Yağmurda sürüş

Konu, 'Motosiklet Şürüş Eğitimi ve Dersleri' kısmında Ferhat Taskın tarafından paylaşıldı.

  1. Ferhat Taskın

    Ferhat Taskın Site Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    872
    Beğeniler:
    1.151
    Şehir:
    ANKARA
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yağmurda sürüş doğayla içiçe olan biz motorcuların başlıca sorunlarından biri.
    Yağmurda görüş mesafemiz daralır,
    otomobillerdeki avantajmız “sileceği”nden yoksun olmamız büyük bir eksikliğe dönüşür,
    yollar kayganlaşır, yayalar dikatsizleşir, günlük güneşlik havada dahi “görünmez” olan bizler hepten kayboluruz
    diğer araçların buğulu cam ve ıslak aynalarında…
    ayrıca diğer araç sürücüleri bu tip havalarda motosiklet sürücülerini etraflarında görmeyi de beklemezler.

    Yağmurda sürüş için önce biz hazırlıklı olmalıyız bu şartlara biraz.
    Motosikletler yağışta kuru havaya gore daha fazla arıza yapar.
    Su hava basıncıyla bütün elektrik devrelerinin derinliklerine kadar girebilir,
    “aman basınçlı suyla motosiklet yıkamayın” diye öğütte bulunan bütün arkadaşlarınızın tavsiyeleri boşa gider ister istemez.
    Yani motorun tüm su geçirmez noktalarının gerçekten öyle olması gerekiyor.

    Yağmurda sürüş için motosikletin ön camı olmalı, ve bu turing tipi olmalı, lastikler bakımlı, taze, diş derinlikleri yeterli olmalıdır.
    Sürüşten once tüm stop, sinyal ve farlarının gerektiği gibi çalışır durumda olduğunu kontrol etmelisiniz ayrıca.

    Motor hazırsa sıra size geliyor…
    Bir yağmurluğunuzun olması ve çizmelerinizin su geçirmez olması şart tabii...
    yağmur mevsiminde bunları motorda bulundurmakta ve yağışı gördüğünüzde ıslanmadan evvel giymenizde fayda var.
    Tam kapalı bir kaskınız olmalı ve eldivenlerinde başparmak dışı yada işaret parmağı iç kısmının süet olması lazim ki vizorünüzü silebilesiniz.
    Kaskın havalandırması da önemli, yağış sırasında sıcaklık düşer ve vizör kolayca buğulanır.
    İşin aksi tarafı kaskın tepe hava kanalını kapatmanız gerekir,
    çünkü oradan içeri su dolar ve kaskın içi sırılsıklam oluverir hemen ki bu buğulanmayı daha da artırır.

    Elleriniz için şayet su geçirmez eldiveniniz yoksa büyük boy bir çift bulaşık eldiveni bulundurup bunu normal eldiveninizin üstüne giyebilirsiniz,
    eldiven yenlerini ceketin/ varsa yağmurluğun üstüne çıkartin ki kollarınızdan içeri su yürümesin.
    Ancak bu plastık eldiven vizörü silmenizi zorlaştıracaktır.

    Vizörde ve otomobil ön camlarında su tutmaması için kullanılan sprey mamuller vardir, bunlardan kullanabilirsiniz.
    Bunlar akrilik vizöre herhangi bir zarar vermeyecektir ama yinede kutuların üstünü okumak iyi bir alışkanlıktır.
    (ALINTI)
     
  2. Ferhat Taskın

    Ferhat Taskın Site Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    872
    Beğeniler:
    1.151
    Şehir:
    ANKARA
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yağmur yağmaya başladıktan bir kaç saat sonra sorun değil ama, ilk yağış anında yoldaki bütün kil, çamur, yağ, pislik, antifriz, yakit artıklari vb. yüzeye çıkar ve yüzey özellikle trafigi ağir yollarda çok kaygan olur.

    Fren ve gazı daha pürüzsüz, yumuşak kullanmanız gerekiyor. Takip mesafelerini artirmak lazim...zaten öndeki araçlarin püskürttuğü su ve çamurdan da uzaklaşmak için bu şart. Araçlari sollamaya pek meraklı olmayın, hele kamyon,TIR gibi büyük tekerlekli araçlar bir iki dakika süresınce bütün görüşünüzü kaybettirecek kadar çok su püskürtür yanlardan ki o sirada yagmur yağmiyor dahi olabilir...yoldaki su yeter buna…

    Yağmurda metal yüzeyler (menhol kapakları, ızgaralar, tren/tramvay rayları, köprü genleşme ızgaraları vb) son derece kayganlaşır.
    Plastik kaplı/boyalı (yaya geçidi çizgileri/ yol cizgileri vs.) kayganlaşır.

    "Gözünüzle" kullanmaya calışacaksınız yağışta.
    Motorun baktığınız yere gitmekte olduğunu düşünün sürekli.
    Hızınızı virajlarda fazla yatmaya gerek kalmayacak şekilde ayarlamayı unutmayın.

    Su birikintisinden gecerseniz “aquaplaning” e karsi hazirlikli olun ama unutmayın ki
    yağis sirasinda yolda özellikle drenaj da yeterli degilse her zaman bir iki mm, yada daha fazla "su filmi" bulunur ve bu da aquaplaning denilen olaya yol açabilir.
    Yani illa "birikinti" olmasi gerekmez.
    “Aquaplaning” tekerleklerin altından kaçamayarak sıkışan suyun aracı yoldan kaldırması – kesmesi şeklinde özetlenebilir ve çok tehlikelidir.
    Böyle bir şey başınıza gelirse yapılabilecek şeyler çok kısıtlıdır,
    belki hafifçe gaz kesebilirsiniz o kadar, gözünüzü karşıdan ayırmayın.
    Fren, vites, gaz ve gidonla oynamayın, gidonu gayet relaks tutmaya ve elinizden geldigince relaks olmaya, yapabiliyorsaniz sırıtmaya çalışın...
    Bu durumda motorun bir yada iki tekerleği birden yerden kesilmiştir, düz bir doğrultuda gitmiyorsanız düşersiniz. Yani virajlarda su birikintisine girilmeyecek...
    yani gördüğünüz kadar gitmeye çok daha fazla dikkat edeceksiniz. Aquaplaning genellikle arka tekerlekte çekiş kaybıyla ortaya çıkar ve bunu “motorun devrinin artması ama hızınızın değişmemesi” şeklinde algılarsınız.
    Motor bu durumda yatmaya başlarsa yapabileceğiniz tek şey yumuşak ve soğukkanlı bir kontra tekniği ile düzeltmek olabilir.


    Gece ve yağmurda sürüşü kesinlikle tavsiye etmem.
    Zaten dediğim gibi görünmüyoruz, bu şartlarda hiçkimsenin sizi görmekte olduğunu varsayamazsınız.
    Bir de asfaltın rengi simsiyah olur, ve yol çizgilerinin görünüşü de oldukça zayıflar…
    Çukur, engebe, su birkintisi gibi tehlikeler tamamen görünmez hale gelir.
    Vizorünüzdeki su damlacıklarının ışığı dağıtması nedeniyle karşıdan gelen araçların farları görüşünüzü tamamen engeller.
    Cok risklidir ve gereği ne olursa olsun bu riski almaya değmez.

    Kritik - kilit kelimeler...

    "smooth" (düzgün-pürüzsüz-yumuşak-ani olmayan)
    "gözlerle kullanmak"
    "gördüğün kadar gitmek"
    "uygun takip mesafesi"
    "gece ve yağmur....sakı ha!"
    ve tabii
    "HER zaman TAM kuşam"
    (ALINTI)
     
  3. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yakında sonbahara gireceğiz ve yağışlar başlayacak. Motor grubumuzun motor güçleri arttığından dolayı yapacakları hızlar da yükselmiştir. Her koyun kendi bacağından asılır ama ben gene de herkese fiziki bir olayı anlatayım dedim.


    Aquaplaning (suda kızaklanma):
    Aquaplaning, hızla ilerleyen lastiğin önünde bulunan suların artık lastik kanallarına giremeyip de birikmesiyle lastiği yukarı kaldırma hareketidir. Aquaplaning; yoldaki su miktarına, diş derinliğine ve hıza bağlıdır.
    [​IMG]


    [​IMG]
    A: Yere hiç değmiyor
    B: Kısmen değiyor
    C: Tam temas


    Diş derinliklerine göre aquaplaning’in başlama hızları:
    [​IMG]


    Her duruma göre aquaplaning başlama hızı değişir. (Unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı var; yeni yağmış yağmur ile aquaplaningi birbirine karıştırmayın. Yeni yağmış yağmurda oluşan aşırı kayganlığın sebebi yerdeki tozun suyla karışımından dolayı çamurun oluşmasıdır.) Biz gene aquaplaninge dönelim. Genelde aquaplaning 80 km/saat hızdan önce başlar ancak aramızda kimse o kadar yavaş gitmeyeceği için hiç olmazsa (yağış sırasında veya ıslak yolda) 80'i geçmeyelim derim. Yani yağmurda bu hızın üzerine çıkmak demek riski büyütmek demektir.


    Aşağıdaki tabloda çok ilginç bir veri var. Eski lastikler kuru havada yeni lastiklerden daha iyi tutuyor sonucunu gösteriyor (rakamlar sürtünme katsayılarıdır):
    [​IMG]


    Yapılan bazı deneylerde elde edilen sonuçlar:
    Artan hızlara göre:
    [​IMG]


    Azalan diş derinliklerine göre:
    [​IMG]
     
  4. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Eski lastiklerin düşük hızlarda kuruda tutunmasının daha fazla olmasının sebebi ki 100 km/h lere kadar olan bir durum bu, lastiğin hamurunun çok yoğun çalışmasından, ısı iletimini çok daha fazla yeni lastiğe göre yapmasından kaynaklı bir durum. Ancak, eski lastiğin daha üst hızlarda bir diğer dezavantajı ortaya çıkıyor.

    Diş derinlikleri, yağmurlu havada su tahliyesi görevi görüyor. Su tahliyesi görevini iyi yapamadığı zaman suda kızaklama meydana geliyor. Üst hızlarda ki 100 km/h üzerinden bahsediyorum, kuru havada da hava tahliyesi yapıyor. Bkz. Şenol'un verdiği örnekte suyun kaldırma kuvveti ile yüksek suratlerde lastiğin yere tutunma yüzeyi çok azalıyor. Aynı durum kuruda da geçerli. Ki hava tahliyesi yeterli olmadığı durumlarda hava yastığı da oluşuyor lastik ile taban arasında. Burada akla hemen slick lastikler gelecek hiç desensiz. Onların yapıları itibarıyla ısındıktan sonra yapışkan bir hal alır yüzeyleri. Tutunmayı tamamıyla o yapışkan yüzey sağlar. Desenle işi olmaz yani..

    Hava tahliyesi ile ilgili bir örnek vereyim, Fransa'da yapılan bir test sonucunu vermek istiyorum sizlere. 2001 yılında yapılan bir test. 160 km/h hızla seyreden bir 1200 kg. ağırlığındaki bir aracın lastiklerinin yere ancak ağırlığın 40 kg. lık bir kısmını iletebildiği görülmüş. 1200 kg - 40 kg. Aradaki fark sanırım hayallerin bile ötesinde. Bunun sebepleri olarak;

    1. Aerodynamic kuvvetlerin sıradan bir araçta yarattığı sebepler,
    2. Araç altındaki rüzgar direnci ile üzerindeki direncin farklılıkları,
    3. Lastiklerin taban ile zemin arasındaki havayı yeterli tahliye edememesi, ki bizi ilgilendiren konumuz ile alakalı kısım burası...

    Bu sonuçlar çoklu maddelerden oluşuyordu ama ilgilendiğimi konu bu. Lastik dişlerinin yeterli olmaması ki o testlerde sıfır lastikler kullanılıyor, hava yastıklamasının etkenini de gösteriyor. Sanırım briaz ürkütücü. Düşünebiliyor musunuz bizim motorlarımızın en ağırı 450 kg. O da büyük toruringler. Bizim bu hızlarda yere basma ağırlığımız nedir acaba??

    Zafer YANGIN'dan alıntıdır.
     
  5. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    İlk ipuçlarını gözleriniz verecektir tabi bakmayı ve gördüğünüzü değerlendirmeyi biliyorsanız. Yağ lekesi bazen zift yaması, kum değişik yüzey malzemesi, mazot neredeyse görülmez ufak bir parıltı gibi görülebilir.

    Gölgeler tehlikeli bir engeli saklıyor olabilir, daha kötüsü yaratabilir. Çiğ yağan bir gecenin sabahı gölgede kalan bölümler henüz kurumamış olabilir ve güneş henüz üzerine düşmediği için parlayıp sizi ikaz etmesi de mümkün değildir.

    Tecrübe size görünmeyen bölümlerde ki olası tehlikelerin varlığı hakkında bilgi verecektir. Polarize güneş gözlüklerinden sakınınız bunlar parıltıları yok ederek sizin ikaz almanızı engelleyeceklerdir. Koku almaya çalışınız. Bilhassa mazot aşırı kaygan bir malzemedir. Mümkünse etrafından dolaşınız. Eğer üzerinden geçerseniz mümkün olduğunca dik ve yavaş geçiniz ve geçtikten sonra ihtiyatlı olunuz çünkü lastiklere sıvanan atık geçtikten sonra da bir müddet daha yol tutuşunuzu olumsuz yönde etkilemeye devam edecektir.

    Mazgal kapakları ve mazgal delikleri ıslandıklarında çok kaygandırlar. Yol işaret boyaları birçok kereler boyandıkları için yükselerek neredeyse plastik gibi olurlar ve kaçınılması gereken kaygan alanlardır. Bilhassa ıslanınca çok kaygan olurlar.

    Asfaltta boyuna çatlaklara dikkat ediniz. Bunlar bilhassa zift yamaları ile doldurulduğunda koyu siyah renkte bir iz yaparlar ki kaçınılması gereken yüzeylerdir. Bu yüzeyler bilhassa ıslakken dik geçilmeli üzerlerinde kıvırma, yatma yapmaktan ve sert gaz vermelerden kaçınılmalıdır.

    Ön tekeriniz bir yol çukuruna düştüğünde o an ön frene dokunmaktan kaçınınız. Bu durumda ön teker bir miktar yanlayacağı için(negatif trail) ön freni sıkmak kazaya sebep olabilir.

    Kum döküntüleri ve bilhassa killi çamurlarda kamyon ve diğer vasıtaların yaptıkları kaygan izler(oluklar)çok tehlikelidir. Bu izler lastiği adeta ters tarafa teperler. Buralarda da yavaşlayınız, motoru önceden dik konuma getiriniz ve mecbur olduğunuzdan fazla bir gaz verme işlemi yapmayınız.

    Genellikle kavşaklar yağ döküntülerinin fazla olduğu yerlerdendir. Yine araçların yavaşlayıp sıra bekledikleri köprü, araba vapuru, fast food, benzin istasyonları bu tip yerlerdir. Ayrıca dönemeçlerin dış tarafları yağ ve lastik birikintilerinin fazla olduğu yerlerdir. Buralarda her an kaygan bir alana girebileceğinizi bilerek ona göre ihtiyatlı yaklaşılmalıdır. İhtiyattan kast edilen yumuşak gazlama ve fren, kıvırma ve kontra hareketlerinden kaçınma, motorun hızını kontrol edilebilir seviyelerde tutarak dik konum da sürüş yapmaktır. Tabi birde takip mesafenizi iki misline çıkarınız. Yine kaygan zeminlerin varlığını yeterince önceden görebilmek için ileriye bakış tekniğini uygulayınız ve gazı erken kesiniz. Yine kaygan zeminlerden geçerken elleriniz elcikler üzerinde rahat bir durumda tutuş yapmalıdır.

    Islak Zeminde Sürüş Prensipleri:

    Bir çok sürücü için kaygan zeminde sürüşler de büyük problem:

    A) Lastiklerinin Tutunma Sınırlarını Bilememeleri.
    B) Frenleri Ne Kadar Set Sıkabilecekleri Hakkında Kesin Bir Kanıya Sahip Olmamalarıdır.

    Bir çoğu süratini gereksiz oranda azaltır. Halbuki yolun yüzeyi düzgündür ve tutunma yağışın başladığı ilk dakikalardan sonra iyileşmiştir ayrıca trafik yoktur, görüş iyidir.

    Yağmurun yarattığı ıslak zeminlerde de olsa makul bir ilerleme hızı emniyet için gereklidir. Belki kuru zemindeki ilerlemeler kadar hızlı değil ama çok da yavaş değil. Trafikte diğer sürücülerle birlikte akmazsanız onlar sizi sıkıştırarak zor durumda bırakacaktır. Tabi uygun frenleme mesafesi bırakmayı ve ileriye dönük plan yapmayı ihmal etmemelidir. Islak zeminde önlem iyidir ama öbür sürücülere yük olmamak kaydıyla. Eğer yağmurda sürüşün limitlerini ve tehlikelerini biliyorsanız aslında çok zevkli bir sürüş olabilir.

    Tutunmayı araştırma:

    Yol tutuşu ıslak zeminde nasıl etkilenir?
    Sağ duyunuzu kullanın. Yol yüzeyine bakın, yağmur uzun zamandır mı yağıyor?

    Islak zeminler elbette kuru zeminlerden daha az tutunmaya imkan verir. Bu yüzden yatış açınızı azaltmak ve frenleme mesafenizi artırmak zorundasınız. Ama yol yüzeyini yıkayan yağmur, yüzey düzgünse ve lastiklerinizde iyi ise yoldaki yağlanma, asfalt gözeneklerin aşınmış lastik partikülleri ile kapanması gibi tehlikeleri de yıkayıp atacağı için size yol tutuşu açısından bir artı faktörde de sunar.

    Problem yüzey düzgün değilse ve kirliyse başlar. Yol yüzeyi konusunda sizin yapabileceğiniz bir şey yoktur. Olduğu gibi sürmek zorundasınızdır. Yol yüzey kalitesi bu günlerde kötüleşmekte ve düzgün yüzey bulmak neredeyse hayal durumunu almaktadır. Bozuk yüzeyler artık genelleşmekte sanki bir kural olmaktadır.

    İleriye bakın. Yol yüzeyinin üzerine doğru ve ileri. Yüzey değişmelerini önceden fark edin ve gerekli önlemleri alın, reaksiyonlarınızı uyarlayın. Yol ortasındaki çatlaklar tehlike işaretidir. Renk değişmeleri yamalar veya derin çukurlar olabilirler. Bunlar tehlikelerdir. Parlak zeminler ıslak yamalardır genelde ve çok kaygandırlar.

    Motorunuzun bazı yüzeyler üzerinde diğerlerinden daha fazla kaydığını göreceksiniz. Kuru olduklarında iyi bir sürüşe imkan veren bazı yüzeyler ıslanınca sürüşe hiç izin vermeyebilirler. Bazı yüzeyler ıslak yada kuru vasat bir tutunma sunarlar bazıları ise yarış pisti kalitesinde olabilirler. Zor duruma düşmeden önce hangisinin ne sunduğunu bilmek gereklidir.

    HANGİ YÜZEYLER ISLAK OLUNCA KAYGANDIR?

    . Metal mazgal kapakları.
    . Kedi gözleri(yola gömülen metal tiptekiler).
    . Beyaz boyalarla yada sarı boyalarla çizilmiş yol işaretleri.
    . Katran dikişleri.
    . Cilalı ve aşınmış yol yüzeyleri.
    . Yapraklar ve diğer serpintiler.
    . Yağlı ve mazotlu yüzeyler.(Kuru iken de kaygan olan bu yerler ıslanınca daha da kaygan olurlar. Gökkuşağının renkleri verirler.

    Tüm yukarıda sayılanlar ıslanınca parlarlar. Bu sebeple genel olarak denebilir ki parlayan yüzeylerden kaçınınız. Bilhassa mazot yağmurda gök kuşağı renklerini verir ve çok tehlikelidir. Mazot döküntüsü dönüş yapan bir motorcu için büyük oranda kaza riski yaratır. Bu yüzden üzerinden geçilmemeli, bu mümkün olamayacaksa çok yavaş ve dik konumda geçilmeye çalışılmalıdır.

    YAĞ VE MAZOT BİRİKİMLERİNİN ÇOK OLDUĞU AŞAĞIDAKİ ALANLARDAN OLABİLDİĞİNCE SAKININIZ.

    . Trafik ışıklarının yada dur işaretinin olduğu alanlarda ki teker izleri arasında kalan bölgeler
    . Benzin istasyonu, sanayi çarşısı gbi alanlar ve bunların giriş çıkışları
    . Ağır vasıta trafiğinin yoğun olduğu yollar
    . Kavşak dönüşlerinde savrulmanın aksi yönündeki alanlar
    . Göbekli kavşaklar
    . Paralı geçiş gişeleri

    En büyük tehlike dökülmüş mazottur. Avrupa Sürücüler Organizasyonu FEMA nın yayınlarına göre motosiklet kazalarının %10 unun sebebi yola dökülen mazotlardır. Burnunuzu kullanın ve gök kuşağı renklerini yansıtan ıslak zeminlerden sakınınız.

    Genelde yollar kısa bir yaz sağanağının ardından çok kayganlaşırlar. Kuru havalarda yoldaki yağ döküntüleri, aşınmış lastik partikülleri zemini zaten kaygan bir hale getirir. Kısa süren yaz yağmurları ise bu malzemeyi adeta sabunsu bir kıvama getirirler. Halbuki uzun süreli yağışlar bunları yıkayarak yüzeyi temizler ve yol tutuşunu artırır.

    Yüzeylerdeki normalden fazla su miktarlarına dikkat ediniz. Sel gelmesi yada aquaplaning denen ıslak kayma yada su üzerinde aracın yükselerek kendi gövdesi üzerinde kızaklaması olayı ile karşılaşabilirsiniz. Tepelerden ve vadilerden geçerken suyun yola getireceği çamur, çakıl gibi döküntülerin varlığını ön görünüz, bu size sürpriz olmamalıdır. Yoğun yağışların hemen sonrasında inişlerde yolların dip kısımları derin sularla dolmuş olabilir. Siz bu noktalara çok hızlı girerseniz kontrolü kaybedebilirsiniz. Bunun için direklere, yol işaretlerine hatta posta kutularına bakarak yollardaki su derinliklerini tahmin etmeye çalışınız. Topraklaşmış kil zeminler derin bir çukuru saklıyor olabilir, uzak durunuz.

    Oyunun adı uzlaşmadır. Islak zeminde yol tutuşunu sağlamak, onu aramak ve mükemmel bir sürüş planı ile uzlaştırarak avantaja çevirmektir. Size seçenek vermeyen hatları seçmeyiniz. Aşırı pozisyonlardan uzak durmak gerektiğinde size hat değiştirme imkanını verecektir. Katran yamalarından ve yol kenarlarındaki beyaz çizgilerden uzak durmak sizin virajlardaki kayma riskinizi çok azaltacaktır. Boyalı bir işaret okunun yada bir mazgal kapağının her iki yanında fren yapmaya dikkat etmek sizin tekerleri kitleme riskinizi çok azaltacaktır. Bunun için ileriye bakarak ne yaptığınızı düşünmeniz gereklidir. Bu çok zor değildir.


    YOĞUN YAĞMUR ALTINDA SÜRÜŞ

    Yağmur sürüşünün anahtarı düzgün sürüştür. Yumuşak hareketlerle sürüş yapılmalıdır. Ani yön ve hız değişimlerinden kaçınılmalıdır. Yumuşak düz sürüş yapmak, en az sayıdaki kumanda hareketleri ile sonuca ulaşmaya çalışmak en iyisidir.

    Hızınızı düşürünüz. Sert frenlemelerden kaçınınız. Sürüş esnasında arka freni öncelikle kullanınız. Ön freni arka frenden sonra kademeli devreye sokunuz. Normal havalardakine kıyasla daha öne doğru oturarak ağırlığınızı ön tekere aktarınız. Bu lastiğin yere temas alanını büyüterek düz sürüş dengesine olumlu katkı yapar.

    Yanlış yerde yanlış sürat yada yakın takip kötü bir fikirdir. Islak zeminlerde frenleme mesafeniz iki mislini çıkar bunu hiç unutmayınız. Fren yapmak yumuşak ve kademeli bir tarzda olmalıdır. Takip mesafesi iki misline çıkarılmalıdır. Süspansiyonlarınızı dengede tutmak yol tutuşunu olumlu yönde etkiler. Bunun derecesi sizi şaşırtacaktır. Ani ve sarsıntılı kullanışlardan kaçınınız.

    Gaz verirken yumuşak olun ve vites yükseltmelerini erken yapın. Bu arkanın fazla gaz verilerek patinaja girme riskini önler ancak motor devrini de çok fazla düşürmeyin. Bazı motorların devri düştükten sonra tekrar canlanması zordur yüksek gaz oranı ister ki bu da motorunuzun spin atmasına(dönmesine) sebep olabilir. Bilhassa yol yamasına lastiği vurursanız ve arka teker boşta dönmeye başlarsa verdiğiniz bu ekstra gaz motoru ve tekeri beklenmedik şekilde sert bir şekilde döndürerek yamanın uzak kenarında dahi yol tutuşunun gerçekleşmesini engelleyebilir. Motoru, ıslak zeminlerde kendi uygun devir aralığının üst seviyesinde değil alt seviyesinde tutunuz. Mutlaka motor süratinizi yol süratinize uygun hale getiriniz. Bunun için vites küçültürken motor devrinizin farkında olunuz.


    ISLAK ZEMİNDE DÖNÜŞ

    Doğru viraj tekniği kuru zeminde olduğu gibidir fakat bu tekniği doğru uygulamak yağışlı havalardaki ıslak zeminlerde daha bir önem kazanır. Tüm frenlemenizi düz bir hatta tamamlayınız, frenleri bırakınız, süspansiyonların yerleşmesine izin veriniz, yumuşak bir tarzda dönünüz, hafif gaz vermeyi unutmayınız. Bu gazlama düzgün olarak tüm dönüş boyunca sürmelidir, bu hareketiniz aynı zamanda dönüş sırasında geciktirilmiş dönüşe(yatışa) başlamak demektir. Bu durum arka tekeri yükleyerek ön tekerin döndürme işlevini yapmasına izin verir.

    Debriyajı ve frenleri tamamen bırakmadan dönüşe başlamayınız. Dönüşlerde motoru fazla yatırmayınız. Bir üst vitesle kullanın ve takip mesafenizi artırınız. Sert, ani hareketlerden kaçının çünkü kaygan zemindesiniz. Motor freni yapmaktan kaçınınız. Ön freni sert kavramak onu bloke etmektir. Daha yumuşak bir sürüşle viraja girmenin en iyi yolu frenler ve debriyaj tam bırakılmış, ağırlığınız arkaya aktarılmış ve hafif bir gazlamayla beraber yapılan giriştir.

    Yatmış durumda iken çok yumuşak ve düzgün bir şekilde gaz verin, motorun boşta gezinti yapar durumuna girmesini engelleyecek kadar. Çıkışta motoru dik konuma getirdikten sonra biraz daha fazla gaz verebilirsiniz. Dik konumda düz hatta giderken patinaja giren lastik kontrol edilebilir ama yatmış durumda bu aşırma düşüş(high-side) kazası demektir. Kuru zeminlerdeki dönemeçlere yavaş girip hızlı çıkmak tekniği ıslak zeminlerde geçerli değildir.

    Tahmininizden fazla yatabilirsiniz. Ancak ani ve sarsıntılı hareketlerden kaçınmak gereklidir. Dönüş tekniği kuru zeminlerdeki gibidir sadece hattınızı daha geniş seçin ve hareketleriniz yumuşak olsun.

    Bir çok sürücü yatışı erken yapar buda onların virajın ortasında hattan çıkmamak için fren yapmalarını icap ettirir. Doğru yatışa(dönüşe) başlama noktasına yaklaşırken psikolojik olarak geç kalınıyor gibi bir hisse kapılan sürücü panikle motoru doğru dönüşe başlama noktasından önce yatırarak dönüşe erken girer. Bu hareket ıslak zeminde kuru zemine kıyasla çok daha tehlikeli bir durumdur. Erken dönüşe başlamak yolun yarısından itibaren dönüş hattından sapmalara sebep olur. Islak zeminde yavaş gir hızlı çık kuralı geçerli değildir. Yatışa başladıktan sonra tekrar kalkışa kadar başka kumanda vermek durumunda kalmamak sizi bu iki nokta arasında tam bir doğru üzerinde tutar. Yatışla tekrar kalkış noktası arasında tekrar kumandalarla dönüşe müdahale zorunluluğu sizin iki nokta arasındaki gidiş yönünüzün doğrultusunu kırarak, müdahale noktasında itibaren gidiş hattınıza bel verdirir. Islak zeminde bu çok tehlikelidir.

    Islak zeminde dönüş yaparken fren yapmak zorunda kalırsanız arka freni hafifçe kullanın ve ön frenle çok dikkatli olun. Ön fren daha fazla tutuş sağlayabilir ama kilitlerseniz kaza demektir. Arka ıslak zeminde kilitlenirse genellikle freni bırakıp debriyajı çekmede yeterince hızlı olabilirseniz motor hafif sarsılır ama high-side olmazsınız.

    Açıklama.: Apeks noktası: Dönüşün tam orta noktası. Çıkışın görüldüğü nokta. Apekslemek: Motoru yatmış durumdan dik duruma ve dik durumdan yatmış duruma getirmek.

    Aquaplaning yada hidroplaning denen aracın su birikintisine girmesiyle yerden kesilmesi olayını tetikleyen başlıca faktörler şunlardır:

    1. Lastiklerin genişliği
    2. Lastik diş derinliğinin azlığı
    3. Düşük lastik havaları
    4. Motosikletin hızı
    5. Suyun derinliği

    Not: Bu durumda frenlere dokunmadan gaz tamamen kesilerek lastikler tekrar yerle temas edeceği alana girinceye kadar motosiklet yere dik konumda tutulmaya çalışılmalıdır.

    Alıntıdır...
     
  6. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yağmurda Motosiklet Sürmek

    Yağmurda sürmek "Doğru Kıyafetlerle" zevklidir ama kuru havaya göre olan dezavantajlarını görememek de kesinlikle kaza sebebidir.. Bu sebeple birçok tecrübeli sürücü dahi yağmurda düşmüştür.. Peki yağmurda motor kullanırken özellikle nelere dikkat etmeliyiz ki daha güvenli olalım..bir hatırlayalım;

    1. Yağmur yeni başladıysa, yolun üzerindeki tozun suyla birleşmesi sebebiyle, aşırı kaygan yerlerin olma ihtimali çok yüksektir..Belli bir süre geçtikten sonra (yoğun yağmur), nispeten daha iyi bir yüzeydesinizdir..Tabiki gene de Yüzey, her şartda, kuru havaya göre daha kaygandır. Bunların bilincinde olarak; önünüzdeki araçlara olan fren mesafenizi daha fazla arttırarak seyretmeye çalışın. 2 saniye kuralını 3 veya 4 (koşullara göre) saniye‘ ye çıkarın..Daha dikkatli olun, unutmayın ki diğer araçlarda aynı kaygan yüzeydeler, onların da aniden durması zordur çünkü her araç için yağmurda durma mesafeleri 2‘ye katlanır..

      Hep İleriyi planlayarak kullanmanız, öngörerek kullanmanız yağmurda daha da ön plana çıkar..
    2. Motorunuzun devrini, gazınızın aşırı tepkili olmasına neden olacak şekilde yükseklerde tutmayın. Gazınızın aşırı tepkili olması kaymanıza neden olabilir..Bu noktada Gaz hassasiyetinize çok dikkat etmeniz gerekir Motorunuzun devir saatini maksimum %50 lerde tutarak kullanın. Zemin ne kadar kaygan geliyorsa (birikintiler fazla ve asfalt yüzeyi çok parlak), motoru dik tutarak daha düşük devirler kullanın. Her koşulda "Smooth" olunuz.
    3. Şerit boyaları (yol boyaları), mazgallar, demir veya çelik bağlantıların olduğu yol yüzeyleri, yağmurda ıslakken çok kaygandır. Mümkün olduğunca dik konumlarda geçiniz..Geçiş anlarında ileri bakınız. Hafif motorunuz oynasa da paniklemeyiniz, ileri bakışa devam.
    4. Su birikintileri; En büyük sorun Aquaplaning. Bu, büyük ihtimalle düştünüz demek zaten. Kısaca; Su birikintisi derinse ve süratiniz fazla yüksekse, lastik dişleriniz görevini yapamaz ve yolu tutmayı bırakır. Su birikintilerinden daha temkinli geçmeye çalışın. Yolun, yapısal olarak balık sırtı olmasından dolayı en sağı ve en solu en derin birikintilere sahiptir. Bunun bilincinde olunuz.
    5. Lastikleriniz; Lastiklerinizin bitmiş olması veya havalarının düşük olması yağmurda daha da tehlikelidir. Düşük hava basınçlı lastiklerin dişleri, yağmurda tam yere basmayacağı için, suyu olması gerektiği gibi aktaramaması sebebiyle, çok daha fazla kaymaya meyillidir. Dikkat!.
    6. Motorunuz, herhangi bir sebeple, aşırı kayma eğilimine girerse, ilk yapacağınız şey debriyajı çekmek olsun (bunun sebeplerini uzun uzun yazmayacağım). Debriyajı çekin ve ileri bakın. Sonrasında da (kayma geçtikten sonra) debriyajınızı yumuşakça bırakın..
    7. Yağmurda viraj alırken, gene virajın ortasında gazı yumuşakça açıyor olabilmeniz gerekmektedir (aynen kuru havada olması gerektiği gibi). Maksimum yol tutuşu için bu şartdır. Bunun en kolay yolu, giriş süratinizi daha da aşağı çekmektir. Virajın ortasında gazı kapamanız veya fren yapmanız, hele de ıslak bir zeminde, çok daha fazla tehlikeli olabilir.
    8. Kamyon veya otobüs gibi büyük tekerlekli araçların arkasına çok yaklaşmayınız. Gelen çamurlu su, görüşünüzü yok eder. Karşı şeridinizdeki su birikintilerine, "gelen araçların" girmesiyle, üzerinize aşırı su sıçramasına hazırlıklı olun. Mümkünse öncesinden önlem alın (uzak geçiniz). Geliş - Gidiş ayrı olan yollarda da en soldan gitmek, bu bakımdan ıslanmaya hep açıktır. Ayıca yukarıda da belirttiğim gibi zaten en sol, derin su birikintisi riskinin en çok olduğu alanlardandır.
    9. Yağ, mazot birikintileri, yağmurda suyla karışıp yüzeye çıkar, farketmek zordur ve çok tehlikelidir. Mazot olabilecek yerleri öngörmeye çalışın ve oralardan geçerken dikkatli olunuz (benzin istasyonlarının giriş ve çıkışları).
    10. Unutmayınız! Daha az Görüş + Daha Kaygan Zemin = Daha Düşük Sürat + Daha çok Fren mesafesi
    11. Son olarak; birşeylerin bilincinde, doğru kıyafetlerle yapılan Yağmurda Sürüş‘de, inanıılmayacak kadar keyiflidir.
    Kendinize güvenin:)


    Uğur ERTEKİN'den alıntıdır.
     
  7. Şenol SEL

    Şenol SEL Site Müdavimi

    Kayıt:
    27 Şubat 2009
    Mesajlar:
    9.448
    Beğeniler:
    9.012
    Şehir:
    Altıntaş Mudanya - Bursa
    Motosiklet:
    Yamaha
    Yeni başlayanlar ve USTA! lar için güncelleme
     
  8. Goktug Uguz

    Goktug Uguz Site Müdavimi

    Kayıt:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.564
    Beğeniler:
    747
    Şehir:
    İstanbul - Bahçeşehir
    Motosiklet:
    BMW
    Kaygan Yüzeyler

    Yeni yağmur yağdığında,

    * Asfalt,
    * Kumlu, mıcırlı, çamurlu yollar,
    * Mazotlu, yağlı her türlü zemin,
    * Yol trafik çizgileri ve demir, çelik yüzeyler nemlendiğinde

    çok kaygandır.

    Bu tarz zeminlerde MUTLAKA yapılması gerekenler;

    * Mutlaka hızınızı azaltın.
    * Bu tarz zemine sahip virajlarda, motoru daha az YATIRARAK -vücudunuzu kullanın-, daha YAVAŞ hızlarda virajı alın.
    * Fren kullanmanız gerektiğinde, her zaman her iki frenide progresif teknikle kullanmaya gayret edin. Kaygan yollarda her iki frenide aynı anda ve YUMUŞAKÇA kullanmalısınız.
    * ÖN FRENİN HİÇ KULLANILMAYACAĞI TEK ZEMİN, aşırı kaygan olan zeminlerdir; örneğin buzlu zemin. Bu tarz yollarda mümkün olduğunca dik konumda seyir edin.
    * Sert dönüş gibi ANİ MANEVRALARDAN kaçının. Mümkün olduğunca frenlemeyi, dönüşü ve hızlanmayı YUMUŞAKÇA yapın.
    * Kaygan zemin üzerindeki mümkün olan en iyi (daha az kaygan) yüzeyleri kullanmaya çalışın.
    * Park ederken, varsa, yerdeki yağ vs. birikintilerine dikkat edin. Durduğunuzda ayağınızı üstüne koymanız sizi ve motoru düşürür.
    * Toz, çöp vs. yol kenarlarında birikir..Keskin dönüş yaparken yol kenarlarından uzak durun.

    Sevgilerimle

    Yazan :
    Uğur ERTEKİN

    Ekleme Tarihi :
    09 Ocak 2008 , Çarşamba
     
  9. Gökhan Yasdal

    Gökhan Yasdal Site Bağımlısı

    Kayıt:
    25 Şubat 2010
    Mesajlar:
    870
    Beğeniler:
    485
    Şehir:
    İstanbul
    Motosiklet:
    Suzuki
    Dün geldi başıma . Düşmeden toparladım. Özellikle ışıklarda durunca yüzeye dikkat etmek lazımmış demekki. Araçların durup beklediği yerler olduğundan araçları yağ damlatan, camdan abuk subuk şeyler atan şöförler yüzünden kaygan olma ihtimalleri var. Dün sol ayağımı yere koyduğumda 10 cm kadar kaydı az daha solumdaki şeride düşüveriyordum. 1 müsibet bin nasihat meselesi, bu uyarıyı daha önce en az 10 ayrı yazıda okumuştum ama başıma geldi ya bi kere bundan sonra hayatta iyi bakmadan ayağımı yere atmam. Yalnız yağ veya kaygan zemin değil yüzeydeki ufak taşlar da ayağı kaydırabiliyor aman dikkat.
     
    Şenol SEL bunu beğendi.
  10. Enes ŞİMŞEK

    Enes ŞİMŞEK Kıdemli Üye

    Kayıt:
    1 Aralık 2009
    Mesajlar:
    348
    Beğeniler:
    183
    Şehir:
    Konya
    Motosiklet:
    Honda
    2011 Bahar güncellemesi :)