Sorularla Fren Eğitimi...

Konu, 'Motosiklet ve Trafik' kısmında Goktug Uguz tarafından paylaşıldı.

  1. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    1. Hangi fren daha etkilidir?

    Ön fren durdurma üzerinde daha etkin yol oynar. Yüzeyin durumuna bağlı olarak sert duruşlarda %60 ile 80 arasında değişen durdurma gücünü sağlar. Fren yapıldığında sürücünün ve motorun ağırlığının çoğu öne kaydığından bu durum oluşmaktadır. Yolda yürürken ayağınızın bir tümseğe takıldığı anı düşünün. Ayak orada sabitlenir ama bedeninizin üst kısmı ivme etkisinde ileri doğru hareketine devam eder. Bu gidişatı durduramazsanız neticede yüz üstü yere kapaklanırsınız. Motosiklette bu durum fren yapılmasıyla ön tekeri yere doğru bastırarak yol tutuşunun güçlü olmasını sağlar.

    2. Ön freni sert sıkarsanız ön teker kayar mı?

    Hayır. Ön teker eğer ön freni kazıklarsanız kontrol edilemez şekilde kayar ve sizi yere indirir. Eğer ön freni kademeli olarak uygularsanız ön teker kayabilir ama kontrol edilemez değildir.

    3. Arka frene sert basılırsa arka teker kayar mı?

    Ağırlığın çoğunun öne kaydığı düşünüldüğünde arkanın yere basma basıncı azalmış ve doğal olarak kilitlenip kayması kolay olacaktır.

    4. Arka teker kaymasını nasıl kontrol ederiz?

    Bu kolaydır. Bakışlarınız ufka doğru ve gitmek istediğiniz yerde olsun. Bu sizin kaymanızın kontrollü bir şekilde çok fazla yanınıza gelmeden olmasını sağlayacaktır. Temel ve acil durum frenleme teknikleri sürekli trafiğe kapalı alanlarda talim yapmaktır.

    5. Fren yapmak doğal bir yetenek midir?

    Frenlemek, diğer sürüş teknikleri gibi öğrenilen bir tekniktir. Doğal bir yetenek değildir. Bunun anlamı sizin bu tekniği acil bir durum karşısında doğal bir refleks halinde yapabilmeniz için yeterince talim yapmış olmanızın gerektiğidir. Yeterince talimli olmayan kişilerde acil bir durum karşısında kasılma ve hiçbir şey yapamama durumları söz konusudur. Bu yüzden talim çok önemlidir ve bu günlük sürüşlerle kazanılan bir refleks değildir.

    6. Özel bir frenleme tekniği var mıdır?

    Evet, kademeli fren yapma tekniği. Sürücü frenlemeyi kademeli olarak, adım adım uygular. Bu kademeler sürücüye bir ön görü sağlar, frenlemenin gidişatına göre kestirme ile ayarlamalar yapılır.

    7. Acil durum karşısında ön ve arka fren uygulamasını kademeli mi yapmamız gerekmektedir?

    Tartışmaya açık bir konudur.Bazı tecrübeli sürücüler acil durumdaki paniğin sürüş yeteneklerinizi kısıtladığını hatırlatmaktadırlar. Onlar arka freni önü kaybetmeden mükemmel bir şekilde uygulayabilmektedirler ancak sıradan sürücüler bu durumlarda genellikle tek fren üzerinde konsantre olabilmektedirler. Bu nedenle eğer siz bir yarışçı seviyesinde sürücü değilseniz tek fren üzerinde konsantre olmanız tavsiye edilir. Buda ön frendir. Eğer önü kazıklayıp kilitlerseniz kaza kaçınılmazdır.

    Eğer her iki frene birden konsantre olmaya çalışırsanız genellikle iki freni de verimsiz kullanırsınız. Bir kerede her iki frene birden konsantre olmak mümkün olmaz. Bu yüzden de durdurma gücünün %80 ni sağlayan ön fren üzerinde konsantre olunuz. Acil durumda arka freni sert uygulayın ve kaymak istiyorsa bırakın kaysın. Bu şekilde siz ön frende neler olup bittiğine konsantre olabilirsiniz.

    8. Bu durumda arka freni nasıl kullanacağım?

    Uygulayın ve unutun. Gerekiyorsa bırakın arka kaysın. Ön freni kademeli olarak kullanarak daha fazla durdurma gücünü dizginleyiniz. Yaşamınızı bu kurtaracaktır.

    9. Kademeli fren uygulamasını öğrenmek zor mudur?

    Talimlerle yapıldıkça bir zorluğu yoktur. En iyi yol ön frende dört kademeli usulle başlamaktır. Daha sonra kademe sayısını artırarak fren yapma alışkanlığınızı daha iyilere götürebilirsiniz.

    10. Dört kademeli frenleme nasıl yapılır?

    İlk kademe için, ışıklara yaklaşmakta olan bir sürücü düşünelim, ilk kademe ışıklar sarıya dönünce uygulansın. Amaç hafifçe hız düşürmektir.

    İkinci kademe sarı ışıklara yaklaştıkça biraz daha basınç uygulamasıdır. Yani ikinci kademede ışıklara gelince düzgün bir duruşun sağlanacağı basınç uygulanır. Yani motorun lastik gıcırtılarına sebep olmadan ama durmak için yapılan bir sıkma seviyesidir. İlk kademe balataların diski sıkmağa başladığı ölçü kadar ve arkasından ikinci kademe, duruş için ama düzgün ve sessiz bir duruşa yetecek kadar basınç uygulaması. Durma noktası ışıkların olduğu nokta.

    Üçüncü kademe sürücünün acaba turuncu(sarı) ışıkta durmak iyi fikir mi diye duraksadığı andır. Bu ana kadar aslında durmak için sert fren yapmak mecburiyetindeydi. Bu yüzden ilk kademeyi uygulayarak balataları diskle buluşturur ve arkasında durmasına yetecek sıkılıkta ikinci kademe ve sonra daha sıkı olarak üçüncü kademe sıkışını ardışık olarak gerçekleştirmek.

    Dördüncü kademe de sürücü turuncuda(sarıda) durmamayı düşünürken ışığın aniden kırmızıya dönmesidir. Bu durumda sürücü fren olarak ne varsa ortaya koymak zorundadır. Ön freni ilk kademeye sıkar, ikinci kademenin sıkı ama düzgün sürüşüne geçer, sonra üçüncü kademenin daha kuvvetli sıkışı uygulanır ve en son ne varsa ortaya konurken bu kademeler arasında boşluklar oluşturmamağa dikkat edilir.

    11. Eğer ne varsa ortaya koyarsanız bu son kademede ön fren kazıklamayacak mıdır?

    Olasıdır ama bu son kademeye gelinceye kadar uyguladığınız önceki kademeler ağırlık transferini tamamlamış ve ön tekerin kayma meyili hissedilir ve kontrol edilebilir hale gelmiştir. Bu durum ağırlık transferi tamamlanmadan yapılan kazıklamayla olan kayma gibi kontrol edilemez değildir. Dört kademeli fren yapma tekniğinin doğru kullanımı ile önün kayması kontrollü olarak, motorun dik konumda ve düz gider vaziyette tutulması kaydıyla, yapılabilir. Biraz kayar ve siz biraz gevşetirsiniz tekrar ön teker dönmeğe başlar yine kayar ve sizin kontrolünüzde yeniden dönerek devamında duruş sağlanır.

    12. Ön teker kilitlenip kalırsa ne olur?

    Düşersiniz.

    13. Acil frenleme tekniğinde ne kadar iyi olunabilir?

    Usta sürücüler ön frendeki kaymayı kontrol edebilirler. Bunu ön fren üzerindeki baskıyı dönmeyi tekrar sağlayacak oranda yaparak sağlarlar. Bu elbette yüksek seviyede el hassasiyeti isteyen bir tekniktir. Bunun yolu da talimden geçer. Eğer sürücü adayı yeterince ustalaşmışsa zaten ön tekerin kilitlenmesine yakın oluşan ön teker sarsıntısını hissedebilecektir.

    14. Lastikler kabak ise ne olur?

    Dişsiz lastikler daha iyi yol tutar ancak pürüzsüz yüzeyli yarış pistlerinde. Yollarda ise bu mükemmel yüzey şartları olanak dışıdır. Dişler yol yüzeyinde ki birikinti çakıl, mıcır su gibi elemanları süpürüp temizleyici bir işlev görür. Lastik dişleri yol yüzeyindeki yabancı atıkların çoğuyla baş eder. Mazot, yağ, yoğun çamur ve ıslak boya hariç. Buna karşın kabak lastikler hiçbir yabancı maddeyle baş edemez ve kaza komşunuz olur.

    15. Kaygan yüzeylerde nasıl fren yapılır?

    Dikkatlice ama ürkekçe değil. Gözlemek anahtardır. Eğer altınızda ne var bilirseniz kumaşı ona göre biçersiniz. Gözlerinizi yol yüzeyinden ayırmayınız. Eğer kaygan bir yüzeyi sert ön frenleme ile geçerseniz ön teker kazıklayabilir. Bu sebeple de kavşaklarda ışıkları takip etmeden sarı ışıkta frenleme zamanını kaçırıp kırmızıda sert fren yapmak zorunda kalan sürücüler genellikle kavşağın ortasına çıkarlar.

    Beyaz yol çizgileri üzerinden geçerken, bilhassa kavşaklarda sık olan bu durumda çizgi üzerinde fren sıkılı olmamalıdır. Bu düşme nedenidir. Bu hat ayrım çizgileri hem çok kaygandır hem de yükseltileri darbe verir tekere. Sürücü ön tekerin kayıp kontrolden çıkmasıyla panikler ve kasılır. Neticesinde de motorun gidiş yönü yere doğru döner.

    Mıcırda fren yapma teknikleri de bunun gibidir. Yani boyalı ıslak yüzeyler gibidir usul, ancak daha dikkatli olunması gereken bir durumdur. Gözlemlerin daha dikkatli yapılması gerekir.

    Frenlemeye gereğince erken başlanmalı, dik konumda ve düz hatta iken fren yapmanın başlatılmasına dikkat edilmeli, her iki freni de kademeli basınç artışıyla kullanmalı ve kilitlenme sinyali alındığında karşı hareket için lastiklerden gelen sesleri takip ederek, iyi anlamalıyız.

    Yatmış vaziyette mıcırda fren kullanımı çok tehlikelidir. Ayrıca döküntülerde, yamaç ve ağır kamberlerde frenler yine daha dikkatli olarak uygulanmalıdır.
     
  2. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    MAKSİMUM FRENLEME

    Acil durum frenlemesi maksimum frenleme yapmak demektir. Amaç en kısa sürede motosikleti durdurmuş olabilmektir. Maksimum frenleme sadece motosiklet dik durumda ise yapılır.

    ACİL FRENLEME

    Gazı düzgün bir şekilde kesiniz, çok ani bırakmayınız.
    Ön freni düzgün şekilde sıkınız, boğarcasına sıkmayınız.

    Eğer çok ani gazı keser ve ön freni ölüm sıkışı gibi kaparsanız öne o kadar ani ve çok ağırlık gider ki ön amortisörler dibe vurur. Bu lastik yol tutuşunu olumsuz etkiler ve şase kontrolü kaybolur. Arka teker yerden kesilebilir buda denge problemini getirir. Tabi bu arada amortisörler dibe vurduğundan karşılaşılacak bir engel için ilave emiş payı kalmaz ve yol tutuşunun kaybolması olayı olabilir. Düz hatta bu durumda lastikler kaymaya başlarsa durma mesafeniz artar.

    Kendinize güven ve tam kontrol için talim şarttır. Bunu yapmak içinde kendinize güvenli, trafiğe kapalı boş bir alan bulunuz.

    Tavsiyeler:

    Erken frenleme noktaları ile başlayın. Bu dönemeçlere hızlı yaklaşımlardaki stresi de alır.

    Ön freni maksimum ama düzgün bir şekilde ardışık çoğaltma ile sıkınız. Ön tekerinizin kilitlenme noktasını hisseder duruma gelmeniz gerekir. Arka tekerinizin de yerden kesilme noktasına gelmesini hisseder duruma gelmeniz gerekir.

    Frenleri dönemeçlere yatmadan evvel süspansiyonların hareket mesafelerinin %50-70 oranına gelmesini sağlayacak kadar evvel bırakmış olmanız gerekir. İlk sıkışta frenler süspansiyonları neredeyse sonuna kadar bastıracaktır.

    Ön freni bırakışınız sıkışınıza göre daha yavaş olmalıdır. Bunun için talim yapınız. Bu ağırlık dağılımının ön arka üzerinde daha eşit gerçekleşmesini sağlayacaktır. Yine ön süspansiyonların şasiyi sarsacak hızda geri sekmemesini(açılmamasını) sağlayacaktır. Aynı zamanda da ön lastik yer temas alanının çok yüklenmeden dolayı dönüşe yatma ile kaymaya başlamasını önleyecektir. Ön teker bir kere yeri bırakınca maalesef genellikle sonuç çok ani bir şekilde önce omuzların yere sürtünmesi ve sonra kaksın sürtünmesi ile oluşan ölümcül vakıalardır.

    İz frenlemesinde(frenlerin 2/3 oranında apekse kadar basılı tutulması) frenlerin sert kullanımı yol tutuş kaybı ve kaza demektir. Benim yaşadığım bir tecrübe ise çok ani bir şekilde savrulma ve göz kararması, dizimdeki acı ve biraz sonra çevredeki ''çok kötü düştü, ambulans çağırın, bu aletler çok tehlikeli zaten'' sesleri idi. Yani kısacası dönüşe geçerken ve dönüş boyunca ön teker yer tutuşunu kaybetmesi çok kötü sonuçlar verir. Hele dönüşe gaz kapalı ve ön frenle giriyorsanız burada ön tekerin yer tutunması çok kritik bir noktadadır. Dikkatli olunuz.

    Usta bir sürücü 50 km hızda bir motoru 9 metrede durdurabilir ama bu 100km hızda 35 metreye çıkar. 200 km de 150 metreye çıkar. Yani hız artışı ile paralel bir duruş mesafesi oranı yoktur. Hız arttıkça duruş mesafesi hızın karesi ile orantılı olarak artar. Önemli olan hangi hızlarda ne mesafede durabileceğinizi biliyor olmak ve bu hızlarda frenleme talimleri ile ustalaşmış olmanızdır.

    Her zaman geçerli iki kural vardır:

    1. Limitlerinizi aşmayınız.
    2. Eğer aşarsanız mutlaka düşersiniz.

    Frenleme hataları:

    Frenleme hataları genellikle lastik izlerinden kendisini belli eder. Mesela yan yoldan çıkan bir kamyonete yandan vuran bir motorcu genelde arkasında koyu bir lastik izi bırakmışsa bu frenleme hatası demektir. Burada kamyonet şoförü dikkatsizlikle suçlanacaktır ancak yerdeki bu uzun iz aslında motor sürücüsünün arka freni kilitlediğini ön freni devreye gerektiği gibi sokamadığının göstergesidir.

    Kazlarda yaralan çoğunlukla motor sürücüleridir bu yüzden bir motor sürücüsünün bu gibi acili yet arz eden durumların üstesinden gelebilmesi için ustalaşması gereken tekniklerin başında agresif bir tarzda maksimum fren yapma tekniğinde ustalaşmış olması gerekmektedir. Bu motorun kontrolünü kaybetmeden ihtiyaç olduğunda yapılması zorunluluk olan bir frenleme şeklidir.

    Fren sistemleri her geçen gün daha güvenli hale getirilmektedir ancak insan faktörü ilk önemli faktör olmağa devam edecektir. Frenleme işleme sürücünün ustalığı yanında farkındalılığının da olmasını gerektirir. Eğer tehlikenin zamanında farkına varmaz ve frenlemeye başlamazsanız en gelişmiş teknikler bile sizi kurtarmaya yetmeyecektir. Ve eğer frenleri doğru şekilde kullanamazsanız motorunuzu en kısa mesafede durduramazsınız.

    İnsan beyni acil durumlar karşısında garip davranır. Önce otomatik olarak kaçınıcı hareketi yapar sonra bu olay üzerinde düşünür. Önünüze doğru kendi soluna dönüş yapmakta olan bir taksi ile karşılaştığınızda veya bir gelişigüzel gezinen bir kamyonla yüz yüze geldiğinizde bir sonraki hareketinizin ne olacağını size alışkanlıklarınız dikte ettirecektir. Evet, siz ön freni öncelikle kullanma alışkanlığınız olan bir sürücüyseniz bu durumda önce ön freni çekip sonra düşüneceksinizdir. Yada siz sadece arka freni kullanmak gibi bir tembelliği alışkanlık haline getirenlerdenseniz, büyük ihtimalle sadece arka fren basacaksınız ve kazadan sonra olay hakkında düşünecek ve ön freni kullanmayı unuttuğunuzu hatırlayacaksınızdır.

    Yani fren sistemleriniz ne kadar güvenli olursa olsun sizin bir sürücü olarak doğru fren yapma alışkanlıklarını önceden temel eğitim kurlarında edinmiş olmanız şarttır. Meşhur Hurt raporunu hazırlayanlar; sınırsız görüş olan otobanlarda dahi her zaman ön fren elciğini kavrayarak mı sürüş yapılmalıdır? sorusuna şu cevabı vermekteler. Bu tip otobanlarda olan bir çok motosiklet kazası üzerinde yapılan çalışmalar, incelemeler kazaların yanlış giden bir şey olmadığını düşündükleri ve herhangi bir tehlike beklemedikleri, rahat hissettikleri anlarında oluştuğunu göstermektedir.

    Şunu da unutmayalım ki en kısa mesafede duruşu her iki frenin birlikte tekerleri kilitleme noktasından hemen öncesine kadar olan seviyeye kadar, maksimum sıkılmasıyla sağlanır. Ve eğer ABS var ise siz bu durumda ABS nin harekete geçip devreye girmesinden hemen önceki noktaya kadar sıkılması demektir. Daha fazla sıkıp ABS sistemini devreye sokarsanız bu seferde duruş mesafeniz uzar. Evet, ABS tekerlerin kilitlenip kaymasını önlemek içindir ama devreye girmeleri aynı zamanda duruş mesafenizin de uzaması demektir. ABS sistemini devreye sokmadan daha kısa mesafede duruş yaparsınız.

    İdeal olan çabuk duruş:

    Şehir içi ana arterlerde sürüş yapıyorsunuz ve bir tehlike varlığının üzerinize gelmekte olduğunu gördünüz. Önce arkanızı kontrol edin, kuyruğunuza takılan(çok yakın takip de olan vasıtalar) var mı? Takibe bir vites küçülterek süratinizi 20km kadar düşürürken ön freni de hafifçe sıkınız. Bu 20km hız kesme olayı sizin çabuk duruşunuz esnasında sizin frenleme mesafenizi yarıya indirecektir.

    Şehir içindeki kavşaklarda önünüze doğru kendi sollarına dönen vasıtalar karşısında sıkı frenleme çok önemlidir. Genellik sürücü sizi fark etmemiştir ve önünüze aniden kırar. Siz debriyajı çekin, gazı çevirip kapatın ve her iki frene birden basın. Burada arka frene öne kıyasla çok az oranda daha hafif olmanız tavsiye edilir. Ön freni de sıkarken sıkma basıncını kademeli olarak yükseltin. Motor öne doğru basınca arka freni biraz gevşetin ve ön frendeki sıkma kuvvetinizi artırarak kilitlemeden bir önceki sıkma noktasına ulaşın. Sola dönüş yapan vasıta şu an önünüzde olsa motorunuzu dik konumda tutun ve ileriye bakar şekilde yönlendirin. Bu arada dizleriniz tankı sıkıca tutuyor olsun ve gözleriniz çarpışmadan hemen önceki durmak istediğiniz noktaya odaklansın.

    Sürüşün son yarım metresinde ilk vitese geçmiş olunuz ve arkanızdan size çarpacak bir tehlikenin olup olmadığını aynalarınızdan kontrol ediniz. Motoru duruş anına getirdiğinizde sağ ayağınız hala arka fren üzerinde olarak ve sol ayağınız yere basılı durumda olsun. Yolunuzu kesen vasıta yoldan çekilir çekilmezde debriyajı bırakıp yola devam ediniz. Trafiği bloke eder durumda ortada salakça durma alışkanlıklarınız olmasın. Büyük kaza atlattım derken arkadan alabileceğiniz beklenmedik bir darbe her şeyi boş çıkartır.
     
  3. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Fren eğitimi dahil bu forumda yazılan eğitimleri asla tek başınıza yapmayın.
    Sizi gözlemleyen biri mutalaka olsun.
    Ve bu gözlemci illede "sürüş eğitimleri" almış biri olmasına dikkat edin.
    Alaylı tabir edilen sürücülerin gözlemciliği sizin işinize yaramaz.