Motosiklete binmeyin!!!

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Evet doğru okudunuz, kendinizi kontrol edemiyorsanız ve sürüşte sürekli ve/veya arada bir bile olsa öfkeleniyorsanız; motosiklete binmeyin!!!
    Herkes öfkelenebilir. Bu kolaydır. Ne var ki; doğru insana, doğru derecede, doğru zamanda, doğru maksatla ve doğru biçimde öfkelenmek… İşte bu zordur. ARİSTO
    Öfkenin sözlük anlamı: Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet...

    Hoşnut olmadığımız bir durum karşısında çevremizdekileri korkutmaya, saldırmaya, uyarmaya yönelik bir duygudur aslında öfke. Genellikle sürüşte öfkelenmemize neden olan şey trafikte bizi tanımayan, görmeyen, sıkıştırmaya çalışan diğer araçlardır. Bu durum karşısında çok çabuk bir şekilde öfkelenmeye meyilliyizdir.
    Bir aracın bizi solumuzdan veya sağımızdan sıkıştırmaya çalıştığında ya da bizi yok sayarcasına önümüze fırlayıp yoluna devam etmesi durumunda, sanki motosikletteki gibi beynimizde de bir açma-kapama düğmesi varmışcasına şalterin yönü genellikle “öfke” tarafına doğru açılır.
    Arkamızda çok sevdiğimiz, canımızı verebileceğimiz eşimiz bile olsa genellikle kendimizi kontrol edemeyiz... Veee öfkelendik. Ok yaydan çıktı ve artık tek düşüncemiz/hedefimiz aracı takip etmek, hatta onu durdurup hesap sormaktır. Hele ki aracı durdurmak için yapılan hareketler, aracın arkasında sağında solunda gitmeler, sellektör yapmalar, korna çalmalar, kaskı açıp arabanın içine bağırmalar, el kol sallamalar...
    Diğer araç sürücüsü belki sizi zor durumda bıraktığının farkında bile değildi. Ama siz öfkenizi kontrol edemediniz ve belki birazda saldırgan davranışlarla öfke duygunuzu yansıttınız. Başardınız... İşte O kişide öfkelendi. Artık olayın içinde birbirini tanımayan iki tane öfkeli insan var...
    Çok düşünmeyiz ama hayat ile olan ilişkimiz belki de kopmak üzeredir. Çünkü hedefe ulaşmak için yolla olan bağlantımız (gözler artık gidiş istikametinde değil, didiş istikametinde) artık kopmuştur. Gözümüz araçtan başka bir şey görmez.
    “Sürüş Hırsı: Bir amaca ulaşmayı kafaya koymuş sürücüler için İngilizce’de “Red Mist” (gözünü hırs bürüme) terimiyle ifade edilen bir kendini kaybetme durumudur” der “Motosiklet Yol Sanatı” kitabında. Bu tanım sadece önünde giden diğer motosikletliyi geçmek için yazılmamıştır. Bu olayda bir “gözünü hırs bürüme”dir aslında.
    Yolda her şey sizin istediğiniz gibi olamaz. Eğer bu düşünceyi kabullenemiyorsanız motosiklete binmeyin. Çünkü hayatta birçok şey sizin kontrol edebileceğinizden daha fazla. Siz ne kadar kurallara uyuyor da olsanız, mutlaka trafikte kurallara uymayan birileri çıkacaktır. Nedense bu tip kişiler de hep sizi bulur değil mi?
    Sabah uyandığınızda daha duş yaparken kendi kendinize kavga etmeye başladıysanız, evden adımınızı dışarı attığınızda kapınızın önündeki motosiklet logolu çok sevdiğiniz paspasınızı temizlik için ters çevirmiş apartman görevlisine bile öfkelenirsiniz. Sitede çimlerin sulanmasından dolayı motosikletinize gelen toprak parçalarından ya da gece az da olsa yağmış olan yağmurdan dolayı kirlenmiş olan motorunuzu o şekilde gördüğünüzde bile öfkelenirsiniz. Oysaki daha dün akşam eve gelmeden yıkatmıştınız motorunuzu. Bazı noktalarda kontrol sizin elinizde değildir. Bunu bilerek adımlarınızı attığınızda her şey daha pratik ve çözümcül hale gelir.
    Çabuk öfkelenmeye müsait bir yapıda olan kişiler düşünmeden ve tartmadan yargılama, hiddetlenme ve bu duyguyu yansıtma eğilimlidir.
    Peki bunu neden kontrol edeceğiz?
    Nasıl kontrol edeceğiz?

    Neden mi?
    Sevdiklerinizle ve sizi sevenlerle daha sağlıklı ve uzun bir yaşam için.
    Nasıl mı?
    Öfkeyi doğru ifade etme biçimine “öfke kontrolü” der bilimsel kitaplar. Saldırgan davranışları kendinize ve çevrenizdekilere zarar vermeyecek şekilde ifade etme becerisidir.

    Öfkelendiğinizi hissettiğiniz an, öncelikle gevşemeye çalışın. Derin derin nefes alın ve her nefes alışınızda “sakin ol” deyin kendi kendinize. Kaskınızın içinde kendi kendinize konuşun. Güzel şeyler düşünmeye çalışın. Mesala, en keyifli olduğunuz bir anı gözlerinizin önüne getirin. Ailenizini düşünün, akrabalarınızı... Gideceğiniz yerde ki dostları düşünün... Bir önceki Karadeniz gezinizde ki yeşillikleri, ağaçları, deniz manzarasını, kekik kokusunu düşünün. Baktınız hala kontrol edemiyorsunuz mutlaka güvenli bir yerde durun ve kısa bir süreliğine bile olsa motorunuzdan uzaklaşın. Elinizi yüzünüzü yıkayın. Olayı düşünmeyin ve o olayı kafanızda kurmaya devam etmeyin. Çünkü o kişiye ulaşamayabilirsiniz ama kendinize zarar vermeye devam ediyorsunuzdur. Öfke bizim içimizde gelişen bir duygudur. Eğer bu duyguyu biz oluşturuyorsak ve içimizde gelişiyorsa, demek ki bunu kontrol edebiliriz.
    Öfkeyi yok etme şansımız yok. Trafikte mutlaka sizin öfkelenmenizi sağlayacak bir olay olacaktır. Ve beklemediğiniz davranışlar da...

    Belki de işin çözümü için yapmanız gereken, olaylara olan yaklaşım biçiminizi değiştirmek...




    Engin BALABAN (İzmir)
    I.A.A.-A.R.A. Senior Observer
    Ekim 2009
     
    Metin, Onur Filiz, Erol ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  2. Gökhan Yasdal

    Gökhan Yasdal Site Bağımlısı

    Kayıt:
    25 Şubat 2010
    Mesajlar:
    870
    Beğeniler:
    485
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Suzuki
    - Yada çocuk sahibi olun.

    Ne alakası var diyeceksiniz belki fakat tam da karşılığı buydu bendeki öfke kontrolü tekniğinin. Kızım doğduğunda birdenbire daha mülayim, tehlike anında yoldan çekilip piskopat şöför ve egosunu arkadan huşu içinde seyreden bir sürücü oldum. Hayatta her yaşın bir evre atlattığını söylemişti bir abim. O yaşa geldiğinde otomatik olacak değişiklikler demişti. Bu da böyle bir mihenk taşıydı hayatımda. Aslında ben buradan bu tüyoyu vererek size (henüz benim kadar şanslı olup çocuk sahibi olmayan kardeşlerime) belki o zaman daha gelmeden bunun farkına varma şansını açıyorum. Beklemeyin, hayata tutunmak için mucizeleri beklemeyin. Sadece geride bırakma ihtimaliniz olan insanlar için değil kendiniz için de trafikte daha uysal olun şimdiden. Hiç bir zararını görmezsiniz.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.