüyorum.

    "Daha İyi Bir Sürücü Olmak" adlı ilk bolumde;

    • İyi derecede konsantre olmak,
    • Doğru Gözlem Yapmak,
    • Makinenin hızını ve yönünü duruma göre ayarlamak,
    • Özel ve trafik koşullarındaki risklerin farkında olmak
    • Tanımlanmış riskleri en aza indirecek biçimde davranmak,
    • Hem kendi sınırlarının hem de motosikletin ve yolun sınırlarının farkında olmak,
    • Motosikleti beceri ile kontrol etmek,
    • Yol güvenliğine katkıda bulunacak davranışları sergilemek

    koşulların yerine getirilmesi gerektiği hatırlatılmaktadır.
    Sizce iyi bir sürücünün özellikleri nasıl olmalı? Ya da kaza riskleri ve bu riskleri azaltmanın yolları nelerdir?
    Eminim kendinize şu soruları defalarca sormuş, arkadaş ortamlarında veya internette birçoğumuzun abone olduğu forumlarda konuşup tartışmışsınızdır. Peki ben size birkaç soru daha yöneltip aklınızı biraz daha karıştırsam…

    • Motosiklet üzerindeki davranış biçiminin neden çok önem arz ettiğini?
    • Sürüş hırsı ve bu hırs ile mücadele yollarının neler olduğunu?
    • Uygunsuz davranışların neler olduğunu ve değiştirmek için neler yapılması gerektiğini?
    • Konsantrasyonun en üst düzeyde kalabilmesi için dinç kalma ve yorgunlukla başa çıkma yollarının neler olduğunu?
    • Güvenli sürüşün neden hayati önem taşıdığını? ve
    • Nasıl sürüş becerisi kazanacağımıza dair sorulara cevap bulmak istiyor musunuz ?

    O zaman Motosiklet Yol Sanatı kitabının 27 sayfalık ilk bölümünü dikkatlice okumanızı tavsiye ediyorum.

    Yukarıda bahsedilen konuları daha iyi anlatabilmek için konsantrasyonun ve tetikte olmanın önemini aşağıdaki şema ile göstermek istiyorum.

    Aşağıdaki ilk fotoğrafta sürücümüz yolda ve bir noktaya odaklanmış durumdadır.
    [​IMG]

    Ancak kafasını kaldırıp biraz daha etrafına baktığında gördüğü manzara az öncekinden daha farklıdır ve kendisini tehdit eden çok daha fazla öğe bulunduğunu fark edecektir.

    İstatistikler kazaların %15 inin öndeki aracı geçerken yapıldığını bize söylemektedir ve eminim birçoğumuz durumun bu kadar kritik olduğunu bilmiyordur. Kitabımızda bahsedilen konulardan biride takip mesafesidir. Şu anda gözünüzü kapatın ve kendinizi motosikletin üzerinde hayal etmeye başlayın. İster otobanda ister şehir içi trafikte gidiyor olun. Önünüzde arkanızda arabalar, kamyonlar, otobüs ve minibüsler var. Şimdi gözlerinizi açın.

    Hemen aşağıdaki resimdeki motosiklet sürücüsü tanıdık geldi mi? Az önce gözlerimiz kapalı ve motorumuzun üzerinde olduğumuzu hayal ediyor iken kaçımız öndeki ve arkamızdaki araçlara dikkat ettik? Ne kadar yaklaşmıştık?

    [​IMG]
    İşte "Motosiklet Yol Sanatı " kitabı gerek günlük ev-iş-ev arasındaki kullanımda gerek ise uzun yol sürüşlerinde hayati önem taşıyan bazı püf noktaları hatırlatmakta ve dikkatimizi çekmektedir. Bir başucu eseri olarak daima elimizin altında olmasını isteyeceğimiz bir kaynaktan daha ne bekleriz ki?

    Gelecek ay ki bültenimizde ikinci bölümümüz olan "Motosiklet Kontrol Sistemi" ne göz atacağız.

    Yaz günlerinin sona erdiği ve sarı - turuncu renklerle hayatımıza renk katacak olan yağmuru ile ünlü sonbahar mevsiminin şu ilk günlerinde ki her sürüşünüzde ne yaptığınızı düşünüp kendinizi geliştirdiğiniz keyifli kilometreler dileriz.
     
  2. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    MOTOSİKLET KULLANMAK BİR DÜŞÜNCE TARZIDIR..
    SABIR - Engin Balaban (Senior Observer)

    Her başarı, sabır ile zamanı birleştirerek sağlanır.. Honoré de Balzac

    [​IMG]

    İşte size motosiklet sürüşünde düşünmeniz gereken bir nokta daha, "sabır".

    Gelin kendimize şu soruları sorarak bu konuyu açmaya çalışalım.

    Ne?

    Sabır kelimesinin sözlük anlamı "acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç. Olacak ya da gelecek birşeyi telaş göstermeden bekleme"

    Niye?
    İşi şansa bırakmamak için.

    Hiç kendinize sürüş sırasında şu soruyu sordunuz mu? Önümde giden bu aracı geçmeden önce daha sabırlı olup, etraftaki görünür ve görünmeyen tehlikeleri daha iyi analiz etmeli miyim? Şimdi sollama zamanı mı? Eğer kendinize bu veya buna benzer sorular soruyor iseniz, hem düşünerek motosiklet kullanıyorsunuz demektir hem de önceliği her zaman güvenliğe veriyorsunuz demektir, şansa değil.

    Nasıl?
    Şimdi zamanı mı?

    Yol-hava koşullarını ve şartlarını, diğer yol kullanıcılarının ve kendinizin güvenliğini düşünerek kendinize bir kez daha sorarak. Şimdi zamanı mı? Şimdi doğru zaman mı?

    Nerede?
    Nefes aldığınız her saniye de.

    Yürürken, koşarken, konuşurken, bir iş yaparken, yemek yerken, giyinirken, motor kullanırken ve hatta uyurken bile. Bunların dışında en önemlilerinden biri de öğrenirken ve becerilerimizi geliştirirken.

    Haydi.. Gelin.. Dürüst olalım..

    Birçoğumuz yeni aldığımız bir ürünün kullanım kılavuzunu bile okumaya çalışmayız. Örneğin evimize yeni bir televizyon aldık diyelim ve bunun kurulması için yetkili servisin çağırılması gereklidir ibaresini gördük. Yetkili servisi ararız ve aldığımız cevap bizi pek de mutlu etmez. Cevap şudur çünkü "yoğunluğumuzdan dolayı 2 gün içinde kuruluma geleceğiz". En az iki gün nasıl bekleriz ki? Televizyona o kadar para vermişiz be bilader, nasıl beklenir ki şimdi. "Onlar gelesiye kadar ben televizyonu kurarım, hem de akşama maç var şöyle büyük ekranda maç zevkini yaşayalım" deyip kutuyu açmaya başlarız. Kutudan çıkan kağıtlar ve kitapları bir kenara ayırırız. Hatta bunları hanıma veririz ki saklasın. İleride lazım olur. O ayırdığımız kitaplardan birinin üstünde ise Kullanım Kılavuzu yazar. Olsun onun da saklanması gerekli, atmayalım, zaten kalında bir şey. Bulunsun..

    [​IMG]

    İlk iş televizyonu elektrik prizine bağlamak ve karıncalı ilk görüntüyü almaktır. Evveett şimdi elimize televizyonun kumandasını da aldık. Kanalları ayarlamak için kendimize bir düğme seçeriz ve basarız. Olmadı görüntü değişmedi veya bir hareketlilik yok. Olsun 34 tane daha düğme var, nasıl olsa birinden biri bu işi yapacak.

    Bu süreç içerisinde kimimiz şanslıdır ve en azından kısa bir süre içinde bir kanalın görüntüsünü elde eder. Ama kimimiz pek şanslı değildir, saatlerce uğraşmıştır. Ama çoğumuzun kullanım kılavuzunu okumaya ne zamanı vardır, ne de sabrı.

    Bunca yıldır büyümek ve yetişkin bir insan olabilmek için sabır ettik. Motosikletimizi alabilmek için sabırla para biriktirdik. Ve halen birçok konuda sabır etmeye devam ediyoruz. Peki, neden motosiklet kullanma becerimizin gelişmesi için sabır etmiyoruz? Hiç kendinize bu soruyu sordunuz mu?

    "Sistem"in 5 aşamadan oluştuğunu hepiniz biliyorsunuz. Bilgi-Konum-Hız-Vites ve İvmelenme. İşte Sistemin beş aşamasının her yerinde sabır var aslında. Sistem nasıl bilgi okyanusunda yüzüyorsa bir o kadar da sabır okyanusunda yüzüyor. Biraz düşünürseniz (tabi bu konuda da sabırlıysanız) bunu fark edeceksiniz.

    Gözlem, koşullar hakkında olabildiğince fazla bilgi edinebilmek için görme, koku alma ve işitme duyularını kullanma anlamına gelir. Dikkatli gözlem sürücüye düşünme ve tepki verme için ekstra zaman sağlayarak motor sürüşü üzerindeki denetimi artırır. İyi bir gözlem ile topladığımız bilgi, sistemin yol koşullarına uyarlanmasını sağlar. Böylece sürekli gelen bilgi birbiri üzerine binerek "Sistem"in tüm aşamalarına aktarılır, der Motosiklet Yol Sanatı kitabı. Burada yoldaki "Bilgi"leri toplarken bile sabırlı davranmalısınız. Yoldaki tüm gerekli bilgileri topladığınızı düşündüğünüz anda sollamaya çıktığınızda karşınızda bir aracı veya soldan yola dahil olmaya çalışan bir traktörü gördüğünüz olmuştur. Burada ki bilgi eksikliğinin sebebi tabi ki yeterli gözlem yapamamak. Fakat işin temelinde daha sabırlı olmak vardır. Aracın arkasında daha sabırlı davranıp bilgileri daha sağlıklı toplama, değerlendirme ve sürüş planına dahil etmek vardır. Bunun içinde sabır gereklidir.

    Yolda konumu seçerken de sabırlı olmanız lazım. Bir virajda konumunuzu erken terk ettiğiniz olmuştur veya bir gözlemci size bunu söylemiştir. Birçoğunuz daha yol açılmadan virajı terk ettiğinizi fark eder ve tekrar konumu en avantajlı olacağı şekilde düzeltir. Burada da önemli bir kriterdir sabır. Daha sabırlı davranıp virajın çıkışını görene kadar bekleyip (başka bir tehlike yoksa) sabır etmek gereklidir. Bu aynı zamanda size, bir sonraki viraja doğru konumda girmenizi sağlar. Görüş konumunu viraj çıkışını görmeden önce terketmek bir sonraki viraj için doğru konumlanamamaya sebep olur. İşte sorunun asıl sebebi yine sabır etmemektir.

    Hız seçiminde de birçoğumuz sabırlı davranmaz. Bir an evvel gazı açıp yolda süzülmeye, virajları dönmeye çalışırız. Virajlara girerken nefes alıp almadığınızı kontrol edin bir daha ki sürüşünüzde. Eğer nefes almadığınızı ve dişlerinizi sıktığınızı hissederseniz, hız seçiminde yine sabırlı davranmadınız demektir. Ya virajın içinde gazı kapattınız ya da frenle dönmek zorunda kaldınız. Ayrıca bu şekilde bir ivme duygusuna da sahip olamazsınız. İvme duygusu, gazı gerektiği gibi kullanarak değişen yol ve trafik koşullarına göre hız değiştirmeye denir, der Motosiklet Yol Sanatı kitabı. Ama gaz kullanımı konusunda bile sabırlı değilizdir.

    [​IMG]

    Vites seçimi ise sürüşü vezir de eder, rezil de. Hıza uygun vites seçiminde de sabır en önemli yapı taşlarından biridir. Bir viraja yaklaşırken hızı düşürmeden önce genellikle vites düşürmek seçelir. Niye önce hızı azaltmayı (gerekli ise) düşünmeyiz ki? Niye önce gazı kesip veya fren yapıp (gerekli ise) ondan sonra hıza uygun vitesi seçmeyiz ki? İşte yine sabır etmedik. Motorun bağırmasına neden olduk değil mi? Hatta hızı azaltmadan önce vitesi düşürdüğümüz için arka lastiğimiz belki biraz kaydı bile. Biraz sabırlı davransaydık sürüş konsantrasyonumuz da bozulmayacaktı. Ve sonrasında "bu viraj için hızlıyım galiba" deyip, telaştan tekrar fren yapmak zorunda kalmayacaktık.

    İvmelenme, en çok keyif alınan kısım belkide sürüşte. Rüzgarı daha çok hissetmek, adrenalini en üst seviyede tutmak... Ama biraz sabırsız davranarak çıkışı görmeden daha virajın içinde gereğinden fazla gaz açmak, lastiğin yol tutuşunu etkilemektedir.

    Sabır, Sabır, Sabır...

    Sabırlı olmak, motosiklet kullanma becerinizin gelişmesi için de en önemli anahtarlardan biridir. Bu anahtar aslında hepinizde var, bunun satıldığı bir yer yok çünkü. Sadece nasıl kullanacağınızı bilmeniz gerekli.

    Her hafta sonu bir sürüş seminerine katılmak sizin sürüş becerinizi geliştirmenizde faydası olmaz. Seminerden sonra öğrendiğiniz tekniklerin üzerinde sabırlı bir şekilde çalışmalısınız. Bol tekrar ile bunları sindirmeli ve kendi gelişiminizi takip edebilmelisiniz.

    Bir binanın temelini atmadan, demirini ve çimantosunu iyi ayarlayamadan katları çıkamazsınız, yıkılır. Sürüşte de temeli sağlam atın ki, üzerine koyduğunuz sürüş teknikleri ve tecrübeleri yıkılmasın.


    [​IMG]

    Motosiklet kıyafetlerinizi de giyerken sabırlı davranın ki, hiçbir şeyi atlamamış olun. Acele ile giyilmiş kaskın boyun bağını bağlamayı unuttuğunuz bir sürüşte düşmek istemezsiniz sanırım. Sabırlı bir şekilde giyinin.

    Bir televizyon kurulumunda sabırlı davranmayıp kendi başınıza bu işi halletmenizin size maliyeti en fazla televizyona verdiğiniz para kadardır. Ama motosiklet sürüşünde sabırsız bir davranışın geri dönüşümü daha acı olabilir.

    Sabırlı davrananın ki zaman kazanın. Zaman, sürüşte en gerekli şeydir. Zamanı elde edebilmek için de, sürüşünüzü geliştirmek için de sabırlı olun. Talihsizlik zaman zaman insana musallat olan bir sabırsızlıktır. Goethe

    Yolda her hangi bir talihsizlik yaşamamak için daha sabırlı olmak gerekliliğini unutmayın.

    Bir Mil daha fazla Sürün..
     
    Şafak, Murat.A, o.somuncu ve 10 kişi daha bunu beğendi.
  3. Barış

    Barış Site Müdavimi

    Kayıt:
    12 Eylül 2007
    Mesajlar:
    5.247
    Beğeniler:
    3.060
    Şehir:
    ankara
    Motosiklet:
    Yamaha
    paylaşım için teşekkürler.
     
  4. Erol

    Erol Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Ekim 2007
    Mesajlar:
    5.997
    Beğeniler:
    3.113
    Şehir:
    İstanbul-Çamlıca
    Motosiklet:
    BMW
    Şenol hocam seni eğitimden sorumlu devlet bakanı yapmak lazım. Ne güzel bilgiler veriyorsun, teşekürler.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  5. Bülent.Ö

    Bülent.Ö Site Müdavimi

    Kayıt:
    2 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.571
    Beğeniler:
    618
    Şehir:
    İdealtepe / İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Umarım bunu hemen bir 600cc racing motorsiklet alıp kendini hızla yollara vurmayı planlayan arkadaşlarımız da okur ve anlarlar :)
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  6. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Konumlanma Her Şeydir..

    Paolo Volpara, Mart 2008 OMM
    Tercüme Deniz Uzun ve Aylin Öztürk

    Takvim Ocak ayını gösteriyor fakat dışarıda, Trakya'nın kırsal bölgelerinde sıcaklık termometreden 13 derece okunuyor. Hava yumuşak ve görüş tertemiz.
    İyi bir kış yoldaşı olmasa da bugün Ducati günü ve muzaffer 916 yollarla sezon dışında buluşuyor. Bulgaristan sınırına doğru, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında, Trakya yollarında "İtalyan İkizlerin" günü.
    Türkiye'nin bu bölgesindeki yolların berbatlığı dillere destan; birkaç istisna dışında (Tekirdağ ile İpsala sınır kapısı arasındaki D110, Edirne Çorlu arası D100 ve Edirne'ye giden O3 otoyolu) dar ve kötü kaplama üzerinde uzun düzlükleri takip eden çılgınca ard arda sıralanmış virajlar, düzensiz trafik, traktörlerle yola taşınan çamur ve moloz. Senaryoyu, çirkin görünümlü köyler, sanayi yapılaşması, bitmemiş konut projeleri ve BÜYÜK CANAVAR İstanbul'un, etrafa kustuğu çarpık yerleşimin döküntüleri tamamlıyor. Pek güzel bir tablo değil ama böyle bir havada buralar bile güzel olabiliyor.
    İtalyan ikizlerin umurunda değil; yol yoldur ve yola çıkılmalıdır. Canlı bir tempoda, sadece viraj dönüş çizgilerini seçerek değil, bir o kadar önemli olan yüzey çizgileri.. O virajı kitabına göre dönerken, mağara keşfine çıkmaya değer çukurları ve tepe noktasındaki çatlakları atlatmak için çifte kıvırmaca yapmak…
    Sürüşün yoğunluğu beyni (ya da ondan geriye ne kaldıysa) sürekli hızlı çalıştırıyor ve sonra geçerli düstur hayata geçiyor: "konum(lanma)... konum(lanma)... ve konum(lanma)". Motosikletler evlerden daha eğlenceli ve hızlıdır, fakat konum(lanma) aynı öneme sahiptir. Ve burada bahsettiğim "motorun yol üzerindeki konumu" değil. Bedeniniz bir kokteyl gibi sadece çalkalanmakla kalmayıp karışmaya da başlıyorsa akla gelen o değil. Söylemek (ve düşünmek) istediğim, zavallı bedenin kendi konumu.
    Yılların motosiklet sürüşünden edinilen tecrübelerin paylaşımında, hiçbir şeyin stili, tekniği ve sonuçları seledeki doğru ve rahat vücut konumu kadar etkileyemediğini keşfettik.
    Yanlış yap (o kadar kolay ki) ve sürüş riskli ve zorlu hale gelsin, doğrusunu yap ve daha iyi bir ilerleyişin ve daha etkili çizgilerde sürüşün keyfine var.
    Ducati'ler konfor ve geniş oturum konusunda pek ünlü sayılmazlar. Motosiklet kompakt, süspansiyonlar sert ve oturuş pozisyonu (nazikçe söylemek gerekirse) "spor"dur. Kısaca, vücudun konumunu düşünmeye başlamak için ideal bir durum.
    Motor, sizinle konuşur: viraja kaskatı bir duruş, kitlenmiş kollarla, peglere düz basarak girin... Ufak bir tümsekten geçin (ufak olanını bulabilirseniz)... Ön teker boşlukta hissi verecek, motosiklet kafasını sallamaya, arka lastik titremeye başlayacak ve bu süreç bütünüyle ürkütücü bir hal alacak.
    Bu durumda dinlemek dışında çok fazla seçeneğiniz yok: Tofaş sürücüleri yolları kendilerinin sanıp, şeridinizin büyük bir kısmını umarsızca kaplarlar, mutlu babalar sırf çocuklarına “o kırmızı parlayan motosikleti” göstermek için önünüzde fren yapar, şevke gelmiş otobüs şoförleri yoldaki çukurlardan kaçmak için ansızın, İngiliz ile Avrupa stili şerit kullanımı arasında gidip gelir. Parmak uçlarınızda olmak zorundasınız.
    Motorun üzerinde hareketli kalabilmenin anahtarı, peglere ayak top’u (parmakların hemen gerisindeki kısım) ile basmaktır. Bu konum, ayaklarınız aracılığıyla herşeyden önce motorun ne yaptığı konusunda yüksek hassasiyet sağlar. Dahası tüm vücudunuzun çabucak ve eforsuz bir şekilde hareket etmesini sağlar. İleride koca bir çukur... Yanından geçmek imkansız... Ayaklarınızın/bacaklarınızın üzerine basın, kalçalarınızı seleden kaldırın, böylece motor altınızda serbestçe hareket edip, darbenin büyük kısmını gidersin. Ayaklarınızı şasiye doğru çevirerek konumunuzu daha da iyileştirebilirsiniz. Artan yaslanma açısı ve bacaklarla motoru daha iyi tutma, vites ve arka fren kumandalarına ulaşamamanın rahatsızlığı, hareketlilik ve kontrol avantajları ile telafi görebilir.
    Peglere ayak topunun basması, aynı zamanda depoya kilitlenen dizler için de daha iyi bir konum demektir. Bacakları motoru tutar, böylece kollara binen yük giderilir. Virajın aksi tarafından depoya uygulanan diz baskısı ile motorun yatmasına, döndürülmesine ve dönüşlerde daha temiz bir çizgi takibine katkıda bulunur.
    Yaşlı, ama iyi motorcular der ki: “Sürüşün sonunda kolların bacaklarından daha çok ağrıyorsa, öğrenecek çok şeyin var.” Doğru, bütün görev, hassasiyet gerektiren döndürme, frenleme ve gaz verme kontrollerini daha rahat yapabilmek için vücudumuzun üst kısmını, omuzlarımızı, kollarımızı ve ellerimizi yük ve gerilimden uzak tutmaktır.
    En sevdiğiniz koltukta oturur gibi selede oturmak kulağa hoş gelse de pek doğru değildir ve bu her tür motosiklet için geçerlidir. İster tur, ister chopper, ister gezinti, ister spor ya da isterse arazi motoru olsun…
    Birkaç kilometre sonra belinizi ağrıtmanın dışında, dik ya da arkaya yaslı kalçaların yoldaki bütün etkilerin doğrudan omurgaya zarar vermesine yol açar. Kalçaları öne, depoya yanaştırmak ve sırtı öne hafif yay çizecek şekilde eğmek, sırt ve karın kaslarını da devreye sokarak, frenleme ve hızlanmada bütün vücudun, merkezde dengeli kalmasını sağlayacaktır.
    Rossi çılgınlığının kurbanı olan birçok arkadaşım, motor üzerinde tüm vakitlerini bir yandan diğer yana kaymaya ve dizlerini yere değdirene kadar zarif bir şekilde sarkmaya çalışarak geçiriyor. Bu, pist için faydalı olsa da yol sürüşü için gereksizdir. Sele üzerinde ağırlık aktarımına odaklanmak, sürüşü incelikli olmaktan çıkarıp, viraj dönme esnasında önemli durumlarda gereksiz iş ekler. Disiplinli ve aynı zamanda rahat bir orta vücut konumu (kalçalar önde, sırt öne doğru yay), depoyu iyi kavrayan dizlerle beraber motoru zor yüzeyler ve dar çizgilerden geçirmek için yeterli ve etkilidir.
    Buna ek olarak dönerken viraj tarafınızdaki dikiz aynasına doğru, omuzlarınızı ve kafanızı hareket ettirebilirsiniz.
    Omuzların konumu rahat, gevşek kollar ve ileri doğru oturuş, iyi bir görüşün temelini oluşturur. Gergin, yukarı çekilmiş omuzlar, motosiklet sürerken her zaman zihinsel gerginliğin ve fiziksel rahatsızlığın bulgularıdır. Omuzlar, sırtın çizdiği yayın devamı olarak hafif öne düşmeli ve üzerindeki gerilim tamamen kalkmalıdır. Omuzlar kollardaki gerilimi alacak ve kafanın ufku rahat tarayabilmesi için serbestçe dönmesini sağlayacak şekilde gevşekçe öne inmeli.
    Sırt yay şeklinde ve omuzlar öne düşükken kafanın konumu, ufkun en uzak sınırına uzanacak şekilde kalkmış olmalı. Burada önemli olan sadece ileri bakmak değil, dahası "görüşün mutlak sınırı"na, yani yolun yok olduğu noktaya bakmaktır.
    Konforlu bir şekilde sıkı bir kask ve montunuzun uygun yakası, başınızın herhangi bir kısıtlama olmadan serbest hareketine izin veriyor olmalı. Baş yukarıda, yayın son kısmı olarak, derin ve tarayan bir görüşle bilgi toplar.
    Başın ve omuzların konumu büyük ölçüde kolların konumu tarafından belirleniyor; bu noktanın sürüş sırasında sürekli kontrol edilip düzeltilmesi gerekiyor.
    Kolların doğru konumunun hedefi, gidon üzerindeki gerilimi azaltmaktır. Bu hedefe ulaşmak için kollar rahat, dirsekler bükük ve içe doğru olmalı. Bu şekilde kollar ekstra bir çift süspansiyon gibi yoldan gelen darbeleri (bknz. çukurlar) sönümleyecek şekilde çalışır. Öte yandan gergin ve kilitlenmiş kollar yol, lastik, şase üçlüsünden gelen küçük hareketleri bile misli misli artırıp sürüşü kararsız ve sarsıntılı hale getirir. Gergin kollar, kumandalar üzerinde gereğinden sıkı kavrama anlamına gelir; sıkı kavrayan eller his kaybı yaşar ve gaz koluna yumuşak kumanda etme de böylece rüzgarla uçup gider.
    Bükülmüş dirsekler, kolun alt kısmının, eller ve elciklerle, fren-debriyaj kolları ile aynı hizada olmasına izin vererek gidonu ittirme işlevine imkan sağlar.
    Kumanda kollarının doğru ayarı (eller ve kolun alt kısmının uzantısı konumunda) sadece daha iyi (kolay) döndürme sağlamakla kalmaz aynı zamanda yorgunluğu ve karpal sendrom riskini azaltır. Bu ayar bütün motosikletlerde yapılacak kolay bir iştir. Gezinti ve chopper tipi motorlara takılan "gösteriş" gidonları istisna oluşturur... Onların tedavisi yok.
    Motosiklet sürüşü sportif bir aktivitedir ve formda olmayı gerektirir. Motorun üzerinde düzgün bir konumlanmayı sağlamak ve bunu korumak, kişinin formu hakkında önemli bir göstergedir. Konumlanma, sürüşün acı duyulmayan bir keyif olarak kalmasını, konsantrasyon ve görüşün, güvenli sürüşün etkenleri olmasını sağlar.
    Yol sizi ve motorunuzu bir daha hırpalayıp sarstığında konumlanmanızı kontrol edin; dahası, sürüş sırasında konumunuzu sürekli kontrol edip rahatlatmayı bir alışkanlık haline getirin. California Superbike School eğitmenleri öğrencilerinden virajın ortasında selede tamamen rahat olduklarını görsel olarak bildirmeleri için, dans eden tavuk misali, dirseklerini sallamalarını istiyor.
    Sık sık tavuk rolü yapın ve bütün sürüşlerinizin daha güvenli ve keyifli hale gelmesini sağlayın.
    Hah, nerede kalmıştım?
    Tabii.. Konum(lanma).. Konumlanma.. Konumlanma...
    Ve etrafa bakınmaya devam..
    Her zaman gözden kaçan bir şeyler vardır...
     
    Şafak, Murat.A, o.somuncu ve 3 kişi daha bunu beğendi.
  7. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Daha İyi Bir Sürüş için 5 Temel Fikir



    1. Motor üzerinde relaks (gevşek) olun. Gülümsemeyi ihmal etmeyin.
    2. Kendi sürüşünüzle ilgili, kendi kendinize dürüst eleştiriler yapın. Her zaman limitleriniz içerisinde sürmeye çalışın.
    3. Motosikletinizin yönü ile bakışınızın yönünü ayırmayı bilin. Kafanızı kaldırın ve ileriye geniş bakın. Hiçbir zaman bakışınızın lastiğinizin önüne düşmesine izin vermeyin. Her zaman motorunuzun gitmesini istediğiniz yöne bakın.
    4. Motora daha binmeden evvel zihninizi her türlü zor ve sert sürüş koşulları için hazırlayın. Zihinsel olarak hazır olun.
    5. İhtiyacınız olduğu zamanları doğru saptayarak, sizi gerçekten dinlendirecek şekilde, doğru zamanlarda molalar verin. Limitlerinizi hiçbir zaman zorlamayın.
    Yukarıdaki makale Hans Heins Dilthey tarafından yayınlanmıştır.


    Uğur ERTEKİN'den alıntıdır.
     
  8. Furkan.Celebi

    Furkan.Celebi Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    42
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Honda
    Bu kitabı nerereden temin edebiliriz acaba ? Ayrıca pdf. -online kitap -versiyonu elinde olan varsa daha iyi olur.
     
  9. fuat karadag

    fuat karadag Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Aralık 2008
    Mesajlar:
    409
    Beğeniler:
    89
    şenol hoca m devlet bakanı olacak adam . eğitim lerinden faydalanıyoruz tabiki.
     
  10. Erol Ceyhan

    Erol Ceyhan Site Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    865
    Beğeniler:
    349
    Şehir:
    istanbul/Bayrampaşa
    Motosiklet:
    SYM
    Hayat kurtaracak hamleler dikkate almak gerekli kesinlikle...
     
  11. Huseyin.Guler

    Huseyin.Guler Üye

    Kayıt:
    7 Ekim 2009
    Mesajlar:
    48
    Beğeniler:
    28
    Şehir:
    Istanbul
    Kitaba nereden ulaşabiliriz? Ben hemen almak istiyorum bir adet!!!
     
  12. Huseyin.Guler

    Huseyin.Guler Üye

    Kayıt:
    7 Ekim 2009
    Mesajlar:
    48
    Beğeniler:
    28
    Şehir:
    Istanbul
    Buldum: www.ommriders.com'dan verilen adrese mail gondererek kitabi isteyebilirsiniz. Ben gonderdim mail'i cevap bekliyorum.
     
  13. Erol

    Erol Admin Yetkili Kişi

    Kayıt:
    9 Ekim 2007
    Mesajlar:
    5.997
    Beğeniler:
    3.113
    Şehir:
    İstanbul-Çamlıca
    Motosiklet:
    BMW
    Ben kitapı geçen haftaki omm nin eğitiminde aldım. Bu kitap öyle pat diye bir solukta okunabilecek bir kitap değil. Kitapta birçok teknik anlatılıyor, ve bir sırası var. Her bölümdeki tekniği okuyup, motosikletinizle pratik yapın ve tekniği iyice öğrenin. Sonra kitaba dönün ve sırasıyla diğer teknikleri okuyarak uygulayın.
     
    Şafak bunu beğendi.
  14. Huseyin.Guler

    Huseyin.Guler Üye

    Kayıt:
    7 Ekim 2009
    Mesajlar:
    48
    Beğeniler:
    28
    Şehir:
    Istanbul
    Mutlaka uygulayacagim tavsiyelerinizi ve fakat henüz bir motosikletim yok :) Ben simdiden kitabi edineyim diyorum, nasil olsa motosiklet olur birgun :)
     
  15. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
  16. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Arkadaşlar Merhaba,

    “Yalnızca Motosiklet Yol Sanatı’nı okumak okuru daha iyi bir sürücü yapmaz” der kitabın başlarında.

    “Uygulama yapmak herhangi bir beceriyi kazanmanın en önemli süreçlerindendir. Önemli olan bu kitapta yazılanların ne kadar iyi anımsandığı değil, öğrenilenlerin sürüşe ne kadar iyi uygulandığıdır” diye de devam eder.

    Motosiklet Yol Sanatı kitabının okunması, daha iyi anlaşılması ve okuduklarımızı pratiğe dökebilmek için birkaç önerim olacak müsaade ederseniz.

    Genelde bu ve buna benzer kitapları elimize aldığımızda hep sevdiğimiz, merak ettiğimiz, sıkıntılı olduğumuz yerleri açıp bakarız ilk olarak. Veya hiç baştaki kısımları okumadan bölümlere geçiveririz. Belki hiç birimiz böyle yapmıyoruzdur ama hani arada yapan olursa diye yazayım dedim.

    Kitabın ilk sayfalarında “Motosiklet Yol Sanatı Hakkında” diye yazan bir bölüm var. Mutlaka o kısmı okuyalım. Bu kısım bize; Motosiklet Yol Sanatı’nın amacını, kitabı nasıl okumamız gerektiğini ve okuduklarımızı nasıl pratiğe dökebileceğimizi anlatır.

    O bölümden birkaç not:

    *Motosiklet Yol Sanatı okurun karayolları ve trafik işaretleri konusunda her şeyi bildiğini varsayar.

    *Yazılı alıştırmaları tamamlamak ve okurun notlarını alması için defter kullanımı önerilir. Bu hem okurun kendi çalışmasını düzenlemesine hem de kendi gelişimini izlemesine olanak sağlayacak bir kayıt yöntemidir.

    *Birinci, ikinci ve üçüncü bölümler daha sonraki bölümlerin üzerine yapılandığı temel ilke ve bilgileri kapsar. Önce bu üç bölümü okumak en idealidir.

    *Motosiklet Yol Sanatı’ndaki tüm bilgi bir okuyuşta sindirilemez. Okura önerimiz bir bölümü okuması, bir tekniği seçmesi, uygulaması, gelişimini izlemesi ve tekrar kitaba dönerek kazandığı bu yeni tekniği daha da iyileştirmesidir. Metin buna olanak sağlayacak biçimde tasarlanmıştır, der kitap.

    Ve tabi ki Ara-Yol sürüşlerine katılarak okuduklarımızı pratiğe dökmek.

    Hepimize Güvenli Sürüşler.

    Saygılarımla,
    __________________
    Engin Balaban
    IAM Senior Observer
     
    Şafak bunu beğendi.
  17. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
  18. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Motosiklet Yol Sanatı kitabından..
    4. Bölüm.. "İvme Kazanma, Fren ve Vites Kullanımı"
    Derleyen Emre Ercins (İstanbul)

    Kitabımızın 4. bölümünde daha önce 2. bölümde incelediğimiz Motosiklet Kontrol Sistemi konusunu yeniden açarak ve biraz daha derinleştirerek inceleyeceğiz.

    Motosikletimizin kontrolüne direk etki eden hızlanma, vites kullanımı ve frenlemenin uygulanması aşamalarında nelere dikkat etmemiz gerektiği ve bu alanlardaki kontrolümüzü arttırmanın nasıl yapılabileceği üzerinde duracağız.

    Bu bölümde kontrolün ne olduğu ve bu beceriyi kazanmak için bir çok farklı yöntemlerin birbirine nasıl bağlandığını ve nasıl etki ettiği anlatılmaktadır.

    Her şeyden önce kontrolün var olması için bu kontrolü sağlayacağımız etkenlerin doğru çalışıyor olması gerekmektedir. Bunlar tabiî ki lastiklerimizdir.

    [​IMG]

    Lastiklerin bir yol tutuş kapasiteleri vardır ve bu kapasiteleri içinde ivme kazanma, frenleme ve dönüş kuvvetleri arasında paylaşılır.

    Bu kuvvetlerin motor üzerindeki toplamının sabit olduğunu var sayar isek ivmelendiğimizde ya da fren yaptığımız da dönüş için daha az kuvvet kalacaktır.

    Ön ve arka tekerlek yolu farklı biçimde kavrar ve kavrama tekerlek üzerindeki yüke göre değişir. Buda motorun dengesini ve motoru nasıl yöneteceğinizi etkiler.

    Kitabımızda gaz kullanmanın inceliklerine değinilmekte ve doğru vitesle yol almanın öneminden bahsedilmektedir. Uygun viteste gaz açıldığında motor hızlanırken, gaz kapandığında silindirler içinde hava sıkışması ile ( buna kompresyon deriz ) motorun hızının daha iyi düşürülebildiğini anlatmaktadır.

    İvmenin motorun dengesini direk etkilediğini belirten kitap artan ivmede ağırlık önden arkaya doğru hareket ederken azaldığında arkadan öne doğru geldiği açıklamaktadır.
    Ne kadar fazla fren yapar ya da ne kadar fazla ivme kazanırsanız o dönüşün ne kadar güvensiz olacağını anlatan kitabımız bu sebeple gaz kullanma becerisi üzerinde durmaktadır. Gazla ilgili vereceğiniz ani kararlar ve uygulamalar tekerleklerin 2 sinin birden yola yapışmasını azaltacak bunun sonucunda kontrolün daha zor hale geleceğini belirtmektedir.
    İdeal kontrolün her 2 tekerleğinde tam ve yeteri kadar yola tutunduğunda olduğunu ve gaz hassasiyetinin bu konuda önemli rol oynadığı örneklerle anlatmaktadır.

    Tabiî ki virajda ivme kazanmak ise başlı başına bir konu olarak kitabımızda yer bulmaktadır.

    Kitabımız şu konulara parmak basmakta ve tekrar hatırlatmakta fayda görmektedir.
    • Ne kadar sert hızlanırsanız dönüş kabiliyetiniz o kadar azalır,
    • Virajın çevresinde gazınızı sabit olsun
    • Gazı yumuşak kullanın
    • Bir virajın içindeki hızı duruş mesafesine göre ayarlayın.
    • Kaygan yüzey koşullarına gelmeden hızınızı ayarlayın

    Kitabımızın üzerinde durduğu diğer bir konu ise vites kullanımıdır ve bunu bir atasözüne uyarlayarak motor kullanımındaki önemine son noktayı koymuştur.

    "Vites kullanma biçimi sürüşü vezir de eder, rezil de"
    Hangi vitesi nerde ve niçin kullanmamız gerektiğinin ve bunların motor kullanımına nasıl etki ettiğinin üzerinde duran kitabımız viteslerdeki güç ve hız etkenlerini derinlemesine inceleyerek okuyucuları bilgilendirmektedir.

    Fren yapmak ve vites değiştirmek birbirleri bağlantılı durumlardır ve böyle bir durumda 2 teknik kullanılır.
    • Blok Değiştirme
    • Sırayla Değiştirme
    Yeterli planlama yapmadı iseniz geç fren yapar ve vites değiştirmede acele edersiniz. Tehlikeyi değerlendirmek için en fazla ihtiyaç olan şey denge iken bu acele ile aracın dengesini bozarız.

    İşte bu nedenle vitesin beceri ile kullanılmasındaki püf noktalarını anlatan kitabımız viraj alırken vites değiştirmekten kaçının demektedir.

    Sayfaları çevirdikçe karşımıza şu konu başlıkları çıkmaktadır.
    • Yavaşlamak ve Durmak
    • Frenleri kullanmak
    • Fren yaparken motosikletin durumu

    Her bir başlık altında motorun dengesinin nasıl etkilendiğini ve nelerin yapılması gerektiği detaylı bir şekilde incelenmektedir.

    Frenlerin kullanımında, dönerken yüzey koşullarının iyi olmadığı durumlarda ve iyi ve kuru bir yolda ve kaygan zeminli yolda ne gibi sonuçların olabileceğini anlatan kitabımız bu konuda kendimizi geliştirmek için alıştırma yapmamızın öneminden bahsetmektedir.

    Bu konuda ışık tutan kitabımız güvenli duruş mesafesi kuralını açıklamakta ve toplam güvenli duruş mesafesinin nelere dayandığını detaylı bir biçimde motosiklet kullanıcılarına izah etmektedir.

    Motor kullanımında Frenin hayati önemi taşıdığını ve ilk dikkat edilmesi gerekenlerden birinin 2 saniye kuralı olduğunun altını çizmektedir.

    "Ancak hiçbir çılgın 2 saniye kuralına uymaz" diyecek kadar da açık sözlüdür.
    Sonuç olarak 4. bölümde ivmelenme, vites ve fren kullanımı hakkında sürücülere altın bilgiler veren kitabımız güvenli duruş için nelere dikkat etmemiz gerektiğini de anlatmaktadır.

    Bu bölümdeki konu başlıklarını hatırlamak gerekirse;
    • Motorun dengesinin, ivmelenme ve frenleme dengesinden nasıl etkilendiğini
    • Yol tutuşunun önemini ve bunu güvenlik için çok önemli olduğunu
    • Vitesi doğru kullanmanın sürüş kalitesine katkısını
    • Motor freninin önemini
    • Alışkanlık kazanmak için fren alıştırmaları yapmanın faydasını
    • Güvenli bir şekilde durabilmek için nelere dikkat etmemiz ve neleri uygulamamız
    gerektiğini anlatmaktadır. Kitabımızın bu bölümünde yukarıda değindiğimiz konulardaki sorularınıza cevap bulabilecek ve keyifle okuyacaksınız.

    Unutmayın;
    Keyifle sürmek = Güvenli Sürmektir,
    veya Güvenli Sürmek = Keyifle Sürmektir.
     
    Şafak bunu beğendi.