Motosikleti park etme sanatı

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Bu konuda çok çektim. Tecrübeyle sabit, kaç kez motosikletimi park ettiğim yerde yere düşmüş olarak buldum. Bu yazıyı yazmak için uzun zamandır bekliyordum çünkü detaylı park etmeye dönük tüm problemleri ele alabilecek zamanımın olduğu bir anda yazmak gerekiyordu. O zaman en sonunda geldi :)

    İlk 2 motosikletim, 3 tekerlekli scooterdı. 250 cc ve 400 cc Piaggio Mp3 kullanırken hiç sıkıntım olmuyordu çünkü zaten kilit mekanizmasını aktive ettikten sonra bir de üstelik el freni vardı. Yani park halinde şu şekilde duruyordu ;

    [​IMG]

    Fakat bu motosiklet çok ilgi çektiği için Taksim gibi yerlerde sürekli üzerinde hatıra fotoğrafı çektiren insanlarla karşılaşıyordum. Tabi insanlar ben yakınlarda olmadığım zamanlarda çamurlu ayakkabılarıyla basmak, üzerine kola dökmek, binip inerken aynaları dürtüklemek gibi yan etkiler bırakıyordu MP3 üzerinde. Bulduğum çözüm genellikle motorun ön kısmını duvara dönük şekilde park etmek oldu. Böylece motosiklet çok dikkatli bakılmadıkça arkadan normal bir scooter gibi gözüküyordu.Alan da dar olduğu için insanlar motorun ön kısmından fotoğraf çekemiyorlardı.

    Park ederken en önemli konu Parktan Çıkışı Kurgulamak yani kendinize en kolaylık sağlayacak yeri seçmeli, bu bölgeye çıkarken en kolay olacak şekilde parketmelisiniz. Genellikle çıkış yönüne doğru motorun ön tarafını vermek park ederken geri geri yanaştığınız için zaman alabilir ama çıkarken kolaylık sağlayacaktır.

    En önemli ikinci kuralda adılacak adımlar sırasıyla ;
    1) Motorunu konumlandır
    2)Kontak kapa
    3) Debriyajı bırak
    4)Motorunu öne doğru it, debriyajın boşluğunu al
    5) Yan ayağı aç
    6)Direksiyon kilidi yap
    7) Motoru sehpaya alacaksan yan ayak açık kalsın.

    Bu sıralamayı bir alışkanlık, bir otomatik refleks haline getirmek çok işe yarar. Özellikle boşluğu almak feci önemli. Debriyaj boşluğu alınmadan park eden bir motoru serçe parmağınızı yormayacak kadar ufak bir güçle düşürtebilirsiniz. Lodos vs. varsa rüzgar çoğu zaman bundan daha güçlü etkiyi sağlayabilecektir.

    Motosikletinizi yoldan araba geçecek biraz kenara çekeyim modunda insanların kurcalamamasını istiyorsanız direksiyon kilidi yapın. Çekmek için ilk elini atacağı yer direksiyon. Eğer direksiyon kilidi olduğunu anlarsa vazgeçebilir.

    Eğer kamera olan bir sokağa veya özel bir binanın girişine park ediyorsanız. Kameranın görüş alanında park etmek doğru olur. İzmirde arkadaşımın öğrenci yurdunun girişinde kamera görüş alanı dışında motosikletimi park ettim. Motoru çekmek istemişler, ellerine yüzlerine bulaştırmışlar. Sonra da sıvayıp duvarın kenarına itelemişlerdi canım CBF 600 ümü.

    Yine park ederken park ettiğiniz cadde veya sokakta araç geçişini engeller mi diye düşünmek lazım. Herkesi kendiniz gibi görmeyin yeni ehliyet almış bir bayan şöför tır geçecek yerde park halindeki motosikletinize ufak bir dokunuşta bulunabilir.

    Arabaların yan kısımlarına park edecekseniz kapı açılışlarını dikkate alın ve İki araba arasına park ediyorsanız öne doğru motosikletin burnu hafif gözükecek şekilde(çok değil) olsun ki arayı boş sanıp gazlayarak park etme denemesi yapan bir apaçi motorunuzu düşürmesin.

    [​IMG]

    Bir diğer önemli konu yan ayak açıldığında temas edeceği yüzey. Yan ayağın temas edeceği yüzey yumuşak toprak, çakıl olmamalı. Yeni dökülmüş asfalt da özellikle yaz aylarında döküldüyse birkaç gün yaz sıcağında gün boyunca sıcak aldığı için çökme yapabiliyor. Ayak açılınca temas eden yağlı olmasın, diğer yerler kuruyken ıslak bir yeri tercih etmeyin. Yine temas eden bölge çukura yakın olmasın ufak bir rüzgarla çukurun kenarına bile gelse motor düşebilir. Bunun yanında karetaşı biryere park edecekseniz temas eden bölümün kare taşın tam ortasında olduğundan, girinti çıkıntı kısmında olmadığından emin olun.

    Hemen gelicem diye düşünerek üstünkörü park etmeyin. Gerekirse kartvizitiniz veya telefon numaranız motorun anahtar girişine yakın bir yerde etiketli olsun. Motorunuz siz yokken düşerse veya motorunuza park halindeyken çarparlarsa kaldıran kişiler anahtar üzerinde mi diye kontrol ediyorlar. İlginç ama gerçek :)

    Mümkün olduğunda düz, eğimsiz bölgelere park etmek de önemli.Ama bazen öyle durumlar oluyor ki(örneğin fulya’da,nişantaşı valikonağına çıkan yokuşlarda, osmanbeyde vs.) bayıra park etmek gerekebiliyor. Yine de mümkünse gideceğiniz yere 100 mt ileriye park etmek bir çözüm. Biraz da yürümüş olursunuz. Diyelim ki park etmek zorundasınız. Mutlaka ve mutlaka ön tekerinizi bayır yukarı olacak şekilde konumlandırın çünkü bayır yukarı çıkmanız daha kolay olacaktır ve arka lastiğinizi kaldırıma doğru hafif yan konumlandırın. Tam anlatabilecek bir fotograf bulamadım nette. Ama şöyle anlatabilirim sanırım. Diyelim ki 2 araç arasında bayır yukarı konumda motosikletinizi park edecekseniz iki araç arasına verev şekilde çıkış yönüne doğru ön tekerleri yukarı vererek park ederseniz hem kolay çıkarsınız hem de motor herhangi bir sebeple düşerse geriye doğru tüm bayır boyunca sürüklenmez, kaldırıma çarpar ve durur. Bu da kötünün iyisi olur.

    Yukarıda iki araç arasına park etmeyi daha iyi anlatabilmek için yazdım. Siz iki araç arasına veya bir aracın arkasına mümkün oldukça parketmeyin. Ne yazık ki tecrübeyle sabit özellikle geri geri gelen araç motorunuza çarpar. “Abi görmedim valla,kusura bakma” der işin içinden çıkamazsınız. Benim gibi yumuşak mizaçlıysanız madem görmedin arabanın arkasına bu siyah cam filmi ne demeye yaptırdın da diyemezsiniz içinizde kalır. Araç arkasına park durumlarında aracın sürücüsü arabasına aracın ön tarafından yaklaşırsa arkadaki motosikletinizi hiç görmeden aracına binebilir. Yüksek bir araçsa ve motosikletiniz nisbeten yere yakın, fazla hacim kaplamayan naked gibi bir motorsa, geceyse ve motorunuz siyahsa motosikletinize park halinde çarpılabilir.

    Motorunuzu park ettiğiniz konumu ve park ediş şeklinizi iyi hatırlayın. Motorunuzu park ederken park ettiğiniz yerde yağ birikintisi olmadığından emin olun. Eğer motorunuzu başına gittiğinizde yerde tahliye borusuna yakın bir yerde yağ akıntısı görüyorsanız, motor düşmüş ve kaldıran kişiler hiç olmamış gibi bırakmış olabilir. Olanla ölene çare yok ama esnaf olan bir yerdeyseniz en azından düştüğünü gördünüz mü diye sorabilirsiniz.

    Motorunuzu park ettikten sonra kilitleyecekseniz eğer ve halka kilit kullanıyorsanız halkayı sağlam bir demire arka tekerleğinizden bağlayın. Örneğin çalınmasın diye trafik levhalarının kökleri çimentoyla sağlamlaştırılıyor, bu direkler iyi birer sağlam demir. Yoksa mahallede birinci kattaki Ayşe teyzenin balkon demiri değil. Motorunuzu çalmak isteyenler ön tekeri çok kolay söküp motoru birkaç kişi kaldırıp bir rampayla minibüsün arkasına atabilirler. Arka lastik daha zaman alır, ama zaten hırsız kafaya koyduysa Allah’tan başka kimse koruyamaz.

    Memlekette motosiklet yok sayıldığı için ne yazık ki aşağıdaki gibi düzenli motosiklet park yerlerimiz yok.

    [​IMG]

    Fakat özellikle motosiklet gruplarının buluşmalarında veya alışveriş merkezlerinin motosiklet için ayrılmış bölgelerinde yanyana diğer motosikletlerle park ederken her zaman yandaki sürücülerin biniş için ihtiyaç duyacağı alanı veya yan bölgede boşluk varsa yeni park edecek motorcunun iniş alanına dikkat edin. Özellikle ikinci örnekte alan boşsa buraya park eden kişi çıkarken yorgunlukla, kaskını yeni çıkarmış olmanın sersemliğiyle sizin gidonunuza takılabilir. Bu sebeple bu gibi alanlarda yukarıda koyduğumuz en rahat çıkabilme kuralını esnetirsek daha doğru yapmış oluruz. Motorsikletlerin kuyruk kısımları hacim olarak daha ufak olduğu için takılmalar da daha az olur. Empatiden ölücez anasını satayım!!!

    Yine yukardaki gibi düzenli park alanları olmadığı için çoğu zaman kaldırımı işgal ediyoruz, kaldırıma park etmek durumunda kalıyoruz. Özellikle ben bağdat caddesinde bu durumla çok karşılaşıyorum. Yayalar ve otomobil sürücüleri trafikte gözardı ettikleri, ölesiye korktukları motosikletleri bilinçlerinin en ücra köşelerine attıkları için park halindeki motosikletleri fark etmiyorlar. Ben çok kolunu bacağını, elindeki torbasını park halindeki motosikletime çarpan yaya gördüm. Önlem olarak yaya yürüyüş alanından uzak olacak şekilde kaldırıma park etmek doğru olacaktır.

    Aklımda kalan noktalar bunlar, lütfen eksik birşey görürseniz comment kısmına ekleyin ki bilgi tamamlansın.

    Biraz da eğlenmek isterseniz, sığır polonyalının artistik park edeyim derken nasıl park edemediğini izleyebilirsiniz ;



    Alıntıdır