Hayalimizdeki tur

Şenol SEL

Forum Bağımlısı
Kayıt
27 Şubat 2009
Mesajlar
9.470
Beğeniler
9.023
Yer
Altıntaş Mudanya - Bursa
#1
Şööle bi gezi olacak herhalde.
Mavi çizgi gidiş, kırmızı dönüş..

http://i138.photobucket.com/albums/q253/borazan/harita-1.jpg

Evet dostlar şöyle kısa bir yol programı yapayım dedim. Herkes bilsin nasıl gidilecek, nerde durulacak, nerde yemek yenecek, velhasıl nasıl olacakta gidilecek bu tura...

16 Mayıs 2009 Cumartesi

07.30 Yalova yolu kafkas buluşma ve kahvaltı
08.00 Hareket (öncü ve artçıların eşliğinde)
09.30 İlk mola Öncü karar verecek yolda müsait bir yerde duracağız.
09.45 Hareket
11.30 İkinci mola ( Nerdemiyiz? Ne bileyim gidiyoruz işte)
12.15 Hareket
14.00 Otobanda bir restoranda muhtemelen Düzce civarlarında bir yerde yemek
15.15 Hareket
16.30 Ücüncü mola ( Öncü kimse onun kararına uyacağız)
17.00 Hareket
18.30 Safranbolu'ya varış
19.00 Otele yerleşme

İlk günü otelde yöresel yemekleri set menüden (ne demek bilmiyorum) alarak tamamladık. Yemek sonrası ufak bir safranbolu turu, yürüyüş, bir kahvede sohbet, fotoğraf çekimi, akşam yatış serbest...

17 Mayıs 2009 Pazar

Sıra geldi 2. gün programına...


09.00 Safranbolu Kadıoğlu Şehzade konaklarında kahvaltı.
10.00 Safranbolu çarşı gezmesi çay ve kahve molaları fotoğraf turu...
12.00 Tekerlekler dönecek istikamet Bartın...
13.00 Bartın liman kenarında balık restoranında yemek...
15.00 Hareket
16.00 Turizm Otelcilik Uygulama Oteli'ne varış
17.00 Amasra turu çay kahve ve fotoğraf turu. Bir gün sonrası sabah gezi organizasyonu ayarlanması ve akşam yemek organizasyonu. Rakı - Balık - ve illaki Cola...
19.00 Yemek vaaar...

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Şimdi gezinin 3. gününü yazıyorum.

Sabah saat 09.00 da uyandıktan sonra mesela saat 10.00 gibi bir gece önceden ayarlanmış olan tekne ile Amasra turu atarken aynı zamanda da kahvaltımızı alacağız teknede. Bol bol fotoğraf çekip güneye giden dostlarımıza nezire yapacağız.
Saat 11.30 sularında tekneden inip motorlarımıza bineceğiz.
12.00 Harket edeceğiz. Öncümüz en tecrübelimiz olacak. Listeye bakınca bu kişi Zeki Duman kardeşim oluyor.
Onun önderliğinde yaklaşık 150 Km. yol yapıp ( Amasra, Bartın, Saltukova, Hisarönü, Kilimli, Zonguldak, Kozlu, Ereğli ) Ereğliye gireceğiz. Ereğlinin pidesi çok meşhur olduğu için akşam üstü hem dinleneceğiz hemde karnımızı doyurup enerji toplayacağız. Vakitlice otelimize gidersek o akşam üstü ve ertesi sabah otelin kapalı havuzuna girebilir yada jakuzisinde çaylarımızı yudumlayıp dinlenebiliriz.

--------------------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşlar gezi ile ilgili ek bilgiler vermek istiyorum. Şu an listemiz oldukça kalabalık görünüyor. O sebeple dün geceki toplantıda Sevgili Karakuş'un bir teklifi oldu. Bana da oldukça mantıklı göründü.Şöyleki;

Turumuzun ilk günü viraj sever motorcu kardeşlerimiz için Mustafa Karakuş alternatif bir yol planlayacak ve tura katılan, hem virajlarda giderim hemde manzara seyredip keyfini çıkartırım diyenlere, bir alternatif olacak. Bir şartımız var, oda bu alternatif yoldan gidecek olanların motorlarının Karakuş'un motoruna denk güçte olmaları.. Ve bu gurup en fazla 6 motordan oluşacak....

Diğer kalabalık gurubun akıbeti ise ilerleyen günlerde belli olacak. Zira kesin isim listesi otellerin istediği peşin ödemeler tamamlandıktan sonra belli olacak. Son listemiz yinede çok kalabalık olursa motor cc lerine göre ayrılacak ve yolda guruplara bölüneceğiz. Yollarda telef olmadan kazasız belasız rahat rahat gidebilmek için bunu yapmak zorundayız...

Hepinize iyi günler...

Gurup Turuncu

1- Ali Bocan ve eşi BMW 1200 RT
2- Erol Bilenser ve eşi BMW 1200 GT
3- Yusuf Ziya Tangay ve eşi BMW F 800 GS
4- Ozan ve Esra Honda döwil
5- Fuat Akyıldız ve eşi Harley Dawidson 1200
6- Hakkkı Taşezen ve eşi BMW F650 GS
7- Gürkan - Filiz Göken BMW F 650 GS
8- Süleyman - Hüsniye Baş Honda Shadow
9- Zafer EVCİL ve Eşi

Gurup Siyah

1- Efe Aydan ve eşi Aprillia Scarabeo 500 Sukuter :)
2- Hayrettin Bağdoğan ve eşi Suzuki c800
3- Hüseyin Ertürk Honda Transalp
4- Selim Sultan ve eşi Yamaha Fazer 6
5- Ercan Mısırlıoğlu BMW F 650 GS
6- Ünsal Orhan BMW F650 GS Dakar
7- İbrahim Cantürk ve eşi Jeep
8- Cengiz ve Tülin Suzuki İntruder 1500

Gurup Yeşil

1- Zeki Duman BMW 1200 GS ADV
2- Hasan Çetiner ve eşi BMW 1200 GS ADV
3- Ömer Carcur KTM 990 ADV
4- Mustafa Karakuş ve eşi BMW 1200 GS
5- Can Ceylan BMW 1200 GS
6- Fıratve Öznur BMW 1200 GS
7- Rida Çelikbilek ve eşi Suzuki DL 1000
8- Bertan Kılıç ve eşi Honda Varadero
9- Taner yavuz BMW 1200 GS ADV

Gurup beyaz

1- Remzi Çalışkan ve eşi Suzuki DL650
2- Gökyay - Selma Buger Suzuki DL650
3- Yalçın Ertem ve eşi BMW 1150 RT
4- Özcan Çabuk BMW F 650 GS
5- Ünsal Kelleci BMW 1200 GS
6- Hamit Suruş Kawasaki Versys
7- Can Aydoğan BMW F 650 ST
8-
9- SÜHA KUTAL Suzuki GN 250


GURUP MAVİ

1- Özge Çetinkaya Honda CBF 250
2- Pınar Honda CBF 250
3- Tanjualp Coşkuncu Jınlun 150
4- Mehmet Tan Honda CBF 150
5- Ali Baba Regal Raptor 250
6- Hikmet Topsakal Hysoung GV 650
7- Yüce Tarım Kawasaki Versys
8- Canan Ceylan Honda CBF 150
9- Şenol SEL Honda CBF 250

Gurup Kırmızı

1- Tarık Turnalı Kawasaki KLE 500
2- Tufan Semiz Yamaha Tenere 660
3- Fernar Uluer BMW 1150 GS
4- Gökhan Özgüle BMW F 650 GS
5- Feridun Ulu Kawasaki KLE 500
6- Ulaş Koçak ve eşi Honda Transalp
7- Bahar Borazan ve eşi Kawasaki KLE 500

Grup SARI

1.Turhan GÜRSEL BMW 1200 GS
2.Hulusi TAŞEZEN ve EŞİ BMW 1200 GS
3.Ulaş BİÇER BMW 1200 RT
4.Cüneyt Çobanoğlu ve Osman Ay BMW F 650 GS
5.
6.
 

Omer

Forum Bağımlısı
Kayıt
7 Mayıs 2008
Mesajlar
1.595
Beğeniler
694
Yer
SAKARYA
#10
Şenol abi bende siz Geyve'den gecerken el sallarım... :) Kazasız belasız, keyifli bir tur olur inşallah.Rotanızda çok güzel...

Önemli tavsiye..!

Dönüş yolunda Adapazarı-Pamukova arası yol yapım çalışmaları devam ettiğinden çok dikkatli olmanızı öneririm.
Yolun büyük bir kısmı tek şerit. Bolca çukur ve toz,toprakla dolu..! Kamyondan geçilmiyor...Ayrıca D-100 karayolu gibi ülkemizin en işlek yoludur.Dikkat edin...

http://i582.photobucket.com/albums/ss262/smartsly2/harita-1.jpg
 

Şenol SEL

Forum Bağımlısı
Kayıt
27 Şubat 2009
Mesajlar
9.470
Beğeniler
9.023
Yer
Altıntaş Mudanya - Bursa
#13
Şenol abi bende siz Geyve'den gecerken el sallarım... :) Kazasız belasız, keyifli bir tur olur inşallah.Rotanızda çok güzel...

Önemli tavsiye..!

Dönüş yolunda Adapazarı-Pamukova arası yol yapım çalışmaları devam ettiğimden çok dikkatli olmanızı öneririm.
Yolun büyük bir kısmı tek şerit. Bolca çukur ve toz,toprakla dolu..! Kamyondan geçilmiyor...Ayrıca D-100 karayolu gibi ülkemizin en işlek yoludur.Dikkat edin...

http://i582.photobucket.com/albums/ss262/smartsly2/harita-1.jpg
Bizde adapazrından diğer gidiş güzergahındaki yola saparız o zaman.Uyarın için sağol.
 

Şenol SEL

Forum Bağımlısı
Kayıt
27 Şubat 2009
Mesajlar
9.470
Beğeniler
9.023
Yer
Altıntaş Mudanya - Bursa
#14
16-19 MAYIS

BURSA-AMASRA-BURSA ROTASI

SEVGİLİ DOSTLAR BEN GURUBUMDAKİ ARKADAŞLARA BU ROTAYI ÖNERECEĞİM

ROTADA Kİ YERLERİ BECEREBİLDİĞİM KADAR PAYLAŞMAYA ÇALIŞTIM ÖNERİLERİNİZ BİZLERE FAYDALI OLACAKTIR SAYGILARIMLA.
HAREKET SAATİ VE YERİ SANIRIM GURUP İÇİNDE BELİRLENECEKTİR.

TURUN TAMAMI
Turun tamamı 960 km ile 1000 km civarlarında olacaktır.


http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/dd2b5f75.gif



1 GÜN

BURSA –SAFRANBOLU
450-470 km tahmini sürüş zamanı 5 ila 7 saat uğranılacak yerler ve yemek ,benzin mollaları ile varış toplam 8 ila 9 saat sürebilir.





Bursa dan hareketle gemlik istikametinden karsak boğazını geçip İznik gölü kıyısındaki sölöz.narlıca yolundan 80 km sonra çini diyarı tarih kokan İznik e varıyoruz( tahmini 1 saat sürüş)

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/2720c3e4.gif

İznik surlarının arasından geçip zeytin ağaçlarının refakatınde genellikle düz bir yoldan Adapazarı Bilecik yolu üstündeki mekece ye 30 km sonra varıyoruz. Adapazarı istikametine doğru pamuk ovadan geçip 26 km sonra ali fuat paşa (Geyve) kavşağına ulaşıyoruz.


Geyve kavşağını kullanarak Sakarya Nehri üzerinden geçip, 27 km lik Geyve Taraklı yoluna giriyoruz ve dağ yolu başlıyor. Yaklaşık 20 dk sonra 5200 nüfuslu taraklı ilçesine varıyoruz.

İznik taraklı arası 85 km

Tahmini ( 1,15 dk)

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/f8214650.gif
TARAKLI

ilçe koruma altındaki 19. yüzyıl Osmanlı evleriyle ünlü Çevresi dağlarla, ormanlarla çevrili Kurşun
Camii, Taraklı yatırları, hamamları gibi tarihi güzelliklerle dolu ilçenin ortasından Göynük Suyu akıyor. halk tahtadan tarak ve kaşık yapımıyla uğraşmış. tarak yapımına çoktan son verilse de, ağaç oyma el işlemleri devam ediliyor. sokak dokusu bozulmayan ender anadolu beldelerinden birisidir.

ÇAY KAHVE MOLASI

]27 km sonra göynük (20 dk)

GÖYNÜK

nüfus 17.717. genellikle dağlık, tepelik ve akarsuların derin vadiler açtığı bir arazide kurulmuş.
Göynük'te ikamet eden Fatih'in hocası Akşemseddin hazretleri bilgisinin en verimli çağında Fatih Sultan Mehmet'in daveti üzerine İstanbul kuşatmasına katılmıştır, Eyüp Sultan'ın kabrini bulmuştur. Fetih'ten sonra Göynük'e dönmüş 1459 yılında vefat etmiş ve 5 yıl sonra 1464 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Göynük'te türbesi yaptırılmıştır.
Görülecek yerler
AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİ TÜRBESİ
Kefeki taşından yapılmış kasnaksız bir kubbe ile örtülü altıgen planlı bir yapıdır. Girişi doğu yönündedir. Kapının üzerinde sivri kemerli bir alınlık yer alır.
Türbenin içi çok sadedir. Kubbenin oturduğu pandantifler ilgi çekicidir. Her kenarda, altta ve üstte ikişer sıra halinde yer alan pencerelerden üst sıradakiler geç devre ait renkli camlı alçı şebekelerle süslenmiştir. Akşemseddin'in sandukası 2.50x0.50 metre boyutunda, kapıdan içeri girince sağdadır. Ceviz üzerine kabartma yazı ile süslü olan bu sanduka Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel bir örneğidir. Kapaklar nar çiçeği kabartması ile süslenmiştir. Türbede ayrıca Akşemseddin'in oğulları Sadullah ile Emrullah çelebilerin sandukaları vardır.

GAZİ SÜLEYMAN PAŞA CAMİİ

Gazi Süleyman Paşa tarafından (1331 - 1335) yılları arasında yaptırılmıştır. Tek kubbeli ve tek minareli olan cami, 1948 ve 1960 yıllarında restore edilmiştir. Bugün camiinin kubbesi yoktur Ağır taş duvarları ile tarihsel yapıların alaturka kiremitleri nasıl hareketlilik sağlıyorsa, pencereler, cam ışıklıklar da ayrı bir güzelliği oluşturur.

ZAFER KULESİ

Yüksek bir yerleşim alanına kurulmuş olan beldede kurtuluş savaşının başarılarını sonsuzluğa ulaştırmak istercesine halkın en coşkulu duygularını yansıtan bu anıtsal kule yapılmıştır. Göynüğün hemen her yerinden görülebilen bu kule Kaymakam Hurşit Bey önderliğinde 1923
1924 yılları arasında sekizgen bir temel üzerinde ahşap mimari biçimde üç katlı olarak yapılmıştır, 1960'da restore edilen kule, eski görünümünü korumaktadır.

GÖYNÜK EVLERİ

Köşebaşı çeşmeleri, eski, hafifçe yosunlaşmış alaturka kiremitlerin dokusu, birbirinin üzerinden ileriye bakan evler, yamaçlardan yararlanılarak kurulmuş Göynük Evleri.
Bu evler birbiri üstünden ileriye bakmaya çalışan, zaman zaman % 40'ı bulan bir eğim üzerinde ve dar sokakların çevresinde bahçeler içerisinde kurulmuş.
Evler genellikle zemin kat üzerine 1 veya 2 kattır. Yaşları 100-150 yılı bulan Göynük evlerinde giriş katı depo ve kiler olarak kullanılır. Ara katta gündelik kilerler, hizmetçi odaları, mutfak, ocaklı "Fırın evi" yer alır. Birinci katta ise boş oda ile öbür odalar bulunur ve gündelik yaşam bu katta geçer. Genellikle her odanın ocağı, yüklüğü, sedirleri, boş odası (Gusulhanesi) vardır.
bu evlerin iç yapısını dışa yansıtan en güzel örneğini pencereler oluşturur. üç pencere bir oda demektir. pencere sayısı daha çok ise ve pencereler dışarıya taşmışsa açık sofalı bir oda tipidir Ayrıca pencere etrafındaki kafesler, cumbalar dışa yansıyan özellikleridir. evlerin kapı ve pencerelerindeki ahşap işleme ve motifler çok güzeldir. Evlerin çatıları genellikle kırma çatı türünde olup, üzerleri yerli kiremitlerle örtülüdür.


yemek molası tercihe göre abantta da yapılabilir.

]Göynük Abant 68 km tahmini (45 dk)

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/fcb44dd4.gif


ABANT GÖLÜ

Yüzölçümü 1.28 kilometrekaredir. Denizden yüksekliği 1298 metredir. Abant Deresi vadisinde heyelan sonucu meydana gelmiş set (tabii baraj) gölüdür. Suyunun bir kısmı Abant Deresi ile Bolu Çayına dökülür. Suyu tatlı ve durudur. Gölün suyu o derece berraktır 18-20 mt derinliği vardır alabalık ve mercan bulunur. etraftaki çamları ve yeşilliği bir ayna gibi aksettirir. Gölün etrafı çam, kayın, gürgen ve köknar ağaçları ile süslüdür. Kuzeybatı bölümünde geniş bir alanı kaplayan yarı bataklık, hızla genişleyerek zamanla gölün daralmasına sebep olmuştur.
Kıyı boyunca 7600 m uzunluğunda bir gezinti yolu vardır. Gölde sandal, kayık ve motorla gezilir. Şiddetli kışlarda göl buz tutar.





Abant Safranbolu 188 km tahmini (2,15 dk)

BOLU

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/5afdbf19.gif

Abant- Bolu 33 km tahmini (15 dk)


Bolu ilinin 2007 yılı nüfusu 270.417'dır.

efsanelere karişmiş koroglu daglari, bizans ve osmanlilardan kalma yapilariyla, golleri ,kaplicaları yeşilin,kahve rengi nin hakim olduğu renkleriyle bolu beyi ve aşçılarıyla ünlüdür.








Bolu –Gerede 66 km tahmini (45 dk)

GEREDE
Gerede'ye girerken "Dericiler Şehri Gerede" tabelasını göreceğiz 1300 metre yükseklikte etrafı ormanlarla kaplı dağlarla çevrili sert iklimli bol yağışlı bir ova şeklindedir. Kuzeydeki dağlık alanda Gerede yaylaları vardır. Asar Kale, Keçi Kalesi Kalıntıları, Kiliseli Han diye bilinen tarihi Tüccar Hanı, Yukarı Tekke Camii, Aşağı Tekke Camii ve Türbesi, Yıldırım Beyazıt Camii, Esentepe'deki Ramazan Dede Türbesi gezilip görülebilecek tarihi eserler ve yerlerdir.

Gerede – Karabük 78 km tahmini (45 dk)

KARABÜK

nüfusu 225.409. “Kara” ve “Bük” sözcükleri, kara çalılık yer anlamında, Karabük adının oluşumuna kaynaklık yapmıştır

3 Nisan 1937'de Atatürk'ün talimatıyla, Karabük'ün en önemli geçim kaynağı olan Karabük Demir Çelik Fabrikası'nın temelleri atıldı.



Karabük- Safranbolu 11 km tahmini (10 dk)

Otele yerleşme ve akşam yemeğe kadar Safranbolu yu gezme

SAFRANBOLU

nüfusu 49.821'dir. eski adı Dadibra idi
Safranbolu ismini, bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan alır.
Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan tarihî evleri ile ünlü olan kasaba bu özelliği sayesinde 17 Aralık 1994 tarihinden beri Türkiye'de Dünya Miras Listesi'nde yer alan 9 kültürel varlıktan biridir
M.Ö. 3000 ve 4000 tarihli tümülüsler, Safranbolu'nun insan yerleşimi açısından uzun bir tarihî olduğunu göstermektedir.

Büyük bölümü ormanlık olan kasaba coğrafi açıdan engebeli bir bölgededir en yüksek noktası 1.750 metre ile Sarı Çiçek Tepesidir. kasabadan geçen önemli akarsular Araç Çayı, Soğanlı Çayı dır. şehirde kanyonlar ve mağaralar bulunmaktadır.kasaba da Uzunluğu 2.725 m olan Bulak (Mencilis) Mağarası'nın iki girişi bulunmaktadır ve 350 metrelik kısmı ışıklandırılmıştır

yaklaşık 2.000 geleneksel yapıdan 1.008 adeti tescil edilmiş ve yasal koruma altına alınmıştır.
Bunlar; 1 özel müze, 25 cami, 5 türbe, 8 tarihi çeşme, 5 hamam, 3 han, 1 tarihî saat kulesi, 1 güneş saati ile yüzlerce ev ve konaktır. Bunların dışında höyükler, tarihî köprüler ve kaya mezarları da bulunmaktadır.

Safranbolu'daki Önemli Tarihi Yapılar

Köprülü Mehmet Paşa Camii:

1662 yılında Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır.çarşı içindedir

İzzet Mehmet Paşa Camii

Padişah III. Selim zamanında ve 1794-1798 yılları arasında Sadrazamlığa yükselen aslen Safranbolulu olan İzzet Mehmet Paşa, Çarşı içinde yaptırılmıştır.

Cinci Hanı:

Sultan İbrahim’in Sadrazamlarından Cinci Hoca (Kazasker Hüseyin Efendi) tarafından yaptırılmıştır.

Tokatlı Köprüsü:

1778 yılında Kazdağlıoğlu tarafından su köprüsü olarak yapıldığı, daha sonra 1796-1797 yıllarında İzzet Mehmet Paşa tarafından geçit durumuna getirilmiştir.


İncekaya Su Kemeri:
Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından yenilenerek kentte kazandırdığı eserlerden biridir.

Taşköprü:

Kesin yapım tarihi bilinmemesine rağmen Osmanlılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. 34 metre uzunluğunda, 2 kemerli bir yapıdır.

Saat Kulesi:

Eski Hükümet Konağı arkasına düşen yerde, eski kalenin orta yerinde, bu günde görev yapan saat kulesi, III. Selim’in Sadrazamlarından İzzet Mehmet Paşa tarafından 1794-1798 tarihleri arasında yaptırılmıştır.


Güneş Saati:

Köprülü Mehmet Paşa Camisi avlusundadır. Basit tip, yatay güneş saatleri grubundadır. Sabah 06.40 akşam 17.20 arasındaki zamanı metal plakanın gölgesine göre gösterir.

ÇARŞILAR

17. yüzyılın ortasında kent merkezinde inşa edilen Cinci Han ilk yapıldığı yıllarda 63 oda ve deve ahırlarından oluşmaktaydı. Böylece Safranbolu çarşısı hanın etrafında yer alan çeşitli üretim yapılan alış veriş mekanlarının doğmasına vesile olmuştur.

Safranbolu çarşısında demircilik, bakırcılık, semercilik, dikicilik, saraçlık, ayakkabıcılık gibi işlenmiş eşya üretimine dönük iş kolları Lonca düzenine uygun olarak ayrı ayrı sokaklarda ancak bir arada yer tuttukları görülür. Bu nedenle de Safranbolu çarşısının sokakları, o sokakta yer alan zanaat koluna göre “semerciler içi”, “kunduracılar içi”, “kasaplar içi”, "tüccarlar içi” gibi adlarla bilinirler. Bugün dahi adını taşıdıkları sanat koluna (Demirciler-Bakırcılar-Kalaycılar, Manifaturacılar, Boyacılar, Aktarlar, Semerciler, Saraçlar Çarşısı) göre bu sokaklarda, az da olsa bu işi yapan esnafa rastlanmaktadır.


Eski Hükümet Konağı:

Eski kalenin bulunduğu tepenin üzerine yapılmış, mimari değer taşıyan bir binadır. Kapısının üzerinde bulunan yazıttan 1904 yılında Kastamonu Valisi Enis Paşa ve kentin Kaymakamı Mir Ahmet Beylerin gayret ve halkında masraflarına katılımıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. 1976 yılına kadar İlçenin Hükümet binası görevini yapan bu eserde fevkalade bir taş işçiliği hakimdir. 1976 yılında geçirdiği bir yangın sonucu harap bir hale gelen bu eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilerek 2003 yılında tamamlanmıştır.[/quote]

Safranbolu Evleri:

İlçe merkezinde 18. ve 19. yy. ile 20. yy. başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Evler Safranbolu’nun iki ayrı kesiminde gruplanmış durumdadır. Birincisi “Şehir” diye bilenen ve kışlık olarak kullanılan kesim, ikincisi “Bağlar” diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesim. Şehir, yönetim merkezinin bulunduğu kale, alışveriş merkezinin bulunduğu Çarşı, evlerin bulunduğu Akçasu, Gümüş, Musalla, Kalealtı ve Tabakhane semtlerinden oluşmaktadır. Safranbolu’da şehrin oluşumunda, hem fonksiyonellik ön planda tutulmuş, hem de estetik kaygılar hiçbir şekilde terk edilmemiştir. Fonksiyonellik yönünden konutlarla- kamu binalarının, pazarlarla- çarşıların yerleşim düzeni, yol-sokak-meydan yapısı örnek gösterilebilir. Tüm evler kendilerine göre daha merkezi konumdaki kamu binalarına, dini yapılara ve anıt eserlere dönüktür. Hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmaz. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak plan cepheleri açık ve birbirlerini izleyecek konumdadır. Şehrin ortasında bulunan meydana yönelik yollar ve sokaklar tamamen taş kaplıdır. Anıt eserlerin avluları ve meydanlar da taş kaplıdır. Mevcut taş kaplama tarzı rutubeti en aza indiren, sel sularına karşı dayanıklı ve ağaç köklerinin yeterli su almasına uygun yapıdadır. Evlerin yerleştirilmesinde iklim gerekleri kadar evin oluşturacağı görünüm ve göreceği manzara da dikkate alınmıştır. Bir ev penceresinden, avlu dış kapısından ya da iki evin arasından görülecek manzara kesinlikle bir bütündür. İlk bakışta gözden kaçabilecek olan bu titizlik şehrin ve yapıların tümüne egemendir.

Safranbolu evlerinin hiçbiri derme çatma değildir. Tüm evler bahçe içinde, çoğunlukla üç katlı 6-8 odalı, geniş hacimli, insan ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış ve estetikle biçimlendirilmiş büyük konaklardır. Safranbolu evinin boyutu ve biçimini belirleyen üç temel unsurdan söz edilebilir: Çok nüfuslu aile yapısı, yağışlı iklim, kültürel ve maddi zenginlik.

evlerde harem-selamlık ayrımı vardır. Ailelerin sahip olduğu hayvanlar evin zemin katındaki ahırlarda barındırılır. Yağışlı iklim nedeniyle kapalı alan ihtiyacı da fazladır. İnsan ve hayvan yiyecekleri, yakacak odunlar hepsi evin uygun bölümlerinde muhafaza edilirler. İşte tüm bunların sonucu olarak Safranbolu evi büyük hacimlidir. Yağışlı iklimin evler üzerinde bir başka etkisi de çatılardadır. Yağışların fazlalığı çatıların uzun saçaklı ve mükemmel yapılmalarını zorunlu kılmaktadır. Bunu sonucu olarak Safranbolu evleri için “beş cepheli mimari eser” ifadesi kullanılmaktadır.

evlerin yapımında taş, kerpiç, ahşap ve alaturka kiremit kullanılmıştır. Evin oturtulduğu arsa ne şekilde olursa olsun üst katlarda uygun geometri mutlaka sağlanmıştır. Bahçeler sokaktan taş duvarlarla ayrılmıştır. Çift kanatlı büyükçe kapılarla bahçeye, bazen de doğrudan eve girilir. İhtişamı daha kapıda görmek mümkündür. Haremlik – selamlık geleneğinin bir sonucu olarak bazı evlerin çift girişi bulunmaktadır. Din ve gelenekler evi dışarıya kapar, bu yüzden ev içi ve bahçeler yüksek duvarlarla ayrılmıştır, pencereler kafeslidir,

Safranbolu evinin girişinde zemin katta “hayat” vardır. Bu bölüm eğer taş kaplıysa “taşlık” adını alır. Burada ışık almayı sağlayan ve aynı zamanda odunların dizilerek hava akımıyla kurutulduğu ahşap kafesten “gliste” mevcuttur. Zemin katlarda ayrıca ahırlar, büyük kazan ocakları ve ambarlar bulunur.Üst katlara, ahşap ustalığın üstün örneklerini sergileyen merdivenlerle çıkılır.
İkinci kat, diğer katlara göre daha basıktır. Bu katta gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen bir mutfak bulunur. Mutfak ile selamlık arasında yemek servisinde kullanılan silindirik bir ahşap dönme dolap yer alır. Gündelik yaşam orta katta geçer. Soğuk kış günlerinde bu katın ısıtılması daha kolay olur.

Üçüncü kat Safranbolu evinde mükemmelliğe varılan noktadır. Bu katta tavanlar daha yüksektir. Odalara sekiz kenarlı bir çokgenden oluşun “sofa”nın (çardak) daha kısa olan dört çapraz kenarından açılan kapılardan girilir. Odaların giriş kapıları köşelerdedir ve giriş kapıları da oda ile doğrudan teması kesen özel ahşap paravana düzeni bulunur. Sofalar ve odaların tavanları ahşap süslemelerle kaplıdır. Her odada sedir düzeni ve çoğu zaman ocak vardır. Oda yan duvarlarında ahşap dolaplar ve sergen yer alır. Odaların her biri bir çekirdek aileyi yada bir aile yakınını barındırabilecek tüm unsurlara sahip, bağımsız birim olarak tasarlanmıştır. Bu doğrultuda her odada ahşap dolapların (yüklük) içerisinde, bugünün duş kabinlerini andıran gusülhaneler mevcuttur. Safranbolu evlerindeki çıkmalar, evin dış görünümünü tek düzelikten kurtardığı gibi, bu çıkmaların yanlarında yer alan pencereler sedirde oturanların sokağı baştan başa görmesine olanak sağlar. Sofalarda, eyvanlarda ve odalarda zaman zaman kalemişi süslemelere rastlanır.

Evlerin pencereleri çok özel biçimde tasarlanmış olup dar ve uzuncadır. Ahşap kanatlı pencerelerde ayrıca ”muşabbak” denilen kafesler bulunur. Pencere sayıları oda büyüklüğüne göre değişmekle birlikte genellikle fazladır. Bu hem içten geniş bir görünüm sağlar, hem dıştan evin görünümüne güzellik kazandırır. Bazı büyük odaların bir cephesinde dört, diğer cephesinde de dört olmak üzere sekiz pencere vardır. Tüm ev, göz önünde bulundurulduğunda pencere sayısının çok yüksek olduğu görülür. Pencere perdeleri beyaz, dantelli ya da delik dişlidir. Evlerde ısınma ocaklarla sağlanır. Ocaktan alınan közler mangala konarak taşınır. Katlar arasında zamanzaman tecrit malzemesi kullanılmış olsa da ahşap evlerde ısının muhafazası güçtür.Bu nedenle prensip mekanın değil insanın ısıtılmasıdır.

Yemek mutfaktaki büyük ocaklarda pişirilir ve odalarda yer sofrasında ya da yer bezinde yenirdi. Mutfak odalarının yakınında her çeşit gıda maddesinin depolanmasına uygun ambarlar bulunmaktadır.

Safranbolu evlerinde abdestlik ve hela için ayrılan bölme iç mekanlardan uzak tutulmuş ve havalandırmanın sağlanabilmesi için kör cephede küçük pencereler bırakılmıştır. Pis sular “algun” denilen pis su yolu düzenine ya da hela çukuruna akıtılır, bulaşık suları ise bahçeye ya da ayrıca yapılan “çirkef çukuru”na dökülür, pis su ile karıştırılmazdı.

Evlerin saçak köşelerine uğur getirmesi için geyik boynuzu asılması geleneği yaygındır. Öte yandan gene evlerin saçağa yakın köşelerinde sokaktan görülecek yüzeylerinde yada sofa çıkmalarının alınlıklarında, Arap harfleri ile yazılmış bazı dualar ve bazen evin tarihi yazılıdır.

Evlerin sokak cephelerinde, ev içlerinde, bahçelerde, sokaklarda çeşmeler vardır. Şehirde su kültürü, dönemine göre oldukça ileridir. 5 km. mesafeden ve tarihi İncekaya Su Kemerinin üzerinden şehre su getirilmiştir. Bazı büyük konaklarda havuzlu odalar bulunmaktadır. Havuzlar büyük hacimli ve insan boyu derinliktedir. Havuzlar bazı konaklarda selamlık köşkü denilen bahçe içindeki bağımsız binalarda yer almaktadır. Bahçelerde havuz ve kuyular yoğunluktadır.

HIDIRLIK TEPESİ (safranboluyu buradan fotoğraflayacağız)

Türklerin Safranbolu’ya geldikleri vakit konuşlandığı yerdir ve açık “namazgah” şeklindedir. Yağmur duası ile “Hıdırellez” kutlamaları burada yapılır. Üzerinde Köstendil Kaymakamı Hasan Paşa’nın Türbesi (1845), iki namazgah, Hızır (Hıdır) Paşa’nın mezarı ile Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Dr. Ali Yaver Ataman’ın (1955) anıt mezarı bulunmaktadır. Tepeye iki noktadan giriş ve çıkış vardır.

SAFRANBOLU DA NE YENİR
susamsız, fırından yeni çıkmış simit
Keşli, cevizli yayım(erişte)
- perohi
- tereyağlı uzun pakla(Fasülye)
- Koruklu, etli bamya
- bütün et
- Safranbolu Bükmesi
- Kuyu kebabı
- etli yaprak dolması
- cevizli çörek,
- Safranlı Zerde
- Haluşka, Höşmerim
- Safranlı Aşure
- su böreği
- gözleme
- fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı Safranbolu Lokumu
 

Şenol SEL

Forum Bağımlısı
Kayıt
27 Şubat 2009
Mesajlar
9.470
Beğeniler
9.023
Yer
Altıntaş Mudanya - Bursa
#15
2 GÜN

SAFRANBOLU –AMASRA

İKİ ROTA VAR EFLANİYE UĞRAYABİLİRİZ YOLUMUZ 28 KM UZAYACAK

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/467209a2.gif

88 KM tahmini (1 saat) EFLANİ olursa 116 KM

AMASRA(ÇEŞMİ CİHAN) DÜNYANIN GÖZBEBEĞİ


İlçenin nüfusu 16122
Amasra yada tarihte bilinen ilk adıyla Sesamos şehri, M.Ö XII. Yüzyıla kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Bu dönemde bölgede görülen Gasgas ve Hitit egemenliğinden sonra şehir, Fenikelilerce ticari amaçlara yönelik bir koloni olarak kullanılmıştır. Bugünkü Amasra'yi İskender'in baldizi İranli Kraliçe Amastris kurdu.


KUŞKAYASI (DURULUP GEZİLECEK)

Roma İmparatorluğu zamanında yaptırılmış karayolu dinlenme yeri ve anıtıdır.
Anıt manzumesi şimdiki durumda, çok muntazam kaya dilimleri üzerine işlenmiş birbirini tamamlayan iki kitabeyi,bir insan figürü ile bir kartal figürü içeren "orta kabartma" tekniğiyle oyulmuş bir kompozisyon,oturma sedirlerini ve bir kaç kaya nişini kapsamaktadır. Tüm bunlar,yekpare kayaya oyulmuş, yol kalıntısı boyunca sıralanmıştır.260 140 cm boyutunda ve 50 cm derinliğinde kemerli bir nişin içinde kalan normal bir insan büyüklüğündeki başsız kabartmanın İmparator Claudius’a mı, yolu yaptıran Aquilla’ya mı ait olduğu bilinmiyor. Toğa giyimli vücut, hareketsiz işlenmiştir. Ayaklar da kopmuş vaziyettedir. Bu nişin sağında Toskan üslubunda kalın oyma bir sütunun başlığına bir kartal oyulmuştur. Bu Legionların sınırsız gücünü temsil etmektedir. Bir İnsan büyüklüğündeki başı kopuk kartalın sütun kaidesi 200cm yüksekliğinde 55cm çapındadır ve niş kaidesiyle aynı nizamda dört köşe bir tabana bağlıdır.

BAKACAK TEPESİ (FOTOĞRAF ÇEKİLECEK TERAS)

Amasra`nın Osmanlılarca fethi öncesinde Bakacak Tepesi`nden aşağıya bakan Fatih, gördüğü manzaraya hayran kalmış ve hocası Akşemsettin`e şöyle demiş:
Lala, Lala Çeşm-i Cihan bura mı ola?


Amasra, etrafı defne, şimşir, ıhlamur, kestane ve çam ormanlarıyla kaplı bir yarımadanın üzerinde kurulmuş. Yarımadanın doğusundaki koya `Büyük Liman`, batısındaki koya ise `Küçük Liman` deniliyor. Amasra`ya adeta bir Ortaçağ kenti havası veren kalesi ilk kez Roma döneminde yapılmış, günümüze ulaşan surları ise Bizanslılarca inşa edilmiş. Cenevizlilerin de yeni kapılar açıp ve güçlendirdiği kalenin surları Boztepe ve Zindan mahallelerini çevreliyor, Zindan mahallesinin içinde ikinci bir surla çevrili bölge ise İçkale olarak adlandırılıyor. Halk arasında Sormagir Kalesi olarak bilinen Boztepe aslında bir ada, tek gözlü Kemere köprüsüyle yarımadaya bağlanıyor. Kaledeki birçok evin duvarında eski yapılardan alındığı anlaşılan taşlar görülüyor.

ÇEKİCİLER ÇARŞISI
Burada birbiri ardına sıralanmış onlarca dükkan bulunuyor ve bu dükkanlarda peçetelikten rahleye dek binbir çeşit ağaç ürünleri satılıyor. Şimşir, ceviz, kiraz ve kızılağaç kullanılarak yapılan eşyaların çoğu dükkanların arkasında üretilip, desenleniyor. Çarşıya adını veren çekicilik Amasra`ya özgü bir el sanatı, artık yok olmaya yüz tutan çekici ustaları hünerlerini armut ağacından yaptıkları kâselerde gösterirmiş. Bu kâselerin ünlü `Amasra Salatası`na da özel bir aroma verdiği söyleniyor.

KEMERE KÖPRÜSÜ
Amasra`daki Sormagir mahallesi ile Boztepe-Zindan Mahallesinini birbirine bağlayan köprüdür. ulaşım iki ayrı ufak geçit den geçilerek sağlanmaktadır köprü Roma döneminde inşaa edilmiştir


CENOVA ŞATOSU
Kalenin iç kale olarak bilinen kesimidir. Cenovalıların bir saray (şato) haline getirdiği Kale içine, Büyükliman tarafından basamaklı kaldırımla ulaşılan Cenova armalı bir ana kapıdan; kale içinde de yüksek bir burçla korunmaya alınmış şato kapısından girilmektedir.

DİREKLİ KAYA
Küçük limanda bulunan Direkli Kayaların üst üste dizilmesi ile oluşturulmuş 7 metre boyunda tarihi kalıntılardan biridir uç kısmında kayanın içi oyularak yapılmış bir havuz göze çarpmaktadır bu havuz halk arasında Amasrist`in havuzu olarak bilinmektedir

Kesinlikle Amcanın orada tavada kalkan Pirinçli mantı, Pumpum çorbası, Yumurtalı ısbut ,hamsi,tekir,Barbun, ballı yogurt ve meşhur salatası yenir

Öğleden sonra tekne gezisi yapılacak.
 

Şenol SEL

Forum Bağımlısı
Kayıt
27 Şubat 2009
Mesajlar
9.470
Beğeniler
9.023
Yer
Altıntaş Mudanya - Bursa
#16
3 GÜN

AMASRA—AKÇAKOCA

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/16070fc5.gif

170 KM Tahmini varış ( 4 saat)

Amasra –Bartın 16 km Tahmini (15 dk)

BARTIN


nüfusu 184.178’dir.
Küre dağlarının çevrelediği şehrin içinden geçen Bartın Irmağının antik çağdaki adı Parthenios tur içinde limanı olup denizi olmayan tek şehirdir.

Bartın, 700 yıllık Kilise binası, 100-300 yıllık camiler, köprüler, hanlar, hamamlar, ve yakın tarihi özetleyen birer tabloyu andıran ahşap Bartın evleri, geleneksel Garıla Pazarı ve düğünleri, yüzyılların desenlerini gümüş pırıltılı ışıklarla yansıtan el sanatlarından telkırma, seçkin yöre mutfağı ve çilek festivali gibi tarihi, kültürel ve folklorik değerleri, deniz, ırmak, mağara, yayla ve av turizmine olanak sağlayan ilginç doğal değerleriyle beğenilir.

BARTIN -- ÇAYCUMA

38 KM Tahmini (30 dk)

ÇAYCUMA
Yeşilin hemen her tonuyla, konuklarını bağrına basan Çaycuma, tadına doyulmaz yoğurduyla da anılır

İlçe, Filyos Vadisi'nin iki yanında yer alan yamaçlar arasında kurulmuş olup, 228 kilometre uzunluğundaki Filyos Çayının yaklaşık 35 kilometrelik kısmı Çaycuma sınırları içinden geçerek, Filyos Beldesinde Karadeniz’ e dökülür.

ÇAYCUMA – ZONGULDAK

30 KM Tahmini (20 dk)

ZONGULDAK

Nüfüsü 314 615
Kent adını, "Sandraka / Sandrake" adıyla bilinen yerleşim, adını Sandra Çayından alarak Zonguldak‘a dönüşmüştür.
Zonguldak ili çok engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının altında zengin taşkömürü yatakları vardır. Kömür Oluşumu; Kömür değişik oranlarda organik ve inorganik yapıcı ve bileşenler içeren tortul kayaçtır. Kömürü yapan ana element karbondur.
Uygun ortamlarda, bataklıklarda bozunma ve çürümeden kurtulan bitki kalıntı birikimlerinin, zamanla biyokimyasal ve fiziksel etkilerle değişimi sonucu oluşur.

Limanda çay içeceğiz

ZONGULDAK –KDZ EREĞLİ


45 KM Tahmini (30 dk)

KDZ EREĞLİ
nüfusu 97.017'dir.
M.Ö. VI. Yüzyılda Frig soyundan gelen Ereğli’nin ilk adı Mariandyn’dır. Kdz.Ereğli adını Yunan mitolojisinin ünlü kahramanı Herkül’den (Herakles) almıştır.

Bizans ve Osmanlılar döneminin ürünleri olan sur kalıntıları, Ereğli kalesi, Herakles (Herkül) sarayı, Çeştepe fener kulesi, Bizans su sarnıcı, Krispos anıt mezarı, Bizans kilisesi, Ayasofya kilisesi ve Halil Paşa konağı yörenin önemli tarihsel kalıntılarıdır.
sınırları boyunca 80 kilometrelik kıyı şeridine sahiptir. Yükleme ve boşaltma olanağı olan Türkiyenin en büyük limanları ve balıkçı barınakları ile uluslararası nitelikte tersaneleri bulunmaktadır. kent merkezinde Ereğli Demir Çelik Fabrikaları (Erdemir) bulunmaktadır. Sadece Erdemir de ise 10.000'e yakın işçi çalışmaktadır.

Osmanlı çileği. Bu çilek türü yalnızca Karadeniz Ereğli'de yetişiyor ve bugün de kentin en önemli simgelerinden birisi.

Ereğli'ye kadar gelmişken sahilde kapalı Karadeniz pidesi yemeden dönemeyiz. İlçenin içindede güzel pideciler var.


deniz üzerinde teknede mangalda uskumru yiyebileceğimiz birçok tekne de mevcut.


KDZ EĞRELİ—AKÇAKOCA

42 KM Tahmini (30 dk)

AKÇAKOCA
Nüfüs 43854


Akçakoca'nın feth edilmesi 1323 yılında Orhangazi'nin komutanlarından Akçakoca Bey tarafından gerçekleştirilmiş
İlçe merkezinde bizi, eşine benzerine rastlanmayacak mimaride modern bir cami karşılıyor.kağnı arabası tekerlekli banklarda ilginç,

Otelin karşısında denizden 10 kilometre açıkta doğal gaz platformlarıda görsel ayrıcalık
Akşam Yemek otelde olduğu için öneri yok. dışarıda yemek isteyenler balıkçı barınağının oradaki lokantalarda fındık yağıyla yapılmış hamsilerden yiyebilirler.

4 GÜN

AKÇAKOCA -- KARASU--BURSA

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/35e0608f.gif
38 KM Tahmini (25 dk)


KARASU

Sakarya nehrinin karadenize döküldüğü yerde çay içilecek




KARASU-- ADAPAZARI

52 KM Tahmini (60 dk)



ADAPAZARI--İZNİK

http://i734.photobucket.com/albums/ww348/ENDURO2009/d98c82bf.gif

İznikte öğle yemeği

88 KM Tahmini (1.30 dk)


İZNİK—ORHANGAZİ--- BURSA


85 KM Tahmini (1.15 dk)
 

Omer

Forum Bağımlısı
Kayıt
7 Mayıs 2008
Mesajlar
1.595
Beğeniler
694
Yer
SAKARYA
#17
Valla abi süper bir rota.Benim yaşadığım bölgeyi benden güzel anlatmışsın :)

Bu arada Geyve için sadece Geyve Kavşağın'dan Taraklı'ya geçiyoruz diye söz etmene üzüldüm :) Ama ne yazıkki Taraklı ve Göynük kadar koruyamamışız mimarimizi.Bu konuda o yüzden haklısın...

Çizdiğin rota çok güzel ama herkezin zaman ayırıp,cesaret edeceği bir rota değil...Ama gerçekden böyle bir rotada seyahat etmek isterdim...

Ben bu yaz hiç bir yere gidemesem bile o tarih kokan İznik'deki surlarına mutlaka gidiceğim inşallah.. :)
 

oka

Kıdemli Üye
Kayıt
19 Ağustos 2008
Mesajlar
169
Beğeniler
136
Yer
Beylikdüzü-İstanbul
#18
Pes dicem Şenol, bu ne kardeşim bir gezi programı ancak bu kadar olur teşekkürler. En azından size katılamasakta tek başımıza bile bu program bize iyi bir kılavuz olacak.
 

Şenol SEL

Forum Bağımlısı
Kayıt
27 Şubat 2009
Mesajlar
9.470
Beğeniler
9.023
Yer
Altıntaş Mudanya - Bursa
#19
Pes dicem Şenol, bu ne kardeşim bir gezi programı ancak bu kadar olur teşekkürler. En azından size katılamasakta tek başımıza bile bu program bize iyi bir kılavuz olacak.
Sayın ağabeyim.
Biz nacizane gezilerimize gideceğimiz yerlere tarih yerlerine biraz fazla özen gösteriyoruz.Bu geziler ister turt içi olsun ister yurt dışı olsun önce gidenlerden veya diğer kaynaklardan gidilecek yerlerin bilgilerini alır ve rotalarımızı ona göre hazırlarız.
Gezilerimizde olmazsa olmaz değiştirilmez kurallarımız vardır.Bir nevi Anayasa gibidir.Değişmesi teklif dahi edilemez kurallarımızdan biri sürüş prensipleridir.İllede grup sürüş kurallarına uyarız.genelde geziye katılan arkadaşlarımız "Güvenli Sürüş eğitimleri ve İleri sürüş eğitimleri" almış kişilerden oluşmaktadır.Bu yüzden keyfle gezeriz ve keyfle döneriz.Bize uyamayan uyma zorluğu çekenleri bir defa uyarırız olmadı artık arkadaş yine grupta kalsa bile kendi halinde gezer.
Bizler keyf ve zevk almaya gidiyoruz risk almaya değil.

Bu gezilerimizi burada paylaşmakta ki amacım da bu tarz gezileri yapacak olan dostlara arkadaşlara bir nevii rehber olma amacındadır.

Sakın ola ki içinde bulunduğum grubun reklamı olarak algılanmasın.Burda paylaşımın amacı sizlere rehber olmak ve sizlerle bu keyfimize ortak etmektir.

İlgi alakalarınız için çok teşekkür ederim.
 
Yukarı