Harley Davidson nedemektir ?..

Kayıt
13 Ağustos 2008
Mesajlar
17
Beğeniler
20
Yer
Istanbul/Alaska/Idaho/Boston/SanFrancisco
#1
Herkese merhaba... İçimdeki tutkuyu ve fırtınayı paylaşmadan geçememe adına bu konuda birkaç söz söylemek istiyorum...

Dünyayı fazla sevmiyorum. Yaşamı çok sevmiyorum. Bazen tek yaptığım gökyüzüne bakıp bir çıkış aramak. Fakat öyle bir varlık yaratılmışki, bir çıkış olduğunu hissetsenizde, burada olduğunuz sürece asla oraya erişemiyorsunuz..

Çocukluğumdan beri hep çok düşünceli biri oldum. Öyle olmayı seçtiğim için değil, öyle doğmak benim şansım olduğu için. Herşeye kafayı çok fazla taktığım için huzur bulabilmek benim için hiç kolay olmuyor. Bazen sosyal yaşamdan manen okadar uzaklaşıyorumki, etrafımı algılamam diğer insanlardan çok daha farklı bir hale geliyor. Bazen, hiçbir şey beni tatmin etmiyor... Bir konuda sonuç olduğunu bilsemde, oraya ulaşacağımı bilsemde, ulaşsamda, ulaşmasamda aklımda oluşan soz sözcük "ne yani, hepsi bumu?" olgusundan başka birşey olmuyor. Ne için varım, ne yapmalıyım, ne kazanacağım, insanlar yaptıkları şeyleri neden yapıyor, dünya neden bukadar kötü bir yer, neden her konuda adaletsizlik mevcut, neden nefsimize hakim olamıyoruz, masumlar neden zarar görüyor, sonuçta nereye varacağız.. Sizi temin ederimki, Sokrates kadar, hatta ondan daha fazla düşünce üreten biri varsa, o kişi benim...

Hayatım boyunca, bir kaçış yolu aradım durdum. Bazen herşeyden sıyrılmak istiyorum. Neden kaçtığımı bilmesemde, nereye gittiğimi bilmesemde, sonucunda ne elde edeceğimi bilmesemde, yada birşey elde etmeyeceğimi bilsemde... Bazen beynin ürettiği kuruntulardan ve dünyadan kaçmanın tek yolu, kaçmaktır sanırım.

Şu anda 22 yaşında olsamda, bir mutsuzluk abidesinin davranışlarını sergilediğimi biliyorum. Hayat dolu olmak, enerji dolu olmak, pozitif enerji yaymak.. Bunlar güzel şeyler ancak, bazı insanların yapıları ve yaratılışları
tahmin edemeyeğiniz kadar, okadar farklı oluyorki, asla tahmin edemeyeceğiniz
detaylara saplanıp kalıyorlar.. Kendi kendilerine zulüm ediyorlar..
Tek çare, kaçmak, gitmek, keşfetmek, aklı yeniliklerle doldurmak...

İşte bu noktada devreye Harley Davidson giriyor... Eğer biri bana "Harley'in
senin için ne ifade ediyor?" diye sorsaydı o'na vereceğim tek ve basit bir cevap olurdu... Kurtarıcım... En iyi dostum... Hayat arkadaşım... Kaçış biletim...

Harley'imin motor sesini duyduğumda, içime öyle bir umut doluyorki, yeni rüzgarlar, yeni serüvenler, yeni manzaralar, yeni yüzler ve fazlası.. Sanki oralarda biryerlerde birşey beni bekliyor... Biliyorum, hiç birşey yok oralarda..
Fakat, sadece gidiyorum.. Nereye gittiğimi bilmesemde... Yollardaki sarı çizgileri takip ediyorum... Sonucunda ne elde edeceğimi bilmesemde... Çünkü, biliyorum, o gücü hissediyorum, o'nun beni asla yarı yolda bırakmayacağını çok iyi biliyorum... Beni nezaman nereye istersem götüreceğini biliyorum... O benim için özgürlüktür.. Yorulduğumuzda, hoş bir manzara ararız ve bir kenarda dururuz ve birbirimizle sohbet ederiz. Bazen bana çamurlanan metallerini temizlememi istiyormuş gibi bakar. Kıyamam. En iyi dostumu güzel görmek beni en mutlu eden şeylerden biridir.. Sonra bana "hadi kalk, artık gidelim" der...
Motoru çalıştırırım, sesi kalbimi küt küt attırır... Bir sonraki yola, bir sonraki manzaraya, bir sonraki serüvene... Nereye gittiğimizi bazen biliriz, bazen yol bizi nereye atarsa deriz... Fakat o bana hep umut vermeye devam eder..
O her devrini aldıkça, benimde kalbim öyle hızlanır.. Beraber rüzgara doğru yol alırız ve cennetin kapılarını ararız..

Dostum ve ben, ilk uzun yolculuğumuzu İstanbul'dan İzmire yapmıştık...
Sonra dostum kargoyla, ben uçakla Amerikaya uçtuk... Orada, New York'tan Bostona kadar beni korudu, bana göz kulak oldu.. Orada konuştuk ve karar verdik.. Yollar bizi bekliyor... Boston'dan Idaho sandpointe kadar 26 günlük bir yol katettik... Harley'im hiç şikayet etmedi.. Hala o'na bakıyorum.. "Hadi artık gidelim!" diyor bana... Güneşte metalleri gözlerimi kamaştırıyor... Idaho Sagle'den Seattle'a varmamız 1.5 hafta sürdü.. Yollarda durduğumuzda ben dinlenirken oda dinlendi.. Sonra bir başka arkadaşımızın tavsiyesiyle Alaska'ya gitmeye karar verdik. Alaska'nın sınırına kadar geldik ancak içeriye giremedik. Bunu bir başka serüvene sakladık.. Oradan aşşağıa, San Francisco'ya geldik..
Harley'im hiçde yorulmuş gibi gözükmüyordu... Bu upuzun yolculuklardan sonra, o yine kargoyla, ben yine uçakla, İstanbula geldik.. Eski gittiğimiz yerlere gitmeye devam ettik.. O'nun sesi hala beni harekete geçirmeye yetiyorda artıyor. :cool:

Şu an ona baktığımda rüzgar esmesede o rüzgarı hissediyorum... Hala ona bakıyorum, birde bulunduğum noktaya.. Güzelimin parlayan metalleri ışık saçarken bana hala aynı şeyi söylüyor.. "Hadi, artık gidelim!:cool:"....

Harley'im, rüzgar, deri montum, sarı çizgiler ve yollar... Tüm istediğim bu..

Bu, bana dünyada kimsenin veremeyeceği bir hayat vermedir.. Hiç kimse beni Harley'im gibi kurtaramaz. Hiç kimse bana o'nun verdiği yaşam enerjisini veremez... Sonsuza kadar tek kurtarıcım o olacaktır. O bana, bende o'na bakacağım. Birlikte daha çok uzun yollara çıkmayı planlamaktayız..
Bir sonraki hedefimiz dünya turu... İkimizde bunun çok zor olacağını biliyoruz ancak, bunu başarabileceğimizide biliyoruz.. Birlikte çok yol kat ettik..
Umarım, bu kat ettiklerimiz sadece bir başlangıçtır..

Kısacası, Harley Davidson, benim için herşey demektir...

Her birinizle bir gün sürmek dileyiğle !:cool:
 

Ali Aygün

Forum Bağımlısı
Kayıt
26 Temmuz 2008
Mesajlar
381
Beğeniler
382
Yer
İstanbul
#3
Şu an ona baktığımda rüzgar esmesede o rüzgarı hissediyorum... Hala ona bakıyorum, birde bulunduğum noktaya.. Güzelimin parlayan metalleri ışık saçarken bana hala aynı şeyi söylüyor.. "Hadi, artık gidelim!"....

HADİ ARTIK UÇALIM :=)
 
Kayıt
13 Ağustos 2008
Mesajlar
17
Beğeniler
20
Yer
Istanbul/Alaska/Idaho/Boston/SanFrancisco
#4
Kardeşim benim.İşte senin gibi insanlar lazım dünyaya.Sen bizim HOG'tan mısın?Yahut Bostancıda takılıyormusun?Yani tanışıyormuyuz?
Dostum. ne yazıkki henuz bir harley grubuna katılmıs değilim. en kısa zamanda toplu bir seyahatte yer almak niyetindeyim ancak. okuduğun icin tesekkur:cool:
 
Kayıt
12 Ağustos 2008
Mesajlar
175
Beğeniler
176
#5
İstediğin zaman bize katılabilirsin.Hemen her gün Bostancı sahilde bulabilirsin bizi.Ben yarışlarım olmadığı vakitlerde Cumartesi,Pazar full oradayım.Onun dışında her gün 5-6'dan sonra beni bulabilirsin.DD 81
NOT:Harleyleri gördüğün zaman oraya yanaş.Bir arkadaşa burada Electrayla ön kaldıran bir 2 numara kafa varmış dersen,beni gösterirler.

En kısa zamanda bekleriz
 
Kayıt
11 Ağustos 2008
Mesajlar
68
Beğeniler
30
Yer
EdirNe
#6
Ağlıyacaktım yaa.Sevgini takdir ediyorum.Motor sevgisi çok başka.Yeri geliyor bir Harley'in özgürlükçü ruhunu,yeri geliyor bir racing'in ele avuca sığmayan hareketlerini,tavırlarını görmek insanin bütün sıkıntılarını alıp götürüyor..
Edirne'ye hiç geldin mi bilmiyorum ama burada senin gibi motor tutkunu bir arkadaşım olsun isterdim.Etrafımda motor seven var ama motorun ruhunu anlayan pek yok :( Olurda bir gün yolun buraya düşerse yoldaşın var merak etme..
 

o.somuncu

Organizatör
Kayıt
6 Ağustos 2008
Mesajlar
1.258
Beğeniler
850
Yer
Dikili - İZMİR
#10
Ayakabı Markası die biLiyom .
Sevgili kardeşim,mizah mı yapmak istedin,alay mı bilmiyorum ama,insanların samimi duygularıyla,değer verdiği araç,kişi veya inançlarıyla şaka da olsa alay etmek onları incitir!...Bence daha dikkatli olmalısın...Sana abi olarak bir uyarı daha yapmak istiyorum;yazı yazarken büyük harfleri gereksiz yerlerde kullanıyorsun..(Diğer yazılarında da var!.) Bunu okuyanlarda bıraktığı izlenim olumlu olmaz..İfade ettiğin düşünceler de gelişigüzel olarak yorumlanır ve ciddiye alınmaz..Umarım bana alınmazsın sevgiyle kal..
 

serkan thundercat

Forum Bağımlısı
Kayıt
27 Şubat 2009
Mesajlar
610
Beğeniler
259
#13
selam.
motorlu araçları çok seviyorum. motosikletimi seviyorum ancak bu sevgi canlı varlıklara duyduğum, özellikle aileme karşı duyduğum sevginin yanında çok küçük kalır. hiç bir materyale bağlanmadım, bağlanmam da. ulan yaşlanıyor muyum yoksa ben yaa..?:) :)
 
Yukarı