Pencere kenarı

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    PENCERE KENARI

    Bu yazıyı okumanız sadece 1 dakikanızı alacak ve sonunda hayata ve ilişkilere bakış açınız değişecek.!!!

    İleri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar.
    Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için.
    Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.
    Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eslerini, ailelerini, evlerini, islerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı birbirlerine.
    Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu.
    Diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için.

    Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar model bot'larını suda yüzdürüyorlardı.
    Genç asıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı. Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan şehrin silueti görünebiliyordu.
    Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı.
    Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir şenlik alayını tarif etti. Diğer adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle.

    Günler ve haftalar geçti.
    Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeninizle karsılaştı: uykusunda, huzur içinde ölmüştü.

    Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı.
    Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diger hasta pencerenin kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu. Hemşire Memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı.
    Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam.
    Sonunda, dışarıyı kendi gözleriyle görme zevkini yasayabilecekti.
    Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini.
    Pencere, bos bir duvara bakıyordu.
    Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen Harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu.
    Hemşirenin cevabi, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi.
    'Sanırım seni cesaretlendirmek istedi' dedi.

    Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir,
    Kendi durumunuz ne olursa olsun.
    Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, paylaşılan mutluluklar ise İki kati artar.
    Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız,
    sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi paylaşın.

    Bu gün bize bir hediyedir.
    okuyan herkese mutluluk getirecektir.


    HAYIRLI BİR GÜN
    HAYIRLI HAFTA SONLARI
    NİCE GÜZEL GÜNLER
     
  2. Ümit ÇAKIR

    Ümit ÇAKIR Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Kasım 2007
    Mesajlar:
    228
    Beğeniler:
    88
    Motosiklet:
    Asya
    paylaşım için teşekkürler.