türkiye'de karayolu trafik kazaları istatistik analizi: 1989-1999

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Ali Emre Sakarya tarafından paylaşıldı.

  1. Ali Emre Sakarya

    Ali Emre Sakarya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Şubat 2011
    Mesajlar:
    521
    Beğeniler:
    233
    Motosiklet:
    Honda
    biraz eski de olsa paylaşmak istedim...

    kaynak: http://idari.cu.edu.tr/sempozyum/bil56.htm

    not: tarafımdan kısaltılmıştır. tamamı için metnin aslına bakabilirsiniz...

    --alıntıdır--

    TÜRKİYE’DE KARAYOLU TRAFİK KAZALARI İSTATİSTİK ANALİZİ: 1989-1999

    Prof. Dr. Şahin AKKAYA*

    Arş. Gör. Dr. Halil ALTINTAŞ*

    ÖZET

    Ülkemizde karayolu trafik kazaları ve bunların sebep olduğu maddi ve manevi yaraların gün geçtikçe arttığı malumdur. Günümüzde trafik kazaları, savaşlar ve depremlerdeki kadar insan ölüm ve yaralanmasına neden olmakta, maddi zararlar da yıldan yıla artmaktadır. Gerçekten de uykusuz, yorgun ve alkollü araç kullanma gibi temel nedenlerle sadece 1999 yılında ülkemizde 438.338 karayolu trafik kazasında 4.596 kişi ölmüş; 109.899 kişi yaralanmış ve 262 milyon dolar maddi hasar meydana gelmiştir. Bu tebliğde, karayollarında kazaların ve hasarların zaman serisi analizleri ile yıllık ortalama artış trendleri bulunmuş; ayrıca kaza sayıları ile yolcu ve taşıt sayıları arasında karayolları için regresyon analizleri yapılmıştır. Ülkemizle diğer Batı Ülkeleri arasında kazalar karşılaştırılmış; sonuçta ülkemizde trafik kazalarının artmasının temel nedeninin karayoluna ağırlık verilmesi, demiryollarının ihmal edilmesi olduğu görülmüştür. Halbuki karayolunun, demiryoluna göre 18 kat daha tehlikeli olduğu tespit edilmiş bulunmaktadır.

    1. GİRİŞ

    Ülkemizde yıldan yıla artan nüfus ve araç sayısına paralel olarak, trafik kazaları sayısı ve bu kazalarda ölen ve yaralananların sayısı da artmaktadır. Araç sayısı bizden yaklaşık altı kat fazla olan Çin’de daha az sayıda trafik kazası meydana gelmektedir. Yine Fransa’da bizden dört kat fazla araç sayısı varken, kaza sayısı bizden üç kat azdır.

    Türkiye’de karayollarındaki korkunç kaza rakamlarına mukabil, demiryolları ve havayollarında oldukça az sayıda kaza olduğu gözlenmektedir.

    Kendi öz kaynaklarımızla yolcu ve yük taşımacılığında faydalanabileceğimiz demiryolu ulaşımı yeterince desteklenmediği için petrole dayalı karayolu taşımacılığı batı ülkeleri tarafından özendirilip yönlendirilmiştir. Gerçekten de dış ülkeler 1950’den beri kendi araçlarını satabilmek için tüm gelişmekte olan ülkelerde aynı siyaseti gütmektedir.

    Çağdaş insanın yer değiştirme ihtiyacından kaynaklanan trafik olgusunun ülkemizde savaşlar kadar kayıp ve acılara neden olması, herkesi bu konuda düşünmeye ve çözüm yolları aramaya sevketmektedir. Nitekim, Türkiye Büyük Millet Meclisi Trafik Araştırma Komisyonu’nun 2001 Ocak Ayı’nda hazırladığı Rapor’da trafik terörünün Bölücü Terör ve depremlerin aldığı candan fazla can aldığı şu rakamlarla ifade edilmektedir: “Terörde 15 yılda 30 bin, depremlerde ise 50 yılda 50 bin vatandaşımız ölmüştür. Oysa trafik felaketinde kaybettiğimiz yuttaşlarımızın sayısı 10 yılda 100 bini aşmıştır“. Sadece 1999 yılında 100 bini aşkın vatandaşımız yaralanmıştır. Araştırma komisyonunun çözüm önerileri ise, raylı sistem yatırımlarına daha fazla kaynak ayrılması, bölünmüş yol yapımına önem verilmesi, sivil toplum örgütlerinin desteklenmesidir (Zaman, 14 Ocak 2001, s. 3).

    Ülkemizde halen 8 milyondan fazla araç olup, buna her yıl 500 bin dolayında yeni araç eklenmekte ve her yıl 1 milyon vatandaşımız sürücü belgesi almaktadır. Kent içi yollar dışında 65 bin km’yi aşan karayollarımızla denetimin yalnızca trafik polislerimizle sağlamanın zorluğu ortaya konulmaktadır(Türkiye Şoförler ve Ot. Fed., 2001, s. 4).

    -- alıntıdır --
     
    Ethem Doğru bunu beğendi.