Uzun Seyahatler İçin Tavsiyeler .!!!

Konu, 'Motosiklet ve Trafik' kısmında Şenol SEL tarafından paylaşıldı.

  1. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Daha önce açıldıysa affedersiniz.Ben bulamadığım için eklemek istiyorum.

    Her ilkbaharda sıkça sorulan sorulardan biridir: “Bir gün içerisinde ne kadar yol yapabilirim?”. Bu tip sorular genelde tatile fazla zaman ayıramayan ve bu yüzden de uzak yerlere gitmek veya bolca yol yapmak arzusunda olan sürücülerden geliyor. Cevap çoğunlukla aynıdır: “Duruma göre değişir.” Sürücünün normalde ne kadar sık kullandığı ve ne kadar uzağa sürdüğüne göre değişir. Eğer sürücü sıkça günlük 500-800 km yapıyorsa ve uzun sürüşlerin gerektirdiği rutin önlemler ve sistemler geliştirmişse, böyle bir sürücünün kat edeceği yol daha fazla olacaktır. Tabii ki yol miktarı sürücünün tercih ettiği yol tarzı ve kullandığı motora göre de değişir. Uzun menzile sahip konforlu bir motosiklet, konforsuz olana göre daha çok yol kat etmeye elverişlidir. Uzun yol kat etmeyi planlayan sürücülerin akıllarında bulundurmaları gereken bir nokta da sürüşün ilk gününün çoğunlukla teçhizat ve motosiklet üzerinde yapılan ayarlamalar yüzünden gecikmelerle geçeceğidir. Bir çok sorun ilk günden halledilmiş ve sürücü de görece hala dinç olduğundan en çok kilometre genellikle ikinci günde alınır. Asıl önemli faktör, bundan sonra oluşacak yorgunluktur.

    Bir veya daha fazla kişiyle yolculuk etmek de hızınızı düşüren faktörlerdendir. Hızı belirleyen faktör gruptaki en yavaş sürücü olacağından, yolda giderken ve yemek yerken dahi hızınız onunkinden fazla olamayacaktır. Birileriyle uzun süreli yolculuğa çıkmadan önce ister yolcu olsun ister başka sürücüler olsun, bu kişilerle önceden kısa süreli hafta sonu gezileri yapmakta fayda vardır. Birbirleriyle iyi anlaşan fakat çok farklı sürüş tarzları olan sürücüler genellikle akşamları buluşacakları ortak noktaları belirler, ancak motelden motele giderken kendi yollarından ve kendi tempolarında ayrı ayrı giderler.

    Doğru bir motora sahip deneyimli bir sürücü ana yolları ve geçişleri kullanarak günde 800 kilometre kadar yapabilir ve günün sonunda hala tatilde olduğunu hissedecek kadar dinç kalabilir. Zaten kendisi de hem bunun hem de nasıl yapıldığının farkındadır. Bana soracak olursanız, günde 600 kilometreden fazla yol yapmayı istemezsiniz. Ayrıca, eğer arka yollardan sürmeyi, keyif yemekleri yemeyi, manzara seyretmeyi veya diğer insanların size katılmasını planlıyorsanız, yukarıdaki tipleme gibi olmayı hiç mi hiç istemezsiniz.

    Ne kadar susuz?

    Sorulan sorulardan bir çoğu da yakıtın sizi götüreceği menzili üzerinedir. “Motorum bir depo yakıtla ne kadar gidebilir?” veya “Yakıt göstergesi yandıktan sonra daha ne kadar gidebilirim?”. Trafik olmayan ıssız yolları kullanan ve cep telefonlarının çekmediği alanlardan geçen sürücüler için bu oldukça önemli bir konudur. Yüksek hızlarda kullanıldığında yakıt sarfiyatının alışılagelen miktara nazaran oldukça arttığı göz önüne alınmalıdır. Maksimum menzilden emin olabilmenin en basit yolu motoru yüklemek, depoyu doldurmak ve en fazla yolu kat edebilecek şekilde bir sürüş tarzı izleyerek bizzat denemektir.

    Uzun mesafeli yola çıkmadan önce deponuzun dolu olduğundan emin olun. Bazı cruiser’larda depo ağzına yakıtın ilk çıktığı andan sonra beklenirse, daha hala 1 litreye yakın yakıt alabileceği görülür. Bazı motorlarda depo ağzının alt çevresinde hapsolan havanın çıkması için biraz zaman gerekir. Kademeli olarak az miktarda benzin eklenerek bir dakika kadar beklenmesi, biraz daha ek yakıt anlamına gelecektir. Yakıt kapağı ortada olan motorlarda motor yan desteğe yatırılmak yerine dik tutulduğunda depoya daha fazla yakıt alınacaktır. Kendi motorunuzda deneyerek en fazla ne şekilde yakıt depolayabildiğini görmeniz faydalı olacaktır.

    Yakıt ikaz ışığı yandıktan sonra ne kadar yakıt kaldığını merak eden sürücülere tavsiyem, hemen motoru kapatıp depoyu tekrar ağzına kadar doldurmalarıdır. Eğer deponuz 10 litrelik ise ve 8 litre yakıt aldıysa, ışık yandığı andan itibaren en azından 2 litrelik yakıtınız kalmış demektir. Özellikle “en azından” diyorum çünkü birçok üretici kendi motorlarının yakıt kapasitesi gibi teknik özellikleri konusunda biraz tedbirli davranarak kapasiteyi olduğundan düşük gösterirler. Böylelikle üretim varyasyonlarını da dikkate alınarak, birileri ıssız bir yolda kaldı diye dava edilmekten kurtulabilirler. Eğer motorunuzun gerçekten ne kadar yakıt aldığını merak ediyorsanız tankı boşalttıktan sonra tekrar doldurarak ne kadar aldığını deneyin. (Yakıt enjeksiyonlu motorlarda bunu yapmaya kalkmayın, motor bundan pek hoşlanmaz).

    Teker-leme Zamanı

    Lastikler de dikkate değer bir husustur. Yeni motor sahiplerinin aklına takılan konulardan biri diş ömürlerinin ne kadar olduğudur. Normal süratlerin üzerinde kullanım, yanlış lastik basıncı ve normalden daha ağır yüklemeler lastik aşınmasını hızlandıran faktörlerdir. Yolculuklara çıkmadan önce mutlaka kontrol edilmeli ve eğer en ufak bir kuşkunuz varsa değiştirilmelidir. Eski olanları saklayabilir ve yolculuğunuz sonrası tekrar kullanabilirsiniz. Lastiklerin durumunu yoldayken her gün kontrol etmeli ve her sabah basınçlarını kontrol etmelisiniz.

    Eğer yolculuğunuz esnasında değiştirmeniz gerekebilecekse, uygun lastiklerin doğru zamanda ve doğru yerde bulunduklarından emin olun. Bazı türde ve boyutta lastikler zor bulundukları için değiştirilmelerinde sıkıntı yaşanabilir. Bir arkadaşım 9,600 kilometrelik yolculuğuna çıkmadan önce anlaştığı bayiden bir sonraki durağında sipariş ettiği lastikleri hazır bulundurmasını sağlayarak aşınan lastikleri belirli aralıklarla sürekli değiştirmişti. Bazıları yollarının üzerinde yer alan bazı adreslere teslimat yapılacak şekilde posta siparişi vererek aynı çözümü sağlamışlardı. Bu tür stratejiler lastikleri limitlerine kadar tüketerek şansınızı zorlamaya gerek bırakmaz. Ne kadar uzunlukta yol kat edilebileceğini öğrenmek için sizin motorunuza sahip kişilerden oluşan bir online klübe danışmanız faydalı olacaktır. İşi garantiye almak için menzil aralığındaki en düşük mesafe tahminini kendinize hedef edinin.

    Uzun süreli sürüşlerde motorunuza yapılması en çok tavsiye edilen üç modifikasyon büyük çantalar, küçük rüzgarlıklar ve konforlu selelerdir. Gidon veya çatal aksesuarı kullanılması, yük taşımak için en kötü yoldur zira bunlar gidonun ağırlığını artırarak dönüşünü zorlaştırır ve bazı aksesuarlar motora hava akışını engelleyebilir.

    Normal sürüş esnasında göz seviyenizi örten rüzgarlıklar yağmurlu havalarda veya ıslak zeminde başınıza bela olabilir. Konforlu bir sele, hem sürücü hem yolcu için, uzun mesafelerin daha kolay geçilmesine yardımcı olur. Yolcunuzun konforuna gerekli özeni gösterin. Arka koltukta oturan kişinin kendi ağırlığını destekleyebileceği kendisine ait bir gidonu olmadığından hissedeceği acı daha fazladır.

    Doğru seçilen aksesuar ve giyim-kuşam, tüm sürücüler için ciddi farklılıklar yaratacaktır. Konforsuz bir kask, çizik vizör veya gözlükler, gaz elciği yayının çok sert olması, konforsuz sele, yol görüşünüzü etkileyen rüzgarlık veya en basitinden rüzgarda yalpalanarak habire sırtınıza vuran atkınız yorgunluğu artırarak yolculuğun keyfini azaltabilir. Gürültülü eksozlar korkunç bir yorgunluk sebebidir. Bu ve benzeri noktalar, çok kilometreli yolculuklara çıkmadan göz önüne alınması ve çözüm bulunması gereken hususlardır. Yarım saatlik sürüş esnasında azıcık rahatsızlık veren bir sorun, eğer günde sekiz on saat sürüş yapacaksanız tam bir başbelasına dönüşebilir. Gidonda, selede veya ayaklıkta yapılacak küçük bir ayarlama dahi önemli bir iyileştirme sağlayabilir.

    Her modifikasyonu yola çıkmadan önce denemek suretiyle kaş yapayım derken göz çıkarmadığınızdan emin olun.


    Uzun yolculuklar sizi alışık olmadığınız iklimlerle tanıştırabilir. Örneğin çöl ikliminde yolculuk yapacak olan sürücüler soyunarak mümkün olduğunca az giyinmek hatasına düşerler ki bu yapmaları gereken şeyin tam da zıttıdır. İklim faktörlerine derinizi ne kadar çok maruz tutarsanız, kuru ve sıcak hava da o kadar çok nemi vüzudunuzdan emecektir. Ciddi derecede su kaybedebilir, güneş çarpması, rüzgar çarpması yaşayabilir veya en fazla bir saat içinde yorgunluk belirtileri göstermeye başlayabilirsiniz. En basitinden çölde yaşayan insanlara bakın ve onları taklit edin. Havanın deriniz üzerinde dolaşarak sebep olduğu buharlaşmayı azaltmak için güzelce sarının. Örneğin bizim Mojave çölünde sıcaktan korunmak için yaptığımız gibi iç elbiselerinizi ıslatarak üzerine havalandırmalı bir ceket giyebilirsiniz. Islak elbiseler üzerinde güçlü hava akımı değil sadece soğutmayı sağlayacak kadar bir hava dolaşımı olmasını sağlayın. Boğazınıza sardığınız bir ıslak atkı veya tülbent büyük fark yaratabilir. Sıcak çöl ikliminde gömleğinizi ıslatarak üzerinizde başka birşey olmadan sürmek, sizi sadece gömleğin kurumasından önceki birkaç kilometre boyunca serin tutacaktır. Islak giysilerin üzerindeki giysi katmanı, buharlaşma hızını azaltmak için gerekli olan tek şeydir. Eğer ceketinizin havalandırması yoksa kolçaklarınızı ve fermuarları yarısına kadar açmak da yeterli olacaktır. Çölden geçecek olanların gün batımını veya daha da iyisi sabah erken saatleri beklemeleri tavsiye edilir. Herhangi bir sıcak iklimde seyahat etmenin en iyi yolu sabah saatleridir. Hatta böylelikle sıcaklık farkından oluşabilecek kum fırtınalarından da korunmuş olurunuz.

    Yükseklik değişiklikleri hazırlıksız sürücüleri gafil avlayabilir. Geride bıraktığınız düzlük alanlar ile tırmandığınız dağ arasındaki 8-10 derecelik farklılıklar Temmuz ortasında dahi hipotermiye sebep olabilir. Aklınızda bulundurmanız gereken bir nokta da yükseklik farklarının doğuracağı diğer fizyolojik sonuçlardır. Yoğunluğu düşük kuru hava, su kaybını hızlandıracağı gibi oksijen eksikliği de yaratabilir. Yükseklikden doğan başağrıları sıkça görünür, ancak deniz seviyesinde uzunca süre yaşayan bazı insanlar yükseklik hastalığından dolayı tamamen bitkin de düşebilirler.

    Tabakhaneye mi Gidiyoruz?

    Esnek zamanlamalar bir yaz gezisini daha güvenli ve daha az stresli hale getirebilir. Her detayı planlamayı isteyen ve planlanan zaman çizelgesine körü körüne bağlı kalan sürücüler sadece yol kenarındaki keyifleri tatmaktan mahrum kalmaz, aynı zamanda yorgun veya konforsuz olduğu durumlarda dahi sürüşe devam ederek kendilerini de tehlikeye atmış olurlar. Takviminizde planlanmamış aktiviteler için de zaman ayırın. Sırf belirli bir zamanda evde veya başka bir yerde olacak şekilde baskı altında sürüş yapmak, bilhassa trafiğin, hava durumunun, motor sorunları veya diğer şeylerin sizi gafil avlamasına sebep olacağından iyice başınızı derde sokabilir. Motosikletler, arabalarla kıyaslandığında hava durumu ve mekanik gecikmelere karşı daha savunmasızdır. Özellikle belirli bir günde işyerinde olmanız gerekiyorsa, dönüş için kendinize ekstra zaman tanıyın.

    Evden uzakta bir yerlere gitmek, alışık olduğunuz trafik kültüründen de sizi uzaklaştırabilir. Alıştığınız şekilde kullanmayan araç sürücülerine alışabilmek için kendinize zihinsel ve fiziksel zaman tanıyın. Şehirlerde ve kasabalarda yavaş kullanın.

    Bazı sürücüler uzun ve sert yolculukları tercih ederler. Onlara göre gerçek bir tatil, motor üzerinde geçirilecek uzun günler demektir. Varılacak nokta sürüşün kendisidir. Diğerleri için ise yolun anlamı, ilgili iki nokta arasında bağlantı oluşturmanın bir yoludur ve bundan en iyi haz ise motosikletle gidildiğinde alınır. İlk uzun yolculuklar, motosikletle seyahat etmek için ne gibi bir sebebiniz olduğunu anlamanızı sağlayacak keşif yolculukları olmalıdır. Bunun bilincine vardıktan sonra, gerçekten heyecanlı ve güvenli olacak yolculuklar planlamaya başlayabilirsiniz.

    motorcyclecruiser.com adresinde
    Art Friedman’a ait “Summer Travel Safety” den çeviri..