Ankara-karaman/karaman ankara yol hikayesi

Kayıt
23 Ekim 2008
Mesajlar
1.760
Beğeniler
981
Yaş
42
Yer
ANKARA
#1
ANKARA-KARAMAN (370 KM) / KARAMAN-ANKARA MOTOSİKLET YOLCULUĞU

Arkadaşlar merhaba foto yok genede yazıyla bu yolculuğumu paylaşmak istedim.
Motor Kawasaki zl600 elimininator

8 kasım cumartesi sabahı deri pantolonumu ve diğer yetersiz ekipmanları giyerek marşa bastım saat 10,00 da gölbaşına vardığımda donmuş vaziyetteydim, hemen bir mağzaya girdim yün bir korse aldım (5 ytl) ve belime taktım böylelikle montumun arkasından giren soğuğu engelledim.. bir çift yeşil eldiven aldım yazlık olan eldivenlerimin altına giyip üstüne motor eldivenlerini taktım..

Saat: 10.30 Ankara gölbaşındaki shell benzinliğinden depomu doldurup yola koyuluyorum.
Not: yolun Ankara – kulu makası kısmı berbat yolda ağır vasıtaların açmış olduğu teker çukurları ve çizikler var bu yolda motorla gitmek akıl karı değil.

Saat: 12.20 Konyaya 30 km kala bir benzinlikten benzin alıyorum (bu arada pompaya 2-3 metre kala benzin bitiyor ve motor stop ediyor tabi yedek halen dolu.) depomu doldurup motorumun 110-140 km arası hızla yapılan yolculukta 0,157 ytl yaktığını öğreniyorum
Burada kazan gibi olan beynimin rahatlaması için biraz mola veriyorum bir iki sigara içiyorum 20 dakikaya yakın oyalanıyorum ve yola çıkıyorum,

Konyayı geçiyorum karamana 15 km kala kendimi rüzgar sesinin kulaklarıma yaptığı etkiden dolayı dayanamıyorum ve bir benzinlikte duruyorum burada da 15 dakika oyalanıyorum.

Saat: 2.30 karamana bacanağım evine varıyorum. Gölbaşında sıfırladığım km saatim 357 km de.

İlk tecrübe
1- kesinlikle üstünüzü çok sıkı giyinmeniz lazım çünkü gerçekten sabit durmaktan donuyor insan, çelik burunlu botumun ucundan bile rüzgarın girdiğini hissettim ve ayağımı donmasın diye motorun müsait yerlerine dayamak zorunda kaldım..
2- kesinlikle mp3 çalarla yolculuk yapılması lazım, çünkü rüzgarın sesinden ve yalnızlıktan bildiğiniz bütün türküleri şarkıları söylemek zorunda kalıyorsunuz yolda.. sonrasında ya ben delimiyim diye düşüncelerle boğuşuyorsunuz.
3- Her 100 km de mola verilmesi gerekiyor yoksa benim varacağınız yere vardığınızda her yeriniz tutuluyor.



9 Kasım Pazar Karaman – Ankara (Dönüş yolculuğu)

Saat: 10.30 yola çıkıyorum hava çok güzel karamanın çıkışındaki benzinlikten depomu dolduruyorum ve her 100 km de mola vereceğimi kendimi şartlayarak gaza basıyorum hızım 100-110 oda ne tepede yönü bana dönük bir reno flash marka araba var neyse biraz yavaşlıyorum radar olabilir diye yanından geçiyorum. Geçerken içindeki adam bana bakıyor ben adama, sonrasında aynadan takip ediyorum arabayı, içinde bulunan şahıs ki bu poliş memur ve o araç radar aracıymış, apar topar arabadan inerek arkamdan bakıyor, hımmm bu radarmış tühhhh diyorum ama nafile trafik polisi beni çeviriyor ve evraklarınız lütfen…
Sonuç olarak 104 km hızla radara girmekten ve motosikletlerin hız sınırı çok saçma olsada 70 km olmasından dolayı katlamalı olarak 237 lira ceza yiyorum..bütün hevesim, sevincim, kursağımda kalıyor.. meletiliğe kurşun atacak kurşunu bulamazken çok kötü oluyor benim açımdan.. neyse

Saat: 11.15 tekrar yola koyuluyorum polis memurunun cumradaki radara girme uyarısı ve yediğim cezanın acısıyla 60-80 km arasında bir hızla Konyaya bağlı Aşağı Cumraya yaklaşırken arkadan gelen arabanın korna sesleri ve yaptıkleri işaretle irkilip hemen duruyorum, karamana gelişte bir civatası düşmüş olan plakamın diğer civatasıda düşmüş ve benim bağladığım incecik ipe bağlı olarak sallanıyor hemen cumrada biryer bulup doğru düzgün vidalattırıyorum.
Gene yavaş hızlarla konyaya varıyorum Ankara yolunu arıyorum çünkü Ankara tabelalarını takip ederken birden üzeri karalanmış bir Ankara tabelası çıkıyor karşıma.. hayda dönüyorum soruyorum şurdan git diyorlar gidiyorum gene tabelalar ve karalanmış bir Ankara tabelası sinirlerim bozuluyor ana yolun kenarından bir türlü yola giremiyorum, en son motoru yol inşaat çalışmalarının ordan kumların çakılların üstünden zorda olsa ana yola indiyorum ve 80-90 km hızla gayet dikkatli bir şekilde yola devam ediyorum.

Saat: kaç hatırlamıyorum
Bir benzinlikte durup depomu dolduruyorum , sigara ve kahve içtikten sonra yola çıkıyorum.. cihanbeyliye az kala bir trafik ekibi görüyorum ve duruyorum.
Memura yazılan cezada bir hata olup olmadığını soruyorum oda bana gerekli açıklamayı yapıyor hız limitiniz 70 eğer %10 unun geçerseniz katlar diyor yani yazılan cezanın normal olduğunu söylüyor. Ve bana kulu makasına kadar radar olmadığın diğer tarafın kendilerine bağlı olmadığı bilgisini veriyor teşekkür ederek tekrar gaza basıyorum. Ve kulu makasından Ankara-adana yoluna çıkış yapıyorum.

Yol çok kalabalık ve çok bozuk düşmemek ve ezilmemek için çok dikkatli yol alırken ve azami dikkat gösterirken ileriye bakmak pek aklıma gelmiyor ve gene radar.. hızım 85-90 km sonrasında iyice yavaşlıyarak yanından geçiyorum, bu sefer yolun kalabalığından memur arabadan inip plakamı okuma gereği duymuyor ama beni gene korku sarıyor.

Saat 15.00 ankaraya 90 km kaldı radarı geçiyorum ufukta tşof tesislerini görüyorum ama polis çevirmesini bozuk olan gözlerim seçemiyor..

Radar aracından hemen sonra çevirmeye girmeden beklemeye karar veriyorum ve motoru durdurarak beklemeye başlıyorum (bu arada geçen araçların bir çoğunun sürücülerinin yüzünde gülümseme çünkü niye beklediğim çok açık)
Derken yolda bisikletle yol alırken gördüğüm sahıs yanıma geliyor ben o sırada sigaramı yakmaya çalışıyorum ama rüzgardan dolayı çok üşüdüğümden yakmayı beceremiyorum bisikletli kibritini uzatıyor çakmak bir işe yaramaz diyor, gülümseyerek alıyorum kibriti ancak gene yakamıyorum, bu sefer bisikletli kibriti alıp yakıyor ben de sgaramı yakıyorum.

Aramızda geçen diyalog:

Ben: hayırdır nerden böyle bu soğukta,

O: ne soğuğu sen üşümüşsün ben terliyorum pedal çevirmekten, ben güney doğudan geliyorum, ben PRETOSTOCUYUM diyor.

Ben: isminiz?

O: Niyazi, ben terörü protesto ediyorum, birçok tv de çıktım tam 7000 km pedal çevirdim, ben anadoluyu çok seviyorum Anadolu çok güzel, istanbulun çok iyi bir yerinde oturuyorum ama çevremdeki insanlar robotlaşmışlar, ben maceracıyım yaşamı seviyorum ve böyle yaşamak çok güzel..

Ben: Niyazi bey nerde kalıyorsunuz, para pul neyle karşılıyorsunuz masraflarınız?

Niyazi bey: hayatımda kimseye çalışmadım dalışla uğraşıyorum üç beş kuruş kazanıp kendimi bisikletle yollara vuruyorum tererü pretosto ediyorum, masrafımda fazla yok diyor..

Ve devam ediyor… güneydoğuda köylerde beni misafir ediyorlar, köy çocuklarını bisiklete bindiriyorum, hepsini toplayıp fotoğraflarını çekiyorum, üstleri başları yamalı, sümüklü, ayaklarında ayakkabı yok onları öylece fotoğraflıyorum, Anadolunun bütün güzelliklerini görüyorum…

Ben: nerde kalıyorsun Niyazi bey yollarda?

Bana bisikletinin arkasına fotoğraf makinasının altında bulunan çadır gösteriyor ve devam ediyor. Bu çadır hem kışlık hem yazlık olabiliyor hava kararında hemen kuruyorum içine giriyorum, öyle bir uyuyorumki dünya yıkılsa duymam diyor.

Peki yağmur yağınca ne yapıyorsunuz…? Oooo yağmurda çadırda uyuması daha zevkli tıpır tıpır yağmur çadıra vuruyor o kadar güzel oluyorki uyuması tabi yağmur yağarken yüksek bir yere kuruyorum çadırı yoksa su alırım diyor..

Ankaraya resmi kurumlarla görüşmeye gittiğini onlara izlenimlerini anlatacağını dinlemeyeceklerini bildiğini ama anlatmaya devam edeceğini söyleyerek ben gideyim az ilerde çadır kurayım yarın pazartesi sabahtan giderim ankaraya diyor..

Kendisine cesaretini cesareti, yaşam biçimi ve protesto ettiği terorü hatırlatarak tebrik ve teşekkür ederek uğurluyorum onu..

Saat : 16,15
Çevirmenin bitmiş olmasını varsayarak çok üşümüş bir halde marşa basıyorum ve ilerliyorum, çevirme mevirme kalmamış bu arada 3-5 km ilerde Niyazi bey pedal çevirmeye devam ediyor, ona defalarca kornaya basarak selamlıyorum ve yanından geçiyorum.

Güneş dağların ardından batıyor ve ben daha çok üşüyorum yol çok bozuk ve kalabalık..


SAAT: 17,30 EVİMDEYİM

TOPLAM YAPTIĞIM KM 750 KM.

Vakit ayırıp bu uzun yolculuk hikayesini okuduğunuz için teşekkürler.
 

Erol

Admin
Yetkili Kişi
Kayıt
9 Ekim 2007
Mesajlar
5.996
Beğeniler
3.100
Yaş
51
Yer
İstanbul-Çamlıca
#3
Paylaşım için teşekürler umut kardeşim. Ceza için geçmiş olsun.
 
Kayıt
23 Ekim 2008
Mesajlar
1.760
Beğeniler
981
Yaş
42
Yer
ANKARA
#4
Sağolun Erol hocam, halen düşünmekteyim nasıl ödeyeceğim diye durumum biraz sıkışık bu günlerde.. ama başa gelen çekilir.. ilk şehirler arası yol tecrübemde böyle bir olay olması hoş değil ama türkiye yollarında yolculuğu sağ selamet tamamlamak daha önemli..
 

Metin

Forum Bağımlısı
Kayıt
19 Nisan 2008
Mesajlar
4.039
Beğeniler
1.618
Yer
istanbul
#5
Paylaşım için teşekkürler Umut kardeşim,hakikaten motorsiklet için karayolları hız limitleri çok saçma,hala düzeltilmedi...Geçmiş olsun kardeşim...
 

Emrah.Saka

Forum Bağımlısı
Kayıt
3 Ekim 2008
Mesajlar
465
Beğeniler
522
Yaş
34
Yer
Ankara
#6
Paylaşımlarınız için teşekkürler. Dediğini yolları motosikletlede yolcu otobüsüylede geçtim ama inanın boş ağırlığı 13 ton olan 0403 dahi o yolda sıkıntı çekmekte. Daha doğrusu Türkiyenin çoğu yolunda. Kaldıki motosiklet için çok daha zor. Malesef benim izlenimlerime göre karayolları tol inşasında motosikleti hesaba katmıyor. bu sebeplede her yerde sıkıntı çekiyoruz. Hız sınırına gelince. dediğinize katılıyorum. Çok az motosiklet için. günümüz 125 cc lik motorları dahi rahatlıkla 80-90 km ile sabit olarak ilerleyebiliyor. Bu sebeple hız limitinin 90 km olması şart. Bununla ilgili bir çalışma vardı ancak sonuç ne oldu haberim yok...
 
Kayıt
23 Ekim 2008
Mesajlar
1.760
Beğeniler
981
Yaş
42
Yer
ANKARA
#7
bildiğim kadarıyla hız limitleri mecliste bekleyen konulardan biri ama ne hikmetse bir türlü görüşülemiyor...bu yolların böyle olmasının bir çok sebebi var.. 16 ton yük taşıyabilecek kamyonlara 30 ton yük atıyorlar birde kendi ağırlığı her kamyonun 40 ton olduğunu düşünsenize bu ağırlığa yolmu dayanır.. haaa övüne övüne bi kaldı sayın hükümet bütün yolları çift yön yapıyoruz diye ankara adana yolu türkiyenin en işlek yollarından biridir ve en çok ağır vasitanın çalıştığı yol ama yola atılan asvalt bir ayda kamyonların tekerlerini gömüyor kendini... caanım vatanımda demiryolları cumhuriyetin ilk yıllarından beri hiç artmazsa ve demiryolları bazı çevreler tarafından maddi çıkarlar uğruna bitirilirse ne bizim motosikletle yolculuk yapabileceğimiz bir yolumuz olur nede kurallara uyan kamyoncumuz.. artı terorden kat kat fazla can kaybı olmaya devam eder bu memlekette.. canım memleketim hörgüçlü deve gibi neresi doğruki...
 
Kayıt
23 Ekim 2008
Mesajlar
1.760
Beğeniler
981
Yaş
42
Yer
ANKARA
#8
düzeltme: trafik kazalarında terörden daha fazla can kaybı olduğunu söylemek istemiştim eksik olmuş özür dilerim.
 
Kayıt
23 Ekim 2008
Mesajlar
1.760
Beğeniler
981
Yaş
42
Yer
ANKARA
#10
teşekkürler barış, foto çekemedim çünkü kameralı cep telefonu kullanmıyorum, yanımda makina taşımayıda sevmiyorum, birde tek başıma olduğum için foto çekmek biraz garip olacaktı...aslında amacım karamana gitmek değildi bolu tarafına gidecektim hatta burda bir konu açtım ama talipli bulamadım kendime forumdan, artçı arkadaşta rahatsızlığından dolayı katılamadı..

benim için büyük bir tecrübe oldu grup halinde olsaydı eminim kat kat daha zevkli olurdu... inşallah gelecek sezona grup halinde geziler düzenleyebiliriz ankarada..
 
Kayıt
8 Ocak 2008
Mesajlar
10
Beğeniler
23
Yaş
52
#11
Yol hikayenizi çok güzel betimlemişsiniz. Paylaştığınız için tşk.ler.
Şu 70km/saat limitini anlamış değilim. Anlayacağımı da sanmıyorum açıkcası...
 
Kayıt
23 Ekim 2008
Mesajlar
1.760
Beğeniler
981
Yaş
42
Yer
ANKARA
#12
bu arada benimle 8 kasımda önerdiğim tura çıkmayan ankaralı motorcu arkadaşlara teşekkürler onlar katılmış olsalardı bu tecrübeyi yaşama şansım olmazdı, bu kadar uzun yol gidemezdim...!!!!!!
 

Mesut Korkmaz

Forum Bağımlısı
Kayıt
28 Mart 2008
Mesajlar
1.724
Beğeniler
971
Yaş
54
Yer
Çayyolu, Ankara
#13
kötükomşu insanı mal sahibi yaparmış derler ya sizinkisi de benzeri olmuş. katılımcı olmayıca tecrübe sahibi olmuşsunuz ;)
üşümek ve hız cezası dışında güzel geçmiş anlaşılan.
 
Kayıt
23 Ekim 2008
Mesajlar
1.760
Beğeniler
981
Yaş
42
Yer
ANKARA
#15
mafit hocam üzerinize alınmayın :) gelecek sezonda sizinle güzel organizasyonlarda buluşuruz inşallah... evet üşümek ve ceza hariç herşey çok güzeldi...

pişman değilim :)
 
Yukarı Alt